Verem (tüberküloz), mycobacterium tuberculosis'in dormant yaşayabilme özelliği başta olmak üzere, diğer biyolojik özellikleri ve epidemiyolojik koşullar nedeniyle eradikasyonu çok güç olan bir hastalıktır.Tüm tüberküloz (TB) olgularının % 80-90’ı akciğerlerde ortaya çıkar. Belirtileri şunlardır:

a) Akciğerle ilgili olanlar

Öksürük, balgam,hemoptizi: Üç hafta süren her öksürükte tüberkülozdan şüphelenilmelidir.Öksürük bazen kanlı,çoğu zaman kansız balgamla birlikte görülür.

Göğüsağrısı,sırt ağrısı,yan ağrısı: Plevra tutulumu olduğunda solumakla değişen ağrı olur.

Nefes darlığı: Lezyonların yaygın olduğu ya da plevra sıvısının fazla olduğu durumlarda görülür.

b) Genel bulgular

Halsizlik, çabuk yorulma, kilo kaybı, çocuklarda kilo almada duraklama, ateş, gece terlemesi gibi bulgular. Genel olarak ateş intermittandır; sabahları yoktur,öğleden sonra ürpererek yükselir, gece terleyerek düşer.

Tüberkülozlu bir hasta ile yakın temasta olan bir kimsede yukarıda sayılan bulguların biri veya birkaçı olması halinde öncelikle akciğer tüberkülozundan şüphelenmek gerekir.Diğer organ tüberkülozlarında bulgular, tutulan organa göre değişir.

Bulaşma Yolları ve Bulaştırıcılık:

Veremli hastaların öksürük ve aksırıkları ile havaya saçılan mikropların solunması ile bulaşır.

Verem mikropları, güneş ışığı girmeyen ve havalandırmayan yerlerde uzun süre yaşayabilir.

Verem, yiyecekler, giyecekler ve ortak kullanılan eşyalarla bulaşmaz.

Verem kalıtsal değildir.

Hastaların bulaştırıcılığı, tedavilerine başlandıktan sonraki 2-3 haftada pratik olarak sona erer.

Tanımlar ve Sınıflama

Primer Tüberküloz:Daha önce TB basili ile karşılaşmamış bir kişide ortaya çıkan ve çoğunlukla kendiliğinden iyileşen, çocuk tüberkülozu olarak da bilinen durumdur.

Enfeksiyon:TB basili ile ilk kez karşılaşmış ve bir seri immünolojik reaksiyon sonucu 'gecikmiş tipte aşırı duyarlılık' gelişmiş kişilerdeki durumdur.Kişinin hasta olması anlamına gelmeyen bu durum tüberküline reaksiyonun gösterilmesi ile ortaya konulur.Enfekte bireyler hasta olmaya aday kişilerdir.

Post Primer Tüberküloz: 'Erişkin tip TB' veya 'reenfeksiyon tüberkülozu' olarak da adlandırılan bu durum daha çok erişkin çağda görülen, balgamda basil çıkarılması, kavitasyon gibi klinik özellikler arzeden bir tablodur.Tüberküloz dendiğinde genellikle kastedilen post primer tüberkülozdur.

İlaca Dirençli Olgu: En az bir TB ilacına dirençli basille hastalanmış olgu

Çok İlaca Dirençli Tüberküloz (MDR-TB): İzoniyazid ve Rifampisin'in ikisine birden veya bunlarla birlikte başka ilaç(lar)a dirençli basil çıkaran olgulardır.En az İzoniyazid ve Rifampisin direncinin MDR-TB olarak alınması, bunların TB tedavisinin en temel iki ilacı olması nedeniyledir.(WHO ve IUATLD :Uluslararası Tüberküloz ve Akciğer Hastalıklarına Karşı Birlik) ile diğer otoriteler de bu tanımı aynı şekilde yapmaktadırlar.

MDR-TB yönetiminin WHO tarafından belirlenen temel prensipleri şunlardır:

* Öncelik MDR-TB gelişimini önlemektir.

* Gerekli ilaçlar mevcut olmalıdır.

* Bu hastalar için özel tedavi üniteleri oluşturulmalıdır.

* Bu hastalar için uygun tedavi rejimleri düzenlenmelidir.

* Gerekli duyarlılık testleri yapılabilmelidir.

* MDR-TB kontrol programı için uzun süreli personel ve mali kaynak ayrılmalıdır.

