[FONT="Arial Narrow"]Yugoslavya'yı kaplayarak parçalanmaya götüren kargaşa ve kanlı olaylar, tıpası patlamış şişedeki etnik gerginliklerin kaçınılmaz sonucu gibi gösterilir. Oysa, hem ülkenin parçalanmasının hem iç savaşın, Gehlen Org'un devamı olan Almanya'nın BND'sinin de aralarında bulunduğu Batılı gizli servislerce teşvik edildiğini gösteren çok sayıda ciddi kanıt var.

Almanya'nın bölgeye ilgisi, Boşnak ve Hırvatların Nazilerle, Nazilerin untermenschen (insandan aşağı) dedikleri Sırplara karşı ittifak yaptıkları İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar gider. Almanya 1989'da birleştikten sonra, Doğu Avrupa'ya, özellikle de Yugoslavya'ya doğru daha yayılmacı bir tutum izledi. 1990'da, Bush yönetiminden Yugoslavya'nın parçalanması için yardımcı olmasını istedi.

Uzun süreden beri Yugoslavya'daki yönetimi devirme planları yapan ABD, bu isteği memnunlukla karşıladı. Yugoslavya, kendisi için hazırlanan ve toplumsal huzursuzluklara yol açan serbest piyasaya dayalı "şok tedavi"yi daha yeni ilan etmişti. Böylece, Yugoslavya, yeni istikrarsızlaştırma çalışmalarının önde gelen adayı haline geldi.

Almanlar, Hırvatistan'ı Yugoslavya'dan ayrılmaya teşvik etti. Hırvatistan'ı çok geçmeden Bosna izledi. Yeni devletleri hemen tanıyan Almanya, daha temkinli bir yaklaşımı yeğleyen Avrupa Birliği'ni de zorladı. Yeni Hırvatistan devleti, ikinci Dünya Savaşı'ndaki Nazi kuklası rejimin bayrağını ve milli marşını benimsedi ve bazı yerlere o rejimin adamlarını yerleştirdi.

Azılı faşist Hırvatlar uzun süredir Dünya Antikomünist Birliği'nde ve CIA'nın beslediği sürgündeki öteki gruplar içinde faaliyet gösteriyorlardı. Doğu Avrupalı Nazilerin çoğu, gerek ABD içinde gerek başka ülkelerdeki örtülü operasyonlarda CIA için çalışıyorlardı. Doğu Avrupa'da komünizmin çöküşüyle birlikte bu yaşlı piliçler kuluçkaya yatmak üzere kümeslerine geri döndüler. Neofaşist hareketler Litvanya Macaristan ve Romanya'da, Batı Avrupa'daki (özellikle İtalya'daki) kadar aktif hale geldi.

Resmen silah ambargosu uygulanmasına karşın, Batılı güçler hemen Hırvatistan ve Bosna'yı gizlice silahlandırmaya başladı. Bunun CIA ve BND'nin bilgisi ve katkısı olmadan yapılması olanaksızdır. İngiliz, Alman ve Amerikalı paralı askerlerin Hırvatlarla birlikte savaştıkları yolundaki haberler, örtülü bir operasyonun sürdürülmekte olduğunun kesin kanıtıdır. Hatta, CIA, 1994'te Arnavutluk'ta, yeni bir üs kurdu ve bölgedeki "potansiyel hedefleri" belirlemeye başladı.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 383
favori
like
share