Serbest Bölge Nedir - Serbest Bölge Hakkında

Serbest bölgeler bulundukları ülkenin siyasi sınırları içinde yer alan, fakat dış ticaret, vergi ve ticari faaliyetler için ülkede sağlanandan daha geniş muafiyet ve teşvikler tanınır. Türkiye’de serbest bölgeler Türkiye Gümrük Bölgesi’nin parçası olmakla beraber; serbest dolaşımda olmayan herhangi bir gümrük rejimine tabi tutulmadığı; gümrük vergisi, ticaret ve kambiyo uygulamaları bakımından Türkiye gümrük bölgesi dışında kabul edildiği; serbest dolaşımdaki eşyanın ise, çıkış rejimi hükümlerine tabi tutularak konulduğu yerlerdir.
Kuruluş yapma olanağı yaratır.

Ülkede kullanılması düşünülen yeni ticari ve ekonomik politikaların denenebilmesini temin eder.

Yabancı sermayeli firmaların, risk faktörünün düşük, karlılığın yüksek olduğu serbest bölgelere yatırım yapmalarını teşvik eder. Böylece ülkeye yeni teknolojilerin girmesini hızlandırır.
Serbest bölgede yarattığı doğrudan istihdamın yanında, bölgedeki üretim ve ticari faaliyetlerle ülke içindeki diğer faaliyetlere etki ederek dolaylı istihdam yaratır.

Büyük partiler halinde serbest bölgeye getirilen malların gerektiğinde küçük partiler halinde ülkeye ithal edilmesini sağlayarak üretim maliyetlerini düşürür.
Dünya standartlarındaki alt ve üst yapıları, asgari düzeyde tutulan bürokrasi ve kırtasiyecilik uygulamaları ile ülkemiz ekonomisinin vitrini durumunda olup, aynı zamanda dünya ekonomisinde başgösteren genel eğilimlerin ilk yansıdığı yerler olması bakımından ülkemiz ekonomi politikalarının belirlenmesinde yol gösterici işlevi görür.

Dünyada Serbest Bölgeler

II. Dünya Savaşı öncesi kurulan Singapur ve Hong Kong Serbest Limanları ile, daha sonra kurulan Panama, İrlanda, Tayvan ve Güney Kore Serbest bölgelerinin elde ettikleri büyük başarılar, serbest bölgeler fikrinin pek çok ülkece kabul edilmesine katkıda bulunmuştur. 1967 yılında serbest bölgelerin, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İlişkiler Komisyonunca gelişmekte olan ülkelerin ihracatlarını artırmada önemli bir araç olarak kabul edilmiştir. Yakın çevremizde yer alan serbest bölge sayısı 25 civarında olup, bunlar İran, Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Libya, Kuzey Kıbrıs, Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve Romanya’da bulunmaktadır.
Bu gelişmelerin dinamiğini sağlayan unsur ise şu şekilde özetlenebilir: Gelişmiş ülkelerdeki işçi ve özellikle vasıfsız işçi ücretleri, gelişmekte olan ülkelerdeki işçilik ücretlerinin birkaç katıdır.

Türkiye
Serbest bölge çalışmalarının Türkiye’de uzun bir geçmişi vardır. Osmanlı gümrük ve vergi sisteminde 1850 yılından sonra yapılan değişikliklere rağmen aksaklıklar önlenememiştir. Bu aksaklıklar ve uygulamada ortaya çıkan sorunlar, ithalatın gümrük vergi ve resimlerinin pahalıya mal olmasına neden olmuştur.
Serbest liman ve bölge kurulmasının sağlayacağı faydalar, özellikle dış ticaret ve Beyoğlu tüccarları tarafından sık sık vurgulanarak fikrin yaygınlık kazanmasını sağlamıştır. Fakat bu öneriler, gümrük gelirinin bir bölümünü alan Düyun-u Umumiye tarafından, gelir kaybına neden olacağı endişesiyle olumlu karşılanmamıştır.

Serbest bölge kurulması yönünde ilk önemli girişim 1908 devriminden sonra olmuş, ittihat ve Terakki bu amaçla bir komisyon kurmuştur. Ancak komisyon, Çekmece Gölü veya Yedi Kule Sahillerinde tesis olunacak bir serbest bölgenin 300 milyon altın Franga mal olacağını hesaplamış ve bu iş için alınacak borcun faizinin bile karşılanamayacağının görülmesi üzerine, proje uygulanmamıştır.
Kurtuluş savaşı sonrasında, serbest liman konusu İstanbul Ticaret ve Sanayi Odası tarafından oluşturulmuş olan İstanbul İhtisas Komisyonun hazırladığı rapor ile tekrar gündeme gelmiştir.

Serbest Bölge ile ilgili ilk ve tek uygulama biraz dolaylı bir yoldan, Türk Hükümeti ile Amerikan Ford Kumpanyası arasında 27 Kasım1928 tarihinde yapılmış bir anlaşma neticesinde, özel bir kanunla gerçekleşebilmiştir. Türkiye'nin bu ilk serbest bölge uygulama deneyimi dış nedenlerle kısa süreli olmuş ve başarısız olarak kapanmamıştır.
İkinci serbest bölge denemesi, Mayıs 1946 tarihinden gerçekleştirilen şark halı ve kilimleriyle hayvan postlarının ihracı için kurulacak serbest bölge için çıkarılan yasadır. Buna göre, Eminönü’nde bir antrepoda bu ürünler toplanacak ve yeniden ihraç edilecektir. Ancak piyasaya işlerlik kazandırmadığı için bu ikinci girişimden de bir sonuç alınamamıştır. 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle yabancı sermayeye verilen önem artmış ve Aralık 1953'te yeni bir Serbest Bölgeler Kanunu kabul edilmiştir. İlk yasada olduğu gibi, serbest bölgenin yerinin ve burada yer alacak faaliyetlerin belirlenmesi yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilmiştir. Bu konuda, serbest bölge gümrük hattı dışında sayılmış; burada pasaport kanunu, gümrük kanunu gibi yürürlüğe girmiş kontrol ve formaliteler, tüm vergi ve resim, harç ve benzeri kanunlar uygulanmasına karşın, gelir, kurumlar ve esnaf vergileri, bu muafiyet dışında bırakılmıştır.
Bugün, Türkiye’de serbest bölge kullanımı artan bir ivme sergilemekte, faaliyette olan 21 serbest bölge 1985 yılında yürürlüğe giren 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ile yönetilmektedir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1188
favori
like
share