Real Time Strategy (RTS - Gerçek zamanlı strateji) FPS"lerle birlikte bilgisayar oyun piyasasına en çok sürülen oyun türü...

Dune, Warcraft, Starcraft ve Age of Empires serileri gerek single player gerek multi-player modlarda hepimizi monitör başına esir etmişti. Battle Realms (kısaca BR) de RTS türünün en mükemmel örneklerinden biri. Konusunu ortaçağ Japonyasından alan BR, Samuray"dan Ronin"e kağıt ve odundan yapılmış Dojo"lardan, harakiri yapan Geyşa"lara dek Akiro Kurusawa"nın unutulmaz savaş filmlerini hatırlatıyor, konusu da öyle:

Babasını öldürmekle haksız yere suçlanan kahramanımız Kenji, hakkı olan liderlik için mücadele ediyor. İlk bölümde Yin ve Yang (aydınlık-karanlık, iyilik-kötülük) arasında bir seçim yapmak gerekiyor: Daha sonra Kenji"nin saflarına katılacak olan Shinja köylüleri katlederken ya köylüleri kurtarıp iyinin tarafında ya da Shinja"nın askerleriyle birlikte köylüleri katledip kötülerin tarafında mücadele edebiliyorsunuz. Oynayarak yapacağınız bu seçim Dragon ya da Serpent klanının lideri olmanızı sağlıyor.

Battle Realms, ilk bakışta RTS formatına çok fazla bir yenilik getiriyor gibi görünmüyor. Ana kaynaklar prinç ve su. Her senaryoya birkaç köylü ve az miktarda askeri güçle başlayıp köylüleri çeşitli birimlerde eğitip tıpkı diğer RTS"lerde olduğu gibi "sıfırdan" bir ordu yaratıyorsunuz. Ancak fark oyunda ilerledikçe ortaya çıkıyor.

İlk, belki de en hoş yenilik bir köylüyü birden çok birimde eğitip çok farklı özelliklere sahip askerler yetiştirebilmeniz. Örneğin Dragon klanından Spearman"i Archer Range"de yetiştirirseniz hem yakın dövüşte usta hem de yıldız atabilen Dragon Warrior ortaya çıkıyor. Dragon Warrior"u da yetiştirirseniz hem ok atabilen hem de yakın dövüşe girebilen daha güçlü bir savaşçı Samuray ortaya çıkıyor.

Buna bağlı olarak, oyunu kazanabilmek için gerek köylülerin evini gerekse eğitim binalarını stratejik olarak yerleştirmeniz gerekiyor.

İkinci güzellik, köylüler dahil tüm birimler "yoruluyor"... Birimlerin sağlığına ek olarak bir stamina (yorgunluk) göstergesi var ve birimler savaştıkça ya da yürüdükçe bu gösterge azalıyor.

Üçüncü yenilik, köylüleri otomatik olarak eğitim birimlerine yönlendirerek (rally point, buluşma noktası) siz düşmanla savaşırken istediğiniz tür askerlerin kendi kendine hazır hale gelmesi. Diğer bir deyişle tüm binaları bir zincir gibi çalıştırıp uğraşmak zorunda kalmıyorsunuz ki bu gerçekten büyük bir avantaj. (Not: Bunu yapmak için örneğin köylülerin türediği temel birim olan evi seçip, eğitim binasına sağ tıklayın)

Dördüncü yenilik, askerleri farklı birimlerde eğiterek "stratejinize uygun birlikler" yaratırken bir başka birimde de askerlerinizin "meditasyon" yapmasını sağlayarak içlerindeki farklı yetenekleri ortaya çıkarabilmek. Örneğin askerlerinizi iyileştiren Geyşa"yı burada da eğitirseniz Geyşalar savaş sırasında hara-kiri yapıp aurasıyla çevresindeki tüm askerleri iyileştirebiliyor. İşin güzeli her birim farklı "battlegear"a sahip oluyor. Dahası savaşta düşman öldürdükçe ya da düşmanların yerleşim birimlerini yok ettikçe seçtiğiniz taraf (iyi ya da kötü) Yin ve Yang puanları ekleniyor. Bu puanlarla her eğitim binasında okçuların menzilinden, tüfek kullanan Sumo güreşçilerinin silahlarının gücüne ve sağlığına dek tüm özellikleri yükseltebiliyorsunuz.

Beşinci güzellik, arazide başıboş dolaşan atları köylüleriniz aracılığıyla ehlileştirip kurduğunuz ahıra getirebilmek ve üzerine askerlerin ya da kahramanların bindirilebilmesi. Bu hem hızlı hareket etmeyi hem süvari birliği oluşturmayı hem de daha yüksek saldırı gücünü sağlıyor. Ancak tek dezavantaj haritadaki atların sınırlı sayıda olması.

