anne olmak - bebek - erkek çocuk - gebelik - hamilelik - insanlar ve renkler - kız çocuk - renkler

Hepimiz otomatik olarak gördüğümüz pembeli bebeklerin kız, mavili bebeklerin de erkek olduğunu düşünürüz. Bu adeta toplumun ortak dili haline gelmiş durumdadır. Peki hiç neden pembenin kız, mavinin de erkek çocukların rengi olduğunu düşündünüz mü? Çoğumuzun düşündüğü gibi bu kültürel bir olgu mudur yoksa başka şeylerle mi ilgilidir? Aşağıda okuyacağınız araştırmalar ve sonuçlarına göre bu konuda bir fikir edinebilirsiniz.

Newcastle Üniversitesi’nden iki nörolog erkeklerin ve kadınların renk tercihleri ile ilgili bir araştırma yapmışlar. Bu araştırma yaşları 20 ile 26 arasında değişen 208 kadın ve erkek denek üzerinde yapılmış. Bunların çoğu İngiliz, 37’si ise çocuklukları Çin’de geçmiş Çinlilerden oluşuyor. Denekler, ekranında farklı renkli dikdörtgenlerin yanıp söndüğü bir bilgisayarın başına geçirilmiş. Nörologlar bu renkleri kırmızı-pembe ve mavi-sarı renk grupları olmak üzere ikiye bölmüşler ve dikdörtgenleri bu iki kategoriye ayırmışlar.

Araştırmacılar katılımcıların bu dikdörtgenler arasından hızlı bir seçim yapmalarını istemişler ve daha sonra bilgisayardaki dikdörtgen dizilimini yenilemişler. Bu deneyin sonucunda kadınlar da erkekler de temel renkler arasından maviyi seçmişler.

Deneklerin karıştırılmış renkler arasından seçim yapmaları istendiğinde ise, erkek denekler geniş bir yelpazede renk tercihleri yaparken, kadınların tercihleri mavi tonlar yerine kırmızıya yaklaşıp, pembe ve eflatun tonlarına kaymış. Böylelikle araştırmacılar cinsiyete göre değişen renk tercihleri konusundaki süregelen bu ayrımın gerçek bir temele dayandığı sonucuna varmışlar.

Peki neden?

Bu sonuç katılımcıların mavinin erkek pembeninse kız rengi olduğu benimsenen kültürlerde yetişmiş olmalarından kaynaklanıyor olamaz mı? Diğer bir deyişle, renk tercihi doğuştan gelmiyor da sonradan öğreniliyor olamaz mı?

Bu noktada Çinli denekler konuya dahil edilmiş. Farklı kültürlerde yetişmiş insanlarda deney sonuçlarının değişip değişmeyeceğini belirlemek için aynı test Çin deneklere uygulanmış ve Çinli bayanlarla İngiliz bayanların sonuçlarının birbirine yakın olduğu görülmüş. Sonuçlara göre her iki kültürdeki bayanlar da kırmızı tonlarını tercih etmişler.

Bu durum farklı kültürlerdeki kadın deneklerin birbirlerine yakın seçimler yaparak kırmızı ve pembe tonları seçtiğini kanıtlıyor. Bu da kadınlarla erkekler arasındaki renk tercihlerinin kültürel değil biyolojik temellere dayandığı görüşünü destekliyor. Ama sorumuz hala geçerli, neden kadınlar ve erkeklerin renk seçimleri farklılaşıyor? Araştırmacılar sebebin insanlığın uzun tarihinde yattığını düşünüyorlar.

Yayınlanan araştırmalara göre, araştırmacılar bunun eski zamanlarda kadınlara yüklenen rollerden kaynaklandığını öne sürüyorlar. İnsanlık henüz tarım yapılmaya başlanmamışken, yani yaklaşık 10.000 yıl kadar önce, avcı – toplayıcı gruplardan oluşmaktaydı. Bu gruplarda erkekler genellikle avlanır, kadınlarsa meyve, sebze ve yiyebilecekleri diğer bitkileri toplarlardı.

Araştırmacılara göre kadınlar olgun olan yani kırmızı renkli meyve ve sebzeleri seçmeye alışıyorlardı ve bu konuda iyi olanlar evrimsel açıdan diğer kadınlardan daha avantajlı bir konum elde ediyorlardı. Nesiller boyunca süren doğal seçilimin sonucunda kadınlar kırmızı renge odaklanmaya başladılar. Benzer şekilde kadınların çocuklarının kızarmış yüzlerini hastalık belirtisi olarak algılamalarının da bu seçilimi desteklediği söylenebilir.
Mavili bebek

İlk deneyde kadın ve erkeklerin temel renkler arasından maviyi seçmeleri ise eski zamanlarda mavinin güzel hava ve su kaynağı olarak algılanmasından kaynaklanıyor olabilir.

Bu bulgulardan hareketle bazı açıklamalar yapılabiliyor. Ortada bir gerçek var ki o da araştırma sonuçlarına göre kadınlar kırmızı tonlarını seçme eğilimindeler. Araştırmacıların bu bulgusu daha sonra başka araştırmalar tarafından da desteklenmiş. 2003’te yapılan bir araştırmaya göre kadınların gözlerinin diğer renklere göre kırmızı ve tonlarını daha iyi görmeye uygun olduğu tespit edilmiş. Bu araştırma yukarıda bahsettiğimiz renk seçiminin evrimsel temele dayanması tezini destekliyor ama bütün cevabı da veremiyor.

Bu noktada çocuklara pembe ve mavi giydirilmeye ne zaman başlandığına bakalım :

Örneğin, 1920’lere kadar batılı aileler çocuklarını renkli giydirmiyorlarmış. O zamana kadar çocuklara genellikle beyaz giydirilirmiş. 1920’lerde renkli elbiseler kullanılmaya başlandığında ise pembe erkek çocuklara, mavi ise kız çocuklara giydirilirmiş. Yani şimdikinin tam tersi bir durum söz konusuymuş. 1940’lı yıllara kadar bu durum böyle gitmiş ve 1940’lara gelindiğinde şimdiki alıştığımız halini alarak kızlara pembe erkeklere mavi giydirilmeye başlanmış. Bu durum renk seçiminin biyolojik değil kültürel sebeplere dayandığı tezini destekliyor.

Ama çocuklarına pembe/mavi yerine sarı veya yeşil giysiler giydiren aileler de var elbette. Yine de birçok genç kız, pembe kıyafetlerle büyütülmemiş olanlar dahil, renk tercihini pembeden yana kullanıyor.

Bir başka araştırmaya göre çocuklar iki yaşından itibaren iki ayrı cinsiyet olduğunun ve kendilerinin de bunlardan birine dahil olduklarının farkına varıyorlar. Çocuğun psikolojik gelişimi için bu cinsiyet gruplarından birinde kendine yer bulması önemlidir. Çocuk için bunu sağlamanın basit yollarından biri de toplumun kendi cinsiyeti için belirlediği rengi benimseyerek, diğerini reddetmesidir. Bu da renk tercihlerini kültürel sebeplere dayandırmaktadır.

Görüldüğü gibi, yapılan bazı çalışmalar renk seçimlerinin biyolojik, bazıları ise kültürel faktörlere dayandığını öne sürüyor ve sorumuz geçerliliğini koruyor: Sebep biyolojik mi kültürel mi yoksa her ikisi de mi? Belki de kesin cevap renk körlerinin cinsiyet karmaşası yaşamaya eğilimli olup olmadıklarıyla ilgili bir araştırmanın sonucunda ortaya çıkabilir.
alıntıdır

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2320
favori
like
share