Ey içimdeki çocuk!

Ey aynamın ardındaki resim, resmin önündeki siluet! Ey sen, ey ben, ey benden de ben olan! Zindandayım şimdi… Sen içimin sokaklarında özgür dolaşırken, ben dünyanın sokaklarında zindandayım… Gel kurtar beni, içimdeki şehirden çık, boğulduğum şehre gel!
Sin gibi keskin, nûn gibi suskun gel! Sin’e üstün ol, nûn’a cezm ol gel! Elif gibi yalnızım ben, he gibi ağlarım, mim gibi baş eğerim… Yeter ki gel sen! Çeyrek asrı devirdiğim gün, çeyrek asrın beni devirdiği gün olmasın yeter ki…
Biliyorum… Beni kurtaracak olan sensin… Çünkü sen biraz da bensin…



____________________________________________________________




[FONT="Franklin Gothic Medium"]Kendisinden başka herkesin unuttuğu bir anadilin sahibi olmakla gönenirken ben,benden başka hiç kimsenin anlayamayacağı gün gibi ortada bir lisanın karşısında lâl ü ebkem kesildim...





[FONT="Franklin Gothic Medium"]Yaşanan,yaşanmamışlığın tanığını yekdeğerinde bulunca baş başa vermiş iki suretten biri diğerine aşkın kelimesini sordu ;
diğeri gülümsedi ve ona aşkın,
bu dünyadan olmayan bir zamanda bütün ruhların toplandığı mekanda,ruhun sözleştiği tanışını bu dünyada hatırlaması olduğunu anlattı.
Ama,dedi biri,
hesapta ruhun,tanışını bu dünyada hiç bulamaması ona rastlayamaması var.
Diğeri,
buldum zannedip de yanılmak var,diye ekledi.
Bulup da tanıyamamak var,dedi biri.
Ve ki bulup da onun tarafından hatırlanmamak var,diye tamamladı diğeri.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 540
favori
like
share