Düşmanın yapay zekası da oldukça gelişkin. Köyünüzü savunmasız bıraktığınız anda, beklenmedik noktalardan ve beklenmedik anda saldırıyorlar, birkaç asker gönderip düşmanı tuzağa çekemiyorsunuz bu yüzden bir görevi bitirmek saatler sürebiliyor. Düşmanlar yerleşkelerini de özellikle saldırıya karşı oldukça stratejik olarak kuruyorlar. Eğer düşmanı kökünden kazımazsanız, yeniden organize olup yeniden saldırıyorlar, daha güzeli SÜREKLİ saldırıyorlar. Pekçok RTS"den farkı, "en güçlü orduyu kurup düşmanı tek hamlede yoketmek" gibi bir şansınız yok, sürekli asker yetiştirip sürekli saldırıp, zayıflatıp kazanmak zorundasınız. Kısacası aynı anda iki stratejiyi (asker yetiştirmek ve savaşmak) eş zamanlı olarak sürdürmek zorundasınız. Neyse ki hızlı kaydetme-yükleme özelliği var ve bu faktör de oyunu oynanabilir kılıyor.

Sizin birimleriniz ise yakınında tehlikeyi hissettiği anda kılıcı çekip saldırıyor: Bu iyi değil, kötü bir özellik. Çünkü karşı-saldırı hazırlığı yapmayı, birimleri organize etmeyi oldukça güçleştiriyor. Neyse ki "standground" ve "defend" gibi komutların varlığı bu sıkıntıları aşmaya yardımcı oluyor. Askerleriniz hedeflerini "mantıksal" olarak seçip saldırıyor.

Hoşuma giden bir başka özellik ise görevi bitirdiğinizde araya giren 3D cutscene"ler ile hemen ardından hangi düşmana saldıracağınızı haritada seçebilmeniz ve her haritanın kendine göre zorlukları olması. Oyunun finaline çok farklı yollardan gelebiliyorsunuz. Ve daha güzeli haritaların büyük çoğunluğunda savaşıp yendiğiniz liderlerden kimilerinin birer kahraman olarak (her biri farklı yeteneklere sahip) saflarınıza katılması...

Oyunu teknik açıdan incelersek;

Grafik: Askerlerin ve kahramanların üç boyutlu animasyonları, seçilen renkler, ormandan geçerken kuşların ürküp uçmasından, mükemmel savaş sahnelerine; harika lightning (ışıklandırma) efektlerinden, yağan yağmurun prinç tarlalarına bereket getirmesi oyuna "ruh" katıyor. Ancak tüm bunların tam anlamıyla tadını çıkarabilmek için 128 MB RAM, en azından bir P3 750 veya eşiti Duron-Athlon CPU ve GEFORCE 2 MX veya eşiti grafik kartı gerekiyor.

Eksik bulduğum noktalar da var. Oyunu düşük çözünürlükle oynarsanız köyünüzdeki tek bir bina neredeyse tüm ekranı kaplıyor. Zoom özelliği yetersiz ve ekranı 360 derece döndüremiyorsunuz.

Ses ve müzik: Ortaçağ Japon melodilerinden esinlenen müzik olağanüstü, görevinizin kutsal olduğunu çağrıştıran ses efektleri son derece başarılı. Müzik ve ses uzakdoğu atmosferini masaüstüne taşıyor.

Arabirim: RTS meraklıları yabancılık çekmeyecek çünkü birimlerin yönetimi Starcraft ve Warcraft 2"ye çok benziyor.

Eğer Dragon klanıyla oynayacaksanız okçular olmadan zor görevleri bitiremeyeceğinizi hatırlatmak isterim. Okçu-piyade oranının yüzde 75 okçu, yüzde 25 piyade (Samuray, Kabuki savaşçısı, Dragon savaşçısı) olarak tutmanızı öneririm. Dragon klanı köyleri en etkin olarak okçularla korunuyor, o yüzden en azından 2 archer range inşa etmenizi de hararetle tavsiye ederim. Tabi, her oyuncu, eğitebileceğiniz asker tipleri açısından böylesine zenginlik arzeden bir oyunda farklı taktikler geliştirebilir. İlerleyen bölümlerde düşmanı donduran flashpowder atan Kabuki savaşçılarıyla alev atan okçular, Samuray+okçu kombinasyonuyla karşılaştırıldığında daha güçlü bir seçenek oluşturuyor.

Oyun eğer orijinal ise multiplayer olarak GameSpy Arcade servisi üzerinden oynanabiliyor. Multiplayer sayfasında bilgisayarlar arasında internet aracılığıyla doğrudan bağlantı (TCP/IP) imkanı da dikkatimi çekti ancak denemedim.

Sözün özü; Battle Realms, bugüne dek piyasaya sürülen kaliteli RTS"lerin en iyi özelliklerini birleştirip RTS platformunu daha üst bir seviyeye taşıyor. Liquid Entertainment"ın yarattığı ilk oyunun bu denli kaliteli olması da takdir edilesi bir başka nokta.

Oyun insanı başarıyla strese sokuyor, hırslandırıyor, mükemmel grafik-ses birleşimi, Uzakdoğu esintileri, rengarenk animasyonlar keyif veriyor. Başta RTS meraklıları olmak üzere tüm oyunseverlere tavsiye edilir.



İşlemci: P400MHz
RAM: 64MB RAM
Ekran Kartı: 16MB 3D
4xCD-ROM
HDD: 400MB

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 345
favori
like
share