[FONT="Arial Narrow"]Yiyeceklerin bileşiminde doğal olarak bulunmayan bazı maddeler yiyeceklere amaçlı olarak katılabilir. Bunların katılması ülke sağlık yetkililerinin iznine tabidir. Bunlara besin katkı maddeleri denir ve yiyecekteki besin öğelerinin kaybını önlemek, dayanıklılığını ve kalitesini artırmak, albeni sağlayarak görünümünü çekici hale getirmek, çeşni ve tat vermek, besin değerini yükseltmek vb. amaçlarla katılabilir. Gıdalara katılan sülfitler ve tartarazin gibi renk maddeleri çok yüksek oranda alerji tepkisine neden olabilmektedir.


Ancak bunların aşırı ve denetimsiz kullanılmaları zehirleyici etki yaparak zarar verir. Katılan boyaların ve çeşni maddelerinin bazıları zamanla tehlikeli hale gelebilirler. En iyisi bu gibi katkı maddelerinin katıldığı yiyecekleri mümkün olduğunca tüketmemek, son kullanma tarihi geçmiş besinleri satın almamaktır. Üzerinde Sağlık Bakanlığınca izin verildiği yazılmayan hiç bir katkı maddesi kullanılmamalıdır. Etiketleri dikkatle okunmalı, kuşkulanılan durumlarda sağlık yetkililerine danışılmalıdır.


Toprak, su ve havadaki bazı zehirleyici etkenler yiyecekleri kirletebilir. Hayvanlarda kullanılan bazı ilaçlar hayvanın sütüne geçer. Yedikleri yiyeceklerdeki zehirli maddeler etine ve insanlarca tüketilen bölümlerine karışabilir. Böcek ve kemiricilerin yok edilmesi amacıyla kullanılan kimyasal maddelerin (haşerekırıcılar) besinlerimize karışması zehirleyici etki yapar. Bunların çok küçük miktarda alınmaları aldatıcı olmamalıdır. Çünkü bu gibi maddelerin bir bölümü yağ dokusu, karaciğer vb gibi dokularda birikerek zamanla zehirleyici düzeye çıkabilirler. Sözgelimi DDT besinlerle az miktarda alınsa bile insan vücudunda özellikle yağ dokusunda birikir ve bu birikim zamanla öldürücü boyutlara ulaşabilir.


Haşerekırıcılar, kadmiyum, kurşun, cıva gibi maddeler yüksek oranda süte geçebilmektedir. Anne sütüyle bebeğe ulaşabilme olasılığı, aynı kirliliği hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemli duruma getirir. Bebeğin karaciğeri, böbrekleri zehirli kimyasal maddelere karşı daha duyarlıdır. Bu durumda bir tehlike sınırı belirlenerek bunun aşılmamasının sağlık garantisi sağladığını düşünmek çok zordur. Tek bir besin maddesinin çok tüketilmesiyle bunlar çok yüksek miktarda alınmış olacaktır. Bazı maddeler ise yağ dokusunda birikir. Böylece yağda çözünmekte olan kimyasal maddelerin kalıcılığı dolayısıyla yaratabileceği etki daha yüksek olmaktadır .


İşlenmiş yiyeceklerin içinde düşük düzeyde de olsa haşerekırıcı kalıntılarına rastlanabilmesi, meyve ve sebze denetiminin önemini artırmaktadır . Özellikle bebek ve çocuk yiyeceklerinde bu denetimin çok büyük önemi vardır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 402
favori
like
share
lordmaster Tarih: 01.08.2009 18:45
biLgi için teşekürLer