Hiç Bir Sevgi Hata Değildir - Serkan Çakıcı
Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak babasının tayininin çıktığı bir köye taşındılar. Huzursuzdu,okulunu bir köy okulunda okumaktansa, şehirde medenice okumak istiyordu. Kaydını yaptırdı babası okula. İlkokul 4. sınıftan başladı köy okuluna. bir sınıfa verdiler. Öğretmen köyde yabancı olduğunu biliyordu ve hangi sıraya oturmak istiyorsan otur dedi ona. Bir kızın yanı boştu sadece oraya oturdu. Hayatını adadığı,gidişiyle onu bitiren insanla ilk o zaman tanıştı İsmi Altınay idi. Çocuk yaşında bile onun güzelliği onu çok etkilemişti. Masmavi gözleri,gamze yanakları ile arada bir bana dönüp gülüşü,yanlış yazdığı notlarında kendi silgisiyle defterindeki hatayı silmesi o minik yaşında ona bağladı. O dönemlerde çocukça bir arkadaşlıktı. Zaman ilerledikçe onsuz tek saniye geçiremiyordu. Ya onlara gidip ders çalışıyor, yada o geliyordu. Mükemmel bir paylaşımcıydı. Yüreğini,sevgisini,dostluğunu daha o yaşta vermişti ona. İlkokulu birlikte okudu ve aynı sırada bitirdi. Hep onunla hep ona biraz daha alışarak. Ortaokula geçtiğinde ailelerinini rica ettirdiler ve onları aynı okula yazdırdılar, hatta aynı sınıfa,hatta aynı sıraya oturmalarıiçin babalarını öğretmenlere adeta yalvardılar. Başarmıştı. Yine aynı sıradaydı. Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yılda anladılar ki onsuz hayat ona huzur vermiyordu. Yaşları olgunlaştıkça onu daha çok seviyordu. Çocukça başlayan arkadaşlıkları sevgiye aşka dönüşmüştü ortaokul yılları bitmek üzereyken. Şehir merkezinde. Aileleri liseye geçtiğinde sırada ortak bir karar aldılar. Buna göre tek ev kiralayacak ikiside aynı evde kalacaktılar. Annesı de onlarda kalacaktı. karar onlara iletildiğinde dakikalarca sarmaş dolaş kutlamıştılardı . Ona aşık olmuştu. Aynı duyguları o da paylaşıyordu ve bunu fareden aileleri okul bittiğinde evlendirelim diye karar almışlardı bile. Ona tapıyordu artık. Haşa Allah`a şirk koşar gibi günah işlercesine seviyordu. İlk elini tuttuğunda sakın bir daha bırakma demişti. Yanakları kızarmıştı,utanmış ve başını önüne ! eğmiş,gülümsemiş ve elini sıkı sıkı kavramıştı. Artık her gün el ele tutuşup okula gidiyor okuldan çıkarken el ele dolaşıyor geziyor öyle gidiyordularki evlerine Arada bir elleri terler ve her terleyişte elini elinden kurulamak için çekerdi. Bunu her yaptığında kızar elimi bırakma diye azarlardı,hep tamam ,tamam diyerek gülümser ve hızla elini avucun a sokuştururdu. Her şey harikaydı,dünya cennet gibiydi gözlerinde. Yıllar akıp gidiyordu mutluluk içinde. Nihayet liseyi de bitirmek üzereydiler . Karne dönemi gelmişti. Karnelerini aldılar hiç kırğınlığı yoktu. Sevinçle sarıldılar birbirlerine elini tuttu. Bunu kutlamak için bir cafeye gidip cola içerek kutlayacaktılar . Okulun az ilerisinden geçen bir çakıl yol vardı. Her zaman toz duman içinde olurdu. Çakıllarla kaplıydı. O yolun benim derdi ve ölürcesine sevdiği insanın ayrılmasında bu kadar rol oynayacağını bilseydı hiç girermiydik o yola. Neler vermezdim o yolu yürümemek için. Derdi Eli yine elindeydi,ansızın elini çekti,terlemişti yine eli Sanırım dört adım atmıştı. Dönüp yine azarlayacaktı. Çünkü hem elini bırakmış,hem de geride kalmıştı. Dönüp baktığında Dünya başına yıkıldı. Sanki gök kubbenin altında kaldı. Yerdeydi ve yüzünden kan fışkırıyordu. Ne yapacağını bilemedi üzerine kapandı yüzüne yapışmış saçlarını kaldırdığında hayatını bitiren o görüntüyle karşılaştı. Başı kesilmiş bir tavuk gibi çırpınıyordu. Suratına bir taş parçası bıçak gibi saplanmıştı ve bakmaya doyamadığım mavi gözlerinden biri akmıştı. Suratının yarısı yoktu. Hırlıyordu gençe bir şeyler demek istiyor kanla kaplı diğer gözünü temizleyerek ona bir şeyler demeye çalışıyordu. Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altından fırlayan bir taş suratına saplanmıştı. Ölürcesine bir aşkı,geleceğini kibrit büyüklüğünde bir taş parçasının bitireceğini bilemezdi. Donuk ,donuk hiç konuşamadan yüzüne bakmaktan başka bir şey yapamıyordu. Ellerini tuttunda kaldırdı başını göğsüne dayadı ve elini sıkı, sıkı tuttu. Akan kan ellerine damlıyordu. Yoldan geçen bir araba durmuş onları seyrediyordu,hastaneye yetiştirelim dediğinde kanlı olduğu için almadı ve kaçtı gitti. Kimse arabaya almıyordu. Çevresine bakıp yardım eden demekten,ona dönüp seni seviyorum,beni bırakma,dayan demekten başka bir şey yapamıyordu. İki dakikalık bir çırpınıştan sonra kucağında öldü. Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme döndü. Tam dokuz yıl oldu onu yitireli

HİÇ BİR SEVGİ HATA DEĞİLDiR."

NOT:inan Bu güne kadar etkilendiğim başimdan gecen gerçek bir hikayeydi bu ve üstelik ben bu güne kadar bir sürü ilhamlar aklima geldiğinde ve hepde aşk sevgi bölümünü istiyordum. çok ama çok fazla derecede hikaye okudum ve yazdım ama etkilendiğim ikinci en güzel hikaye buydu... paylaştığım için çok ama çok teşekkür ediyorum hüseyın abime ve merhüm kızınada c.c.a dan ailesıne sabır dilerım ve teşekkür ederim böyle hikayeyı yazdığımdan dolayı bana izin verdikleri için


Serkan Çakıcı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 372
favori
like
share