Hüzün Merdiveni - Fatma Çetin Kabadayı

BU HİKAYE KURGU DEĞİLDİR.

“Şu mektubumu da atar mısın?” diye sordu Döndü. Elindeki mektubu kendisini ziyarete gelen erkek kardeşine uzattı. Kur`an Kursu arkadaşı Ayşe`ye yazılmıştı.

Çektiği bütün sıkıntılar yazılıydı yine. Yıllardır her şeyi bütün ayrıntısıyla yazdığı tek arkadaşı Ayşe`ydi. Onun mektupları da Döndü`ye tek moral kaynağıydı.Cıvıl cıvıldı Ayşe`nin hayatı.

Bu mektubunda kızı Rabia`yı kucağını aldığını anlatıyordu ona. Henüz evleneli bir yıl olmuştu ve Rabia bir aylıktı.

Ayşe ile tek ortak noktaları okul arkadaşı olmalarıydı.Döndü`nün baskılı hayatına inat Ayşe olabildiğince özgürdü. Liseyi okuyor, üniversite hayalleri kuruyordu. İkisinin de birbirinden tek istediği duaydı. Biri evindeki huzur için dua etmesini, diğeri sınavı kazanmak için dua etmesini istiyordu. Mektuplar sır küpüydü adeta.

Kardeşi mektubu alıp bir isteği olup olmadığını sordu. Söyleyemedi. Annesine selam gönderdi, başka da gönderece hiçbir şeyi yoktu Döndü`nün. Maddi durumları iyi değildi. Eşi her girdiği işten kısa zamanda ayrılıyor, iş yeri kursa bile kısa zamanda batırıyordu.

Döndü birkaç kez annesine mutsuzluğunu dile getirmişti fakat annesi sözünü kesmiş ona kızmıştı. Kadın, her şeye katlanmalıydı. Evlilik kolay değildi elbet. Koca dediğin döverdi de severdi de. Gelinlikle girilen evden kefenle çıkılırdı. Döndü`nün mutsuzluğu ona göre abartıydı. Her evde olan huzursuzlukları kaldıramıyordu. Ben de çok çektim diyor başka bir şey söylemiyordu. Annesi bir cümlesine bin cümle söylemiş kızını susturmuştu ilk dertlenişinde. Sonralarında ise hep “Yine başlama!” diyerek nokta koymuştu Döndü`ye.

“Rabia, Hoşçakal dayıcığım,” diyerek öptü yeğenini. Bir kaşıktı suratı. Küçücüktü.Her şeyden habersiz sadece annesinin kucağında bakıyordu etrafına.

Hayat onu bekliyordu.


Fatma Çetin Kabadayı

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 289
favori
like
share