Kitap, Sehpa Olarak Nasıl Kullanılır!
Kâmuran Esen




Şimdi size; “Kitaptan nasıl yararlanırız?” diye bir soru sorsam, eminim bana onlarca madde sayabilirsiniz . Ama, bir maddeyi mutlaka, mutlaka eksik bırakırsınız. Şimdi yazacaklarımı okuyunca, o eksik maddenin ne olduğunu anlayacaksınız.

Sanırım iki yıl kadar önceydi. Bir gün, komşumuz olan genç bir bayan seslendi:

“Kâmuran Abla! Bugün dolar günüm var.Siz de gelir misiniz?”

Oldu bitti gün’leri sevmem. Devlet başkanlarının birbirlerini resmi ziyaretlerine benzetirim paralı günleri. Kurallar , saçma sapan âdetler , falan filân.

“Sana gelecek olanlar hep genç . Benden sıkılabilirler,” diye bir bahane buldum. Bahane diyorum, çünkü asıl ben onlardan sıkılacağım....Ama söylediğim bu mazeret, ayak üstü bulduğum diğer mazeretler kabul görmedi. Israr üstüne ısrar....Ve ben o paralı gün’e, misafir (Gün’ün haricinden biri yani.) olarak gitmek zorunda kaldım.

Gün’de daha kısa süre kalmak için, oldukça geç gittim.Salona girdiğimde, genç bayanların hepsi ayağa kalktı. Tek tek görüştüm kendileriyle.Bana yer gösterme nezaketinde bulundular, sağolsunlar.

Salona girer girmez bir şey dikkatimi çekti. Her bayanın elinde ya bir kitap, ya bir ansiklopedi vardı. Allah Allah! Bu ne demek oluyordu ! Hele ciltli, kırmızı renkli ansiklopedilerin, bir gün’de bayanların elinde ne işi vardı? ” Bu genç bayanlar günde kitap mı okuyorlar yoksa?” diye saçma bir soru geldi aklıma. Arkadaşlarımı düşündüm.Onların elinde bir güne bir gün, bir defacık bile kitap görmedim gün’lerde. Durun bakalım, ne olacak....İyi ki gelmişim buraya diye düşündüm. Bu genç bayanlar, bu yaşımda bana bir ders verecekler. Bana örnek olacaklar.

Hal hatır edildikten sonra, bir bayan atıldı:

“Haydi! Tombalaya başlayalım artık.”

Bir hareket oldu odanın içinde. Tombala kartelaları üçer- beşer dağıtıldı. Bir kartela da benim elime tutuşturdular. Çıkan numaraları kapatmak için, mukavvadan kesilmiş pullar çıkarıldı çantalardan. Hatta bazı hanımların küçük bir cüzdanı bile vardı, bu pulları koymak için .Hemen cüzdanlarını açtılar, daha önceden hazırladıkları pulları avuçlarına aldılar. Kimi üç, kimi dört, kimisi beş kartela aldı.

Aynı anda çay servisi de başladı. Ben, çay içerken nasıl tombala oynanacağını düşünüyorum boşu boşuna.Hanımlar ona da bir çare buldular hemen. Ellerindeki ansiklopedileri kucaklarına koydular. Ansiklopedinin üstüne de çaylarını, tombala kartelalarını. Yani kitaplar, bir sehpa görevi yapıyordu. Deyim yerindeyse, ağzım açık, bakakaldım. Ve oyun başladı: ” 54, 26, 8, 71 , 32, 40 ...... Aaaa! Birinci çinko !” sesleri salonu doldurdu.

Daha sonra o ansiklopedilerin üzerine kül tablaları da konuldu. Bir kitabın, bir ansiklopedinin sehpa görevi yapacağını hiç düşünmemiştim. Hatta bazı küçük çocukların ellerine, - tombala oynayan annelerini rahat bırakmaları için - kitap verildi. Kitap hem bir sehpa oldu, hem de bir oyuncak. Joker gibi.

Bu bana, çocukluğumda dinlediğim bir masalı hatırlattı: ”Horoz yerde bir inci tanesi bulmuş. Bakmış, bakmış, ne olduğunu bilememiş. Sonra bu inci tanesini, bir mısır tanesiyle takas etmiş.” Kıssadan hisse.

Ya! İşte böyle......Yazımın başında size sormuştum. ”Kitaptan Nasıl Yararlanırız?” demiştim. Hiç birinizin aklına “Sehpa olarak kullanırız . Üzerine çayımızı, kül tablamızı koyarız,” demek gelmedi, di’ mi?

Sevgili okuyucular! Bir gün yazdıklarımı kitap haline getirmeyi başarırsam..........Ola ki kitabım elinize geçerse..........Sakın ha, kitabımı sehpa olarak kullanmayın! Valla öbür dünyada iki elim yakanızda olur.

İşin şakasını bir yana bırakalım.......Bu olay beni çok etkiledi. Düşünün bir kez; yıllarınızı verip , bir kitap yazıyorsunuz.Ve birileri, “Acaba ne yazıyor bu kitapta?” diye hiç merak etmiyor. Kapağını şöyle bir kaldırıp bakmıyor. Ve kitabınızı sehpa olarak kullanıyor. Üzerine çay dökülüyor, sigara külleri dökülüyor. Ne yapardınız? İnsanın elinden bir kaza bile çıkar, değil mi? Valla çıkar mı çıkar.


Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 413
favori
like
share
Sylar Tarih: 11.08.2009 09:37
Bir diziden sahne geldi aklıma.
Kadın yemek ve incelikleriyle ilgili kitabını komşusu ve aynı zamanda yakın arkadaşının evinde bir eşyanın altına dengesini sağlamlaştırmak için konulmuş olduğunu görünce şok olmuştu...

İyi ki kendi kitabını görmemiş orda.