Kilis ve yöremiz Hz. Ömer tarafından Suriye valiliğine atanan Ebu Ubeyde ve öncü kollarının başında İyaz b. Gann komutanlar tarafından feth edilmiştir.



Abbasi halifesi Harun Reşid Menbiç, Dülük, Ra'ban, kurs Antakya ve Tizin ayrı, ayrı teşkilata bağlayarak, onlara avasım adını verdi. Buradanda anlaşılıyor ki yöremizde merkezi idari yer olarak kurs görülmektedir. Kurs şimdiki Suriye sınırı içinde Karnebi köyünün güneyine 10 km mesade bulunmaktadır. Bu avasımın başkenti Şimdiki Suriye sınırı içinde olan Menbiç seçilmiştir.



Selçuklular'ın 1040 yılında kazandıkları Dandanakan savaşından sonra devletin asıl gücünü meydana getiren Türkmenler veya diger adıyla Oğuzlar, dalğalar halinde yurt tutmak üzere Ön-Asya'ya intikal ederken, birçok Türkmen boy ve oymakları da 1063 yılından itinaren bugünkü Suriye'ye girerek kendi hayat şartlarına uyabilecek bölgeleri vatan edinmişlerdir. Suriye'de ilk Türkmen yerleşmesi daha ziyade Haleb ve Lazkiye şehirleri ile bunların kuzeyindeki bölgede olmuştur.



Suriye'ye yönelik Türkmen göçleri, Anadolu Selçuklu ordusunun Kösedağ'da 1243 yılında Moğlaalar'a mağlup olmasından sonra da devam etmiş, Anadolu'da nizamları bozulmuş olan bazı Türkmen boyları Haleb ve çevresine göç etmişler. Bu zamanda 40 bin çadırlık büyük bir Türkmen topluluğu Haleb bölgesine gelerek yermişlerdir ki, bunların kışlığı Suriye'nin kuzeyi, yaylalıkarı ise Maraş, Uzunyayla ve Sivas'a kadar uzanıyordu.



Bölgemize Türkmenlerin gelişi; 1063/64 yılında Halep emiri Atiyye yegeni Mahmud'a karşı yaptığı mücadelede, Türkmen emirlerinden Harun'dan yardım istedi. Bu teklifi kabul eden Harun Atiyye'nin hizmetine girdi. Memleketlerine akıncı Türkmenlerin yerleşmesini istemeyen Haleblilerin saldırısına uğrayınca geri çekilmek zorunda kaldı. Daha sonra Mahmut'un hizmetine girerek 1065 yılında Halebin Mahmut'un eline geçmesini sağladı. Harundan başka Haleb bölgesine gelen diger Türk Komutanlar ise Afşin 1067 ve Sunduk 1069 olup, bu komutanlar Haleb çevresinde daha ziyade yağma akınlarında bulunmuşlardır.



1070 yılında Alp-Arslan Mısır seferi sırasında Mirdasi emiri Mahmut, Sultanın davetine icap etmediği için, Halep bizzat Alp-Arslan tarafından kuşatıldı. Fakat, bu sırada Bizans İmparatoru Romanos Diogenes'in büyük bir ordu ile harekete geçmesi Sultan'ın Haleb'den ayrılarak Malazgirt'yönelmesine sebeb oldu.



Alp-Arslan'nın ölümünden sonra yerine geçen oğlu Melikşah, kardeşi Tutuş'u Suriye'ye gönderdi. 1079 yılında Suriye ve Filistin şehirlerinin hakimi Tutuş oldu.



1174 senesinde Mısır Hakimi Selahaddin Eyyubi bölgeyi ele geçirdi.



Haçlı ve Ermeni kuvvetleritarafından desteklenen Moğol ordusu 18 Ocak1260 tarihindeda bölgenin merkezi olan Haleb'i kuşattı. 25 Ocak'ta iç kaleyi de alan bu kuvvetler Haleb2de altı gün devam eden katliamlarda bulundu.



Mısırda 1250 yılında Eyyubi hanedanını devirerek burada devlet kurmuş olan Memluklu Sultanı Kutuz 1259-1260, Bölgeyi ele geçirmek için Emir Baybars yönetimindeki öncü kuvvetlerini Moğollar üzerine gönderdi. 3 Eylül 1260'da Ayn-Calut'ta moğol ordusunu mağlup ederek, Bölge Moğolların elinden alınarak Memlüklerin eline geçmiş oldu.



