Gidişinin Ayak Sesinde Kaldı Bahar - Uğur Demiröz

Bahar’ın ılık, is ve toza karışmış gün doğumu; bu ses ile yankılandı...

-Asiii...

diye haykırdı ıslak dudaklarının arasından çıkan yorgun kelimelerle ve atını topukladı...

Yağmur hiç durmamıştı...o anı düşündü...savaş bitmiş ve kaleye yorgun argın dönmüşlerdi...Atından hemen yere atlayıp ilk önce ona Asi kadınına koşmuştu...

Yoktu...gitmişti...onu üzmüştü kaleden ayrılmadan önce, gözlerini yaşlı bırakmıştı sevdiği kadının...lakin ölmemeye azmetmiş ve bitkin halde af dilemek için dönmüştü...

Keşkelere sığınmadan yorgun atına bindiği gibi yollara düşmüştü...Belki yakalarım kendisini, diz çöker af dilerim yaptığım hata sebebiyle...

Islak bedeni yorgun kalbi ile atının eyerine sımsıkı yapışmış halde ilerliyordu...

Etrafta yankılanan çamurlu atın ıslak nal sesi dışında hiç bir ses yoktu...yağmurdan aşınmış çukurlar atın yürümesini zorlaştırıyordu...

Atını durdurdu ve yere indi...üzerindeki zırhlarını çıkardı çamura bıraktı...bir pusuya düşecekmiş, öldürülecekmiş boştu onun için...kafasında sadece Asi vardı...

Adına yakışan inatçı yapısı vardı...kalbi ise tersine ılık, soylu, sevgi dolu, ölümüne seven bir kalbin Asi kadını...

Kahverengi gözlerini bir kez daha görebilmek ve onu hissetmenin doyumsuzluğunda kaybolabilmek istiyordu...

Atının üzerine sıçrayarak hızla bindi şimdi daha hafif bir süvari olmuştu böylece ona yetişebilirdi belki...

-Hadi oğlum götür beni Asi gözlere...

Zaman gök gürültülerinden kaçar gibi akmış gözü yaşlı çamurlara bırakmıştı gün aydınlığını...

Ümitsizlik sarmıştı etrafını sinsi bir düşman gibi ve ilk defa korkuyu içinde hissetti...

Çamurun balçığına saplanan kalbini artık oradan çıkartmak istemiyordu belki diyordu onun bedenide bu balçığın sinesine saklanmıştır orada kalır hiç değilse aşkım...

Yoktu...atını devamlı bir oraya bir buraya koşturuyor ve haykırıyordu...

-Asiiii....

Sonunda bir uçurumun yanına geldi sislerin ardına saklanmış içine düşeceği gamzelerin yamacı; tüm gücü ile içinden geçenleri haykırdı belki sesinin yankısında sarardı kelimeleri onu yakaladığı andaki tenini...

ey yar;
gidişinin ayak sesinde kaldı bahar,
bekleyişler,
hazansı bir rüzgarı solur şimdi,
ve saçlarının yağmur kokusu,
ellerimin en kuytusuna yağar,
yalnızlığına gebe bir kadın olur gece,
sancısı zifrin kasıklarında değil kalbimde başlar.
ve zaman ,
her sabah,
gözlerine sen çekilmiş bir günü avuçlar.
ruhumun en sen noktasını kemiriyor sensizlik.
ömrüm kendine bir yer bul şimdi,
göğü yarin gözlerinden çatılmış olsun.
içine sığamadığım bu koca dünya
varlığımın en bensiz yerinden yırtılsın.


Uğur Demiröz
Şiir: Yasemin Ekşi

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 314
favori
like
share