Akıl vücud kadar sağlam değildir. zihin hastalıklarının, tek başlarına, bütün diğer hastalıkların topundan fazla olduğu dikkate alınmağa lâyıktır. ve dolup taşan tımarhaneler ise, buralara yerleştirilmeğe muhtaç olanları alamıyacak kadar kalabalıktır. nevyork devleti içinde yirmi ikide bir kişi, c.w. beers'e göre, hayatının herhangi bir devrinde, bir tımarhanede tedavi olunmak lâzımdır. birleşik devletlerin hepsinde, akıl zâfından veya delilikten dolayı tedavi altına alınmış olanların yekûnu, hastahanelerde tedavi edilen veremliler yekûnunden sekiz kere fazladır. delilerin teavi edildikleri müesseselere her yıl 68.000 kişi kabul edilmektedir. şayet müracaat ve kabuller bu hızla devam edecek olursa bugün mekteblerde okumakta olan çocuklarla gençlerden takriben bir milyonu, günün birinde,zihin hastalığından dolayı tımarhanelere alınmak icab edecektir.1932 senesinde, amerikada devlete bağlı hastahanelerde 340.000 deli vardı. bundan başka, 81.289 abtal ve sar'alı tedavi altına alınmış ve 10.951 tanesi de serbest gezmekte bulunmuştu. hususî hastahanelerde bakılmakta olanlar bu istatistiğe dahil değillerdir. memleketin heyeti umumiyesinde 500.000 zayıf akıllı mevcuddur. diğer taraftan, milli ijyen komitesi vasıtasiyle yapılan teftişler, umumî mekteblerde terbiye gören çocuklardan 400.000 tanesinin sınıf derslerini takib edemiyecek derecede zekâsız olduklarını göstermiştir. hakikatte,zihin bozukluğuna tutulmuş kimselerin sayısı bundan çok fazladır.

Hastahanelere yatırılmamış yurddaşlardan yüz binlercesinin psikonöroza mübtelâ oldukları tahmin edilmektedir. bu rakamlar, medenî insanların şuurundaki zâfın ne derece büyük ve gittikçe fazlalaşmakta olan bu zâf meselesinin de modern cemiyet için ne kadar ehemmiyetli olduğunu gösterir. akıl hastalıkları tehdid edici bir hal almaktadır. bunlar veremden, kanserden, kalb ve yürek hastalıklarından ve hattâ tifüsten,veba veya koleradan daha tehlikelidir. bunların tehlikesi yalnız caniler sayısını çoğaltmasında değil, beyaz ırkları gittikçe daha fazla bozmasındandır. caniler arasında milletin geri kısmındakinden fazla zayı akıllı veya deli yoktur. vakıa hapishanelerde normal olmayan pek çok adamlar görüldüğü doğrudur. fakat daha yukarıda işaret ettiğimiz gibi canilerden bir kısmı hapsedilmiştir. polisçe tutulup mahkemelerce ceza çarpılmağa ses çıkarmayanlar da zaten kusurlulardır. zihin hastalıklarına sık rastlanılmaı modern medeniyetin pek büyük bir hatasıdır. şüphe edilmemelidir ki yaşayış tarzımnız zihin bozuklukları tevlid etmektedir.

Demek ki modern tababet hakikaten insana has olan faaliyetlere herkesin sahib olmasını temin edememiştir. zekâyı, bilinmeyen düşmanlarına karşı müdafaa edece mevkide bulunmaktan uzaktır. bugünkü hekimlik zihin hastalıklarının alâmetlerini ve akıl zâfının çeşidlerini bilmekte ise de bu bozuklukların mahiyetinin tamamiyle cahildir; bu hastalıkların beynindeki bünyevî âfetlerden mi, yahud iç muhitin değişikliklerinden mi, yoksa iki sebebin her ikisinden mi gediğini bilmemektedir. ihtimal ki asabî ve pskiolojik faaliyetler, hem beynin hal ve vaziyetine ve hem de ankodrin guddelerince deveran cümlesinin içinde serbest bırakılıp kanca dimağ höcrelerine götürülen maddelere tâbi bulunmaktadır. bu guddelerdeki fonksiyonel ihtilâllerin, beynin anatomik âfetleri gibi, bir takım nevroz ve psikozları meydana getirdikleri şüphesizdir. bu hâdiseleri tamamiyle bilsek bile pek ziyade ilerlemiş olmayız. uzuvları fiziyoloji izah ettiği gibi akıl patolojisinin anahtarı da psikolojidedir. ancak,fiziyoloji ilim, psikoloji ise ilim değildir. psikoloji henüz claude bernard'ını veya pasteur'ünü beklemektedir. psikoloji henüz, cerrahlığın berberler ve şiminin de lavoisier'den evvel simyacılar elinde bulunduğu zamanki haldedir. bilgilerinin kifayetsizliğinden dolayı modern psikolojileri ve bunların usullerini itham etmemelidir.Cehlimizin asıl sebebi mevzuun sonsuz mürekkebliğidir. asab höcrelerinin, bunların irtisam ve iştirak liflerinin ve beyin ve dimağdaki oluşların bilinmez âlemine nüfuz etmemize imkân verecek tekniklere henüz malik değiliz.