13 yüzyılın ilk yarısında bilhassa Suriye'nin kuzey kesimi tam manasıyla bir Türkmen yurdu heline geldi. Bunlar Türkmen -ili2nin tarihi yapısına uygun şekilde Bozok ve Üçok teşkilatını da muafaza etmişlerdir. Türkmen illeri genellikle boy veya taife adını taşıyan teşekküllerden meydana geliyordu ve bu taifeler, boybeyleri tarafından idare ediliyordu. “Mir-i aşiret” olarak da adlandırılan beyler, boy içerisinden cesareti, mali, kudreti, doğruluğu ile tanınan kimseler arasında seçim yolu ile iş başına gelirlerdi.



1550 yılında, Osman Paşa yönetimindeki Halep Beylerbeyliliğinin (Vilayet-i Haleb) Adana, A' zaz ve Kilis, Balis, Birecik, Haleb, Hama, Humus, Ma'arra ve selemiye olmak üzere 9 sancaktan meydana geldiği görülmektedir.



1576-1584 yılları arasında Haleb beylebeyliği Adana, Antakya, Balis, Birecik, Cebele, Ekrad ve Kilis, Haleb, Hama, Ma'arra, Matah, Selemiye, Suhne ve Tayyibe, Suruç, Turman-ı Haleb ve Üzeyr olmak üzere 15 sancaktan meydana geliyordu.



17 yüzyıla gelindiğinde Osmanlı İmparatorluğu genelinde hakim olan iç isyanların ve huzursuzlukların Haleb eyaletinide olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Bu isyanların başında da Canbulatoğlu isyanı gelmektedir. Canbulat, Kilis ve Haleb taraflarına yerleşmiş büyük bir kürt ailesi olup, ismini Canbulat b. Kasım el Kurdi2den almıştır. Suriye2de Canbuladiye denilen bu ailenin menşei rivayete göre Eyyubilere kadar çıkmaktadır.



1607 yılı nda Canbulatoğlu aşireti ikiye bölündü. Sayıca az olan kol, daha sonra Dürzi Canbulat ailesi olarak yeniden ortaya çıkacakları Lünban'a gitti.Ailenin diger kısmı, bugünkü Türkiye-Suriye sınırının iki tarafında yer alan Kürt dağında kaldı ve orada özellikle 18. yüzyıl boyunca Kilis siyasetini belirleyen yerel güç oldular.



17 yüzyılda Haleb'in kazası olarak Ravendan'ı görmekteyiz. Bu dönemde Kilis nahiye olarak geçmekte ve Türkmenler yerleşik olarak “Kilis oturağı” olarak geçmektedir.



“Ayn-i Ali Efendi tarafından 1607 yılında tamamlanan kanunname mecmuasında Haleb eyaleti, Haleb, Adana, Ekrad-ı Kilis, Birecik, Üzeyr, Ma'arra, Balis, Türmen-i Haleb ve Matah maa Müdik olmak üzere 9 sancak olarak gösterilmektedir.



Evliya Çelebi'nin Seyhatname'sinde zikrettiği ve temelde Sultan Süleyman Kanunnamesi'ni esas olarak aldığı eyalet ve sancak listesinde, Haleb eyaletinin Haleb, Ekrad-ı Kilis, Birecik, Ma'arra, Azaz, Balis ve Antakya olmak üzere 7 zeamet ve timarlı sancağı vardır. Ayrıca Mudik ve Türkmen sancakları da sayaneli olan sancaklardır.



Öte yandan 17 yüzyılın ilk yarısında hazırlanmış olan Eyalet ve Sancak Tevcih Defterlerinde Kilis sancağında hiç bahsedilmemesi dikkatimizi çekmektedir. Halbuki , Timar ve Zeamet Defterlerine bakıldığında Kilis'in bahsi geçen dönemde Haleb eyaletinin bir sancağı olduğu görülür. Bu sancağın ötede beri Canblatoğulları'na “ocaklık tarikiyle” verildiğini de biliyoruz.



1653 tarihini taşıyan ve Sofyalı Ali Çavuş Kanunnamesi olarak bilinen mecmuada Haleb eyaleti altı sancak olarak gösterilmiştir. Bunlar Haleb, Adana, Kilis, Ma'arra, Üzeyr ve Balis sancakları olup, Adana sancağı yurdluk – ocaklıktır.



1616 yılında Haleb, Antakya, Ma'arra, Deyrguş (Dergüş), Harim, Ma'arretü'l-Mısrin, Sermin, Eriha, Ma'arret'n-Nu'man, Kefr Tab, Tizin, İdlibü's-Suğra, Bakras, Birecik, Rum-Kal'a, Nizip, Şeyhül-Hadid maa Gündüzlü, Amik ve Menbiç-Ravendan olmak üzere 18 kazadan meydana gelmektedir. Burada da kilis görülmeyip, Ravendan kaza olarak geçmektedir.



