Ben diyeyim bir siz düşünün çok yıllar önce küçük bir kız çocuğu yaşarmış,


Bu kız çocuğu çok mu çok sevimliymiş ama pek fazla gülümsemezmiş.

Annesi kızının gülmesi çok ama çok mutlu olması için herşeyi yapmasına rağmen kız çocuğu adını da söyleyelim; Buse Çiçek hep somurturmuş. Özellikle sabahları çok mutsuzmuş kalkmak istemezmiş yatağından.


Gün içinde biraz dağılırmış mutsuzluğu. Öğlen yemeğinden sonra biraz açılırmış ve bir çiçek gibi akşamüstü içine kapanıveririmiş. Annesi dermiş ki;


-A benim küskünçiçeğim, Busem gülümse...


Sonra zaman geçmiş Buse beş yaşına yaklaşmış, bir gün bir arkadaşı olmuş. İsmi İnci'imiş. İnci ile öyle bir arkadaş olmuş ki, artık az da olsa gülümsemiş Buse.


İnci ile en sevdiği şey, İncinin ona küçücük ağzıyla hikayeler okumasıymış. İnci bir gün ona bir hikaye okumuş ve neredeyse Busenin gizemli üzgünlüğü hafiflemiş:


İnci'nin ona anlattığı hikaye şöyleymiş:


Dünyamızda adalar, kıtalar vardır ve de denizler. Eğer denizler görmediyseniz orada küçük balıklar kadar büyük balıkların da olduğunu bilirsiniz.


Bir küçük çocuk da böyleymiş. Bir deniz kasabasında yaşıyormuş. Denizin yanına gelirmiş ama denize girmezmiş. Denize girmekten korkuyormuş, oradaki büyük ve küçük balıkları bilse de...


Biraz daha boyunun atıp denize gireceği günleri özlüyormuş ama en korktuğu köpekbalıklarıymış. Yalnızca bir kere resmini gördüğü bir köpek balığı rüyalarına girmiş. Bir

bavulun içindeymiş köpekbalığı, iyi yürekli bir balıkçının onu diğer balıklarla avlayıp bir kasabaya getirdiğini duyan çocuklar koşturarak balıkçının evine gelmişler. Türlü türlü balıklar

varmış adamın bavulu içinde, rengarenk, simli kafalarıyla canlı canlı oynaşıyorlarmış hala, çocuklar balıkçıya yalvarınca balıkçı da dayanamayıp tüm canlanabilecek balıkları denize geri bırakmış, köpekbalığı hariç. Onu gururla o kocaman bavulda saklıyormuş balıkçı. Çocuklardan köpekbalığından en korkanı, balıkçının yanında kalmak istemiş o gece. Balıkçı izin vermemiş onu evine yollamış. Çocuğun aklı fikri köpekbalığındaymış en büyük korkusu kalkıp tüm kasabayı yutmasıymış...


Çocuk kendi kendine söz vermiş, eğer ertesi gün balıkçının evine gidip de köpekbalığını zararsız görürse artık köpekbalıklarından da bütün büyük balıklardan da korkmayacakmış, korkusunun üstüne gidecekmiş...


Ertesi gün olmuş, balıkçının evine gitmiş heyecanla köpekbalığını sormuş. Balıkçı onun artık deniz kadar uyuduğunu söylemiş. Çocuk neşeyle çıkmış evden, sevine sevine denize doğru koşmuş. Üstelik arkadaşlarının da orada yüzdüğünü görmüş.


İster büyük balıklar, ister küçük balıklar deniz bizim de evimizdir demişler...


Hatta bir tekerleme uydurmuşlar:


Büyük balıklar

Küçük balıklar

Hadi kaçılın dalgalar

Geldi bizim çocuklar


İnci'nin hikayesi buydu...


Bu hikaye Buse Çiçeki sevindirmiş, nedense hiç gülümsemediği kadar gülümsetmiş. Çünkü Buse artık rüyalarına giren tüm köpekbalıklarından ve kaybetmeyi korktuğu bir çok şeyin ürküntüsünden kurtulmuş. Birden gülümseyerek küçük elleri ile İnciye sarılmış.


Buse çiçekler gibi gülümsemeye başlamış....


Masal mı bu biter, yeni bir masal kıpkırmızı bir nar gibi gülümseyince yine uçarak gelir...

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1367
favori
like
share
VULKAN Tarih: 27.08.2007 22:09
paylaşım için tşkler..
tuncay080 Tarih: 05.12.2006 05:49
her masal gibi sonu mutlu bitmiş
casper Tarih: 06.11.2006 13:48
her masal gibi sonu mutlu bitmiş
ALiNa Tarih: 05.11.2006 16:33
ellerine saglik tesekkürler
efsanemehmet Tarih: 04.10.2006 14:08
teşekürler
cemre8688 Tarih: 24.08.2006 23:19
sağol
Turania Tarih: 26.03.2006 13:33
tesekkurler
adsiz Tarih: 13.03.2006 13:32
BUSE CiCEK ler daima var olmali BUSE CiCEK leri yesertelim dünyada kötü tükenmez.
MyNiceWorld Tarih: 22.12.2005 19:01
GÜZEL HİKAYE TEŞEKÜRLER