Schizophirénique alâmetlerele, meselâ, beyin kışrının bünyevî bozuklukları arasındaki sahih münasebetleri keşfetmek imkânsızdır. kroepelin'in ümidleri tahakkuk etmemiştir. belki de akıl teşevvüşlerinin mesafevî temerküzü mevcud bile değildir. bazı alâmetleri, hâdiselerdeki muvakkat teakubun intizamsızlıklarına ve fonksiyonel bir cümlenin asabî unsurları bakımından zaman kıymetinin tahavvüllerine atfetmek kabildir. bundan başka, biliyoruz ki gerek firengi spirochet'i ve gerek uyku hastalığının bilinmeyen unsuru tarafından bazı mıntakalarda ika olunan höcre tahribleri şahsiette gayet mütebariz değişikliklere sebeb olmaktadır. bu bilgi müphem, gayri katî teşekkül hailndedir. bir akıl ijiyeninin gelişmesi için onun tamamlanmasını ve zihin hastalıklarının mahiyetinin belli olmasını beklememek zarurîdir.

Zihin hastalıklarının sebeblerini bilmek onların mahiyetlerini bilmekten daha mühim olabilir ve bunlardan korunmamaızı temin edebilirdi. görünüşe göre akıl zâfı ve delilik endüstriel medeniyet ve onun yaşama tarzımızda yapmış olduğu değişiklikler için vereceğimiz necat fidyesidir. bundan başka, akıl zâfı ve delilik, ekseriya, irsen intikal, ve eksriya asabî cümlenin esasen muvazeneli olmadığı insan gruplarında tezahür etmektedir. sinirli, acayip ve çok hassas çocuklar meydana getirmiş olan ailelerde bir takım delilerin ve zayıf akıllıların zuhur ettikleri görülmektedir. bununla beraber zihin hastalıkları, bunlardan şimdiye kadar masum bulunmuş ailelerde de müşahede olunmaktadır. şu halde, akıl patolojisi üzerinde modern hayatın nasıl müessir olduğunu araştırmak lâzımdır.

Halis kan köpek nesillerinde sinirliliğin arttığı müşahede olunmaktadır. bunlar arasında, bazan, zayıf akıllı ve deli insanlara kıyas olunabilecek tipler görülmektedir. bu hâdise, çok sun'î şartlar içinde ve kurdlarla döğüşen çoban köpekleri olan cedlerininkinden büsbütün başka gıdalarla büyütülmüş hayvanlarda vukua gelmektedir.denilebilir ki hayatın yeni şartları içinde, insanda olduğu gibi hayvanda da, bazı âmiller, asabî cümleyi zararlı bir şekilde tadile mütemayil görünmektedir.fakat bu hâdisenin mekanizması hakkında sarih bir fikir edinmek için uzun ve derin tecrübeye ihtiyaç vardır.akıl zâfının ve deliliğin inkişafını kolaylaştıran şartlar, daha çok hayatın endişeli, intizamsız ve telâşlı, gıdanın fazla kuvvetli veya çok zayıf, firenginin sık, asabî cümlenin zaten sarsılmış, ahlâk
disiplininin yıkılmış, benliğin, mesuliyetsizliğin, dağınıklığın mutad olduğu ve tabiî ıstıfanın da vuku bulmadığı itimaî topluklar da tezahür etmektedir. bu âmillerle psikozun zuhuru arasında, muhakkak ki, bazı münasebetler vardır. bugünkü yaşayışımızda henüz bizim için gizli olan esaslı bir kötülük mevcuddur. yarattığımız yeni hayat şarları içinde tamamiyle kendimize hâs faaliyetlerimiz fena ve eksik bir şekilde inkişaf etmektedir. denilebilir ik modern medeniyetin harikaları arasında insanın şahsiyete eriyip kaybolmağa mütemaylidir.

Dr. Alexis Carrel - Bilinmeyen İnsan Kitabından

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 450
favori
like
share
corleoni Tarih: 25.10.2005 22:45
eline saglık
dewrimci Tarih: 19.10.2005 21:50
konu hakkında biligilendırdıgın ıcın sagol
keto_41 Tarih: 12.10.2005 02:30
sagolasin
tarkın Tarih: 09.09.2005 14:10
paylaşımın için sağol