Sevgide Vardı Bir Zamanlar 3 - Hasan Kamil Erkli

Ertesi sabah, her gün erken kalkmanın verdiği alışkanlıkla, önce Okan uyandı. Zuhal, ellerini yastığın altına sokmuş, yüzükoyun yatmaktaydı. Eğildi, Zühal’i yanağından hafifçe öptü. Zuhal gözlerini araladı mutlu bir gülümseme ile

—Günaydın, dedi. Okan kalkıp, banyoya yöneldi, çarçabuk duşunu alıp kahvaltı hazırlığına koyuldu. Zuhal üzerindeki mahmurluğu atamamış, yatakta bağdaş kurmuş oturuyordu. Etrafına bakındı. Tek başına yaşamasına rağmen, Okan’ın ne kadar düzenli ve temiz olduğunu düşünüyordu. Bir süre oturduğu yerden çevresini izledi, daha sonra kalkıp Okan’a yardım etmeye başladı. Okan’ın mutfağı da aynı düzen içindeydi. Mutfağı solondan ayıran mermer banko üzerine hazırlanan kahvaltıda pek konuşmadılar. Ama ikisinin de yüzünde mutlu ve dinlenik bir ifade vardı.

—Böyle bir geceye gerçekten ihtiyacım vardı, diye başladı Okan.

—Her insanın bu tür gecelere gereksimi olur, dedikten sonra, Zuhal, ayağını Okan’ın dizi üzerine koydu. Okan küçük ve bakımlı ayağı sıkıca tuttu, okşadı, sonra içini çekerek,

—Hadi artık, toparlanıp yola koyulalım, bizi bekleyen bir sürü iş var. Zuhal ayağını Okan’ın kucağından indirdi, kalktılar. Okan giyinirken, Zuhal kahvaltıyı topladı, daha sonra o da hazırlandı. Kapıdan çıkarken Zühal’in baş döndürücü parfümünü içine çekti Okan. Zühal’e sarıldı, onu ihtirasla öptü. Zühal’in güzel yüzü ellerinin arasındayken, çekingen ve kısık bir sesle konuştu.

—Burada kalabilirsin. Bunu çok isterim. Zuhal kayıtsız kaldı. Birlikte arabaya binip, yola çıktılar. Okan şirketin kapısında indi. Önce Melih’in odasına uğradı, henüz gelmemişti. Odasına geçip, sadece kahve istedi ve kahveyle, ilk sigarasını keyifli bir şekilde tüttürdü. Diğer taraftan önceki geceyi düşünüyordu. Zühal’in güzelliğini, rahatlığını ve yataktaki ustalığını düşünürken Melih içeri girdi. Ona olanı biteni anlattı. Melih sevinçle “bingo” diye bağırdı. Zira arkadaşının yalnızlığını ve son günlerdeki ruh halini en iyi o biliyordu. Sona eren evliliği, onu oldukça yıpratmış, çok sıkıntılı günler geçirmesine sebep olmuştu. Aralarında geçen konuşma sonunda, Melih Okan’ın bayağı etkilendiğini anladı. Zühal’i tam tanımadan, ilişkisini derinleştirmemesini söyleyecekken, vazgeçti. Arkadaşını şimdilik kendi haline bırakmayı uygun buldu.

Günün ilerleyen saatlerinde, Okan Zühal’i iki kez aradı, ancak yerinde bulamadı. Not bırakmasına karşın, bir cevap da alamamıştı. Huzursuz oldu bu durumdan. Zühal’i aklından çıkaramıyor, kendini bir türlü işine veremiyordu. Bu sıkıntı ile gününü bitirdi. İş çıkışı, son bir kez daha telefon etti. Zuhal yoktu.
Hiçbir yere uğramadan, evine gitti. Eli doğruca konyak şişesine gitti. Sonra vazgeçip rakı içmeye karar verdi. Bir dilim kavun kesti, tabağa dilimledi ve yanına bir parça beyaz peynir koydu. Rakısını da alarak, televizyon karşısındaki koltuğuna oturdu, ayaklarını uzatıp, haberleri izledi. Sonra televizyondan sıkıldı, kalktı setine bir Bach CD’si koydu. Dinlemeye başlayınca, Bach’ın rakıya yakışmadığını düşünüp, bir Münir Nurettin şarkısı ile değiştirdi. Birkaç yudum rakı kendine gelmesini sağlamış, oldukça rahatlamıştı. Gözleri kapalı, kendini Münir Nurettin ‘in ezgilerine bıraktı. Kalamış’ı dinlerken efkârlandı ve bardaktaki rakıyı bir dikişte bitirdi. Oturduğu yerden telefona uzanıp, tekrar Zühal’i aradı, cevap alamadı. Üst üste iki kadeh daha içti. Şakakları zonklamaya başlamıştı. Böyle durumlarda, içtiği içki çabuk etkiliyordu kendisini. Koyuca bir kahve yapıp içti. Şansını son kez deneyerek tekrar telefon etti Açan olmadı. Uykusu gelmişti. Uzandığı yerden kalkmaya üşendi ve olduğu yerde uyuya kaldı. Rüyasında sık sık olduğu gibi Sermin’i gördü.

Ertesi gün, Zühal’i görmek bahanesiyle, reklâm ajansına gitti. Zuhal yerinde yoktu. Yardımcısıyla birlikte yapılan çalışmaları inceledi, özellikle çekilecek film üzerinde durdu. Bu konudaki istek ve düşüncelerini belirtti. Filmin senaryo çalışmaları bitmiş, ancak reklâm cıngılı konusu henüz kesinlik kazanmamıştı. Birde filimde kimin oynayacağı belli değildi. Okan tanınmış birinin oynatılmasını istiyordu. Bu düşüncesini Zühal’in yardımcısına iletti. Daha sonra çekilen ilk diaları inceledi. Oldukça özenli bir çalışma sonucu çekilmiş ve gerçekten istediği gibi olmuştu dialar. ”Bu kampanya tutacak” diye geçirdi kafasından. Öğlen saatine yakın şirkete döndü. Pazarlama grubu ile bir toplantısı vardı.
Toplantıda, hemen hepsini kendi seçtiği, on beş zıpkın gibi satış elemanına, başlayacak kampanya ile ilgili bilgiler verdi ve kampanya sonrası ne şekilde bir satış politikası izleyeceklerini anlattı. Satış elemanlarının konuya ilişkin fikirlerini aldı. Bu sırada Gülin toplantı odasına girerek kulağına eğildi, Zühal’in aradığını, daha sonra tekrar arayacağını söyledi. İçini çocukça bir sevinç bürüdü ve toplantıya döndü.

Toplantı sonrası, beklediği telefon geldi. Zuhal, Okan’ın kampanya ile ilgili düşüncelerini eleştiriyordu. Eleştiriden pek hoşlanmayan Okan huzursuz oldu. Bunları telefonda değil yüz yüze konuşmak istediğini söyledi. Zuhal ancak ertesi gün bir araya gelebileceklerini belirtti. Çaresiz bekleyecekti Okan.


Hasan Kamil Erkli

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 249
favori
like
share