Aysun Gültekin - Aysun Gültekin Kimdir - Aysun Gültekin Resimleri - Aysun Gültekin Biyografisi - Aysun Gültekin Hakkında

TRT'nin İstanbul radyosu sanatçısı olan Aysun Gültekin türküleri doğru yorumlayan kendine özgü edasısesinin derinliği ile kendine hayran bırakan Türkiye'nin son 50 yılda yetiştirdiği en iyi kadın Türk halk müziği icracılarındandır.



Özgün sesi ve yorumunun yanında ağır edalı bir duruşu vardır hep.
Sesi gırtlaktan değil de yürekten çıkar sanki. Ve o ses gelip yüreğine çarpar doğrudan insanın.

Söylediği Bazı Parçalar

Keklik Gibi Kanadımı Süzmedim
Hey Ağalar Hangi Derde Yanayım
Yavrum Bu Gün Yaradan Var (uh)
Taşa verdim Yanımı
Vardım Yarin Bahçesine
Arpa Orağa Geldi
Bala Sarhoş (uh)
Çiçekden Harman Olmaz
Mektup Yazdım Yare Almadı
Sıra Sıra Gelen Mektep Uşağı (uh)
Tanrıdan Diledim Bu Kadar Dilek
Erzincan'a Girdim (Köprü)
Efelerin Efesi (Köprü)
Sakarya Türküsü (Köprü)
Adalardan Çıktım Nenni (Köprü)
Kırmızı Gül Demet Demet
Geceler Zar Geceler
Baba Bu Gün Dalda Yeri
Cerrevin Kulpu Burma


Aysun Gültekin - Efelerin Efesi Video
[url]http://www.main-board.com/videolar/258700-aysun-gultekin-efelerin-efesi.html[/url]

