Yelken sporu tanımı - yelken sporu nasıl yapılır - Türkiyede yelken sporu - Türkiyede yelken sporu tarihi - yelken sporu nedir - yelken seyir çeşitleri - yelken nasıl çalışır

Yelken sporu; her yaştan ve herkesin yapabileceği ender sporlardan biridir. Performansa göre yapılan, yarışın ön planda tutulduğu tekneler de vardır, gezi ve dinlenme amacıyla yapılmış tekneler de. Bu nedenle pekçok çeşit yelkenli tekne vardır. (Optimist, Laser, Pirat, Catamaran, vs.)

Yelken sporurunu denizi ve doğayı sevmeyen kişiler yapamaz. Yelken kullanmak göründüğü kadar kolay bir spor değildir. Bu sporda deniz, rüzgar, akıntı ve dalga gibi doğal dış kuvvetlerle mücadele etmeyi bilmek gerekir. Bu mücadeleyi öğrenebilmek için yaşamak, yaşamak için de deniz üzerinde vakit geçirmek gerekir.

Yelken sporu; karar verme yetisini güçlendiren eğlenceli, sıradışı ve yaratıcı daha çok deniz üzerinde satranç oynamaya benzer bir spordur. Yelken sporunu zevkli hale getiren de budur.
Ne kadar çok denizde kalırsanız, o kadar iyi yelkenci olursunuz.


Yelken özel bir kumaştan yapılır. Bu kumaş ne çok sert nede çok yumuşak olmalıdır. Bu kumaşın en önemli özelliği çok sağlam ve biraz esnek yapıda olmasıdır. Ayrıca yelken dümdüz değildir. Her yelkene özel bir tor(derinlik) verilerek yelken üç boyutlu hale getirilir. Fakat yelken özellikle rüzgâr ve denizin yıpratıcı etkilerinden eskir. Her yelkenli kullanma koşullarına göre ilk zamanki formunu yavaş yavaş kaybeder.



Yelken Nasıl Çalışır?
Yelken hafif torlu bir yapıya sahiptir. Tor hafif bombeli yani tam düz değil anlamındadır. Bunun sonucunda yelken üzerinde hava basınç farkı oluşur ve yelkeni ileri doğru çeker.

Yelkenin en kısa tanımı, rüzgar enerjisini kullanarak, bir kuvvet oluşturan ve bu kuvvet ile bağlı bulunduğu aracın hareket etmesini sağlayan yapıdır. Genelde yelkenler teknelere takılır. Ancak unutulmamalıdır ki rüzgârın esmediği durumlarda hiçbir yelken kuvvet oluşturamaz ve çalışamaz.

Şimdi de yelkene yukarıdan kuş bakışı bakalım. Yelkene gelen hava molekülleri yelkene vurduğu zaman iki kısıma ayrılır. Bir kısmı rüzgar üstünden (Rüzgarın geldiği taraf), diğer bir kısmı rüzgar altından geçer.

Yelkenin rüzgar altı kısmında hava moleküllerinin gideceği yol,rüzgar üstünden daha fazladır.Bu moleküllerin yelkenden aynı anda çıkmaları gerektiğine göre rüzgar altı taraftaki moleküller daha hızlı gitmek zorundadırlar.Şimdi devreye Bernoulli Teoremi giriyor.Teoreme göre hız arttığı zaman hava basıncı düşerdi,dolayısıyla yelkenin rüzgar altında bir alçak basınç alanı oluşur.Buna nazaran rüzgar üstü tarafta hava moleküllerinin büyük bir kısmı yelkene değmeden düz bir çizgi halinde yelkenden çıkarlar.Yani daha kısa yol giderler.Hızlarını artmaz ve rüzgar üstü taraf yüksek basınç alanı oluşur.

Havanın hareketinin yüksek basınçtan alçak basınca doğru olduğunu öğrenmiştik. Dolayısıyla yelkende dışarı doğru yani rüzgâr altına doğru bir kuvvet oluşur. Bu kuvvet gelen rüzgara diktir.


Teknemizin suda yol almasına Seyir Halinde olmak denir. Yelkenli bir tekne seyir halinde iken yelkenine vuran rüzgarın kuvvetinden yararlanır. Rüzgar, teknenin neresine vurursa vursun yelken daima omurga hattinin bir yaninda bulunur. Bir yelkenli teknenin rüzgari almis oldugu tarafa Borda yerine Kontra adi vermemiz gerekir. Örnegin, Sancak Kontra , Iskele Kontra gibi. Rüzgarin Geldigi taraf Rüzgar Üstü , Gittigi taraf ise Rüzgar Alti 'dir.

Bir yelkenlinin yapmıs oldugu seyir, rüzgarın tekneye varış açısına göre birtakım isimler alır.

Apaz: Rüzgari yandan alan bir tekne apaz seyirdedir. Apaz seyir, Dar Apaz, Apaz, Genis Apaz olarak üçe ayrılır. Yelkenli bir tekne için en süratli seyir bu seyirdir.

Bocalama: Teknemizin baş aynası rüzgarın esmis oldugu yöne dogru oldugundan, yelkenlerimiz rüzgarla dolamamıstır. Bu yüzden teknemizi hareket edene kadar durdurmus oluruz. Yarış öncesi start verilmeden önce yerimizi bu sekilde de koruyabiliriz.

