Bu yüzyıl için gerçeğe yakın bilgileri Evliya Çelebi'nin ünlü "Seyahatname" sinde buluyoruz. Evliya Çelebi Kilis'i görerek XVII. yy.daki durumunu, gözlemlerine dayanarak aktarmaya çalışan bir gezgindir.Her ne kadar verdiği bazı bilgiler abartmalı ise de, gerçeğe çok yakındır. 9.cildinde

Çelebi şu bilgileri veriyor:

"Kilis, Halep Eyaletinde sancaktır. Lakin valide sultanların Hass-ı Hümayunları'ndan yetmiş yük (yüz bin akçe bir yük) akçe ile tasarruf olunur bir sancaktır ve beş yüz payesi ile sadaka olunur şerif kazadır"

Bugünkü Türkçe ile Evliya Çelebi şöyle sürdürür:

"Sancak beyi seksen bin kuruş gelir sağlar. Kethüdayeri, ayan ve eşrafı vardır. Kalesi harap olduğundan kumandanı ve yüksek bürokratı şeyhülislamı yoktur.Com Kürtlerinin korkusundan evleri dirsek dirsek bitişik yapılmış bir kale gibi kendini yüksek divarlarla korumaya çalışmıştır.Divarların uzunluğu 7360 adımdır. Kentin sekiz çıkış kapısı vardır. Bunlar; Ayın Tedribesi (kapısı), Büyük Tedribe, Küçük Tedribe, Yusuf Çelebi Tedribesi Alçak Tedribe , Çulha Tedribesi gibi çıkışlardır. Bunların bir de hendeği olsa sağlam bir Kilis Kal'ası'ndan söz edilebilirdi. Bunların içindeki mahalleler beş tanedir.4660 toprak ve kireç örtülü ev vardır ve hepsi sağlamdır. Otuz camisinden en güzeli, Canbolat Camisi, Padişahlara özge bir camidir. Şahane bir minberi ve mihrabı, türlü türlü renkli mermerlerle süslenmiştir. Bunları işleyecek bu yüzyılda usta bulunamaz"

Çelebi, cami konusunda çok ayrıntılı bilgi ve övgüler sıraladıktan sonra, kentin diğer camilerinden söz açarak adlarını saymaya başlar:
"Canbolat Camii'nden sonra Ulu cami ve Şeyh Camii gelir. Çarşı içinde (Bedesten ve çevresinde) Hasan Bey Camii (şimdi Muallakaltı Camii adı ile bilinen) cami gelir ki,çok sağlam merdivenle çıkılır bir yapıdır. Tabakhane camii toprak damlıdır.Güneyne Camii de kubbelidir (Kubbesinin sonradan yıkıldığı anlaşılıyor) ve Ali Subaşı Camii kireç örtülüdür. Ali Çavuş Camisi (Pirlioğlu) Hacı Hilal Mescidi.Yedi medrese ile 11 ilk okul ve dokuz çeşme var 2700 dükkan ile üç hamamı var (Hasan Bey Hamamı ile Toğlu henüz yapılmamıştı. Çelebi üç hamamdan söz etmiştir)
" Hepsinden güzeli çarşı içindeki Paşa Hamamı'dır. Halep ve Bursa'dakine benzer bedesteni on bir handan en büyüğü Canbolat Hanı demir kapılıdır. Kırk kahvehanesi, yedi lekyesi var. Bunların en büyük ve güzeli. Bey Sarayı yanındakidir (Mevlevihane) dört yanı güller ve su sebilleri ile donatılmıştır. Bu şehrin tüm sokakları temiz kaldırımlarla kaplı halkının eli hünerli amma fukaradır! Bağ ve bahçeleri Kilis Ovasını süsler. Yer yer öyle selvileri var ki her biri yeşil meleğe benzer. Bütün saraylardan en güzeli Canbolatoğlu'nunkidir. Diğer saraylar;Mustafa Ağa Sarayı, Hacı Ağa Sarayıdır. Bu şehir çok eskiden bir büyük şehir olduğu için nice nice evliyalar gömülüdür"

Evliya Çelebi, Kilis'in bu yüz yıl koşullarında gelişmişliğini ve bayındırlığını en kesin kanıtları ile ortaya koymuştur.
1677'de Kilis yönetiminin "Kilis Zabiti" adı altında, Abaza Mehmet Ağa'nın elinde bulunduğu görülmektedir. Bu da; kentin güneyindeki ve halen "Özbeğin Camisi" adı ile bilinen asıl adı "Şeyh Süveyden" olan, caminin kitabesinden çıkarılmaktadır. Kitabede bu bilgi şöyle yazılıdır:
"Bu camii 1677 yılında Kilis Zabiti Abaza Mehmet Ağa'nın katibi Valide Sultan kethüdası Mustafa Efendi'nin tabii, hayır yapmayı sevenlerden Yusuf Efendi yeniledi."
Abaza Mehmet Ağa Canbolat Oğulları'nın kethüdalığını yapmıştı. Sonradan "Paşa" olmuş, Osmanlı devletine büyük hizmetleri geçtiği gibi, isyanı ile de ünlüdür.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 706
favori
like
share