Oruç Tutmanın Mendup Olduğu Günler
1. Şevval Orucu. Ay takviminde ramazan ayından sonraki ay, şevval
ayıdır. Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçların bayramın
hemen arkasından peş peşe tutulması daha faziletli olmakla birlikte ay
içerisinde aralıklı olarak tutmak da mümkündür. Kazâ veya adak oruçlarının
bugünlerde tutulmasıyla da aynı sevap elde edilir. Peygamberimiz’in, ramazanı
oruçla geçirip buna şevvalden altı gün ilâve eden kişinin bütün yılı
oruçlu geçirmiş olacağı yönündeki ifadesini (Müslim, “Sıyâm”, 204), "Kim iyi
bir amel işlerse, kendisine bunun on katı ecir vardır" (el-En‘âm 6/160) âyetiyle
birlikte değerlendiren kimi âlimler, bire on hesabıyla, ramazan orucunun
on aya, altı gün şevval orucunun da altmış güne karşılık olduğunu ve
bu suretle bütün yılın oruçlu geçirilmiş sayılacağını söylemişlerdir.
2. Aşure Orucu. Muharrem ayının onuncu gününe "âşûrâ" denilir. Hz.
Peygamber'in bugünde devamlı olarak oruç tuttuğu rivayet edilmiştir. Fakat
sadece o günde oruç tutulması doğru görülmemiş, bunun yanında bir önceki
veya bir sonraki günün de oruçlu geçirilmesi tavsiye edilmiştir. Bir rivayete
göre Peygamberimiz Medine'ye geldiğinde yahudilerin aşure gününde oruç
tuttuklarını görünce, bu orucun anlamını yani ne için tutulduğunu sormuştu.
Yahudiler, bugünün büyük bir gün olduğunu; Allah'ın Mûsâ'yı ve
İsrâiloğulları'nı düşmanlarından bugünde kurtardığını ve Mûsâ'nın bu sebeple
bugünde oruç tuttuğunu, kendilerinin bugünde oruç tutmalarının da
bundan kaynaklandığını söyleyince, Peygamberimiz "Ben Mûsâ'ya sizden
daha yakınım" demiş ve bugünlerde oruç tutulmasını emretmiştir (İbn Mâce,
Sıyâm”, 41). Aşure orucunu Câhiliye döneminde Araplar'ın tuttuğu ve Hz.
Peygamber'in de ramazan orucunun farz kılınmasına kadar bu orucu tutmayı
emrettiği rivayetleri de vardır (Müslim, “Sıyâm”, 116). Daha sonra ramazan
orucu farz kılınınca aşure orucu bir yükümlülük olmaktan çıkarılmış,
fakat aşure günü oruç tutulması tavsiye edilmiş ve bugün oruç tutmak sünnet
olarak devam etmiştir.3. Her Ay Üç Gün Oruç. Her aydan üç gün oruç tutmak, bunu özellikle
her ayın 13, 14 ve 15. günlerinde yapmak müstehap kabul edilmiştir. Kamerî
takvim (ay takvimi) hesabına göre bugünlere "eyyam-ı bîd" denir. Peygamberimiz’in
özellikle ayın 13, 14 ve 15. günlerinde olmak üzere her ay
üç gün oruç tutmayı tavsiye ettiği rivayeti (Müslim, “Sıyâm”, 181-182) yanında
Hz. Âişe'nin, Peygamberimiz’in her ay üç gün oruç tuttuğuna dair
rivayeti de bulunmaktadır.
4. Pazartesi-Perşembe Orucu. Her hafta pazartesi ve perşembe günleri
oruç tutmak da teşvik edilmiş bir nâfiledir. Peygamberimiz’in pazartesi ve
perşembe günleri oruç tuttuğu ve soruya cevaben de "İnsanların amelleri
Allah Teâlâ'ya pazartesi ve perşembe günleri arzolunur; ben amelimin arzı
sırasında oruçlu olmayı tercih ediyorum" (Ebû Dâvûd, “Savm”, 60; İbn Mâce,
“Sıyâm”, 42) dediği rivayet edilmektedir.
5. Zilhicce Orucu. Zilhicce ayının ilk dokuz gününde oruç tutmak tavsiye
edilmiştir. Zilhicce ayının 10. günü kurban bayramının ilk günüdür.
Peygamberimiz’in zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmayı sürdürdüğü rivayet
edildiği için zilhiccenin ilk dokuz gününün, yani kurban bayramından
önceki dokuz günün oruçlu geçirilmesi müstehaptır. Fakat sıkıntıya ve halsizliğe
sebep olacağı gerekçesiyle, hacda olanların 9. günü (arefe günü) oruç
tutması mekruh görülmüştür. Peygamberimiz arefe gününün faziletine ilişkin
olarak "Arefe gününden daha çok Allah'ın cehennem ateşinden insanları
âzat ettiği bir gün yoktur" buyurmuş, yine "Arefe günü tutulan orucun
bundan önce ve sonra birer yıllık günahları örteceği Allah'tan umulur" dediği
(Müslim, “Sıyâm”, 196-197) nakledilmiştir.
6. Haram Aylarda Oruç. Haram aylar olarak anılan zilkade, zilhicce,
muharrem ve receb aylarında, perşembe, cuma ve cumartesi günleri oruç
tutmak müstehaptır.
7. Şâban Orucu. Şâban ayında oruç tutmak müstehap sayılmıştır. Âişe
vâlidemizin belirttiğine göre Peygamberimiz en çok orucu şâban ayında
tutmuş, şâban ayının tamamını oruçla geçirdiği olmuştur. Fakat, pazartesiperşembe
veya her ay üç gün ve benzeri gibi tutulagelen mûtat oruç dışında
şâban ayının ikinci yarısında oruç tutmak bazı âlimlerce mekruh kabul edildiği
gibi, Şâfiî mezhebine göre haram sayılmıştır.
8. Dâvûd Orucu: Gün aşırı oruç tutmak yani bir gün oruç tutup ertesi
gün tutmamak, Peygamberimiz tarafından "savm-ı Dâvûd" olarak nitelenmiş
ve bu şekilde oruç tutmanın faziletli olduğu ifade edilmiştir. Peygamberimiz bu şekildeki oruç hakkında "En faziletli oruç Dâvûd'un tuttuğu oruçtur; o bir
gün oruç tutar, bir gün tutmazdı" demiştir. Sahâbeden Abdullah b. Amr,
"Ben daha fazlasını tutabilirim" deyince, Peygamberimiz bunun faziletli bir
şekil olduğunu ve daha fazlasını tutmaya çalışmamayı tavsiye etmiştir
(Müslim, “Sıyâm”, 187-192). Bu bakımdan gün aşırı oruç tutmak, en faziletli
nâfile oruç olarak değerlendirilmiştir.
Yukarıda belirtilen günlerde oruç tutmanın fazileti ve kişiye kazandıracağı
sevaplar konusunda birçok hadis rivayet edilmiştir. Oruç tutmanın tavsiye
edildiği günler incelendiğinde bunların belirlenmesinin gelişigüzel olmayıp,
belli bir periyoda göre düzenlendiği görülür. Bu bakımdan oruç tutmanın
ruhî ve bedenî yararları göz önüne alındığında yılın belli zamanlarında
oruç tutmak oldukça yararlı, tutulacak oruçları Peygamberimiz’in önerdiği
günlerde tutmak ise oldukça sevaplıdır. Bununla birlikte, oruç tutulması
haram ve mekruh olmayan günlerde kişi kendi durumuna ve tercihine göre
istediği zaman nâfile oruç tutabilir. diyanet

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 515
favori
like
share