1616-1626 tarihlerinde Menbiç-Ravendan kaza olarak görülmektedir. 16. yüzyılda kaza listesi ile arasında bir mukayese yapıldığında; 16 yüzyılın başlarında A'zaz ve Kilis kazasının nahiyeleri olan Ravendan ve Menbiç'in 17 yüzyıılda birlikte bir kazayı teşkil etmektedir. 1616 yılında Ravendan kazasına bağlı 39 köy, Menbiç kazasına ise 48 köy bağlı bulunmaktadır. 1656 yılında Ravendan'a 39 köy bağlı, Menbiç'e 49 köy bağlıdır. 1650 ve 1651 yıllarında Menbiç-Ravendan Kaza olarak geçmektedir. 1678 yılında Ravendan yine kaza olarak geçmektedir. 1678 tarihinde menbiç ve Ravendan birbirinden ayrılarak müstakil kaza yapıldığı görülmektedir. 1678 yılında ise Ravendana'a 39, Menbiç'e 57 köy bağlı olduğu görülmektedir. 1678 yılında Ravendan Nahiyesinin 39 köyünde yaşam sürer iken 15 köyü harap durumdadır. Ravendan nahiyesinin Tat Viran adlı köyünde de Yeni-il Türkmenlerinde 2 hane bulunmaktaydı. 1678 yılında vergi gelirinin paylaşımına göre köylerin dağılımı; 11 köy Padişah Hassı, 4 köy Zeamet, 22 köy Timar, 1 köy vakıf, 1 köy ise belirsiz olmak üzere toplam 39 köy olmaktadır.



1630 yılında hazırlanmış olan tahrir defterinde yerleşik hayata geçmiş olan Türkmenler “ Müteka'idin-i re'aya-yı Türkman-ı Haleb, sakinan-ı der kuraha” başılığı altında ayrı bir grup halinde zikredilmişlerdir. Buna göre, Acurlu, Bahadırlu, Begliklü, Boz koyunlu, Bozlu, Çakırlu, Çalıcıyan, Çalışlu, Dimleklü, Harbendelü, İğdir, İnallu, Kara koyunlu, Kara tohtemürlü, Karkın, Kıcılu, Kıyas, Kızık, kösecelü, Melek Hacılu, Oruçlu, Osmanlu, Üveyc, Yelvaç ve yüregir, cemaatlerinden olmak üzere toplam olarak 74 ayrı grup Ayintap, Nizip, Merzuman, Birecik, Telbeşar, Behisni, Amik, Kilis, A'zaz ve Malatya bölgeleri ile Ayintap ve Haleb şehirlerine yerleşmişlerdir. Kilis-Com-Merzuman taraflarına yerleşmiş olan Bahadırlu cemaatleri oldulça kalabalık nüfusa sahiplerdi. 1642'de Geniş bir alana yayılmış olan Haleb Türkmenleri nüfus bakımından da oldukça kalabalık idiler. Bunların 129 bennak ve 28 mücerredi Kilis oturağına, 3 137 hane, 1761 bennak ve 918 mücered olmak üzere toplam 5 816 vergi nüfus olup, bunun 141 hane ve 20 bennakı Şam vilayetinde bulunmaktaydı.



Begillü



Begdili taifesinden olan ve 17 yüzyıla nazaran 16. yüzyılda daha kalabalık bir nüfusa sahip bulunan Begillü'nün 1630'da 23 hane vergi nüfusu ile 7 540 adet koyunları vardı. Ayrıca Kilis-oturağı'na tabi olan ve Şazgin adlı köyde sakin bulunan bir şubesinin de sadece 1 bennak ve 1 mücerred verdi nüfusunun olduğunu görmekteyiz.



Begliklü



1520 tarihli bir tahrir defterinde kendisinden “Yörukan-ı Beglik Avşarı” olarak bahsedilen bir taife bulunmktadır. Bu taifeye bağlı olan ve onunla aynı adı taşıyan Begliklü cemaatinin 1536'da iki şubesi olup, biri 169 hane ve 39 mücerred, digeri Pir Ali ve Cihanlu adlı kethüdaların idaresinde olmak üzere 3 hane ve mücerred vergi nüfusana sahipti. Begliklü taifesi bugünkü Musabeyli ilçesinin Balikli köyü olmaktadır.



Boz Koyunlu



Boz koyunlu cemaati, 16 yüzyılda Begdili taifesinin en büyük şubesi olup, 1520 de bu aileden olan At-Güden Bey ile Mahmud Bey'in oğlu Bekir Bey boybeyiliğini ellerine tutuyorlardı 15362da yine At-Güden Bey ile Mahmud Bey'in oğulları olan Bekir Bey ve Mürsel Bey'i Begdili taifesinin boybeyleri olarak görmekteyiz. Türkmen Tahrir Defterinde “müteka'idi re'aya-yı Türkman-ı Haleb” başlığı altında zikredilmiş olan mensupları da olup, bunların artık yerleşik hayata geçtikleri anlaşılmaktadır. “Kilis-oturağı” na tabi olmak üzere Telbeşar nahiyesinin Süleymai adlı köyünde sakin olan bu boz koyunlu grubunun da 4 bennak ve 2 mücerred vergi nüfusu bulunmaktaydı.



