Omurga Kemik Eğrilmesi - Skolyoz - Lordoz - Siyatik

Siyatik Nedir, Siyatik Tedavisi, Siyatik Ağrıları

Siyatik sık sık, belden veya kalçadan aşağıya, ba cağa doğru inen her tür ağrı ve sızılar için kullanılan bir terimdir. Eskiden, kalça sinirinin iltihaplanmasından ileri geldiği kabul edilirdi. Oysa günümüzde, bu sinirin geçtiği yollarda, üstüne yapılan herhangi bir baskı veya çoğu kez disk kayması gibi bir tahrik, bu hastalığın en muhtemel ve yaygın nedeni kabul edilir. Kalça siniri vücudun en büyük sinindir. Kol ve ba cakların büyük bölümüne hizmet eder. Bu bakımdan gerçek siyasik, tıpta en tatsız ağrılardan biri olma niteliğindedir. Ancak çoğu kez siyatik dediğimiz ağrı, yukarda belirtilen sinire baskı yapmadan, bel omur larından aşağıya bacaklara inen bir ağrıdır. Birçok ne denleri arasında, bel disklerinin hasara uğraması, bel omurlarının bozulması en tanınmışlarıdır.

Habis hastalık: Omurga kanseri esas itibariyle belkemiğinde doğmasına rağmen, kan yoluyla baş ka bir yerden taşınıp getirilmiş de olabilir. Disk kay ması ve daha önce belirtilen durumlara oranla daha seyrek rastlanır. Ancak göğüs veya ciğer gibi vücu dun başka bir yerinde bulunan kanserin omurgaya si rayet etmesi sonucu ani bir bel ağrısı ortaya çıkabi lir. Böyle durumlarda bile, bu ağrının gerçek nedeni, çok daha yaygın olan osteoartrit, disk hastalığı gibi daha önce belirtilen hastalıklardan biri olabilir. Bir öğ rencinin ödül kazanmış kompozisyonunda gerçekten yazdığı gibi "En yaygın hastalıklar en sık görünen lerdir."

Omurga Kemik Eğrilmesi, Omurga Hastalıkları, Omurga Ağrıları
(Skolyoz, kifoz, lordoz) Omurga Düzleşmesi

Skolyoz nedir, Skolyoz tedavisi

Skolyoz Hastalığı, Omurganın yanlanmasına eğrilmesidir. Öyle ki, arkadan bakıldığında, omurga dikmiş gibi gö rünür ancak aslında yan tarafa eğrilmiştir. Çok az in sanın tamamen dik bir omurgası vardır. Yanlaması na bir eğrilme az şey ifade eder ve hiçbir rahatsızlı ğa da neden olmaz. Yakın geçmişimizde, II. Dünya Savaşı'ndan önce omurga tüberkülozu ve çocuk fel ci (poliyomiyelit) ara sıra omurga eğrilmesine neden olmuşlardır, ancak günümüzde modern ülkelerde bu hastalıklara artık ender rastlanır. Omurganın aşırı "S" yani yanlamasına eğrilmeleri bile rahatsızlık ve ağrı vermeyebilir. Hatta bazı insanlar doğuştan önemli öl çüde skolyozlu olmalarına rağmen, anormal gözük se bile, bu durum onların başına çok az dert olur. "Si yatik skolyoz"u denen hastalıkta, siyatikten hasıl olan ağrıyı dindirmek için vücudun kendiliğinden (spontane) yaptığı gayretle, omurga yanlamasına eğrilir, hasta da haberi olmadan eğri durumda yürür.

Kifoz nedir, Kifoz tedavisi

Kamburlukla omurganın arkaya doğrul eğ rilmesi kastedilir. Yandan bakıldığında, normal omur ganın, göğüs arkasında bulunan beşinci, altıncı ve yedinci sırt omurları civarında, doğal olarak ileriye doğru eğrilmiş olduğu görülür. İnsanlar yaşlandıkça, boyun daha fazla ileriye doğru eğrilme eğilimi gös terir. İnsan, omuzda kamburlaşır. Bu durum, omurların ve disklerin doğal yaşlanma sürecinin bir sonu cudur. Bu yüzdendir ki, hiç de yaşlı sayılmayacak in sanlar, başkalarına göre çok daha fazla kamburlaşırlar.

Lordoz nedir, Lordoz Düzleşmesi, Lordoz Tedavisi

Tersine bir eğrilmedir. Omurga ileriye doğru eğrilir, öyle ki mide ileriye çıkar, baş geride ka lır. Hamile kadınlar, lordozla, rahimdeki çocuğun se bep olduğu fazla ağırlığı dengelemeye çalışırken omurgalarını eğerler. William Shakespeare bu durum için "hamileliğin gururu" derdi.

Lordoz ve kifozun, bir ölçüye kadar ortaya çıkması doğaldır. Ancak skolyoz, hafif olmadıkça doğal sa yılmaz. Bununla beraber hiç skolyozu olmayan pek az insan vardır. Bu biçimsizlikler pek ender bel ağrı larına neden olurlar. Omurgadaki bozukluklar, bu biçimsizliklerin nedeni olmalarına rağmen, ağrıların ne deni de bizzat kendileri olabilir.

