dostluk ayetleri - dostluk hadisleri

Dostluk,aralarında inanç,duygu, düşünce ve gaye benzerliği olan ve birbirini içtenlikle seven iki veya daha fazla insanın, herhangi bir menfaat gözetmeden samimiyet prensibi üzerine kurduğu bir yardımlaşma kurumudur. İnsanlar,çevresinde tanıdığı kimselerden bazılarını, kendisine yakın bularak ilişkiyi özelleştirme ve özel duygularını paylaşma ihtiyacı duyarlar. Ev,iş ve akraba çevresi içinde dostluklar, bazen bilinçli bir tercihle, bazen de kendiliğinden oluşuverir.

Kur’an-ı Kerim mü’minlerin, birbirleri ile dost olduklarını haber verir:

“Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır.Onlar birbirlerine iyiliği emreder ve kötülükten alı korlar. Namazı dosdoğru kılarlar ve zekatı verirler.”[1] 9/Tevbe,71





Atalarımız,“Arkadaşını söyle senin kim olduğunu söyleyeyim”demişlerdir. Dostluğun nasıl teşkil edileceğini Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), mübarek sözleri ve fiilleri ile en güzel şekilde ortaya koymuştur. Allah’ın Resulü bu konuda, “Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi seçeceği arkadaşa dikkat etsin.” [2] Nevevi,Riyazu’s-Salihin,I/398

] buyurmuşlardır.



Bir hadis-i kutside de ahiret günü Allah’ın mü’minlere “Benim için birbirini sevenler nerededir? Onları, gölgemden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı şu günde gölgelendireceğim” hitabıyla sesleneceği belirtilmektedir. [3] Mü’minler, bütün dini emirleri görevleri olduğu için yaparlar, yapmalıdırlar, fakat yalnız Allah için yapılan ve sevabı çok olan bir iş vardır: Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek.





Dostlar birbirlerine elbette yardımcı olacaklardır fakat sırf çıkar sağlamak için kurulan dostluklar iyi niyetten uzak olduğu için hiçbir değer ifade etmez ve böylesi dostluklara menfaat çetesi demek daha uygun olur. Birbirlerine kötü işlerde yardımcı olanlar aslında uzun vadede birbirlerine ihanet etmektedirler. Allah, “Muttakiler müstesna (dünyada iken kötülükte) dost olanlar o gün birbirlerine düşman kesilirler.” [4] buyuruyor. Yürümeyen ve bozulan dostluk ilişkilerini incelerseniz temelinde mutlaka bir çıkar çatışması olduğunu göreceksiniz.





Allah’ı anarken bezen de Yüce Mevlamız diyoruz. Bu tabir,en büyük dost ve yardımcı anlamını ifade eder. Zaten Kur’an’da da Allah mü’minlere dost olduğunu haber veriyor.[5] İman edenler ve davranışları dini ölçülere uygun olanlar, Allah’ın dostluğuna layık olan kimselerdir.Böyleler için herhangi bir korkuya yer yoktur,bunlar üzülenlerden de olmayacaklardır. Allah dostlarına dünya ve ahiret müjdesi yani mutluluğu va’d etmektedir.[6] Allah’ın dostları doğal olarak bizim dostumuzdurlar.

O halde , Bir mü’min olarak dostu ve düşmanı iyi bilmek, bu konuda dikkatli olmak durumundayız.

· İmanlı ve ihlaslı kimseleri sevmeye ve onlarla dostluk kurmaya özel gayret sarf etmeliyiz.

· Mutluluklar paylaşıldıkça artar, acılar paylaşıldıkça azalır. Mutlu anında da acılı anında da dostumuzun yanında olmalıyız ve varsa sıkıntısını gidermeye çalışmalıyız.

· Eksikleri tamamlayarak,hataları örterek manevi desteğimizi sürdürmeliyiz.Şunu unutmayınız ki insan ancak dostları ile birlikte mutlu olabilir.

[1] 9/Tevbe,71

[2] Nevevi,Riyazu’s-Salihin,I/398

[3] Nevevi,a.g.e. I/409

[4] 43Zuhruf,67

[5] 2/Bakara, 257; 47/Muhammed,11

[6] Bkz. 10/Yunus,62-64

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 5423
favori
like
share