Dr.Baki Dökme
Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı.


ÖZET

Günümüzde yaygınlaşması dolayısıyla önemi artan depresyon, çok ağır olmadığı takdirde akupunkturla tedavi edilebilmektedir. Bu yazıda genel olarak depresyon anlatılmakta ve akupunkurla tedaviden söz edilmektedir.

SUMMARY

Depression, with has become widespread in modern life can be treated with acupuncture as long as the depression is not acute (excessive). İn this article depression is described in general and its treatment with acupuncture is discussed.

GİRİŞ

İnsanoğlunun ezelden beri uğraştığı hastalıklardan biri de depresyondur.

Günümüzde yaygın hale gelmesi sebebiyle güncelliği de artmış, psikiyatri uzmanlarına başvurdurtan hastalıkların başında gelmeye başlamıştır.

Sebebinin çeşitli olması ve belirli tek bir sebebe dayanmaması tedavisini güçleştirmektedir.

Psikiyatrinin yanında akupunktur da depresyon tedavisinde kullanılan bir tedavi yöntemidir.

Bu sebepten dolayı biz burada genel olarak depresyon hakkında derlediğimiz bilgileri sunacak, sonra da depresyonun akupunkturla tedavisi hakkında sizleri bilgilendirmeye çalışacağız.

DEPRESYONUN TANIMI

Sürekli üzüntü, umutsuzluk veya işe yaramazlık duygusu gibi belirtilerin birlikte olmasıyla oluşan bir tablodur. Her yaşta ortaya çıkabilir. Her iki cinste de olabildiği halde, kadınlarda daha yaygın olarak görülür (Kadınların %20'sinde, erkeklerin %10''unda ve ergenlerin de %5'inde ).

Hastalığın depresyon olarak tanımlanabilmesi için belirtilerin bir kısmının en az iki hafta sürmesi gerekir.

DEPRESYON TİPLERİ

Ortaya çıkış şekline göre Depresyon iki grupta incelenebilir.

1. Endojen depresyon: Dıştan bir neden olmaksızın kişinin vücudundaki biyokimyasal değişimler sonucunda meydana gelir.

2. Reaktif Depresyon: Dış dünyada meydana gelen çeşitli olaylara tepki olarak ortaya çıkar.

Başka bir sınıflama ise aşağıdaki gibidir:

1. Depressif reaksiyon

2. Kronik depresyon (distimi)

3. Majör depresyon

4. Bipolar depresyon (Mani-Depresyon)

5. Mevsime bağlı depresyon

6.Doğum sonrası depresyonu (Lohusa depresyonu)

7. Yaşlılık depresyonu

1. Depressif reaksiyon (küçük ve genellikle geçici depresyon): Kişinin başına gelen belli bir olaydan kaynaklanır. Derin bir üzüntü duygusu vardır. Şikayetler genellikle tedavi gerektirmez ve iki hafta ile altı ay arasında kendiliğinden iyileşir.

2. Distimi (küçük fakat, kronik depresyon): Şikayetler depressif reaksiyondakine benzer. Fakat daha uzun sürelidir. Distimik depresyonda olan bazı kişiler majör depresyonu da yaşayabilirler.

3. Majör depresyon: Burada durum ciddir. Belli nöbetler halinde seyreder. İntihar görülebilir. Bu yüzden mutlaka tedavi edilmelidir. Majör depresyonda tedaviden sonra nüks ihtimali yüksektir.

4. Bipolar depresyon: Bu hastalıkta kişilerde sürekli konuşma, büyük planlar yapma, aşırı neşe gibi manik davranış ve ağır depresyon dönemleri vardır.

5. Mevsime bağlı depresyon: Bu tipte tekrarlayan mevsimle birlikte olan depresyon belirtileri ortaya çıkmaktadır. Bu, özel bir depresyon türü olup, yetersiz ışıktan kaynaklandığı düşünülmektedir. Bazı kişilerin, beyinde belirli kimyasal maddelerin yapımı için gün ışığı veya buna eşdeğer bir ışıkla uyarılmaya ihtiyaçları vardır. Kış mevsiminde ya da sonbaharda güneş ışığının yetersiz hale gelmesi sonucu, böyle kişiler depresyona girmektedirler.

