Milliyetçiliği Suçlamak, ve Ledoulx- Rayn- Galli Ağzı ve Tarihsel Belge- Erzurum Kongresi Kararı: Milliyet ve Vatan Bir Bütündür- "Koristler Partisi ve Çözümcülük...
AKP "Kürt sorununa çözüm"ü şimdi dramatik bir siyasetle de örtüştürmektedir. Başbakan Erdoğan'ın Grup konuşması sırasındaki göz yaşları dramatik bir siyaset görüntüsüdür. Ama şehit anaları tetikçi terörün rezil pusularında kaybettikleri çocukları için ağlamaktadırlar. Ve şimdi açılım siyaseti" içinde tetikçi teröre af bile gündeme gelebilmektedir. Siyasi iktidar kimin adına kimi affedecektir? Öte yandan, CHP ve MHP liderleri muhalefet partileri liderleridir. Ama, şimdi şu duruma bakınız. CHP Lideri Deniz Baykal ile MHP Lideri Devlet Bahçeli siyasi iktidarın "Kürt açılımı siyasetindeki oluşturulmak istenenleri eleştirdikleri için "korosal" bir şekilde eleştirmektedirler.
1- KARALIN MUHALEFETİ Mİ ARANIYOR...
Ünlü Fransız düşünürü ve anayasacısı Douverger'in "Siyasi Rejimler adlı bir kitabı vardır. Demokratik rejimler ve esaslarını da anlatmaktadır. Demokratik rejimleri sınıflandırırken şöyle de yazmıştır:"Bir siyasi parti parlamentoda çok üstün bir çoğunluğa sahipse ve o partinin başındaki hem icraya hem de grubuna tam hakim ise, muhalefeti de görmezden geliyorsa bunun adı "otoriter" rejimdir. Muhalefet partileri de bağımlı olarak görünüyor ise bu kralın muhalefeti demektir." Tabi şimdi böyle olup olmadığı tartışılır. O ayrı meseledir. Ama kimilerinin "Kürt sorununa çözümde aradıkları sanki kralın muhalefeti" gibidir.
2- MUHALEFETE MUHALEFET...
Siyasi iktidarın Kürt Açılımı siyaseti karşısında CHP ve MHP Lideri siyasi iktidarın getirmek istediği çözümcülüğün ulus ve milli devlet, üniter devlet yapısını tahrib edeceğini, de belirterek "görevlerini" yapmaktadırlar. Ama "koristler partisi" gibi bir görünüme girenler, sanki siyasi iktidarın dışardaki koalisyonu gibi "muhalefete muhalefet etmek" vazifesini üstlenmişlerdir.
3- GÜYA DEMOKRATLIK...
CHP Lideri Baykal ile MHP Lideri Bahçeli ne yapacaklardı? "kimi koristler partisi koalisyonu"şunu istemektedirler: Siyasi iktidar bir çözüm getirmektedir siz de siyasetle buna teslimiyeti ilan ediniz. "Çoook demokrat" olduklarını durmadan yerli yersiz ilan eden kimi "jakoben demokratlar" MHP ve CHP'yi siyasi iktidarın projesine kayıtsız şartsız itaatı ister gibidirler. Hem çook demokrat olunacaktır, hem de muhalefetten teslimiyet istenilecektir. Muhalefetin bu çözümde siyasi iktidara "koalisyonsel bir şekilde katılması" talep edilirken kendi demokratlıklarının da gradosonu ortaya koymaktadırlar.
4- SİYASİ İKTİDAR...
Siyasi iktidar yazılı bir çözüm planını CHP Lideri Baykal ile MHP Lideri Bahçeli'ye bizzat başbakan eli ile vermiş midir? Vermemiştir. Peki ortada ne vardır? Siyasi iktidarın yapmak istediği çözüm adımları kamuoyuna kabul ettirici bir siyasi strateji ile adım adım yürütülmektedir. Kimi "jakoben demokratlar" istemektedirler ki, siyasi iktidar bir adım attı mı CHP ve MHP muhalefeti aynı adımları atacaklardır. "Koristler partisi" MHP ve CHP'den nerede ise siyasi iktidarın çözümcülüğüne "çok yasa" diye katılmasını isteyecek hale gelmişlerdir.
5- ANAYASA ESASLARI...
Siyasi iktidarın "çözüm"cülük siyasetindeki adımları, daha çok önceden "Anayasa'nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelerinin ortadan
kaldırılmasını isteyen" "marjinal jakoben demokratlar" ve kimi "ikinciciler"ce alkışlarla desteklenmektedir. Kimileri de sanki siyasi iktidara "akredite" olmuşlardır. Bazıları vardır ki ekranlarda kendilerini "aydın olarak ilan etmek" gibi kendilerini beğenmişlik içinde görülmektedirler. Bu da sanki bir sarı hastalıktır.
