Erdem Özbay
Her sabah Afrika'da gün doğarken bir ceylan uyanır ve en hızlı koşan aslandan daha hızlı koşması gerektiğini, aksi halde ona yem olacağını bilir.

Bir ceylan hayatta kalabilmek için beslenmelidir. Ve onu avlamak isteyen aslandan daha hızlı koşmalıdır. Aynı zamanda aslandan kaçarken besleneceği bölgeyi de terk etmemelidir. Ceylan bunun farkındadır ve bu doğrultuda hareket ettirir içgüdüleri ona. Eğer yaşama savaşını kazanmak istiyorsa aslanla girişeceği yarışı kazanmalıdır öncelikle. Hayatta kalmak, bir ceylan için en büyük hedeftir ve bu hedefi gerçekleştirebilmesi onun en büyük başarısıdır.

Bir insanın hayatta kalması yaşıyor olması sadece nefes alıp vererek veya beslenerek olamaz ceylanın ki gibi.

Bizim için sadece hayatta kalmak bir hedef ya da başarı da değildir . O zaten her şekilde olabilecek bir olgudur. Akli dengesi olamayan bir insan bile sokağa bırakıldığında hayatta kalabilir. Bir şekilde karnını doyurabilir. Deli deriz biz onlara.

Bizim için asıl hayatta kalmak düşündüklerimizi yaşama uygulayabilmemizdir. Başkalarından daha başarılı olabilmektir.

Başkalarının yapamadığını yapabilmektir. Belirlediğimiz hedeflere ulaşabilmektir. Vazgeçmemektir, sorunların üstüne gidebilmektir. Diğerleri sorun üretirken bizim çözüm üretiyor olabilmemizdir. Ancak bu insan hayattadır ve yaşıyordur.

Ve yaşamak bitmek bilmeyen bir yarıştır insanlar için. İstesek de istemesek de bu yarışın içinde oluruz. Bu yarışı kaybetmemek için her defasında daha hızlı koşmamız gerekir tıpkı bir ceylan gibi. Ayrıca ceylan yada aslan olmak da fark etmez bu hayatta. Çünkü;
Her sabah Afrika'da gün doğarken bir aslan da uyanır tıpkı ceylan gibi ve en hızlı koşan ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini, aksi halde aç kalacağını bilir.
Hayatta kalan hızlı koşandır…

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 249
favori
like
share