Atasözünde çelişki aramak


Sual: Aşağıdaki atasözleri çelişkili değil mi?
CEVAP: Atasözlerinde çelişki olmaz. Onların doğruluğu, her asırda onaylanmıştır. Açıklamaları şöyledir:


1- Damlaya damlaya göl olur // Taşıma suyla değirmen dönmez.

AÇIKLAMA

Birinci söz, (Azar azar biriktirirsek, zamanla bu çoğalır, büyük şeyler, küçük birikimlerden meydana gelir) demektir. Tasarruf etmek tavsiye ediliyor. İkinci atasözünün bununla bir ilgisi yok. (Küçük imkânlarla büyük işler çevrilmez) demektir. Bunun gibi, (Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz) denir. Elden gelen öğün olabilir, vaktinde de bulunabilir; ama bu her zaman olmaz. Onun için, elden gelecek diye hazırlıksız olmak, yemek hazırlamamak yanlıştır. Bu iki sözde çelişki yoktur.

2- İyi insan lafının üstüne gelir // İti an çomağı hazırla.

AÇIKLAMA

İyi insan da, kötü insan da lafının üzerine gelebilir. Mesela, terbiyeli evlat, buyurmadan iyi işler yapar. Terbiyesiz çocuk da, kötü işler yapar. İyi iş yapan evlat övülür. Leb demeden leblebiyi anlayıp yapmak, ne kadar iyidir. Bunun için, (Buyurmadan tutan evlat, çağırmadan kalkan avrat, tepmeden yürüyen at…) diye övülmüştür; ama ana babaya danışmadan yanlış bir iş yapılınca, neticesi kötü olabilir. Bunun için, (Buyrulmadık yumuşu [işi] puşt [terbiyesiz] oğlan tutar) derler. Yukarıdaki iki atasözü de böyledir. Yani buyrulmadık işi yapmak, yerine göre iyi, yerine göre kötü oluyor. İyi kimse de anılınca gelebilir, kötü kimse de...

3- Fazla mal göz çıkarmaz // Azıcık aşım ağrısız başım.

AÇIKLAMA

Birinci söz, (Kullanmasını bilene, fazla mal zarar vermez. Fazla diye atmamalı, saklamalı. Zamanı gelir işe yarar) demektir. (Sakla sarı samanı, gelir onun zamanı) da demişlerdir. İkinci sözün bununla hiç ilgisi yoktur. İşler çok

olursa, her birine ulaşılamayacağı için bir sıkıntı çıkabilir demektir. Onun için, (Az olsun temiz olsun) denir.

4- Fazla mal göz çıkarmaz // Azı karar çoğu zarar.

AÇIKLAMA

Birinci söz, üçüncü maddede açıklanıyordu. İkinci sözdeki çoğu zarar ifadesinin malla bir ilgisi yoktur, aşırı olan şeyler zararlı demektir. Çok konuşmak, çok gülmek, çok yiyip içmek gibi şeyler için söylenmiştir. Bunların çoğunun zararlı olduğuna da, hiç kimse itiraz etmez.

5- Eski dost düşman olmaz // Güvenme dostuna, saman doldurur postuna.

AÇIKLAMA



Eski dost düşman olmaz demek, huyunu suyunu bildiğimiz, bizim niyetimizi bilen kimseler genelde vefalı olur, bizim bazı hatalarımızı görmezler, onlardan bize zarar gelmez anlamındadır. İkinci atasözünün bununla bir ilgisi yoktur. Her konuştuğun kişiye güvenme, hemen sır verme, başkasına söyleyebilir demektir. (Dostun da dostu vardır, o da söyler dostuna) derler. Öyleyse, sırrımızı saklamasını bilelim, dostumuza güvenip de yola çıkmayalım demektir.

6- Söz gümüşse, sükût altındır // Sükût ikrardan gelir.

