Sevgide Vardı Bir Zamanlar 4 - Hasan Kamil Erkli

Bir gün sonra, Zuhal tam vaktinde geldi. Her zamanki gibi çekiciydi. Fazla vakti olmadığını özür dileyerek belirtti ve hemen konuya girdi. Filimde, Okan’ın aksine yeni ve tanınmamış bir yüz üzerinde duruyordu. Bu konuda oldukça kapsamlı bir çalışma bile yapmıştı. Yeni bir ürünün, yeni bir yüzle tanıtılmasını istiyordu. Okan’ı ikna etmesi fazla uzun sürmedi. Bu arada reklâm cıngılı konusunda, yaptırdığı üç çalışmanın CD’lerini bıraktı. Zuhal giderken,

—Hafta sonu ne yapıyorsun, diye aniden sordu.

—Henüz belirlenmiş bir planım yok, ben seni ararım, dedi ve Zuhal gitti.
Okan, cuma akşamı, iş bitimine kadar haber bekledi. Hiçbir haber alamayınca da evine gitti. Artık ekildiğine iyice inanıyordu. Yemeğini hazırladı. Kendisini iyice alışmış olduğu yalnızlığına bırakıp, içkisini bardağa koydu. Yemeğin bitimine yakın telefon çalmaya başladı. Zuhal hazırlanmasını ve kendisini almaya geleceğini söylüyordu. Sadece “peki” diyebildi. Yarım bıraktığı içkisini bitirdi. Beklemeğe başladı. Nereye gideceklerini bilmediğinden, bir hazırlık yapmadı. Kapısı, yarım saat kadar sonra çaldı.

—Hala hazır değimlisin, diye azarladı Zuhal. Hiç cevap vermeden, ellerinden tuttu, kendine çekti kadını, sarıldı. Sonra Zuhal’in başını ellerinin arasına alarak öptü. Uzun bir süre öpüştüler. Sessizliği Zuhal bozdu,

—Hadi üzerine bir şeyler al. Benim yazlığa gidiyoruz, dedi. Okan hemen üzerindekileri değiştirdi, yanına birkaç giysi aldı ve evden çıktılar.
Zuhal’in yazlığı iki buçuk saat uzaklıktaydı. Sağ koltukta oturmuş onu izliyordu. Aslında başkasının kullandığı arabada hep tedirgin olurdu. Ama Zuhal, BMW’ sini ustaca kullanıyordu.

—Nereden aklına geldi bu fikir, diye sordu Okan.

—Seninle konuşmak istediğim önemli konular var, bunları önceden bilmen gerekli. Ama hepsini yarın konuşacağız. Şimdilik gecenin tadına varmaya çalış, diyerek Okan’ın elini tuttu. Okan güzel geçecek bir gecenin sinyalini almış gibiydi. Oturduğu koltuğa iyice yayıldı.
Yazlığa vardıklarında saat on bire geliyordu. İçeri girdiler. Geniş bir verandası ve büyük bir terası olan şirin bir yapıydı.

—Rahatına bak, diye banyoya çıktı Zuhal. Okan etrafını incelemeye başladı. Salondaki şömine yazlığın kışında kullanıldığını gösteriyordu. Oldukça zevkli döşenmişti. Kendine bir içki hazırlamak için dolabı açtı. Dolap hafta sonu için hazırdı. Kendine rakı hazırladı. Zuhal’e seslenip, rakı isteyip istemediğini sordu. Karnı da acıkmıştı. Hemen bir salatalık soydu, domates doğradı ve beyaz peynir çıkarttı. Kavun aradı, bulamadı. Biraz salam kesti. Bu sırada Zuhal gelmişti. Islak, kısacık saçları ile daha da çekiciydi. Okan’ın arkasından ellerini onun beline doladı ve muzipçe sordu.

—Seni baştan çıkarabilir miyim?