6. Lohusa depresyonu: Kadınların yaklaşık %10-15?i doğum sonrasında depresyon geçirir. Lohusa depresyonu geçiren kadınların yaklaşık binde birinin şikayeti şiddetlidir. Bunlar kendi sağlığı ve bebeklerinin sağlığı için hastane şartlarında tedavi edilmelidirler.

7. Yaşlılık depresyonu: İnsan yaşlanınca çevreden gelen etkilere karşı daha zayıf olmaktadır. Gerek etrafında olan olaylar, gerekse bazı hastalıklar yaşlılarda depresyona yakalanma riskini arttırmaktadır.

DEPRESYON BELİRTİLERİ

-Hayata bağlılığın kaybolması,

-Can sıkıntısı-Yorgunluk ve bitkinlik hissi

-Uykusuzluk; aşırı veya huzursuz uyuma

-Sosyal izolasyon; işe yaramazlık veya kimsenin kendisine ihtiyacı olmadığı duygusu

-İştahsızlık veya aşırı yemek yeme isteği

-Seksüel dürtünün azalması veya kaybı

-Günlük işleri yapmada zorluk

-Konsantrasyon bozukluğu

-Sebebi açıklanamayan ağlama nöbetleri

-Suçluluk duygusu -Çaresizlik duygusu

-Karar vermede zorluk

-Alınganlık

-Huzursuzluk

-İçe kapanıklık

-İntihar düşüncesi

-Hastalık belirtisi olmadığı halde baş veya göğüste değişik ağrılar.

Depressif olanlarda bütün bu semptomlar bir arada bulunmayabilir. Bazı kişilerde birkaç tanesi, bazı kişilerde ise çoğu bulunur. Ayrıca semptomların şiddeti kişilere göre değişiklik gösterir.

SEBEPLERİ

Gerçek bir depresyon sendromunun belli tek bir sebebi yoktur. Depresyonun ortaya çıkmasında rol oynayan faktörler şunlardır:

-Bazı biyolojik faktörler (fiziksel hastalıklar, hormon dengesizlikleri, bazı ilaçlar).

-Sosyolojik ve psikolojik olaylar.

-Kalıtım (mesela, manik depresyon aile içinde seyreder).

-Kişinin özel hayatının bir anında geçirdiği üzüntü sayısı.

RİSK FAKTÖRLERİ

Depresyon meydana çıkmasında rol oynayan risk faktörleri şöyle sıralanabilir:

-Anlaşılmayan öfkeler

-Dayatmacı, katı, aşırı titiz, ileri derecede muhtaç kişilik

-Aile geçmişinde depresyon hikayesi bulunması

-Alkolizm

-Mesleğinde, evlilikte veya öteki ilişkilerinde başarısızlık

-Sevdiği bir kişiyi kaybetme veya sevdiği bir kişini ölümü

-Önemli bir şeyin kaybı (iş, ev vb)

-İş değiştirme veya başka bir bölgeye taşınma

-Ameliyat, mesela kanserden dolayı mastektomi

-Büyük hastalığa yakalanma veya sakatlık

-Hayatın bir devresinden ötekine geçiş, mesela menopoz veya emeklilik

-Bazı ilaçların kullanılması, mesela reserpine, betaadrenerjik bloker veya benzodiazepinler gibi

-Ruhsal durumu değiştiren ilaçları terk etme, mesela narkotikler, amfetamin veya kafeinler gibi

-Diabetes mellitus, pankreas kanseri ve hormonal anormalliklerin dahil olduğu bazı hastalıklar.

TANI

Depresyon tanısı kişideki belirtilere bakılarak ve benzer belirtileri gösteren hastalıkların (mesela hipotirodi) dışlanmasıyla konur.

TEDAVİ

Her hastalıkta olduğu gibi depresyonda da koruyucu tedavi şarttır.

Yani önemli olan depresyona yakalandıktan sonra tedavi değil, depresyona sebep olabilecek durumlardan kaçınarak hastalığa yakalanmamaktır.

Koruyucu Tedavi

Depresyona girmemek için hayatta pek çok büyük değişikliklerin olabileceği ihtimalini hiç bir zaman akıldan çıkarmamak ve ona göre hazırlanmak zorundayız.. Olası risk faktörlerinden ise mutlaka kaçınmalıyız.