AÇIKLAMA

Birinci söz, Davud aleyhisselamın sözüdür. Çok konuşmak yerine susmasını bilmek çok iyidir. Başımıza ne gelirse, dilimiz yüzünden gelir demektir. (Sükût, âlimin ziyneti, cahilin ayıbına perdedir) ve (Hayırlı söz keramet, sükût selamettir) buyurulmuştur. Bu konudaki hadis-i şeriflerin birkaçı şöyledir:

(Susan kurtulur.) [Tirmizi]



(Susan bir mümine yakın olun! O hikmetsiz değildir.)

[İbni Mace]

(Selamet isteyen sussun, dilini tutsun!) [İbni Ebi-d-dünya]

(Ya hayır söyle ya sus.) [Buhari]

Atalarımız da diyor ki:

Sana senden olur, her ne olursa,

Başın selamet bulur, dilin durursa.

İkinci sözün bununla hiç ilgisi yok. (Sükût, ikrardan gelir) demek, (Susmak, kabul etmektir) anlamındadır. Bunlar arasında ne çelişki var ki?

7- Bülbülün çektiği dili belası // Bilmemek ayıp değil sormamak ayıp.

AÇIKLAMA

İki sözün birbiriyle hiç ilgisi yok. Birinci sözde dilin, yani konuşmanın zararı anlatılıyor ki, bunu kimse inkâr edemez. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:

(Her sabah, bütün uzuvlar, yalvararak dile derler ki: Bizim hakkımızı gözetmekte, Allah’tan kork, kötü söz söyleme, bizi ateşte yakma! Bizim dine uyup uymamamız senin sebebinledir. Sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Sen eğri olursan biz de eğri oluruz.) [Tirmizi]

(Susmak, hikmettir; fakat susan azdır.) [Deylemi]



(Kurtuluş için dilini tut!) [Tirmizi]

(Cehenneme sürükleyen dildir.) [Tirmizi]

(Hataların çoğu dilden olur.) [Taberani]

Yunus Emre de diyor ki:

Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı,

Söz ola zehirli aşı, bal ile yağ ede bir söz.



(Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp) sözündeyse sorup öğrenmek gerektiği bildiriliyor. Bunun, (Bülbülün çektiği dili belası) sözüyle ne ilgisi var ki? Elbette, bilmediğimizi sorup öğreneceğiz. Kur’an-ı kerimde, (Bilmiyorsanız âlimlere sorun) buyuruluyor. Sormak ayıp değil, dinin emridir.

8- İki gönül bir olunca, samanlık seyran olur // İki çıplak bir hamama yakışır.

AÇIKLAMA

Birinci sözde, anlaşmanın önemi vurgulanıyor. İki kişi anlaşırsa, samanlıkta bile yaşasalar, iyi geçinirler, orası onlara saray gibi olur demektir. Anlaşamadıktan sonra, sarayda da oturulsa, saray zindan olur. Buna kim itiraz edebilir ki? İkinci sözün bununla bir ilgisi yok. Evlenecek kimselerden hiç değilse birinin varlıklı olması gerekir. İkisi de yoksulsa, sıkıntı çekerler demektir.

9- Harama uçkur çözülmez // Güzele bakmak sevabdır.

AÇIKLAMA

Harama uçkur çözmek [zina] elbette büyük günahtır. Buna ne denebilir?

İkinci sözün bununla bir ilgisi yok. (Güzele bakmak

sevabdır) hadis-i şeriftir. Yani bakması helal olan şeylere bakmak sevab olur demektir, yoksa harama bakmak demek değildir. O zaten haramdır; bunu bilmeyen, çelişkili gibi görür. Güzel manzaraya, güzelliklere, Allah’ın yarattığı harikalara, güzel bir bebeğe, güzel bir çiçeğe bakmak tefekkür olur, ibadet olur. İbretle bakmak, (Allah ne güzel yaratmış) diye düşünmek gerekir. Bunun haramla ilgisi yoktur. Günümüzde bu incelikler bilinmediği için, atalarımıza dil uzatılıyor.

10- Eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir // Ye kürküm ye.

