İnsanlığı Öğreten Kaplumbağa - Safiye Korkmaz

Gölgeli bir fanusa sığdırılmıştı beş küçük kaplumbağa. En büyüğü Yeşil Gözlüm…şimdilerde Kral...Çok büyüdü.Bütün köprü üstleri onun, bütün güneşler…Çok kere kaçmaya teşebbüs etti .Sınırlarını zorlarken hayatına mal olabilecek hatalar yapan insan gibi, yolunu kaybetti küçücük evin içinde.Bir keresinde tam dokuz gün sonra can parelerken buldulardı.O sünük derisi sünmez olmuş, kabuğu büzülmüştü.Önceleri ağladığına ne çok gülmüştü o vakit.Yemek yemek için ağzını açacak gücü, bir günde zor toparladı.Krallar da faka basardı, afallardı...Şimdi memnun hayatından.Onun küçüğü Uykucu. Aynı anda girdilerdi fanusa, baştan beri sessiz. Cinsiyetini bilmeseler de hanımhanımcıktı hep.Diğerleri Kral kaybolduğunda alındıydı.Yenilerin en küçüğü gözleri siyah çerçeveli Sürmeli.Diğeri, kabuğu Dalgalı.En büyüğü Dalgacı; ölü taklidi yapmayı çok sever. Kaplumbağaların tiyatro kabiliyetinden haberi yoktu, zoraki beslemeyi kabul edene dek …Tanıdınız umarım her birini.E ne olmuş, der gibisiniz.Esas mevzu Uykucu’yla ilgili, belki de bizimle …

Son günlerde dikkatini çeken bir şey oldu.Günlük güneşlik, pencere kenarında duran fanusun ortasına kurulu palmiye üzerinde, fazlaca görünmeye başlamıştı Uykucu.Malumunuz hep uyuyordu.Öyle masum, öyle sessiz sokuluyordu ki kabuğuna annesini özlediğini düşünüyordu.Belki de kendisiydi annesini özleyen.Eline alıp avcunda bir süre okşadı.Bu günlerce böyle sürdü ve Uykucu suya inmez, yem yemez oldu.Acaba ona aşık mı olmuştu ya da annesi zannıyla avcuna vuslat onu yemeden içmeden mi geçirmişti?..Daracık fanusta yaşamaktan ziyadesiyle bıkmış mıydı?..Anlamlandırmaya çalışmak ne derece aydınlatırdı durumu?..Tahminler Uykucu’nun ebedi uyku ihtimalini ne kadar güzelleştirirdi gözlerde, ya da esrarengizleştirirdi bilinmez; ama bir hayvanın duygularını ne kadar okumak istedi bilemezsiniz.Özünü koydu canına, sevdiklerine göstermeye çekindiği değeri hayvanlara göstermekten utandı.İçindeki anne şefkatiyle kıvandı.Rengarenk duyguların gözünde oluşturduğu eleğimsağmada yıkandı, ebemin kuşağından en güzel yeşili çaldı Uykucu’nun bahtına sıvadı.Dışarıda oynayan küçük kızına uyandı.Televizyon başında esriyen bebek yüzlere yandı.Sevginin iyileştirici gücüne inandı.

Bugün Uykucunun sesini duydum.’Acıktım!’ diyordu. Sahi siz hiç kaplumbağa sesi duydunuz mu? Ben de bilmezdim ama konuşuyorlar. O da duydu ve yeni bir tecrübe edinmenin tadına vardı.Ne çok şey öğretiyor hayvanlar insanlara…
İnsanlığı kainattan öğrenmeliyiz.



Safiye Korkmaz

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 324
favori
like
share