Tedavi iki bölümde incelenebilir:

1. İLAÇLA TEDAVİ

2. İLAÇSIZ TEDAVİ1.

İlaçla tedavi

Depresyonda kişinin çevreyle ilişkisinin azalması, ona yönelik toplumsal desteği azaltmakta ve toplumsal desteğin azalması da çevreyle ilişkileri daha aza indirmektedir. Bu kısır döngü bir şekilde kırılabilirse hasta normal düşünce biçimine geri dönebilir ve hayat olayları karşısında sağlıklı bir tavır takınabilir.

Depresyona girmiş bir kişi çeşitli yöntemlerle tedavi edilir. Tedaviyi psikiyatrist hekim düzenlemelidir.

İlaçla tedavi iki şekilde yapılır:

a. Ayakta tedavi

b. Hastanede tedavi (şiddetli depresyonda)

Depresyonda kullanılan ilaçlar

Depresyon tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar trisiklik antidepresanlar ve mono amino oksidaz (MAO) inhibitörleridir. Antidepresan ilaçların etkilerinin tam olarak başlaması için çoğunlukla birkaç hafta kullanılmaları gerekir. Tedavi sıklıkla başlangıçtakinden daha yüksek dozlarda devam ettirilir.

Antidepresanların ağız kuruluğu veya idrar yapma güçlüğü gibi yan etkileri ortaya çıkabilir. İntihar tehlikesinden dolayı ilaç kutusunun tümü hastaya verilmemelidir.

Bipolar depresyonda ise lityum tuzları kullanılır. Lityum tuzları mani ve depresyon dönemlerinin şiddetini azaltır.

Bu arada Vitamin ve mineral ilavesi de gerekli olabilir.

İlaçsız tedavi

1. Sebepleri ortadan kaldırma

2. Psikoterapi

3. Hastanın kendi katkısı

4. İlaçla tedavi

5. Elektrokonvulzif tedavi

6. Akupunktur

1. Sebepleri ortadan kaldırma:

Tedavi ister ilaçla, ister ilaçsız olsun asıl yapılması gereken iş depresyonu oluşturan sebeplerin ortadan kaldırılmasıdır.

Mesela; işleri bozulan bir kişinin depresyona girmesinin önlenmesi için, o kişinin bozulmaya başlayan işlerinin kısa sürede düzeltilmesi lazımdır. Bu, koruyucu tedavidir. Ama işler bozuldu ve bundan dolayı depresyon meydana geldiyse, mümkün olduğu kadar tez zamanda o kişinin işlerinin düzelmesine yardımcı olunması gereklidir. İşte burada tedaviye bazı sosyal kuruluşlar da dahil olmaktadır. Eskilerde mevcut olan ahilik teşkilatı, günümüzdeki bazı vakıflar bu işi görmektedirler.

Gene depresyon endojen bir sebebe dayanıyorsa bu sebebin ortadan kaldırılması için tedaviye başka daldan hekimler de dahil olmalıdırlar. Mesela; hipotiroidisi olan bir kişide eğer sebep hipotiroidi ise bu durumun ortadan kaldırılmasıyla depresyon da ortandan kalkacaktır.

Güneş ışığının azaldığı mevsimlerde sebep ortadan kaldırılamayacağı için hasta ilaçlarla ve özellikle sabah saatlerinde gün ışığına eşdeğer parlak ışıkla tedavi edilmeye çalışılır.

2. Psikoterapi

Depresyonda psikoterapi etkili olabilir. Burada önemli nokta, terapistin profesyonel stilidir. Terapistin başarısı hasta ile iyi diyalog kurabilmesine bağlıdır. Bu diyalog iyi kurulamadığı takdirde hasta yakınları (ağır depresyonlarda) veya hastanın kendisi başka bir psikoterapist ararlar.

3. Hastanın kendi katkısı

Hastanın iyileşebilmesi için kendi katkısının olması şarttır. Öğütleri dinlemeyen, ilaçlarını almayan veya bunları reddeden hastanın iyileşmesi epeyce zordur.

5. Elektrokonvulzif tedavi

Nadiren de olsa intihar riski yüksek olan ağır depresyonlarda elektrokonvülzif tedaviye (elektroşok) başvurulur.