Kotan'da 12 hane vergi nüfusu ile 615 adet koyun, kuzucaklu'da 19 hane vergi nüfusu ile 100 adet koyun bulunmaktaydı.



Bozlu



Begdili taifesinde olan ve 16. yüzyılda Begdili içerisinde kalabalık nüfusuyla sayğın bir yeri olduğu anlaşılan Bozlu'nun 16302da iki subesi olup, bunlardan birinin 131 hane vergi nüfusu ile 69.150 adet koyunları, Çerkes oğlu Hüseyin Kethüda'nın yönetimindeki diğer şubesinin de 30 hane vergi nüfusu ile 29.224 adet koyunları vardı. Bunlardan başka, 1630 tarihli Türkmen Dfterinde “ Kilis-oturağı'na tabi olan üç ayrı Bozlu grubundan da bahsedilmektedir ki Ayintap kazasının Cebel-i Kız oğlu adını taşıyan bir köyünde sakin olan birincisinin 17 bennak ve 3 mücerred, Menbiç (Bunbuç) ve Ayintap köylerine dağılmış olan ikincisinin 12 bennak ve 6 mücerred, , Ayintap kazasının Sehellü adlı köyünde sakin olan üçüncüsünün de 8 bennak ve 1 mücerred vergi nüfusu bulunmaktaydı.



1663'te Çerkes oğlu yönetiminde olan bir Bozlu şubesinin 12 nefer vergi nüfusu ile 3.138 adet koyun ve 22 adet develeri, Hasan Kethüda'nın yönetimindeki başka bir Bozlu şubesinin de 33 nefer vergi nüfusu ile 7.462 adet koyun ve 47 adet develeri vardı. Ayrıca Bolu cemaatinin 410 adet koyunu ve 2 bennak vergi nüfusu olan bir grubun Şam vilayetinde, 2.109 adet koyunu olan 15 nefer vergi nüfuslu başka bir grubunda Kilis oturağına tabi olan Fir'avn dağında sakin oldukları anlaşılmaktadır.



Com Bahadırlusu



16 yüzyılda Haleb Türkmenleri arasında kalabalık teşeküllerden biri olan Bahadırlu'yu 17 yüzyılda, Com, Kara Dağ ve Mezuman olmak üzere, yerleştikleri yere göre adlandırılmış üç büyük kola ayrılmış olarak görmekteyiz.



Bahadırlu cemaatinin Kilis'de olan Şah Budak'da 37 nefer (27'si evli, 10'u bekar) vergi nüfusu bulunmaktaydı.



Çakırlu



Begdili taifesinde olan 16. yüzyılın ortalarında biri 56 hane, 26 mücerred, digeri de 8 hane, 4 mücerred vergi nüfusla iki şubeden ibaret bulunan Çakırlu'nun 1630'da 33 hane vergi nüfusu ile 10.388 adet koyunları vardı. Ayrıca “Kilis-oturağı” na tabi olan bir şubesinin de 2'si bennak ve 2'si de mücerred olmak üzere 4 nefer vergi nüfusu bulunmaktaydı. 1642'de 83 nefer vergi nüfusu ile 4.701 adet koyunları olan Çakırlu'nun 1663'de de 19 nefer vergi nüfusu ile 2.057 adet koyun ve 9 adet develeri vardı. 1663'de tahririnde ise Çakırlu adlı cemaati Firuz Kethuda'ya bağlı olan Boz Koyunlu'nun bir mahallesi olarak görmekteyiz.





Çalıcıyan



16 yüzyılda Begdili taifesinin Yalvaç koluna tabi Çalıcıyan'ın 15362da 25 hane ve 2 mücerred vergi nüfusu bulunmaktaydı. 17 yüzyıla gelindiğinde ise; Nizip kazasında yerleşik hayatı benimsedikleri ve “Kilis-oturağı” na tabi oldukları görülen bu cemaatin 16302da 25 bennek ve 6 mücerred, 16422de de27 bennak ve 1 mücerred vergi nüfusu vardı





Çalışlu



Çalışlı cemaati 1520-1536 yıllarında müstakil, 1550'den itibaren ise Bayad taifesine tabi olarak görmekteyiz. 17 yüzyılda yine Bayad taifesi içerisinde yer alan bu cemaatin 16302da 21 hane vergi nüfusu ile 19.841 adet koyunları, Kilis'e tabi olan Bişani adlı köyde de 15 bennak ve 2 mücerredvergi nüfusu bulunmaktaydı. 1642'de 2 hane vergi nüfusu ile 1.240 adet koyun ve 15 adet develeri mevcut olan Çalışlu'nun bu zamanda 5 nefer vergi nüfusu da Ravendan'ın Bişani adlı köyünde sakin idiler.