Cinsellik adına yaşanabilecek her şeyin yaşandığı, alınabilecek tüm hazların iyice özümlendiği gecenin ardından, Okan uyandığında, Zuhal’i yanında bulamadı. Saatine bakıp, çoktandır bu denli geç uyanmadığını fark etti, hızla kalktı yataktan. Çıplak bedenine bir eşofman altı geçirip aşağıya indi. Verandaya açılan sokak kapısı aralıktı. Zuhal bir şezlonga uzanmış, dalgın, sigarasını içiyordu. Sessizce Zuhal’e sokuldu, omuzlarından tuttu, öpmek için eğildi. Zuhal başını hafifçe yana çevirerek, bu hamlesini geçiştirdi. Okan şaşırarak

—Neyin var, diyebildi. Dün akşamki ihtiraslı kadın gitmiş, yerini, düşünceli, endişeli bir insan almıştı. Zuhal Okan’ın yanına oturması için kenara çekildi. Okan’ın tüm benliğini bir tedirginlik sardı. Zuhal’in yanına oturdu. Kısa bir sessizlikten sonra Zuhal, Okan’ın yavaş yavaş kendisine bağlandığını sezdiğini, ilişkilerinin bu aşamaya gelmesine kendisinin neden olduğunu, bundan suçluluk duyduğunu söyledi, bir solukta. Okan sözün nereye varacağını hissetti. Dudaklarında sinirli bir gülümseme belirginleşmişti. Bir şeyler söylemek isteyip vazgeçti, susmayı yeğledi. Zuhal;

— Benim altı yaşında bir kızım olduğunu biliyor musun, diye sordu. Bu soru Okan’da bir reaksiyon yaratmadı. Zuhal devamla “Kızım evlilik dışı bir ilişkiden, üstelik babası bir kızı olduğunu bile bilmiyor. Bir Fransa gezisindeki sarhoşluğumun anısı olarak yaşayacak. İnanmayacaksın ama onun yüzünü bile hatırlamıyorum şimdi.”
Okan ayağa kalktı bir sigara yakıp derin bir nefes çekti,

—Bütün bunları niçin bana anlatıyorsun? Ben seni ya da geçmişini yargılamıyorum.

—Lütfen sözümü kesme! Ben biraz anarşist ruhlu biriyim. Kendi kurallarımı kendim koyarım. Hayatıma kimsenin karışmasını istemem. Pekte verici değilim galiba. Bu yüzden, ilişkilerim genelde kısa süreli olur. Benimle ilişkiye giren de sonunda acı çeker. Şimdi neden bana bağlanmanı istemediğimi anladın mı? Okan arkasını döndü düşünceleri karma karışık olmuştu. İçeri girip mutfağa yöneldi. Zuhal, dışarıda, onun ne şekilde davranacağını merakla izliyordu. Okan birazdan, elinde iki fincan kahveyle döndü. Kahvelerden birini Zuhal’e uzattı, iki sigara birden yakıp, bir tanesini ona verdi.

—Gereksiz yere kaygılanıyorsun. Şu aşamada herhangi bir kadına bağlanacak durumda değilim. Ama o kadar çekicisin ki. Seni görmeden yapamıyorum. Bu ilgimi de yanlış anlama. Son zamanlarda birlikte olduğum tek kadın sensin. Aslını sorarsan, bu tür bir arayış içinde de değildim. Fakat kafaca seninle bu denli iyi anlaşabileceğimi sanmıyordum. Şunu da bilmeni isterim. İlişkimizin böyle devamı, bana hiçbir şekilde zarar ve acı vermez, diyerek tekrar Zuhal’in yanına oturdu. Zuhal kendini rahatlamış hissediyordu. Ancak Okan aynı durumda değildi. Umursamaz görünmüş ama gerçekte olanlardan etkilenmişti.

Hafta sonunun tadını birlikte çıkardılar.


Hasan Kamil Erkli

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 321
favori
like
share