6-"MİLLET VE VATAN"...
Emperyalizmin Anadolu ve Trakya'yı işgali zamanında Mustafa Kemal Paşa tarafından toplattırılan Erzurum Kongresi kararlarının 1. Maddesi şöyledir: "Vatan ve millet bir bütündür" İşte şimdi çözümcülükteki adımlar "millet kavramını" bu bütünlükten koparacak vahim hatalar taşımaktadır. "Türk milleti" kavramını değiştirmek, ortadan kaldırmak vahim hatalı siyaseti ileride "etnik çatışmaların"da kapısını açacaktır. Kimse kimsenin kökenine bir şey dememektedir. Baykal'ın da Bahçeli'nin de lügatinda bunlar yoktur. Ama her iki lider de "millet bütünlüğünün tarihbi endişelerini ortaya koymaktadırlar. Peki bunu yapmasınlar mı?
7- ÖFKENİN ÜZERİNDEKİ ŞAL...
"Kimi jakoben demokratlar" kaç zamadır çözümcülükten söz ederlerken, ulus ve milli devlet üniter yapının da karşısında olmuşlardır. Bu karşı duruşlarına da "demokratlık şalını" örtmüşlerdir. Şimdi bir "koristler gurubu gibi" aynı siyasetin peşine düşmüşlerdir. Demokratik rejimin ciddiyetini de tahrib etmekte olduklarının acaba farkında mıdırlar? Yok, ama onlar "kendi icatlarına göre akil'dirler" Ulus ve milli devlet üniter devlet yapısı tahrib edilecektir. Buna da "akillik" yani "akıllılık" denilecektir. Sevsinler öyle akıllılığı...
8- LEDOULX-RYAN-GALLI ÜÇLÜSÜ...
MHP ve CHP'nin "Kürt açılımı" siyasetindeki vahim hatalara karşı çıkışları "koristlerce" ve kimi jakoben demokratlarca "milliyetçilik" olarak suçlanmaktadır. Milliyetçilik ne zamandan beri suç olmuştur? Milliyetçilik kaynağını, Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali'nden almaktadır. O felsefe içinde "emperyalizm karşıtlığı da" vardır. Milliyetçiliğe karşı çıkıp MHP ve CHP'yi suçlayanlar acaba kimin geride kalmış suçlamasının takipçisi olmaktadırlar?
9- İŞTE BELGE...
Kimlerin mi? İşte belge: Hatta çok sayıdaki belgelerden birisi. Anadolu ve Trakya'nın emperyalizm tarafından işgali sırasında emperyalist devletlerin önde gelen temsilcileri Monsenıeur Ledoulx- Ryan ve Galli, Damat Ferit'e bir mektup vermişlerdir. Tarihi 11 Şubat 1920'dir. O mektubun bir bölümünde Milli Mücadele ve Anadolu İhtilalini destekleyen gazetelerden şikayet edilmekte bunların "susturulması" istenmekte ve şöyle denilmektedir: "...Bu vaziyetin sebebi milliyetçilerin eseridir..."
10- ÖNCE ÖĞRENECEKSİNİZ...
Konuşmak, yazmak kolaydır. Ama tabii ciddiyet içinde konuşulup yazılmakta ise. İşte onu yaparken önce öğrenilecektir. Öğrenilecektir ki böylesine vehametlere düşülmesin. Öğrenilecektir ki, tarihin şaşmaz hafızasında doğru bir yer edinilebilsin. İşte bakınız, şimdi milliyetçiliği suçlayanların karşısına böyle tarihi belgeler de çıkıvermektedir. Şimdiki zamandan çok gelecek zaman önemlidir. Şimdiki zamanlar gelip geçer, ama, tahrihin şaşmaz hafızası zamanları tarihen kaydeder. Bunu düşünerek hata yapmamak, bilmeden konuşmamak, yazmamak icab etmektedir. Ama tabii herkesin kendi bileceği, iştir o da başka.
11- TÜRK MİLLETİ VE ANAYASA...
"Çözümcülük" siyaseti ile birlikte "Türk Milleti" kavramının Anayasa'dan çıkarılması da tekraren gündeme sokulmaktadır. Etnik yapılanmaya dayalı bir anayasal düzen istenmektedir. "Türk milleti esasını ve kavramını anayasadan çıkaracak güç var mıdır?" Eğer o gücü kendilerinde vehmedenler var ise kendi tarihi yanılgılarını yadıklarını hangi tarihi hataları yapmak istediklerini göreceklerdir.

ALINTI

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 481
favori
like
share