Dimleklü



Begdili cemaatlerinde olan ve 16 yüzyılda Haleb Türkmenleri arasında kalabalık bir nüfusa sahip bulunan Dimleklü, 17 yüzyılda da nüfus bakımından oldukça kalabalık ve birkaç şubesi olan bit topluluktu.



1630 tarihli tahrir defterinde yeri tam olarak belirtilmeden doğuda bulundukları (der vilayet-i şark ifade edilen ve Hacı Bekir yönetiminde bulunan bir şubesinin 40 hane vergi nüfusu ile 61.957 adet koyunları Ebu Riş adlı kethüdanın yönetiminde olan diğer bir şubesinin de 22 hane vergi nüfusu ile 34.430 adet koyunları vardı. Ayrıca, söz konusu defterde “müteka'idin re'aya-yı Türkman-ı Haleb “ başlığı altında zikredilen ve yerleşik hayata geçtikleri anlaşılan 9 bennak ve 5 mücerred vergi nüfuslu Dimleklü mensupları da olup, bunlar “Kilis-oturağı” içerisinde yer alan Ayıntab kazsının Feng adlı köyünde sakin idiler.



Çoban Beglü



16. yüzyılın ortalarında Köpeklü Avşarı taifesi içerisinde Çoban Beglü adlı 5 hane ve 1 mücerred vergi nüfuslu küçük bir grup yer almaktaydı. 1642'de 18 hane Yeni-il2de bulunmaktaydı.



1663'te Halep Türkmenleri, bazen bir veya birkaç haneden oluşan şubelerle birlikte, 188 cemaatten meydana geliyordu. Bunların 44'ü Şam taraflarından bulunurken 18'i Kilis oturağında bulunmaktaydı.



Gurbetan



1667 tarihli Türkmen defterinde Kilis-oturağına tabi olan ve “Gurbetan” olarak kaydedilen bir çok cemaat olup, bunlardan doğuda bir yerde sakin oldukları ifade edilen ilkinin 16 bennak, Kilis'te sakin olan ikincisinin 7 bennak, Yalankoz'da sakin olan üçüncüsünün 2 bennak, Tesbilü adlı köyde sakin olan dördüncüsünün 1 bennak, nerede sakin oldukları belirtilmeyen beşincisinin 3 bennak ve bir başkasının da 2 bennak vergi nüfusu bulunmaktaydı.



Harbendelü



16 yüzyılda Haleb Türkmenleri arasında Harbendelü adını taşıyan müstakil bir taife veya boy bulunmaktaydı. 1526'da 18, 1536'da 22, 15502de de 19 cemaat bu taifenin çatısı altında toplanmıştı. Bu cemaatlerden biri de Harbendelü adını taşımaktaydı.



Bu taifenin kendi içinde ayrıldıkları ve 10 mahalleye ayrıldıkları dağınık yaşadıkları görülmektedir. Hasan Bey yönetimindeki, Uzun Karacalu, Artuklu, İnallu'da yaşadıkları ve Kolanlu'da da 18 hane vergi nüfusu ile 3.636 adet koyun, Cadılu'da Kıyanlu2da Taksaklu'da ve Balu Gözlü de yaşadıkları görülmüştür.



Haebendenlü'nün Ayıntab Gökçeban ve Tell Harnup mahallesinde ve Battal Öyük köyünde yaşamaktaydılar. Kilis ve Ayıntab köylerine dağılmış olarak 33 bennak ve 1 mücerred vergi nüfusu bulunuyordu.





İnallu



16 yüzyılda Haleb Türkmenleri arasında İnallu adını taşıyan müstakil bir taife veya boy bulunmaktaydı. 15202De 5, 1526'da 15, 15362da 24 , 15502de de 10 cemaat bu taifenin çatısı altında toplanmışt. 17 yüzyıla gelindiğinde artık İnallu taifesinden bahsedilmekle birlikte, bunlar nüfua bakımından yine kalabalık ve bir kısmı göçer, bir kısmı da yerleşik olarak Kilis ve A'zaz taraflarında yaşamlarını sürdürmekte idiler.



Kilis kazasında Kara Kuyu adlı köyde sakin olanlar 16 bennak ve 4 mücerred, Viregen adlı Köyde sakin olanlar 8 bennak ve 4 mücerred bulunmaktaydı.

