Porselen demlikte çay yapmıştın bana, daimi olarak bilincimden çıkmak bilmeyen parmaksız düşler uçuşuyordu zihnimde, paslanmaya yüz tutmuş ahşap bir evin kapısındaki küçük metal parçası gibi yalnızdım ve öylece kırgınlıkların imgeleme getirdiği kırıntıları toplayan bir zaman gezmeniydim düş yorgunuydum ellerimi sıcaklığı henüz geçmemiş fincandan çekmiyor ısının parmaklarımdan bütün vucuduma ve oradan can alıcı töz noktasına ulaşmasına imkan tanıyordum

Konuşmanı istiyordum, anlatmanı yaşamımı huzura boğacak cümleleri kurup beni bir kez olsun hayal kırıklığının o yelkeni yırtık gemisine zorla itelemeni bekliyordum..belki mükemmel değildin fakat fevkalede sabır göstermiştin bana, halden anlar olduğunu ilk gözlerine gözlerimin aktığı o dağdağalı günün gecesinde farketmiştim bir ece kadar tahammülşinas ve aristokrattın.Sokaklarda seyyar satıcıların çığırtkan sesleri yankılanıyordu demlikten çıkan buharın ısıtmaya yettiği küçük odada ve duyuyordum gözlerinden akan yaşların huzursuz sitemlerini

Duyuyordum ve artık biliyordum birşeylerin artık hiç eskisi gibi olamayacağını Kabuslarımın sırça yanaklı çocukları artık sessizliklerini bozmuşlardı dile gelmişlerdi gözyaşlarının yüreğimi delip geçen ıslaklığında..Dost !..evet Dost ! kalalım olurmu

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 320
favori
like
share
Halaskar Tarih: 19.09.2005 10:14
Güzel bir veda.teşekkürler