YAZ AYLARINDA SIVI TÜKETİMİ VE ÖNEMİ

Su, insan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir. İnsan yemek yemeden haftalarca canlılığını devam ettirebilirken susuz ancak birkaç gün yaşayabilir. Kanın %92’si, kemiklerin %22’si, beynin ve kasların %75’i sudur. Hücrelerin yaşamsal faaliyetleri, vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesi vücudun su dengesinin korunması ile mümkündür.

İnsan vücudundaki



Karbonhidratlarının tümünü
Yağlarının tümünü yitirirse
Proteinlerinin yarısını yaşam tehlikeye girer.
Suyunun %10’unu

% 1’lik su kaybında a Hipotalamusta susama merkezini uyarılır.
% 3’lük su kaybında a Kan hacmi ve fiziksel performans azalır.
% 5’lik su kaybında a Birey konsantre olamaz.
% 8’lik su kaybında a Baş dönmesi, aşırı yorgunluk, soluma güçlüğü oluşur.
% 10’luk su kaybında a Kas spazmı, aşırı yorgunluk, dolaşım - böbrek
yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar.
% 20’lik su kaybında a ÖLÜM !

Vücuttaki su oranının yeterli düzeyde tutulması hayati önem taşıdığından vücuttan kaybolan miktarlarda su alınması zorunludur. İnsan vücudunun su içeriği yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve fiziksel aktiviteye göre değişmektedir. Özellikle içinde bulunduğumuz yaz mevsiminde sıvı tüketimi ayrı bir önem kazanmaktadır.

Yapılan egzersize bağlı olarak sıvı tüketimi arttırılmalıdır. Vücutta egzersiz sırasında kaybedilen sıvının yerine konulması ve tekrar vücut su dengesinin sağlanması için yeterli sıvı tüketimi şarttır. Yaz mevsiminde sıcakların da etkisiyle vücutta suyla beraber sodyum, potasyum gibi minerallerin de atılması sonucunda bayılma hissi, yorgunluk, bulantı, baş dönmesi, nabız düşüklüğü, dolaşım bozukluğu gibi sağlık problemleri görülebilir. Özellikle terleme ile artan sıvı kaybını karşılamak amacıyla günde 2.5-3 lt. su içilmelidir. Yaz aylarında egzersiz yapılırken kışa göre daha fazla sıvı kaybı yaşanacağı için egzersize başlamadan 15 dakika önce 1-1.5 bardak, egzersiz sırasında ise 10-15 dakikada bir yarım bardak su içilmesini tavsiye edilmektedir.

Suyun; yemek yenildikten sonra alınan besinlerin sindiriminden, metabolik atıklarının dışarı atılmasına kadar her aşamada çok önemli görevleri vardır. Su, kabızlığa en iyi çaredir. Yeterli su tüketildiği takdirde bağırsakların çalışması normal seyrinde olur ve kabızlık önlenir. Vücutta özellikle el, ayak ve bacaklarda oluşan ödemi engellemek için alınan ilaçlar, bitkisel ürünler geçici bir yöntemdir. En iyi çözüm; yine su tüketmektir. Ayrıca su, kasların dengesini sağlar, cilt kuruluklarını önler ve kilo kaybından sonra gelişen sarkmaları engelleyerek cildin esnekliğini devam ettirir.

Kilo kaybetmek, kilo korumak ve fazla besin alımını engellemek için bol sıvı tüketilmesi gerekir. Peki ama günlük su tüketimi ne kadar olmalıdır? Sağlıklı bir kadının günde 10 bardak, erkeğin ise 14 bardak su içmesi önerilmektedir. Kilo fazlası olan kişilerin bu miktardan daha fazlasını tüketmeleri gerekmektedir.

İçilen çay, kahve, kola gibi içecekler diüretik oldukları için asla suyu yerini tutmamakta, vücuttan su atımını arttırmaktadır. En iyi çözücü, saf, katkısız ve doğal olan içecek su olduğu için günlük sıvı ihtiyacının 3/4’ü su olarak tercih edilmelidir. Özellikle içinde bulunduğumuz yaz döneminde su ve sulu besinlere daha bir önem vermek gerekir. Maden suyu, ayran ve meyve suları çok iyi birer alternatiftir.

Bebek ve çocuklar sıvı kayıplarını ifade edemeyebilecekleri için ebeveynleri dikkatli olmalıdır. Asitli ve gazlı içecekler yerine süt, ayran, meyve suları, bitki ve meyve çayları tercih edilmelidir

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 274
favori
like
share