1642'de Ravendan nahiyesinin Arab Virani adlı köyünde 9 bennak ve 1 mücerred vergi nüfusu, A'zaz'ın Kara Kuyu adlı köyünde yaşamaktaydılar.



Karkın



Oğuz boylarından birinin adını taşıyan ve 17 yüzyılda Haleb Türkmenleri arasında barınan müstakil ve nüfus bakımından da kalabalık cemaatlerden biri olan Karkın'ın 1630'da Yusuf adlı Ketdüdanın yönetiminde 222 hane vergi nüfusu ile 60.325 edet koyunları, Şam vilayetinde bulunan ve Aralık-evi'ne tabi olan başka bir şubesinin de 16 hane vergi nüfusu ile 15.330 adet koyunları bulunmaktaydı. Bunlardan başka, yerleşik duruma geçmiş olan çok sayıda Karkın mensupları da vardı. Sonraki tahrir defterinde “oyurak” olarak gösterilmiş olan bu Karkın mensupları artık Ayıntab tataflarına sakin olmuşlardır. Bunlardan, Kızıl-İn ve Cebel-i Reşi köylerine yerleşmiş olanların 4 bennak vergi nüfusu, Nizip nahiyesinde yerleşmiş olanların 4 bennak bergi nüfusu, Telfaz köyüne yerleşmiş olanların da 40 nefer vergi nüfusu ile 200 adet kyunları mevcuttu. Ayrıca Deveciyan adlı bir Karkın şubesine mensup, Körulus köyünde yerleşmiş olanların 22 bennak ve 6 mücerred, Sarimi köyünde yerleşmiş olanların 4 bennak, Kilis-oturağı'na tabi olan iki şubesinden birinin 44 bennak ve 6 mücerred, Haleb şehrinde oturdukları anlaşılan digerinin de 24 bennak ve 3 mücerred vergi nüfusu bulunmaktaydı.



1642'de Oturak Karkın'na gelince Pir Ahmed Kethüda'nın yönetiminde olup, 74 bennak, 11'i de mücerred olmak üzere toplamı 108 nefer vergi nüfusu ve 985 adet koyunları bulunmaktaydı. Yine aynı tarihte bu cemaate mensup olan 3 bennak ve 1 mücerred vergi nüfusu Kilis-oturağı2na tabi olarak Ravendan'ın Cemaat Öyüğü adlı köyünde, 6 bennek vergi nüfusu de Haleb şehri sakinleriydi. Yine 16632te Kilis oturağına tabi olan bu cemaat mensuplarından 5 nefer vergi nüfusu da Kaleb'in Karlık mahallesinde sakin idi.



Kıcılı veye Kacilü



17 yüzyılda müstakil cemaatlerden biri olan ve oldukça kalabalık bir nüfusa sahip bulunan Kıcılu'nun 16302da Emir-i Şam Bey'in yönetiminde 229 hane vergi nüfusu ile 95.678 adet koyunları, Kilis-oturağı2na tabi olup, A'zaz nahiyesinin Ak-Kuyu adlı köyünde sakin bulunan bir şubesinin 42 bennak ve 9 mücerred, Kuteyfe adlı köyünde sakin olan ikinci şubesinin 9 bennak ve 3 mücerred, Beragti, İğde, Kefer Çuş adlı köylerde bulunmaktaydılar.



1663'te Ömer Kethüda'nın yönetiminde olan Kıcılu'nun 239 nefer vergi nüfusu ile 43.756 adet koyunu ve 459 adet develeri vardı. Bu cemaatten 2 bennak vergi nüfusu Kilis oturağı'na tabi olarak Haleb şehrinin Karlık adlı mahallesinde salin idiler.



Kıyas



Begdili taifesinden olan ve 16 yüzyılın başlarında Yalvaç'a tabi oldukları anlaşılan bu cemaatin 1526'da 6 hane, 1536'da 36 hane, 7 mücerred oldukları anlaşılan mücerred, 1550 'de de 37 hane, 21 mücerred vergi nüfusu bulunmaktaydı. “Kilis-oturağı” na tabi olan ve Birecik kazasında sakin oldukları anlaşılan bir Kıyas grubunun 9 bennak, Alpavud İbrahim Bey'in çiftliğinde yerleşmiş olan Bayad adlı başka bir şubesinin de 6 bennak bergi nüfusu bulunmaktaydı.



Kızık



16 yüzyılda Haleb Türkmenleri arasında kalabalık nüfusulu ve müstakil cemaatlerden biri olarak görülen Kızık2ın iki şubesi ve toplam olarak 15262da 178 hane, 7 mücerred, 15362da 210 hane, 55 mücerred, 15502de de 432 hane ve 184 mücerred vergi nüfusu bulunmaktaydı.