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 8438
favori
like
share
senolaldemir Tarih: 20.04.2011 01:16
tşk
nuri deniz Tarih: 04.05.2010 13:26
İyibir çalışma..teşekkürler..
erhan1986 Tarih: 01.04.2010 22:48
emeğine sağlık
dumanalti Tarih: 05.03.2010 10:48
Aysun Gültekin'in Baktad Tatlı Hayat İçin Yaptığı Söyleşi - Aysun Gültekin Röpörtajı
*Aysun hanım, siz Türk kamuoyu ve özellikle türkü severler tarafından yakinen tanınan bir sanatçısınız. Ama yine de sizi kendi ağzınızdan tanıyalım?
* Erzurum’un İspir kazasına bağlı şirin bir belde olan Çamlıkaya’da dünyaya geldim. Babası öğretmen, annesi ev hanımı 4 kardeşli bir ailenin 3. çocuğuyum. İlkokulu ve ortaokulu İspir’de tamamladım. Babamın öğretmen olmasından dolayı sık sık tayin yaşıyorduk. Dolayısıyla liseye Ağrı Kız Meslek Lisesi’nde devam ettim. Tabi o dönemlerde de okul müsamerelerinde türkü söylüyordum.
* Türkülerle, böyle mi tanışmış oldunuz?
* Hayır, bunun daha öncesi var. Annem çok iyi bir radyo dinleyicisiydi ve sabah kalkınca hemen radyoyu açardı. Ayrıca babam da Köy Enstitüsü mezunuydu cümbüş ve bağlama çalardı. Akşam olduğunda bizi etrafına toplardı, yani iyi bir aile koromuz vardı. Kulağımız çocukluktan itibaren müzikle doldu. Ağrı Kız Meslek Lisesi ile Halk Eğitim Merkezi birbirine çok yakındı. Halk Eğitimin bir korosu vardı ve ben de lise döneminde o koroda yer aldım.
O sıralarda Erzurum’da Ağrı ile ilgili yapılan bir programa katıldım. O dönem TRT Şube Müdürü olan Zeki Kurnuç, beni dinleyince, 1981 sonunda TRT imtihanı olacağını söyledi. Açıkçası ben çok da istekli değildim, ancak hocalarım bu imkanı kaçırmamamı söylüyordu. Babam mektupla müracaat ediyor, ancak şahsen müracaat yapılması gerekiyormuş. İmtihan günü gittiğimde müdürün odasından karşılaştığımda Zeki Kurnuç Beyle karşılaştık. Benim elimden tuttuğu gibi beni imtihan heyetinin karşısına çıkardı. Heyette Mehmet Özbek, Nida Tüfekçi, Yücel Paşmakçı gibi isimler var. İlk olarak “Pancar pezik değil mi?” parçasını okudum. Bir de “Çıktım çöplük başına, Bir kız çıktı karşıma” türküsünü okudum. Çok da çekiniyordum. Hoca, “Yavrum uzun hava var mı?” dedi. “Yok” dedim. Sınavı en yüksek puanla kazandım ve 1982 yılında da TRT’de göreve başladım.
* Mesleğe alaylı olarak başladınız, devamındaki çalışmalarınız hakkında neler söylemek istersiniz?
* Evet alaylı olarak başladım. Şefimin ve diğer arkadaşlarımın çok yardımını gördüm. Mesela Mehmet Çalmaşır’ı koridorda yakalar, bana bazı türküleri öğretmesini rica ederdim. Ancak çok çalıştım. Çünkü nota eğitimi konusunda kendimi yetiştirmeliydim. Bunu yapmak için de çok çalıştım ve sonunda usta-çırak ilişkisiyle piştim. Orası benim okulum oldu. Erzurum Radyosu benim konservatuarım oldu. 1992 yılında da İstanbul Radyosu’na tayin oldum. İstanbul’a gelirken “büyük şehir” hakkında biraz endişem oldu, ancak düşündüğüm gibi problem olmadı. Hocalarım ve arkadaşlarımın da yardımıyla ortama çok çabuk alıştım.
* Birçok yörenin türküsünü seslendiriyorsunuz, ancak özellikle Erzincan türkülerini daha çok söylüyorsunuz. Bunun sebebini öğrenebilir miyiz?
* Benim ilk uzun hava türküm rahmetli Ali Ekber Çiçek’in “Yastadır ey deli gönül yastadır” türküsüdür. Benim çok duygusal bir yapım var. Erzincan türkülerinde de duygu yoğunluğu çok fazla. Onun için Erzincan yöresinin bende apayrı bir yeri var. Mesela “Taşa verdim yanımı”, “Kahpe felek sana nettim neyledim”, “Yeşil kurbağalar” gibi bir çok örnek var. Rahmetli Turan Engin’in çok etkisinde kaldım. Belki de o bölgeye yönelmemde onların da etkisi vardır. Bu bölge ağırlıkta olmak üzere, radyo sanatçısı olduğum için diğer bölgelerden de türkü okuyorum tabi.
* Türkü söylerken farklı bir sunum tarzınız var. Buna farklı bir konsantrasyon da diyebilirsiniz. Türkü söylerken ne hissediyorsunuz. Bu konuda bir değerlendirme yapar mısınız?
* Ben bir uzun havayı veya kırık havayı iyice hazmetmeden söyleyemem. Bir de sevmediğim bir türküyü okuyamam. Önce sevmek gerekiyor. Tabi söyleyiş tarzım hakkında “türküyü yaşadığımı” söylüyorlar, ama tabi onu ben bilemem. O dinleyicilerimin takdiri. Mesela bazen bana diyorlar ki, “Aysun sen uzun havayı okuyorsun, gözlerini açtığında gözlerinde yaş hissediyoruz.” Bu tabi biraz da türkülerin yapısından kaynaklanıyor. Biraz da ifadelerle yoğunlaşmak olarak ifade edilebilir.
* Çeyrek asrı geride bırakmış bir sanatçısınız. Ancak “Köprü”, ve “Kurtlar Vadisi” gibi dizilerdeki müziğinizle daha geniş kitleler tarafından dinlenir oldunuz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
* İlk olarak “Kurtlar Vadisi: Irak” filminde “Altın hızma” türküsünü okumuştum. Sevgili Gökhan Kırdar orada bize yer verdi. Daha sonra diğer diziler devam etti. Türkü severler, bu konuda seçici olanlar zaten bizi tanıyorlardı. Hatta bir gazetede benimle ilgili bir haberde “26 yıllık sanatçı dizilerle şöhret oldu” başlığı atılmıştı. Bu aslında içimi acıttı. Çünkü benim hiçbir zaman şöhret olmak gibi bir isteğim olmadı. Ben sanatçıyım ve iyi bir sanatçı olabildiysem ne mutlu bana.
* İyi bir sanatçı olmak, ya da sizce başarının anahtarları nedir?
* Çalışmak, çok çalışmak ve emek vermektir. Ben bunu hayatımda uyguladım.
* Aysun Gültekin şu anda neler yapıyor?
* Radyo çalışmalarım sürüyor. Ayrıca TRT 1’de “Türkülerle süper gece” diye bir programda yer alıyorum. Her Perşembe bu programa katılıyorum. Sağlığımız elverdikçe devam edeceğiz. Mesleki çalışmalarımla ilgili benim bir kaset ya da CD çalışmam olmadı. Bu konuda zaman zaman teklifler aldım. Ancak ben gönlümde yatan bir şey olsun istedim. O da olmadı.
Ancak TRT’nin benim için çok kısa sürede bir CD çıkarma projesi var. Bu da TRT’nin bize hediyesi olacak. Ayrıca zannediyorum Gökhan Kırdar Bey, dizi müziklerini CD haline de getirecek.
* Sanat dünyamızı kısaca değerlendirirsek, neler söylemek istersiniz?
* Piyasada sanatını çok iyi yapan güzel örnekler, güzel sanatçılar var. Ancak çok kötü örnekler de var. Bir zaman sonra iyi olanlar kalburun üstünde kalıyor, diğerleri ise saman alevi gibi unutulup gidiyor. Önemli olan kalıcı olmak.
Aysun Hanım, memleketiniz Erzurum’un yöresel tatları da var, sizin mutfakla aranız nasıl?
Ben mutfağı severim. Zamanım oldukça da yöresel yemeklerimizi severek hazırlıyorum. Çünkü alışkın olduğumuz bir damak tadımız var ve onlardan vazgeçmemiz mümkün değil. Dolayısıyla mutfakla aramız fena değil.
* Tatlı konusundaki fikrinizi de alalım isterseniz?
* Ben kendim de baklava gibi tatlıları yaparım. Özellikle ev baklavasını daha çok severim ve zamanım varsa kendim yaparım. Ama tüketim konusunda biraz dikkatli davranıyorum.