Can, haftasonunda ailesiyle birlikte köye akrabalarını ziyarete gitmişti. Köyde sabahları erkenden kalkıp ninesinin süt sağmasını seyrediyor ve daha sonrada bardak bardak taze süt içiyordu. O sabah yine sütünü içip kahvaltı ettikten sonra dışarı çıkıp kırlarda dolaşmaya başladı. Birden uzaklardan bir ses duydu. Bembeyaz bir kuzu çalıların içinde ağlıyordu. Hemen koşup yanına gitti ve onu çalılardan kurtardı.


Can: Ağlama küçük kuzu. Seni kurtardım işte. Benim adım Can. İyi misin?


Kuzu: Teşekkür ederim Can. İyiyim ama kırlarda dolaşırken kayboldum.


Can: Merak etme ben seni annenin yanına götürürüm. Gerçekten de çok sevimlisin. Buralarda tek başına dolaşman senin gibi küçük bir kuzu için çok tehlikeli olabilir.


Kuzu: Haklısın Can. Biz kuzular ve koyunlar sürüler halinde dolaşır ve otlarız. Etrafta o kadar güzel otlar var ki. Hepsinin tadına bakayım derken böyle kayboldum işte.


Can: Annen seni çok merak etmiş olmalı.


Kuzu: Evet bizim annelerimiz olan koyunlarla aramızda çok güçlü bir bağ vardır.


Can: Tıpkı biz insanların anneleriyle olduğu gibi mi?


Kuzu: Evet Can ama biraz daha farklı. Senin annen başka çocukların içinden seni hemen tanıyabilir. Bizim ise annemizle aramızdaki bağ olmasaydı annemizin bizi kalabalık bir sürünün içinde tanıması imkansız olurdu.


Can: Hepiniz birbirinize çok benziyorsunuz. Her anne koyunun kendi yavrusunu kalabalık bir sürünün içinden bulması gerçekten hayret verici. Peki annelerinizle aranızdaki bu bağ nasıl oluşuyor?


Kuzu: Bu bağ koyun kuzuyu doğurmaya başladığı zaman oluşur. Koyun, kuzuyu doğurduğu an, onu diliyle temizlerken aldığı tadı ve kokuyu bir daha asla unutmaz. Bu yüzden de başka tat ve kokudaki kuzuyu yanına kabul etmez.


Can: Koyun eğer doğar doğmaz yavrusunu temizlemese bir daha kuzusunu tanıyamazdı öyle değil mi?


Kuzu: Evet, koyunun kendi yavrusunu tanımak için fazla zamanı yoktur, doğum yaptığı an bunu başarmak zorundadır. Yoksa o kalabalık sürüde bir daha kuzusunu asla bulamaz. Ama böyle bir sorun yaşanmaz. Çünkü, Allah, koyuna yavrusunu doğurduğu an, tadını ve kokusunu öğrenmek için hemen yalayarak temizlemesi gerektiğini ilham etmiştir.


O sırada hafif bir yağmur yağmaya başlar. Can ve kuzu bir ağacın altına otururlar.


Can: Ben bu kadarcık yağmurdan bile hemen ıslandım. Senin tüylerinse hala kupkuru. Bu nasıl oluyor?


Kuzu: Çünkü biz yağmurlu havalarda yağmurdan korunmak için tüylerimizi yani postlarımızı kullanırız. Postlarımız çok yumuşak ve yağlı bir tabakadan oluştuğu için ıslanmamıza engel olan bir yağmurluk görevini görür. Böylece yağmurlu havalarda tüylerimizin kıvrık ve kuru kalmasını sağlar.


Can: Benim karnım çok acıktı. Cebimde ninemin yaptığı ekmeklerden var. Sen de ister misin?


Kuzu: Teşekkür ederim Can. Biz kuzular ve koyunlar otla besleniriz. Ben sen gelmeden önce bir sürü ot yemiştim.


Can: Peki bu kadar çok ot yemekten miden ağrımıyor mu?


Kuzu: Hayır ağrımıyor çünkü bizim en büyük özelliklerimizden biri geviş getirmemizdir.


Can: Evet, okulda bazı hayvanların geviş getirdiklerini öğrenmiştim ama tam hatırlayamıyorum. Sen bana anlatır mısın?


Kuzu: Tabii anlatırım. Bizim gibi diğer ot yiyen hayvanların bazıları da geviş getirirler. Bu hayvanların 4 tane mideleri vardır.


Yemek yediğimiz zaman besin ilk önce midemize gider, bir süre sonra tekrar ağza gelir. Yemeği tekrar çiğnedikten sonra ise diğer mideye gider. Bu işleme "geviş getirmek" denir. Rabbimiz, bize sindirimi zor besinleri kolay hazmetmemiz için böyle bir özellik vermiştir.


Can: Biliyor musun? Ben her sabah taze süt içiyorum, kahvaltıda da peynir yiyiyorum. Dedem bu şekilde beslenirsem çok sağlıklı büyüyeceğimi ve çok güçleneceğimi söyledi.


Kuzu: Biz kuzuların ve koyunların insanlar için pek çok yararları vardır. Size her gün süt veririz. Süt insanların en çok kullandığı ve onlara en faydalı olan gıdalardan biridir. Sütümüzün içindeki kalsiyum kemiklerinizin ve dişlerinizin gelişimi için çok önemlidir. Sütten yoğurt, peynir gibi temel gıdalar yapılır. Pasta, börek ve diğer yemeklerde de bunlar kullanılır.


Ayrıca yünümüzden elde edilen ipliklerle de giyinmeniz için kumaş üretilir. Birçok kullanım alanı olan iplikler yaşamınızı çok kolaylaştırmıştır. Allah insanlara indirdiği kitap olan Kuran'da hayvanların insanlara sağladığı bu gibi faydaları şöyle bildirmiştir:


"... Size hayvan derilerinden hem göç gününde, hem de yerleşme gününde kolaylıkla taşıyabileceğiniz evler; yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir zamana kadar giyimlikler döşemelikler ve (ticaret için) bir **** kıldı." (Nahl Suresi, 80)


"... İçenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz." (Nahl Suresi, 66)


Can: Gerçekten aynen bu ayetlerdeki gibi koyunlardan ve kuzulardan yararlanıyoruz. Allah'ın bizim için yaratmış olduğu bu nimetler için çok şükretmeliyiz.
İşte köye geldik bak ileride bir sürü var.


Kuzu: Beni getirdiğin için çok teşekkür ederim Can. Sakın sütünü içmeyi ihmal etme olur mu? Hoşçakal.


Can: Güle güle sevimli kuzu. Bir dahaki sefer sen de çok dikkatli ol.
__________________

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 437
favori
like
share