AÇIKLAMA

Bir insan elbisesiyle değer kazanmaz, görünüşe aldanmamalı demektir. Bir insan zengin olsa, arabası olsa, sarayı olsa ama kendisi adam değilse, ne kıymeti var demektir. Zarf değil, içindeki yazı önemlidir. Kimse zarfa bakmaz, içindeki mektuba bakar. Zarf çok şahane olsa, içindeki mektup çok kötüyse, zarfın ne önemi olur ki? İkincisi ise, maalesef şimdi görünüşe rağbet ediliyor demektir. Nasrettin hocanın bu sözü çok yerindedir. Öteki sözü destekliyor. Yani elbiseye değer verilmez; ama cahil halk kürke, görünüşe, elbiseye değer veriyor diye tenkit ediliyor, (Az önce bana ikram etmediniz, kürk giyince ikram ettiniz. Siz bana değil, kürke itibar ediyorsunuz) diye tenkit için söylenmiştir. Kürke itibar edin demek değildir. Bu kadar yanlış anlamak olamaz. Hiç çelişki yok, iki söz birbirini destekliyor. (Maalesef şimdi rağbet güzelle zengine) sözü de, (Ye kürküm ye) sözünü destekliyor.

11- Eğri otur doğru söyle // Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.

AÇIKLAMA



Eğri otur doğru söyle, yani yanlış işler yapıp, zararı sana dokunsa da, hakkı teslim etmen, gerçeği olduğu gibi söylemen gerekir demektir. Doğru söylemenin önemi vurgulanıyor. İkinci sözde, doğru söyleme denmek istenmiyor ki. (Dokuz köyden kovsalar da, yine sen doğru söyle; ama dikkatli ol, her doğru her yerde söylenmez, ilm-i siyaseti bilmek gerekir. Doğruyu uluorta söylememeli) diye ikaz ediliyor.

12- Düşenin dostu olmaz // Dost kara günde belli olur.

AÇIKLAMA

Elbette düşenin dostu olmaz. Bunu düşen, sıkıntısını yaşayan anlar. Elde bir şeyler varken, herkes dost olur veya dost görünür, elde bir şey kalmayınca herkes sırt çevirir. (Düşenin dostu olmaz, hele bir düş de gör) sözü bunu güzel açıklıyor. İkinci sözün bununla bir ilgisi yok. Bir dost, düşen arkadaşının elinden tutup kaldırırsa, o kimsenin kara gün dostu olduğu anlaşılır. İşte böyle, kara günde dostunu terk etmeyen, gerçek dosttur. Kara günler; düşülen günler, dostun hakikisini sahtesinden ayırır. Birbirini tamamlayan iki atasözüdür. Bunlara nasıl çelişkili denir ki?

13- Ava giden avlanır // Atın ölümü arpadan olsun.

AÇIKLAMA

Birinci söz, birisine oyun oynamaya, onu kandırmaya çalışırken, kendi tuzağa düşer, kimseye kötülük yapmaya çalışmamalı demektir. İkinci sözün bununla bir ilgisi yok. At arpayı sever, kimi de sigarayı sever. (Sigara içme ölürsün) dense, o yine içer. (Sigara beni öldürürse öldürsün, sigaramdan vazgeçmem) der. (Atın ölümü arpadan olsun) bu anlamda söylenmiştir. Öteki sözle hiç alakası yoktur.

14- Erken kalkan yol alır // Acele işe şeytan karışır.



AÇIKLAMA

Birinci söz, hadis-i şeriftir. Erken kalkmak, bir işi zamanında yapmak, yarına bırakmamak övülmüştür. Onun için, (Erken kalkanın nasibi gür olur) denir. İkinci sözün bununla bir ilgisi yok. (Acele şeytandandır) sözü, hadis-i şeriftir. Aceleyle yapılmaya kalkılırsa, birçok yanlışlıklar olur demektir. Bu sözlere itiraz etmek Resulullah efendimize kadar gidiyor. İşin aslını bilmeden, önümüze geleni tenkit etmek hoş olmaz. Atalarımız bunu söylemişse, bir bildikleri vardır demeli, tevilini aramalıdır. Hemen çelişkili diye damgayı basmamalıdır!

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2666
favori
like
share