Çocukça 1 - Tamer Çetin

ilk defa tahta kapıyı ittim
etrafta hiç kimse yoktu
biraz yürüdüm yine hiç kimse yoktu
biraz daha yürüdüm

sesler duydum. bu sesler benim sesim gibi yumuşaktı. onlara yaklaşıyordum ama önümde onları görmemi engelleyen bir şey vardı. etrafından yürümeye başladım. içim kıpır kıpır oldu ama durmadım biraz daha yürüdüm

büyük birini gördüm ama burnunun altında tıpkı saçım gibi saçlar vardı. bana baktı ve merhaba çocuk dedi. bende merhaba büyük çocuk dedim. yumuşak bir sesle gülmeye başladı. bana ona neden büyük çocuk dediğimi sordu. ona ben çocuksam sende çocuksun ama burnunun altında neden saç var dedim. daha sert bir sesle gülmeye başladı ama neden ilkinde yumuşak bir sesle gülmüştü şimdiki daha sertti. senin adın ne. ad ne demekti ki bilmiyordum. senin adın ne dedim, Hüseyin dedi. benim adımda Tamer. buralardamı oturuyorsun Tamer. evet dedim. bir şey söyleyecektiki ona büyük çocuk neden sende oynamıyorsun dedim. yine gülmeye başladı ama bu sefer cebinden çıkardığı bir bezi gözlerine sürüyordu, hadi içeri gir de beni gülmekten öldürme dedi

kapıya benzeyen bir yerden içeri girdim

duyduğum sesler benim gibi çoçuklarındı. çocuklar koşuşuyordu ama bazılarının saçı uzun bazılarınında benimki gibi kısaydı. kapı zili çaldı ama kapıda kimse yoktu. çocuklar birbirine hadi hadi diyerek içeri giriyordu. içeri girdim her biri bir kapıdan başka bir odaya giriyordu. bende bir kapıdan girdim. herkez tahtadan yapılmış şeylere oturuyordu en arkada boş bir yer vardı

oturdum

içeri büyük bir çocuk girdi herkez sustu. o da tahtadan yapılmış şeye oturdu ve bir Mustafa dedi. Mustafa ayağa kalktı, Mıstık öğretmenim dedi. herkez gülmeye başladı. iki… üç… dört… beş… altı… yedi… sekiz… dokuz… on… onbir… diyordu. sonra yirmi… yirmibir… sonunda önümdeki otuz… dedi. o büyük çocuk oturduğu yerden önümdekine kadar herkezle konuşmuştu. ayağa kalktım otuzbir Tamer dedim. çünkü ondan sonra onbir yirmiden sonra yirmibir ve otuzdan sonra otuzbirdi

herkez bana bakıyordu sanki dışarıda hiç oynamamıştık

büyük çocuk Tamermi diyerek yanıma geldi. bana bakıyordu, ona adın ne dedim Ömer dedi. bu çocukların saçları neden uzun. yumşak bir sesle güldü onlar kız dedi kız çocuklarmı evet dedi peki biz kısa saçlı olanlar. erkek çocuklar dedi. ya sen büyük çocukmusun. bu seferki gülüşü daha sertti ben bir yetişkinim dedi yetişkin ne demek. o da onsekiz yaşından büyük olan herkeze yetişkin denir dedi bu bir, iki, üç nedir. bunlar sayı dedi. son sayıyı biliyorum dedim. bu sefer gülmüyordu son sayı kaç dedi. Otuzdokuz dedim

büyük çocukla beraber herkez gülmeye başladı. hepsinin gözleri ıslanmıştı artık bana bakmıyorlardı

Tamer dedi evet dedim otuzdokuz son sayı değil ama sana yüze kadar saymayı öğretiriz. tamam dedim. bütün kız, erkek ve o yetişkinle beraber yüze kadar saydım. bukadar yeter dedi ona dışarıda otuzdokuz kız ve elliiki erkek çocuk gördüm dedim onsekiz kız ve on üç erkek çocuk bu sınıfta ama yirmibir kız ve otuzdokuz erkek çocuk başka odada dedim. peki toplam kaç çocuk var. doksanbir dedim


Tamer Çetin

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 434
favori
like
share