İtalyan şairi Marinetti (1876-1944)’nin 1909’da Fransa’da yayımlanan bildirgesiyle ortaya çıkmış olan, yaşamın sürekli bir değişim süreci içinde olduğunu, sanatın da yerleşik bütün kuralları bir yana bırakarak yaşamdaki bu hızlı değişmeye uygun yeni biçimler, yeni anlatım yolları ve olanakları bulmak gerektiğini savunan edebiyat akımı. Sanatla yaşam arasında hızlı değişim süreci yönünden nasıl bir bağlantı ve koşutluk oluşturulabilir? Fütürizm bunun için sanatın her dalına ve alanına hızı, dinamizmi, makineyi sokarak geleceğe yönelmekle oluşturacağını söyler. Bunun için de şiirden ölçü, uyak, biçim gibi geleneksel tüm bağları atılmalı, serbest şiir kullanılmasını gerekli görür. Üslubun değişmesini, durukluktan sıyrılmasını vurgular. Bunun için yaratılacak yeni üslubun yaşamın devingenliğine, değişkenliğine uygun olmasını zorunlu kılar. Bu da geleneksel dilbilgisi ve sözdizimi kurallarının kırılmasıyla olacaktır. Şiirin içeriği de değişmeli her türlü atılımı, savaşkanlığı, sanayi girişimlerini, tersane ve makineleri övmelidir şiir. Fütürizmin bildirgesi de bu şöyle ortaya konur:



«Biz şiirlerimizde tehlike tutkusunu, enerji ve ataklık alışkanlığını dile getirmek istiyoruz. Korkusuzluk, gözüpeklik, başkladırı, şiirimizin başlıca öğeleri olacaktır. Edebiyat şimdiye değin dalgın hareketsizliği, kendinden geçişi ve uykuyu övdü. Biz saldırgan devingenliği (dinamizmi), hummalı uykusuzluğu, koşuyu, ölüm perendesini, şamarı ve yumruğu yücelteceğiz.»



Bu, salt sanat ve edebiyata yönelik bir başkaldırı değildi yalnızca. Toplum düzeni de değiştirilmek isteniyordu. Çünkü bu akımı besleyen düşünce saldırganlığı yüceltiyor, açıkça insanları buna çağırıyordu. Nitekim Fütürizm, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Mussolini’nin faşizmi ile bütünleşerek onun bir kolu kimliğini kazanmıştır. Öteki sanat dallarını (resim, heykel, mimarlık) da etkileyen bu akım, daha sonra yerini Dadaizm’e bırakmıştır (bkz. Dadaizm). Ancak devrim öncesi Rusya’da egemenliğini sürdürmüş, Rus edebiyatında varlığını korumuştur. Nitekim 1912’de genç ozanların yayımladıkları Toplumsal Beğeniye Bir Tokat adlı Fütürizm bildirgesi, «gerek sanatsal, gerek toplumsaI içeriği bakımından, Marinetti’ninkiyle aynı doğrultudadır. Bunlar da yerleşik toplumsal düzeni ve geleneksel sanat anlayışını yıkmış; ölçek, uyak ve nazım biçimlerini atmak, geleneksel sözdizimi kurallarını parçalayarak özgür sözcükler ile yazmak yolunu benimsemişler; geçmişin bütün kültür değerlerine başkaldırmışlar, Puşkin, Dostoyevski, Tolstoy ve benzerlerinin zamanın gemisinden denize atılmaları gerektiğini, müze duvarının kurşunlanma vaktinin geldiğini söylemişlerdir.» (Cevdet Kudret). " Türk edebiyatında bu akımdan etkilenen tek şair Nazım Hikmet olmuştur.Başta Mayakovski olmak üzere öteki fütürist Rus şairlerini tanıdıktan sonra onların doğrultusunda serbest şiir yazmaya başlamıştır:

Fakat
benim
şiirime ilham veren perinin
omuzlarında açılan kanat:
asma köprülerimin
demir putrellerindendir...
Sen istediğin kadar
tozu dumana katar
sürebilirsin atını
Ben
değişmem
en halisüddem
arap atına, saatte
110 kilometrelik sür’atini
demir raylarda koşan
demir beygirlerimin.

Bu dizelerde Fütürizmin tüm özellikleri (serbestçe söyleyiş, teknoloji hayranlığını, hız güzelliği vb.) görülebilir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 345
favori
like
share