6. Akupunkturla tedavi

Depresyon akupunkturla tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Burada hemen şunu vurgulamak gerekir ki; akupunktur yapılan hasta, sadece akupunktur hekiminin değil aynı zamanda psikiyatrist bir hekimin de kontrolünde olmalıdır.

Akupunkturla tedavide vücut akupunkturu, kulak akupunkturu yöntemleri en sık kullanılanıdır.

Vücut akupunkturunda kullanılabilecek noktalar

Vücut akupunkturda kullanılabilecek noktalar aşağıda verilmiştir.

J. Bischko?ya göre

Ka-3-5-7 Mi-36 AD-6-11 YD-4-11-13-16-19 ve gerekli diğer noktalar

Gabriel Stux ve arkadaşlarına göre

YD-20İK-22-23 AD- 6,8 KB-11 AC-9 Mi-36 DP-6 KC-8

Helmut Zeitler?e göre:

DS-6 (Kardinal nokta) Ka-3-7 AD-15YD-19 (20) İK-13 SK-20 Mi-36 DP-4 (Kardinal nokta)

Karamsarlıkta

(Zeitler?e göre) özellikle DS-6 Ka-3 KB-4 KC-3 Mi-36 AD-15 YD-19 (20) DP-4

Felix Mann?a göre: KC-8

Heribert Schimidt?e göre: KC-3-8 Ka-3-7 AD-6-12 YD-11,19 (20)

Kulak akupunkturunda kullanılabilecek noktalar

Bu noktalar şekil 1, Şekil 2 ve Şekil 3?te gösterilmiştir.

Tedavi sırasında alınabilecek önlemler

Depresyon hafif veya orta şiddette olduğunda hastanın şunları yapması sağlanmaya çalışılır:

1. Arkadaşlarıyla ve ailesiyle diyalogu arttırması

2. Düzenli egzersizler yapması

3. Dengeli beslenmesi,

4. Yağı az diyet yapması

5. Alkolden kaçınması

6. Günlük rutin işlerine devam etmesi

7. Neşeli filmler seyretmesi

8. Gevşeme tekniklerini öğrenmesi ve bunları uygulaması

9. Mümkünse tatile çıkması

10. Duygu ve düşüncelerini bir gazeteye veya günlüğe yazması,

11. Kişiler arası sorunları çözmede onlara yardımcı olmayı denemesi

12. Destek gruplarıyla bağlantı kurması

13.Kendisine yardımcı olabilecek sosyal kuruluşlarla bağlantıya geçmesi.

14. Tedavi edici nitelikte müzik dinlemesi (Günümüzde müzikle tedavi konusunda Dr. Oruç Bey epeyce mesafe almıştır)

OLASI KOMPLİKASYONLAR

Depresyonda komplikasyonların en sık görüleni intihardır.

Eğer hasta arkadaşlarından ve ailesinden uzaklaşmaya başlarsa, intihar planları yapmaya , silah satın alır veya var olan bir silahın bakımını yapmaya , bunalım sonucu birden bire neşelenmeye başlarsa, hastanın intihar etme tehlikesi ortaya çıkar ki, ona göre tedbir alınmalıdır.

İkinci komplikasyon ise tedavinin başarısızlıkla sonuçlanmasıdır.

PROGNOZ

Prognoz iyidir. Bazı vakalarda kendi kendine düzelme görülür. Bu arada yapılacak profesyonel bir yardım iyileşme süresini kısaltabilir. Bu yardım kişinin hayatta karşılaşacağı olayları daha sağlıklı atlatmasını da kolaylaştıracaktır.

Depresyon, diğer psikiyatrik hastalıklar gibi tekrarlama ihtimali yüksek olan bir hastalıktır. Özellikle birinci atağı tam olarak tedavi edilememiş olan hastaların tekrar depresyona girme oranları oldukça yüksektir. O halde ataklar iyi tedavi edilmelidir.

KAYNAKLAR

1-Abrams, R: ECT and Tricyclic Antidepressants in the Treatment of Endogenous Depression. Psychophamacologic Bulletin, 1982; 18:73-75.

2-Bahr, F.R: Einführung in die wissenschaftliche Akupunktur.Verlag für Medizin Dr. Ewald Fischer, Heidelberg, 1978.

3-Bahr, F.R: Wissens

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1325
favori
like
share