[FONT="Arial Narrow"]Örnek Yaşayışlarıyla İslam Büyükleri’
kitabından bir irşat olayını takdim etmek istiyorum bugün sizlere. Baştan olayın özetini birlikte okuyalım, sonra sorular soracağım kendimize. Önce (Basra halkının duası niçin kabul olmuyormuş?) onu bir gözden geçirelim.




Cizre’de vefatından önce Bağdat, Kufe gibi ilim ve tasavvuf merkezlerini ziyaret ederken Basra’ya da uğrayan büyük veli İbrahim Edhem Hazretleri, başına toplanan Basra halkının sorularına muhatap olur. Sıkıntılarından kurtulmak için yaptıkları dualarının kabul olmadığından müşteki olan Basralılar, İbrahim Edhem’den dualarının kabul olmasını sağlayacak nasihatler dinlemek isterler. İbrahim Edhem de genişçe bir konuşma yapar Basralılara. Dualarının kabul olmama sebeplerini de şöyle izah eder:

-Ey Basra halkı!.. der, sizin halinizi inceledim, davranışlarınızı gözden geçirdim, kalbinizi gaflet kabuğu bağladığını gördüm. Bu yüzden dilinizle dua ediyorsunuz; ama kalbiniz o duaya iştirak etmiyor, başka şeyleri düşünüyorsunuz... Halbuki Resûlüllah (sas) Hazretleri, “Gafil kalbin duasını Allah(celle celalüh) kabul etmez!” buyurmuştur! Kalbiniz dilinizden gafil dua ediyorsunuz...

- “Hangi günahımız kalbimizi dilimizle yaptığımız duamızdan gafil hale getiriyor?” diye sorarlar.

- “On madde tespit ettim kalbinizin gaflette kalmasına sebep olan...” diyerek gaflet sebeplerini şöyle sıralar:

***

1- Allah(celle celalüh)’ı tanıdığınızı söylüyorsunuz; ama emirlerini ve yasaklarını tam tanımıyorsunuz.

2- Resûlüllah’ı sevdiğinizi söylüyorsunuz; ama sünnetine olan sevginizi tam göstermiyorsunuz.

3- Kur’an’ı dinliyorsunuz; ama manasıyla amel etmek gerektiğini düşünmüyorsunuz.

4- Şeytanın düşmanınız olduğunu söylüyorsunuz; ama onunla dostluk kurmaktan çekinmiyorsunuz.

5- Cenneti sevdiğinizi söylüyorsunuz, onun için bir bedel ödemiyorsunuz.

6- Cehennemden korktuğunuzu iddia ediyorsunuz; ama ondan uzak kalmak için bir gayret göstermiyorsunuz.

7- Ölüm haktır diyorsunuz, hak olan ölümden sonrası için bir hazırlık yapmıyorsunuz.

8- Gıybet etmek günahtır diyorsunuz, yine de kardeşlerinizin gıybetini yapmaktan geri kalmıyorsunuz.

9- Allah(celle celalüh)’ın lütfettiği sayısız nimetleri yiyorsunuz, bu nimetlerin gerektirdiği şükrü yapmıyorsunuz.

10- Cenazelerinizin peşinden gidiyor, ölülerinizi kabre gömüyorsunuz, bir gün kendinizin de bu kabre gömüleceğinizi düşünmüyorsunuz.

***

İbrahim Edhem sözlerini şöyle bağlar:

- Ey Basra halkı! der, saydığım bu on konudaki duyarsızlığınız kalbinize gaflet veriyor, dua sırasında gaflette kalan kalbiniz, dilinizle birleşmiyor. Duanızın kabul olmasını istiyorsanız, dilinizle kalbiniz birleşsin. Kafa-kalp birliğiyle yapın duanızı!..

***

-Ne dersiniz muhterem okuyucularım! Basra halkıyla benzerliklerimiz mi var? Bizim de dilimiz dua ederken kalbimiz bazen başka şeylerle mi meşgul? Dualarımızda dilimiz neyi diliyorsa kalbimiz de onu mu düşünmeli? Basralılardaki on maddelik gaflete maruz kalmamak için bunu incelemeye ihtiyacımız mı var?


kaynak : Zaman 12.09.2006

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 335
favori
like
share
Şayeste Tarih: 07.06.2010 13:59
Allah razı olsun canım..