[FONT="Arial Narrow"]



Her kücük bir kizin rüyalarini süslemistir bir cift kirmizi ayakkabi. Heleki benim cocuklugum döneminde, yasayan cocuklara en güzel armagan edilecek hediye eminimki bir cift kirmizi ayakkabiydi. O yillar siyaset olaylari cok oldugu icin, her nekadar cok zor hatirlasam yada annemler anlatirken aklimda kalanlar olsa gerek. gece silah seslerinin duyuldugu, kücük bir kesit hatirliyorum sadece. Bu karisiklik icinde babam, annem ve beni yanina Almanya ya aldiracak ve kardeslerimide gecici olarak, köye babanemin yanina birakacakti. Hafizami zorladigimda, bizi yolcu etmeye gelen komsularimizin, yüzlerini hatirlamasamda, belli belirsiz, silületlerini hatirliyorum.Babamin yanina gidecegim icin cok sevincli ve mutluydum. Annem bana kirmi bir ayakkabi ve ve kirmizi firfirli bir elbise almisti. Yeni alinan ayakkabi ve elbisenin veridigi bir mutlulukla etrafa gülücükler ve nese sacan kücük, kivircik simsiyah saclari, tiz bir sesi olan sevimli bir kiz cocugumdum. Etrafimdakilere sürekli, yeni kirmizi ayakkabilarimi gösteriyor, evin en kücük cocugu olma simarikligla , binbir türlü maskaraliklar yapiyordum. Kardeslerim bana, sarilip agliyor, beni cok özlüyecegini söylerken ben onlara sadece simariklilikla, ayakkabilarimi ve kendi etrafimda dönerek elbisemin ne kadar güzel oldugunu göstermeye calisiyordum. O gün tüm sevincler benimdi sanki, en cok sevdigim kirmizi renk olan, yeni bir ayakkabim, yeni bir elbisem vardi ve ben ilk defa ucaga binecetim, babamin yanina gidecektim. Bir cocuk icin bundan baska en büyük mutluluk ne olabilrki?

Dayim da Almanya da yasadigi icin, yolculugumuzda bize eslik edecekti. Civil civil etrafa sürekli , gülücükler sacan kücük bir kiz cocugu oldugumu cok iyi hatirliyorum. Ankara ya havaalanina dogru yolculugumuzda, hic yerimde duramamis , sürekli sorularimla annemi bunaltigimi cok iyi hatirliyorum. O kadar cok sevinc ve heyecan incindeydimki, Kirmizilar icinde tüm dikkatleri üzerime cekiyordum. Buda benim simarikligima dahada bir simariklik katiyordu.

Tüm yolculuk boyunca yerimde duramamis ve ilk defa ucaga binme heyecaniyla cok yorgun düsmüstüm. Ucak yolculugunda da malesef uyuyarak gecirmistim.

Ucak yolculugumuz sonra ermis, gözlerim etrafta babami ariyordu. Bana dogru kollarini acmis yaklasan bir adam vardi .Babam olup olmadigina emin olamadan saskin gözlerle bakmistim.Babam cok büyük bir farkliliga ugramisti. Uzun faulleri, bol paca pantolonu ve foteri vardi.Bir an icin babam bana yabancilasmisti....

Artik 1 sene boyunca yasayacagimiz, tek odali evimize gelmistik. Mutfagi oturma odasi ve yatak odasi sadece perdelerle ayrilmis tek odali evdi. Ilk isim pencere kenarina kosmak olmustu. Büyük bir hayal kirikligi yasamistim. Etrafta oynayan hic bir cocuk yoktu, Bombostu kocaman bahce.Artik annemle benim yalnizliklarim baslamisti ve tek arkadasimiz birbirimiz olacaktik....
Zaman zaman annemin kardeslerimin resmine bakarak onlarla konusarak agladigini görürdüm. 3 tane evladini birakmisti arkasinda, gönlü hic rahat degildi.Hic tanimadigi bir Ülkede, annam icin dillerini dahi bilmedigi insanlarla yasamak cok zor olacakti . Farkli kurallari vardi bu ülkenin. Bizim hic alisik olmadigimiz degisik kurallari.Örnegin belirli saatlerde gürültü yapmak yasakti. ögle ve aksam yemek saatlerinde insanlar asla rahatsiz edilmez, saat 10 dan sonra herkez yattigi icin o saatlerde asla gürültü yapilmazdi.Bizim cat kapi cay ve kahve icmek icin ugradigimiz, komsu arkadaslik iliskileri yoktu. Ögle yada aksam saatlerinde gelen misafire , Allah ne verdiyse ikramlari hic yoktu. Kisacasi cok soguk insanlardi almanlar.....