Sınıflama ise şu şekilde olmaktadır:

1) Akciğer tüberkülozu

A- Yayma pozitif olgular

* En az iki balgam örneğinde yayma ile Aside-Rezistan Basil (ARB) gösterilen hastalar;

* Balgam yaymasında bir kez ARB pozitif bulunan fakat aktif akciğer tüberkülozu ile uyumlu radyolojik bulgularılan ve bir hekim tarafından,tüberküloz tedavisi kararı verilen hastalar;

*Balgam yaymasında bir kez ARB pozitif bulunan ve kültürü de pozitif gelen hastalar

B- Yayma negatif olgular ( Şüpheli TB olguları)

İki hafta ara ile alınan ve her seferinde yayma negatif olan, fakat radyolojik olarak TB ile uyumlu lezyonları olan ve en az bir hafta geniş spektrumlu antibiyotik kullanılmasına rağmen klinik yanıt alınamayan ve ayırıcı tanı olanakları iyi olan bir hastanede TB tedavisine karar verilen hastalar

C- Kültür müspet olgular

Balgam yaymaları negatif olan fakat kültürde üreme olan hastalar

2) Akciğer Dışı Organ Tüberkülozu

Akciğer dışındaki organlardan alınan örneklerde ARB gösterilebilen veya TB ile uyumlu histolojik ve klinik bulgusu olan hastalar

Bulaşma hemen daima solunum yoluyla olduğu için, verem savaşı akciğer tüberkülozu iledir.

Tanı:

Tüberkülozun kesin tanısı bakteriyolojiktir ; yalnız radyoloji ile TB tanısı konulmaz.

Tüberkülin Testi (PPD): PPD, kişininTB basili ile karşılaşıp karşılaşmadığını, yani enfekte olup olmadığını gösteren bir testtir.Hastalık aktivitesi hakkında bilgi vermez.Ülkemiz koşullarında daha çok çocukluk çağında değerli bir tanı aracıdır.Çocuklarda tüberkülin pozitifliği, hiçbir klinik ve radyolojik bulgu olmasa bile ilaçla korunmayı gerektirir.

Yetişkinlerde ise tüberkülin pozitifliği çok yaygındır ve bunların ne zaman enfekte olduklarını ayırdetmek de mümkün değildir.Bu müspetliklerin bir kısmı da BCG'ye bağlıdır.Ülkemiz koşullarında bu nedenle,yetişkinlerde tüberkülin ancak yardımcı bir tanı kriteridir.TB'nin bazı formlarında test menfi olabilir.TB'de şüphe edilen 15 yaşından küçük çocuklara mutlaka tüberkülin testi yapılmalıdır.

Verem Aşısı (BCG "Bacille Calmette-Guerin")

Virulansı azaltılmış yani hastalık yapmadan direnç kazandıran basil esasına dayandırarak ilk 1920'li yıllarda üretilen aşıya, basilin ve bulucularının isimlerinin baş harfi alınarak kısaca BCG ismi verilmiştir.

BCG aşısı, ısı ve ışığa çok dayanıksızdır.Aşılanan kişiyi 5-6 yıl süreyle, %80 oranında korur.Özellikle doğumdan itibaren uygulanabilir.Cildin en üst tabakalarına uygulanması BCG'nin komplikasyonlarını azaltır.Aşıyerinde oluşan 7-8 mm çapındaki papül 20-30 dakikada kaybolur.Daha önce TB basili ile karşılaşmamış olan kimselerde,aşı yapıldıktan 3-4 hafta sonra aşı yerindebir nodül oluşur.Bu nodül kızarır ve 6. haftaya doğru hafif bir şekilde akar, 8. haftada kabuk bağlar ve birkaç hafta sonra kabuk düşerek yerinde bir nedbe (skar) bırakır ve yaşam boyu kaybolmaz.Nedbeleşmeyi çabuklaştırmak için antibiyotikli tozlar ve pomadlar kullanılmaz.

Aşıdan sonra kırgınlık, ateş vb. semptomlar görülmez.Aşının deri altına yapılması veya steril koşullara dikkat edilmemesi sonucu deri altı abseleri oluşabilir.

Özellikle 0-6 yaş grubundaki çocuklara aşıdan önce tüberkülin testi uygulamanın büyük önemi vardır.Kırsal kesimde tüberkülin testinin 3 gün sonraki kontrolü pratik olarak zor olduğundan direkt BCG uygulanır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 891
favori
like
share
elektra Tarih: 15.12.2007 16:04
paylaşım için teşekkür
casper Tarih: 26.12.2005 12:19
paylaşımın için teşekkürler
XMaSteR Tarih: 26.12.2005 09:56
çok teşekkürler ellerine sağlık kardeşim
SU-PERISI Tarih: 26.12.2005 09:12
lemyezel arkadaşım ellerine sağlık bilgilerin için. Allah Korusun kötü bir hastalık
ens_selman Tarih: 26.12.2005 03:22
MyNiceWorld Tarih: 26.12.2005 01:31
EMEKLERİNE SAĞLIK PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER HERKESE SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİM :cubuk:
masarac Tarih: 25.12.2005 10:42
bilgiler için teşekkür ederim lemyezel
Numberone Tarih: 30.09.2005 00:13
payLaşımın iÇin te$kler..
tarkın Tarih: 26.09.2005 10:06
paylaşımın için sağol.