Kızık cemaati Ayıntab'in Çay-Kuyu, Uğrıca, İbişke, Karaca-Viran, Kara-Dink, Taşluca, Boz-Atlu, Bostancık bulunmaktaydı.



Kilis, A'zaz, Haleb, Menbbiç ve Ravendan Oturağı



Bunların, Çerçilü yakınıdaki Yüregir Uşağı mahallesi ile birlikte 1667 ve 1673 yıllarında 37 bennak ve 12 mücerred vergi nüfusu ile 160 koyunları bulunmaktaydı.



Kotan



Begdili taifesinde olan ve 16 yüzyılın ilk yarısında nüfus bakımından daha kalabalık oldukları görülen Kotan (bu zamanda Kotanlu)'ın 1526'da 9 hane, 1 mücerred, 1536'da 13 hane, 3 mücerred, 1550'de de 36 hane, 19 mücerred vergi nüfusu bulunmaktaydı.



17. yüzyılda Haleb Türkmenleri arasındaki nüfus bir hayli azalmış olan Kotan'ın 1630'da 7 hane vergi nüfusu ile 9.986 adet koyunları, 1642'de 14 nefer vergi nüfusu ile 840 adet koyunları, 1663'te de 10 nefer vergi nüfusu ile 648 adet koyunları bulunmaktaydı. 1673 yılı tahririnde ise Kotan adlı cemaati Firuz Kethüda'ya tabi olan Boz Koyunlu'nun bir mahallesi olarak görmekteyiz.



Kürdilü



Bayad taifesine mensup olan ve 16 yüzyılda da nüfus bakımından kalabalık oldukları görülen (1526'da 45 hane, 3 mücerred, 1536'da 46 hane, 19 mücerred, 15502de 61 hane ve 35 mücerred Kürdilü2nün 16302da Hamiş adlı Kehüdanın yönetiminde 59 nefer vergi nüfusu ile 52.311 adet koyunları vardı



1642'de ise söz konusu cemaatin Mehmed Kethüda2nın yönetiminde 126 nefer vergi nüfusu ile 11.569 adet koyun ve 357 adet de develeri vardı. Ayrıca bu cemaatin 1 bennak ve 1 mücerred vergi nüfusu da Kilis-oturağı'nın Ağca-Burç adlı köyünde yerleşmişti.



Oruçlu



16 yüzyıla ait bir Türkmen defterinde Begliklü Avşarı taifesi içerisinde 1536'da 52 hane ve 14 mücerred vergi nüfusuna sahipti. Oruçlu mensuplarından 1630'da 13 bennak, 1642'de 4 bennak vergi nüfusu Ravendan nahiyesinin İki-Dam adlı köyünde idiler.



Pehlivanlu



17 yüztılda Bayad taifesinin en büyük kolu olan Pehlivalu, boybeyi çıkaran cemaatlerden biridir. 1642'de 2 bennak vergi nüfusu Kilis -oturağı2na tabi olarak A'zaz'ın Bikare adlı köyünde bulunmaktaydılar.





Sekiz Afşarı



16 yüzyılın ilk yarısında Köpeklü Avşarı taifesi içerisinde yer alır. 1550 yılında Kilis-oturağı2na tabi olan 4 bennak vergi nüfusu bir sekiz Afşarı grubunun da mevcut olduğu görülmektedir.





Şarklu (Köseoğlu Şarklusu)



Bayad taifesinden yer alan ve 16 yüzyılın ortalarında 116 hane hane, 97 mücerred vergi nüfusu bulunan bu cemaatin 1630'da da Veli Kethüda'nınyönetiminde 103 hane vergi nüfusu ile 43.092 adet koyunları vardı. Köseoğlu Şarklusu'nun Kilis-oturağı2ında bir nefer vergi nüfusu ile Tell-Habeş köyünde sakin olan 8 bennak, Gureban'da 3 bennak, muhtemalen Haleb'in doğusunda bir yerde sakin olan 2 bennak ve Com'da sakin olan 5 bennak olmak üzere, toplam olarak 19 bennak vergi nüfusu daha bulunmaktaydı.



Taş Baş



Begdili taifesinde olan ve 16 yüzyılda oldukça nüfuzlu ve kalabalık bir cemaat olduğu görülen Taş Baş'ın 1630'da 38 nefer evli vergi nüfusu ile 7.761 adet koyunları vardı.



Taş Baş'ın 1642'de 56 nefer vergi nüfusu ile 3.140 adet koyun ve 127 adet develeri vardı. Bu zamanda Taş Baş'ın Kilis-oturağı'na tabi olan 3 bennak ve 2 mücerred vergi nüfusunun da Matacık köyünde oldukları görülmektedir.