Annemle bir cok kez irkci insanlarin tacizlerine magruz kalmistik.Annem cok korkusuz cesur bir insandi.Okuma yazmasi olmadigi halde kendini gelistirmisti. girdigi ortamlara cok cabuk uyum saglardi.Bir gün tranbay yolculugunda, karsimizdaki koltuga 15 yada 16 yaslarinda genc bir cocuk oturmustu.Annemin bas örtüsünden ve herhalimizden yabanci oldugumuzu, dil bilmedigimizi anlayan genc, annem basini saga sola cevirdiginde, anneme cesitli
yüz el hareketleri yapiyor, bir takim seyler söylüyordu.annem son derece sinir olmustu cocuga, dil bilmedigi icin tepkisini, ona iyi bir osmanli tokadi atarak belirtmisti. Tokadi yiyen cocuk hic sesini cikarmadan ilk durakta inmisti.....
Cocuksuzdu parklar, bahceler, Hayvan sevgisi coktu bu ülkede.Köpegini alan cikmisti disari, sanki cocuk yerine kedi köpek beslemeyi daha cok seviyorlardi bu insanlar. Yasli yasli kadinlar bisiklete biniyordu.Bu cok sasirtiyordu beni, bizim oralarda yasli kadinlar degil kiz cocuklarinin bile bisiklet sürmesi ayipti. etrafimi cokca yasli son derece bakimli kadinlar sarar, bana sürekli seker ve cikolata vererek beni severlerdi, Simsiyah saclari olan bu kara gözlü kiz cok dikkalerini cekerdi. Kendi nesilleri renkli gözlü ve hep sarisindi.....

Bir gün beklemedigimiz bir misafirimiz olmustu. Annemle tek odali evimizin kapisinin kurcalandigini duymus, annem büyük bir korkuyla kapiya kosarken acili vermisti kapi birden.Üst katta oturan sarhos yasli bir adam, kapilari sasirinca dalivermisti bizim eve, olanca hiziyla adami yitmis ve kapiyi kitlemisti annem. Zararsiz bir alkolikti, zikkim icecesi diyerek bagirdigini hatirliyorum annemin. Bu olaydan sonrada babam evimizi degistirmisti . ...
Yeni evimizde, tek odali sirin bir evdi.Yan tarafta ev sahibimizin kizi oturuyor, alt kattada ev sahibi ve yaramaz 11 yaslarindaki oglu. ev sahibimizin kizi cok sevimli cok cana yakindi.Zaman zaman beni evinde misafir eder, bana evde besledigi kücük beyaz ev farelerinin degirmeni nasil dönderdiklerini gösterirdi. Burda biraz daha rahat olacagimizi düsünmüstü babam, Türk komsularimizda vardi. En azindan annem icin iyi olacakti. Babam annemin gidisatini hic iyi görmüyordu.Sürekli kendi kendiyle konusur olmustu.Kardeslerimi cok özlüyor ve onlarinin hasretine dayanamiyordu. Sürekli agliyordu...
Irkci olaylar burdada bizi rahat birakmayacakti. Ilk basta ev sahibimizin 11 yasindaki oglu bizi sürekli rahatsiz eder olmustu.Cok yaramaz bir cocuktu ve beni hic sevmiyordu. Sürekli kapinimizin önünde buldugu esyalarimizi, bahceye yada tuvalete atiyordu. Babam ev sahibine sikayet etmesine ragmen cocuk cok korkusuzca bizi rahatsiz etmeye devam ediyordu. Bir gün cigliklarla annemin yanina kosarak gelmis, saclarimin arasina atilan hamam böcegini annemin bulmasi icin cildiriyordum. Evet bu yaramaz cocuk saclarimin icine hamam böcegi atmisti. anneme kalsa bu cocugu durdurmak icin 1 tane osmanli tokadi yeterdi. Babam sürekli annemi böyle bir sey yapmamasi icin uyariyor, polislik bir olay cikmasini istemiyordu. Ama cocuk okadar cok kasiniyorduki annesinin vurdum duymaz tavirlarida buna ek oluyordu. Merdiven dairesini silen annem bizim ayakkabi ve terliklerimizi tuvaletin icine atarken yakalamisti cocugu ve o an olan olmustu. yerleri sildigi havluyla cocuga öyle bir vurmustuki, boynuna dolanan havluyla cocuk neye ugradigini sasirmis ve cok korkmustu. Ogünde son olmustu bizi rahatsiz etmesi.....
tam bir sene anca dayanabilmisti annem kardeslerimin yokluguna, ne olursa olsun evlatlarinin yaninda olmak istiyordu. Bu bir sene icinde öyle cok olay yasamistikki, insanin kendi memleketinden güzel baska yer yoktu........

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 428
favori
like
share