dini bilgiler - tövbe etmek - islami yazılar

"Her insan hata eder. Hata edenlerin
en hayırlıları ise (hatada ısrar etmeyip
hemen) tövbe edenlerdir."

Sevgili dostlar!
İnsan beşerdir şaşar günah işleyebilir. Ne var ki bile bile günaha girmemeli, bir hata ve yanlışlık sonucu girmişse hemen dönüş yapmalı günahta ısrar etmemeli hemen tövbeye
sarılmalıdır.


İnsan bir günah işlediğinde ondan pişmanlık duyar bir daha yapmamak üzere dönüş yaparsa tövbesi kabul olur. Cenab-ı Hakk'ın "Gafur Gaffar Tevvâb" gibi isimleri vardır. İnsan günahından tövbe ederse bu sıfatları ve isimleri tecelli eder.

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurarak uyarır:
"Günahı açıktan işlemekten sıkılmayanlar hariç bütün ümmetim Allah (c.c.)'ın affına mazhardır." (2)
Çünkü günahı işlemede; sıkılmama çekinmeme yaptığından zevk alma işlediğinden utanç ve ar duymama vardır. Bu ise çok tehlikelidir. Onun için tövbe geciktirilmemeli ve ihmal edilmemelidir. Zira Lokman (a.s.)'a: "İnsanların en şerlisi kimdir?" diye sormuşlar. O da: "İnsanların kendisini günah işlerken görmelerine aldırış etmeyen kimsedir." cevabını
vermiştir.

Ömer b. Abdülaziz'e Sırrı Sakatî şöyle öğüt vermiştir: "İyi kimselerle oturup kalktığı halde hiçbir fayda sağlayamayanlardan veya günahkârları kınadığı halde kendisi günahlardan sakınmayanlardan olma! Açıktan şeytan'a lanet edip de gizlice ona itaat edenlerden olma!"
Yüce Rabbimiz cennet adayı takva sahiplerinin: "Bir kötülük yaptıklarında günah işlediklerinde hemen Allah (c.c.)'ı hatırlayıp tövbe ettiklerini işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmediklerini" belirtir. (3 Al-i İmrân 135)

"Mü'min günahını üzerine (devriliverecekmiş gibi) duran bir dağ gibi görür (o dağın) üzerine devrilmesinden korkar. Fâcir günahkâr ise günahını burnunun üzerinde duran ve (elini kaldım/erince kaçan) bir sinek gibi görür." (3)

Şu öyküyü dikkatle okuyalım:
Bir adam yol kenarına dikenli çalılar diker. Dikenler büyüyünce yoldan geçenlerin elbisesine takılmaya zarar vermeye başlar insanlar: "Bunları sök yoldan geçenleri rahatsız ediyor." derler. Fakat adam aldırış etmez. Sonunda yol kenarına dikenli çalı diken adamı mahkemeye vermek zorunda kalırlar.

Adam mahkemede:
"Tamam hakim bey sökeceğim" der. Fakat yine sökmez. Habire "Yarın sökeceğim." diyerek insanları oyalayıp durur. Bu arada dikenler her gün biraz daha kuvvetlenmekte ve yaygınlaşmaktadır.

Hakim bir gün adamı tekrar çağırır ve sorar: "Çalıları sökeceğine defalarca söz verdiğin halde hiçbirinde de sözünü yerine getirmedin! Niçin?" Adam: "Hakim bey önümüzde daha çok gün var. Nasıl olsa bir
gün sökerim." deyince hakim şöyle uyarır:
"Sen hep 'yarın yarın' diyerek işi erteliyorsun ama aylar yıllar geçiyor dikenler kuvvetleniyor; sen ise ihtiyarlıyor ve kuvvetten düşüyorsun. Zamanında sökmediğin dikenleri sonra hiç sökemezsin."

Sevgili çocuklar!
İnsan tövbe etmezse ruhuna ektiği günah dikenleri her gün büyür kök salar kişinin özelliği karakteri haline gelir bunlardan kurtulmakta zorlaşır. Onun için hatada ısrar etmemeliyiz. Gönlümüzü karartan hayatımızı mahveden bizi Allah (c.c.)'tan uzaklaştıran şeytan'a yaklaştıran cennet'ten uzaklaştırıp cehenneme yaklaştıran günahlardan hatalardan bir an önce kurtulmalıyız. Yoksa "Yarın yaparım diyen perişan olur." belki yarına da çıkamayabilir.

Peki günahkârları nasıl ıslah edebiliriz? Ebu'd- Derda hazretleri bir gün yolda bir grup insanla karşılaşmıştı. Onlar bir adamın başına toplanmışlar kötü sözler söylü-yorlardı. Onlara yanaşıp sordu: "Ne oluyor?"
"Bu adam günahkârın biri onu şu günahı işlerken gördük. " dediler. Bunun üzerine Ebu'd- Derda hazretleri:
"Ne dersiniz? Eğer bu adam bir kuyuya düşmüş olsa idi onu günahkâr diye oradan çıkarmaz mıydınız?" "Elbette çıkarırdık."
"O halde günah kuyusuna düşmüş bu kardeşinize kötü söz söylemeyin. Ona ancak öğüt verin yaptığının yanlış oldu-
ğunu anlatın. El uzatıp o kuyudan çıkarmaya çalışın. Ayrıca sizi onun işlediği günaha düşmekten koruyan Allah (c.c.)'a da hamdedin."

"Sen ona kızmıyor musun?"
"Ben sadece onun yaptığı işe işlediği günahına kızarım. Eğer o günahı terk ederse o benim kardeşimdir. Bağrıma basarım."
İşte böyle dostlar; günahları bir akrep gibi zehirli görelim onlardan uzak duralım. Bizi zehirleyecek akrebi beslemeyelim.
Şakiki Belhî ne güzel söylemiş: "Azabına dayanabileceğiniz kadar Allah (c.c.)'a karşı günah işleyiniz."


Kaynaklar:
1-Tirmizî Kıyâme 49. İbni Mâce Zühd 30. Dârîmî Rikâk 18.Ahmed Müsned 3/ 198 2-Buharî Edeb 60. Müslim Zühd 52. 3-Buharî Daâvât 4. Tirmizi Kıyâme 46. Ahmed age. 1/ 133

Halil ATALAY

Haber ver kullarıma; şüphesiz Ben, Ben bağışlayanım, esirgeyenim. (Hicr Suresi, 49)

Allah'ın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tevbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır. (Nisa Suresi, 17)

Bize düşen affetmektir. Rabbimizin ". affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir." (Nur Suresi, 22) ayetinde buyurduğu gibi.

Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam'a) uygun olanı (örfü) emret ve cahillerden yüz çevir. (Araf Suresi, 199)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 522
favori
like
share