Uşaklu



Kilis-oturağı2na tabi olan ve Üç-Pınar adlı köyude yerleşmiş bulunan bu Türkmen cemaatinin 1630'da 8 bennak ve 3 mücerred vergi nüfusu bulunmaktaydı.



Üşenli



1642'de Kilis-oturağı'na tabi olduğu görülen Üşenli adlı Türkmen cemaatinin mensup 7 bennak ve 4 mücerred vergi nüfusunun Üç-Pınar adlı köyde sakin oldukları anlaşılmaktadır.





Üveyç



1630'da Ali Kaya yönetiminde bulunmaktaydı. 1619 tarihli tahrir defterinde; Hüseyin adlı kethüdanın yönetiminde bulunmaktalar. Bunların Kilis-otrağı'ndan bulunanları 2 Üveyç grubu daha vardı ki bunlardan Dikme-Yaş adlı köyde olanları 5 bennak, Mübarekiye adlı köyde olanları da 41 bennak ve 8 mücerred vergi nüfuslu idiler.



Üveyç adlı cemaat 1663'te iki şübe olup, Murat Kethüda'nın yönetiminde bulunan şubesinin 12 nefer vergi nüfusu ile 1380 adet koyun ve 14 adet develeri vardı.



Yalvaç



Yalvaç cemaati de, Boz Koyunlu gibi, Begdilitaifesinde boybeyi çıkaran obalardan biri idi. Kilis-oturağı'na tabi olan Yalvaç grubundan ise 2 bennak vergi nüfusu Ayıntab'da, 3 bennak vergi nufusu da Com'da bulunuyordu.













Hane sayısına göre Ravendan nahiyesinin dağılımı; 1-10 hane arası köy sayısı 20, 11-20 hane arası köy sayısı 3, 21-50 hane arası köy sayısı 1 olmak üzere toplam 24 köy bulunmaktadır.



1678 yılında Haleb'in Harç-i Babü'n-Nasır adındaki mahallesinde Bali ve Zahre adında sokak adları ayrıca İzziye kazasına bağlı olan birer köy adlarıdır.



Nüfusların azalma veya artması yörede konar-göçer yaşamda kaynaklandığı gibi, 1524, 1532, 1544, 1555, 1669, 1685, 1686 ve 1690-1691 yıllarında her gün yüzlerce insanın ölümüne sebeb olan veba salğınları meydana geldiği görülmektedir. Bunun yanı sıra 1660-1661, 1685 ve 1696-1697 yıllarında meydana gelen kıtlıkların da büyük felaketlerin meydana geldiği görülmektedir.



Türkmenlerin Devlete hizmetlerinin yanı sıra zaman zaman eşkiyalık faaliyetlerinde bulundukları görlmektedir. Mesela 1690'da Begdili mensupları Haleb ve Ayintap taraflarında yol keserek gelip geçenlere zarar verdikleri gibi bu bölgede yer alan kasaba ve köyleri de basarak bazı kimselerin mal ve canlarını kastetmişlerdir.



17.yüzyılda Menbiç ve Revandan nahiyelerindeki çoğu köylari terk edilmiş olması dikkat çekmetedir. Bu yerlerdeki köyler daha 16. yüzyılda oldukça seyrek nüfusa sahiplerdi ve buralarda yaşayan insanlar genellikle konar-göçer bir hayat sürmekte idiler. Ayrıca göçebe Arapların istilaları da bu yer alan köylerin boşalmasında önemli rol oynamıştır. Arap göçebelerin istilaları döneminde yörenin güvenliğini oluşturmak ve yörde yerleşik düzene geçilmesi için Hıjıpoğlu (Çelebiler) ailesinin; Kardam (Kardem), Karbeyaz, Kötüköy köylerinin kurtuldulmuştur.



1871 tarihli vilayet salnamesinde vilayetin merkez sancağı olan Haleb'in Haleb, Adlib, Ma'arretü'n-Nu'man, Cisri-i Şuğur, Harim, Antakya, Beylan, Reyhaniye, İzziye, Kilis, Ayintab (Antep), Bab ve Cebbul olmak üzere 12 kazası ve bunlara bağlı olarak da toplam 34 nahiyesi bulunmaktadır. Ayintab'ı ilk olarak burada kaza olarak görmekteyiz. İzziye kazası ise bu gün Kilis il sınırları içinde ki Sapkanlı ve Cukkanlı köylerinin bulunduğu yer olmaktadır.



1871 yılında Kilis kazasınn Nahiyeleri; A'zaz-ı Fellah, A'zaz-ı Türkman, Com, Şakaği, Musa Beglü, Membiç-i Fevkani bulunmaktadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2763
favori
like
share