Şunu önemle belirteyim ki, bel ağrılarına neden olan, temas etmediğim bir sürü az rastlanan başka nedenlerde vardır. Bunlardan bir kısmı için özel ilaç lar veya cerrahi tedaviler vardır. Örneğin, osteoid os-teoma denen ve kanserojen olmayan ufak bir kemik tümörü, ameliyatla alınmadan önce, omurgada büyük ağrılara neden olabilir. Ancak bu durum, çok ender bir vakadır ve 40 yaşından büyük insanlarda pek gö rülmez. Buna benzer olarak, ileri Batı ülkelerinde en der görülmesine rağmen, omurga tüberkülozuna, dünyanın gelişmemiş ülkelerinde hâlâ sık sık rastlanır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1882
favori
like
share
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 17:59
Omurga'nın Yana Doğru Eğriliği (Skolyoz)

Skolyoz, omurga'nın göğüs (thoracic) veya bel (lumbar) bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Tek başına olabileceği gibi, kifoz (arkadan öne doğru anormal bir eğrilik) ile beraber de görülebilir (Kifoskolyoz).

Skolyoz 3 şekilde ortaya çıkabilir:

* Doğuştan olabilir (konjenital). Bu durum genellikle omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır.
* Polio (çocuk felci), beyin felci veya kas distrofisi (erimesi) gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşabilir.
* İdiyopatik (nedeni bilinmeyen) olabilir. Daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkabilir.

İdiyopatik skolyoz en sık görülen formudur ve kalıtsal bir nedeni olabileceği düşünülmektedir. En sık olarak genç kızlarda, ergenlik çağının hızlı büyüme döneminde ortaya çıkar. Muayene sırasında, bir omuzun diğerinden daha yukarıda olduğunun farkedilmesi durumunda skolyoz olabileceği düşünülebilir. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri'nde, ortaokul ve lise öğrencilerine skolyoz taraması rutin olarak yapılmaktadır ve bu sayede birçok skolyozlu gence erken tanı konabilmekte ve vakit kaybedilmeden tedaviye başlanabilmektedir.

Uzun süre oturma veya ayakta durma sonucunda omurgada yorulma olabilir. Bağların tahriş olması sonucu devamlı ağrı duyulabilir. Omurga yana doğru eğildikçe, dengeyi koruyabilmek amacıyla, ters yöne doğru ikinci bir eğrilik oluşabilir. Omurgadaki ilk eğrilik ne kadar büyük ise, büyüme tamamlandıktan sonra durumun daha da ilerlemesi olasılığı o kadar fazladır. Aşırı skolyoz (omurgada 60 dereceden daha fazla eğrilik) solunum problemlerine neden olabilir.

Bulgular:

* Omurganın yana doğru eğriliği
* Omuz ve kalçaların simetrik durmaması
* Birinci eğriliği karşılayıcı ikinci bir eğri varlığı
* Sırt ve/veya bel ağrısı
* Yorgunluk
* Nefes darlığı

Fizik muayene sırasında, hasta öne doğru eğildiğinde eğrilik daha belirgin gözükür. Farklı pozisyonlarda omurga röntgenleri ve skolyozometre (omurganın eğrilik miktarını ölçen bir alet) ölçümleri, skolyozun miktarını belirleyebilmek için yapılabilecek testlerdir.

Tedavi, eğriliğin miktarına ve kemik büyümesinin hangi aşamada olduğuna göre belirlenir. Birçok skolyozun (30 dereceden az olanlar) tedavisine gerek yoktur, fakat 6 aylık aralarla izlenmesi gerekir. Tedavi alternatifleri arasında: egzersiz, sırt kuşağı kullanımı, ameliyat veya bu tedavilerin bir kombinasyonu düşünülebilir. Tedavi, erken başlandığı ölçüde başarılı olur.

Hafif, yani 30 dereceden az eğriliklerde, gövde kaslarını kuvvetlendirici egzersizler, eğriliğin artmasını önlemede yeterli olabilir.

Milwaukee kuşağı adı verilen bir kuşağın kullanılması da skolyozun ilerlemesinin önlenmesinde etkilidir, ancak çok uzun söre kullanımı gerekir. Bu kuşak ile omurga asimetrik basınçlara karşı desteklenir ve kuşak, hasta büyüdükçe, vücuda uyum sağlıyacak şekilde modifiye edilebilir. Kuşağın, geç ergenlik döneminde, kemik büyümesi durana kadar kullanılması gerekir. 30 ila 50 derece arasındaki omurga eğrilikleri, kuşak kullanımı ve egzersizler ile kontrol altında tutulabilir.

40 derece veya üzerindeki skolyozlarda, eğrilik kemik büyümesi durduktan sonra da artmaya devam edebileceği için, genelde ameliyat ile düzeltme gerekir. Cerrahi yöntemlerden biri, eğriliğin artmasını önleyen, ancak omurganın hareketliliğini de kısıtlayan bir metal çubuk yerleştirilmesidir (Harrington çubuğu). Cerrahiden sonra, omurgayı stabilize etmek için kuşak kullanımı gerekebilir.

Tedavilerin getirdiği sınırlamaları duygusal olarak kabul etmek, genelde ergenlik çağındaki gençler olan hastalar için zordur. Tedavinin bu zorluklarına alışmada, duygusal destek önemli rol oynar. Fizik tedavi uzmanları ve ortopedistlerin, hastalara tedavi yöntemlerini açıklamaları ve kuşağın vücuda rahat oturmasını sağlamaları, hastaların tedavi planına uyumunu arttırır.

Hastalığın seyri ve tedavinin nasıl bir sonuç vereceği, eğriliğin yerine ve miktarına bağlıdır. Eğrilik ne kadar fazla ise, büyüme durduktan sonra eğriliğin artma şansı da o kadar çoktur. Tedavi edilmeyen aşırı skolyozlar, azalan akciğer kapasitesine bağlı olarak kalp ve akciğer problemlerine, sırt ağrılarına, fiziksel bozukluklara, omurganın dejeneratif artritine ve siyatik'e neden olabilirler.

Eğriliğin kendisinin veya uygulanan tedavi yöntemlerinin, duygusal problemlere veya kendine güvenin azalmasına neden olabileceği unutulmamalıdır.