Borina: Yelkenli teknemizin rüzgara en yakin seyri budur. Rüzgar üstündeki bir seyire ulasmak için Borina Seyri yapilir. En az bir kere teknemizin kontra degistirerek zıgzag bir rota takip etmesine Volta Seyri denir. Borina Seyrinde genelde birkaç zıgzag rota takip edilip, teknemizin rüzgara mümkün oldugu kadar yakın olması için, iskotanin bosunun alinmasi, sürmemizin tamamen inik olması gerekmektedir. Apaz seyire göre daha zor bir seyirdir ve dikkat ister.

Pupa: Rüzgarı ya tamamen, ya da birkaç derece teknenin arkasından (kıçtan) almıs oldugumuz bir seyir türüdür. Yani rüzgar teknemizin kıç aynasına dogru esmektedir. Bu seyirde sürmemiz ya tamamen ya da çok azı suda kalacak sekilde olmalidir. Bu seyir zor ve tehlikeli bir seyirdir. Bu seyirde rüzgarı ignecikten almamaya dikkat edilmesi gerekmektedir


Türkiyede Yelken Sporu
Yelken sporu yakın geçmişe kadar halkımıza, bu sporun bilinmemesi ve bu spor hakkında bilgi alma kaynaklarının yetersiz olması sebebi ile yanlış tanıtılmıştır. Yelken, yıllarca Türkiye’deki bir azınlığın, kaymak tabakanın eğlence amaçlı organizasyonlar yaptığı bir oyuncak olarak görülmüştür. Günümüzde ise gelişen teknoloji,özellikle internet ve basının gösterdiği ilgiden dolayı halkımız yelken sporunu her geçen gün daha iyi tanımakta ve ilgi göstermektedir.

Yelken sporu ülkemizde tamamen bir kitle sporu olmuştur. Yelken sporunu diğer sporlardan farklı kılan en büyük özellik her yaştan her fizikte insana hitap edebilmesidir. İster uluslararası platformda, olimpik düzeyde çok ciddi fiziksel antrenman gerektiren bir spor disiplini olarak yapılsın, ister gezi ve eğlence amaçlı yapılsın yelken sporunda her insan için uygun bir ortam bulunmaktadır.

Yelken sporu en sağlıklı çocuk gelişiminin sağlanması, yetişkinler için çok yönlü bir spor olmasının dışında, strateji belirleme ve işbirliğini ön plana çıkartan unsurları ile kişisel ve kurumsal gelişime sağlamış olduğu katkılarla, günümüzde hak ettiği öneme gün be gün ulaşmaktadır.

Ülkemizde Yelken Sporu Tarihçesi
Ülkemizde 1850 senelerinde ilk filizlerini veren yelken sporu, dönemin Büyükada, Moda ve Yeşilköy sahillerindeki kulüplere bağlı yat sahiplerinin aralarında yaptığı yarışlar ile başlar. 1914-1923 seneleri arasında, çeşitli savaşlar nedeni ile durulan yelken faaliyetleri 1923 senesinde Yelken, Kürek ve Yüzme dallarını kapsayan Su Sporları Federasyonu’nun kurulması ile tekrar güncelleşmiştir.1957 senesinde Yelken branşı Su Sporları Federasyonu’ndan ayrılarak 25 Mayıs 1957’de Türkiye Yelken Federasyonu resmen kurulmuştur.Ancak Türkiyenin 1907 senesinde kurulmuş olan Uluslar Arası Yat Yarış Birliğine üyeliği çok daha önce, 1932 gerçekleşmiştir. Uluslararası Birlik ise, diğer spor teşkilatları düzenlemelerine uyarak, 1996 senesinde adını Uluslararası Yelken Federasyonu (Internartional SAiling Federation = ISAF) olarak değiştirmiştir.

Yelken sporunun icrasını düzenleyen kural ve gelenekleri dünyada Uluslararası Yelken Federasyonu,ülkemizde de Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesindeki Türkiye Yelken Federasyonu yürütür.Federasyon yapısını genelde Başkan,Yönetim Kurulu, Merkez Hakem Komitesi, Teknik Kurul,Sınıf Sekreterlikleri,Eğitim Kurulu Organizasyon Komitesi, Sağlık Kurulu ve Hukuk Kurulu ile İllerde İl Yelken Temsilcisi,İl Tertip Komitesi İl Hakem Kurulu ve Yelken Kulüpleri ve Yönetim teşkil eder.

Amaç Yelken Sporunu tanıtmak, geliştirmek ve yayagınlaştırmaktır.Bu doğrultuda Yelken Federasyonu,İl Temsilcilikleri ve Yelken Kulüpleri yelken okulları açar, çeşitli sporcu,Milli Takım ve eğitim kampları düzenler,sporcu ve hakem eğitim seminerleri yapar,Uluslararası platformda ülkemizin her konuda en iyi şekilde temsil edilmesini temin eder.

Ülkemizde Yelken Federasyonu tarafından tescil edilmiş yelkenli tekne sınıfları vardır.Bunlar Olimpik kategoride Laser,470,Finn,Europe,Mistral ve Olimpik olmayan kategoride Optimist, 420, Pirat,Dragon,Yat ve Radyo Kontrollü Yat sınıflarıdır.

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3285
favori
like
share