diş taşı - ağız sağlığı - diş sağlığı

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Diş Hekimi Özge Sönmez diş taşlarının oluşumu ile ilgili bilgi verdi.

Dişeti hastalıkları dişetlerini, dişleri destekleyen kemiği ve dişlerin kemik içinde tutunmasını sağlayan lifleri etkileyen hastalıklardır. Dişler üzerinde bakterilerden oluşan ve “plak” adını verdiğimiz yumuşak eklentiler ve “tartar” ya da “diştaşı” diye bilinen sert eklentiler dişeti hastalıklarının nedenleridir. Bu yumuşak ve sert eklentiler, dişler yeterince temiz tutulmadığı, diğer bir deyişle etkin bir biçimde fırçalanmadığında oluşurlar. Bu arada diş aralarının diş ipi ya da ara yüz fırçaları ile temizlenmesi de göz ardı edilmemelidir. Bazı dişeti hastalıkları ise genetik olabilir veya genel bir sağlık sorunu dişeti hastalıklarını daha ileriye götürebilir.

Etkili bir diş fırçalama ve diş aralarının temizlenmesi ile bakteriyel plak diş yüzeylerinden uzaklaştırılabilir. Diş taşlarının temizlenmesi ve diş yüzeylerinin parlatılması ise diş hekimi tarafından yapılması gereken bir tedavi biçimidir. Bakteriyel plak ve diştaşları temizlenmediği zaman bu birikim devam eder, dolayısı ile dişeti sorunları da giderek artar. Dişler ve dişetleri arasında “cep” adını verdiğimiz aralıklar oluşur ve bu aralıkların temizlenmesi daha da zor olacağından, eğer hiçbir girişimde bulunulmazsa, dişeti hastalıkları ilerlemesini sürdürür.

Dişeti hastalıkları genellikle iki aşamada kendini gösterir:

•Dişeti iltihabı ya da “gingivitis” adı ile bilinen ve dişetlerinde kanama, kırmızılık ve şişme ile kendini gösteren başlangıç aşamasını oluşturan bu durum iyi bir ağız hijyeni ile ortadan kaldırılabilir.

•Daha ileri durumlar ise halk arasında bilinen adı ile “piyore”, ya da hekimler tarafından “periodontitis” olarak adlandırılan biçimidir. Bu durumda dişleri tutan kemikte erimeler görülebilir ve gerekli tedaviler yapılmazsa, dişlerin sallanması sonucu çekilmeleri gerekebilir. Periodontitis tedavisinde cerrahi yöntemlere başvurulabilir. Bu cerrahi uygulamalarda, son yıllarda yeni gelişmeler kaydedilmiş ve kemiğin yerini tutacak veya yeni kemik oluşmasını sağlayacak biomateryal uygulamaları önemli bir yer kazanmıştır. Ancak, şurası unutulmamalıdır ki, tüm dişeti sorunlarının çözümlenmesinde iyi bir ağız hijyeninin sağlanması vazgeçilmez bir kuraldır. En gelişmiş tedavi yöntemleri bile kullanılsa, bireyler ağız hijyenine gereken önemi göstermezler ise tedaviden bir sonuç alınamayabilir.

Ayrıca, sert diş fırçası kullanımına bağlı olarak dişetlerinde iltihap içermeyen çekilmeler oluşabilir. Bunun sonucunda da dişlerde aşırı hassasiyet ve estetik sorunlar ortaya çıkabilir. Bu tür sorunların giderilmesinde de özel cerrahi teknikler uygulanır.

Dişeti hastalıkları her yaşta görülebilir, dolayısı ile, ağız hijyeni her yaşta önemlidir. Diğer taraftan bazı bireyler dişeti hastalıklarına daha yatkındır. Bazı özel durumlar, örneğin çapraşık dişler ağız hijyenin sağlanmasını güçleştirebilir. Bakteriyel plakta bulunan bakteri türleri bireyden bireye farklılık gösterebilir ve bu farklılık sonucunda bazı bireylerde dişeti sorunları daha yoğun bir biçimde izlenebilir. Sigaranın dişeti sorunlarını daha ileriye götürdüğü bilinmektedir. Kullanılan bazı ilaçlar ağız kuruluğu yaparak dişetlerinde soruna neden olabilmektedir. Şeker hastalığı gibi metabolik sorunlar veya hormonal düzensizlikler de var olan bir dişeti hastalığının ilerlemesinde önemli bir etkendir.

Son yıllarda, dişeti hastalıkları ile kalp ve damar hastalıkları arasında bir ilişki saptanmıştır. Bu ilişkideki en önemli unsur sigara ve düzensiz beslenme gibi hazırlayıcı etkenlerdir.

Dişler ne kadar sağlıklı ve sağlam olursa olsun, dişleri destekleyen dişetleri ve kemiğin de aynı düzeyde sağlıklı olması gerekir. Bu nedenle, sağlıklı bir çiğneme fonksiyonu, estetik ve fonetik için, diş ve dişeti sağlığı birbirinden ayrılamaz bir bütündür.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 444
favori
like
share