[FONT="Arial Narrow"]Sus ve izle! Davanın içinde binlere bak. Binlerin içindeki ellere koş. Ellerin içindeki kardeşliği tat. Dava yolunda koşulan menzillerdeki kalabalığa davan adına selam ver. Allah’ın selamını

gönder üzerlerine. Hizmette bizi hatırlat her an dilinle. Bakışlarını, sözlerini, hislerini ve her halini davana feda et. Ruhunu esma'ül hüsnalarla nakış nakış işle. Enfüsî güzelliğini cismine aksettir. Hayatın boyunca her tercihini nurlar doğrultusunda yap. Aklını ve kalbini hüsn-ü zanla süsle. Ve hiçbir zaman unutma ki sen değilsin yapan, sen değilsin meyleden. Vermek istemeseydi, istemek vermezdi. Değil mi?Gururunu ayakların altında ez. Enâniyetini en büyük havuza at. En çok muhtaç sensin ki verildi, hiçbir zaman unutma! Huzurun tablosu bu bence! Huzurun tablosuna bir renk kat sen de. Dava, dava içinde medrese-i Nuriye ve güven… Davan içinde akarken zaman, bazen dur ve göz gezdir etrafa. Kulak ver seslenenlere. Fark et!

Sus ve dinle! Sessizliğin arkasındaki yüzü kızarmış sessiz harflerin raksına kulak ver. Issız yollardan ruha akan kanallara doğru ilerle. Önce kalp kapakçığını tıkla. Akılla muhatap olmana lüzum yok, kabulleniş hat boyutta. Eller ve gözler mahkûm bedende. Sesini ilet kalbe. O, sensin! Ruhunun kadife desenini gördü sesinin naifliğinde. İnce nakışlara dokundu ipeksi bakışlarında. Davanın ateşinde pişen ve kendini eritmeye gayret eden seni dinledi. Hâyâyı fısıldayan vicdan baktırmadı belki, ama gördü görünenin ötesindeki görünmeyenleri. Bakan hep göz değilmiş, anladı. Hissettirene şükür. Evet, sensin. Belki de o, benim! İstişare son buldu tüm latifelerde. Şahs-ı manevinin kararıdır bildiklerin ve bilmenin ötesinde hissettiklerin. Her hal bir dua… Titrek niyazlar kabul edildi manevi âlemde inşallah. Hayalin sınırını sonsuz edene elhamdülillah… Bence, işte huzur bu! Ya sence!

***

Hacer Akgünler

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 417
favori
like
share