Ayşe Ve Kavaklar - Çocuk Hikayeleri - Uğur Budak

Ayşe’nin babasının görevi gereği tayini Rize’ye çıkmıştı.Ziraat mühendisi olarak Rize’nin İkizdere ilçesinde görev yapacaktı.Uzun bir yolculuktan sonra Dereköy’de küçük bir eve yerleştiler.İkizdere’nin güneyinde Koyunlu gölünde doğan ve Karadeniz’e dökülen İkizdere adında bir ırmak bulunur.Zaten evleri de hemen bu derenin kenarındaydı.Dereköy küçük,şirin,halkı tarım ve hayvancılıkla geçinen yemyeşil,adından da belli olduğu gibi derenin kenarında bir kördür.
Okulların açılmasıyla birlikte,güneşli ve sıcak günler yerini soğuk ve yağmurlu sonbahar günlerine bıraktı.Ayşe beşe gidiyordu.O gün Ayşe okuldan geldikten sonra her zaman olduğu gibi derslerini bitirdi,yemeğini yedi ve erkenden yatıp uyudu.Akşama doğru başlayan şiddetli yağmur sabah olmasına rağmen hala dinmemiş,tüm şiddetiyle devam ediyordu.Ayşe uyanıp ayaklarını yatağından aşağı attığında bir ıslaklık hissetti ve çok korktu.Yüksek sesle anne ve babasına seslendi.

-Anne baba,her yer su dolmuş!

Kalktıklarında evleri dizlerine kadar su doluydu.Aşırı yağan yağmur sonucunda İkizdere taşmış tüm köyü sel suları basmıştı.Ambarlardaki tahıllar ziyan,küçük kümes hayvanları telef olmuştu.Tek kurtarabildikleri küçük ve büyük baş hayvanlardı.Öğleye doğru yağmur dinmiş,sular yavaş yavaş çekilmeye başlamıştı.Bir süre sonra köy halkı meydana toplandı.Bu arada durumu fark eden yukarıdaki köyden erzak,giysi ve yemek yardımı gelmeye başlamıştı.Ertesi gün köy halkı tekrar toplanıp evlerini hep birlikte onarmaya başlamışlardı.Bu dayanışmayı gören diğer köylüler de alet ve traktörler ile yardıma geldiler.Bir hafta sonra Dereköy eskisinden daha güzel oldu.Ama Ayşe bir çözüm olmadığını düşünüyor,daha etkin ve kalıcı bir çalışma gerektiğini biliyordu.Aklına çok güzel ve kalıcı bir fikir geldi.Bu düşüncesini akşam babası geldiğinde ona anlattı.

-Ne dersin babacığım,sence olur mu?.
-Harikasın Ayşe,biz büyükler daha önce nasıl düşünemedik?.

Sabah olduğunda Ali bey hemen muhtarın yanına gitti,ve küçük Ayşe’nin düşüncelerini anlattı.Kısa bir süre sonra köy meclisi toplanıp bir karar aldılar.Ali bey bir sonraki gün köy meydanına bir kamyon ile birlikte geldi.Köy halkı kazma,kürek,traktör ve kepçeleri ile birlikte hazır bekliyorlardı.Hep birlikte gidip taşan derenin etrafını temizleyip,atıkları kamyon ve traktörlere doldurup,boş bir araziye boşalttılar.Kış bitip bahar geldiğinde temizlenen derenin etrafında toplanıp Ali bey ve muhtarın önderliğinde arazi ve set çalışmalarına başlandı.Bu çalışmalar bittikten sonra bu kez Ali bey kamyon ile birlikte yüzlerce kavak fidanı ile geldi.Diğer köylülerin yardımlarıyla bu fidanlar derenin etrafına düzenli bir şekilde ekildi.Bu arada Ayşe’de tüm çalışmalara katılıyordu.

İlkbahar yağmuru bitip,sıcak ve bereketli bir yazdan sonra hepsi kocaman birer kavak ağacı olmuşlardı.Yine yaz bitti,sonbahar geldi ve okullar açıldı.Ayşe altıncı sınıfa geçti.Yine yağmurlar başladı.Ama bu kez köylüler ve Ayşe hazırlıklıydı.Kasım ayı geldiğinde yağmurlar iyice artmış,sonbahar yerini soğuk kış günlerine bırakmaya hazırlanıyordu.O gün haberlerde meteoroloji halkı uyarmış,sağanak yağmurlar sonucu tedbirli olmalarını anlatmıştı.Çok aşırı yağmur yağmasına rağmen Dereköy bu yağmurlardan hiç zarar görmedi.O kış Dereköy’ü afetten kurtaran Küçük Ayşe’nin fikri,köylülerin çalışmaları ve kavaklar oldu.



Uğur Budak

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 405
favori
like
share