Bergamot / Bergamot Orange /
Bergamote / Bergamot / Citrus Bergamia

Ortalama 4 m boyunda bir ağaç olan bergamotun asıl vatanı batı Hindistan’dır. Yaprakları uzun ve koyu yeşil, çiçekleri beyaz ve küçük, meyveleri küre veya armut biçiminde, 5-7 cm çapında etli kısmı ekşi lezzetli, kabuk kısmı limon sarısı rengindedir. Eskiden Antalya bölgesinde geniş çapta yetiştirilmekteydi. Zamanla bu bölgede Bergamotun yerini diğer turunçgiller aldı. Bununla beraber halen Antalya civarında bu tür az miktarda bulunmakta ve meyvelerinden reçel yapılmaktadır. Bergamot esansının sanayideki önemi sebebiyle yer yer tekrar yetiştirilmeye başlanmıştır.

Kullanıldığı yerler

Meyve kabukları sıkılarak bergamot esansı elde edilir. Yeşilimsi sari renkli, hoş kokulu ve acı lezzetli bir sıvıdır. Parfümeri (ıtriyat) sanayiinde kullanılmaktadır. Usaresinden kalsiyum sitrat ve sitrik asit elde edilir. Koku vermesi için bazen çaylara da karıştırılır. Ayrıca çeşitli yörelerimizde reçeli yapılarak kisin yenilir.

BERGAMOT YAĞI

Bergamot'un Türkiye'deki diğer adı beyarmudu'dur. Ancak sakın küre biçiminde meyvesi ve aromatik tadı yüzünden, bir armut çeşidi sanmayın. Aksine limon ve portakal gibi bir turunçgil bitkisidir. Bergamot (Citrus auriantium ssp. bergamia) bilhassa meyvesinin hoş kokusu bakımından portakal ağacının bir alt türü olarak da kabul edilmektedir. Ne var ki, bergamotun meyveleri, portakaldan çok farklıdır; küçük sarı renkteki bu meyveler yenilmez.

Bergamot sıcağı sever ve bundan dolayı Akdeniz ülkelerinde çok sıkça rastlanır. İlk defa İtalyanlar, bu uçucu yağın şifalı tesirini keşfetmişlerdir. Yüzyıllar boyunca bergamot halk arasında ateşe, hattâ sıtmaya karşı ilâç olarak kabul edilmiştir. Bergamot esansı, henüz yeşil ham meyvelerinin taze kabuklarının soğuk olarak preslenmesinden elde edilir. Yaklaşık 200 kilogram meyve kabuğundan bir kilogram esans kazanılır. Elde edilen bu sıvı; açık yeşil ve sarı arası bir renkte olup, tatlımsı ve hafif posalıdır.

Bergamot yağı, 300'ün üzerinde kimyevî bileşik ihtiva eden oldukça kompleks bir karışımdan oluşmaktadır. Temel maddesi linalylazetat olup antiseptik ve ateş düşürücü tesir göstermektedir. Taşıdığı bergapten adlı maddeyle ciltte alerjik reaksiyon gösterebileceğinden, dikkat edilmelidir. Bilhassa güneş ışığı ile birlikte deride değişimlere sebep olabilir. Ancak alerjik tesir göstermeyen kişilerde bergamot yağı cilt üzerinde mükemmel bir koruma sağladığından çok kullanılır. Damıtma metoduyla elde edilen bergapten maddesinin bu alerjik tesiri de kaybolur ve hemen hemen hiç tahriş etmeyen bir esans kazanılır. Cilt bakımı yapmak isteyenler bu şekilde elde edilmiş yan tesiri olmayan bir yağ kullanmalıdır.

Yağ bezleri aşırı bir şekilde çalıştığı için, yağlı ciltlerde sık meydana gelen sivilcelere bergamot yağı iyi gelmektedir. Yüz bakımı için kolayca temizleme suyu hazırlanabilir. Bunun için 100 mililitre damıtılmış suya, üç damla bergamot yağı ve bir damla sitrik asit (limon asidi) karıştırınız. Baş ve saç bakımı için şu reçete tavsiye edilmektedir: 100 mililitre (yumuşak) şampuana 15 damla bergamot yağı ilâve ediniz. Saçlardaki kepekle mücadelede üç çay kaşığı bergamot yağı ve 100 mililitre Jojoba yağı iyi gelmektedir.

Bu karışımı saça masaj ediniz ve iki saat boyunca başınıza bir havlu sararak bekleyiniz.

Birçok uçucu yağların insanın ruh dünyasına müspet tesiri olduğu bilinir. Bergamot yağı ruhumuz üzerindeki depresyon giderici tesiriyle de kendisini gösterir. Kim ruhî sıkıntı içine düşerse, bu kişi için, birkaç damla bergamot yağı kokusu genellikle ferahlatıcı olabilir.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 667
favori
like
share
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 21:14
Bergamot hakkında bilmemiz gereken iki önemli nokta var. Birincisi bu ağacın yaprağı, meyvesi ve özellikle de tohumunun Osmanlı tıbbında önemli bir ilaç olduğu. İkinci olarak bilmemiz gereken ise bergamot ağacı ve meyvesinin 16. yüzyılda Avrupa’ya Bergama’dan götürülen numunelerle tanıtılmış olması ve bu sebeple bu güzel kokulu narenciyeye İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca’da “bergamot” dendiği.

Bergamot ağacı ve meyvesi
Bergamot ağacı, bugün bütün dünyada tanınan Turunçgiller ailesinden (familyasından) olup bir ılıman ülke bitkisidir. Uluslararası botanik sınıflandırmada “Rutacea” familyasının “citrus” türünden olup “Citrus aurantium subsp. Bergamia” olarak isimlendirilir.

Bergamot ağacı, boyu, büyüklüğü, yapraklarının şekli, çiçeklerinin rengi ile diğer turunçgillere ve özellikle limona benzer. Bergamot ağacı kimilerine göre turunç ile limonun, kimilerine göre turunç ile acı limonun melezidir. Nisan -mayıs aylarında güzel kokulu çiçek açar. Bergamot meyvesi, armut biçiminde, yeşilimsi sarı renkli kendine has güzel bir kokusu olan kabuğa sahiptir. Meyvesi sarı renkli olup ekşidir, her bir meyvede uçuk sarı renkteki beş altı çekirdek bulunur. Dış kabuğu, iç kabuğu ve etli kısmı limona benzer; daha acıdır fakat daha hoş ve değişik bir kokuya sahiptir.

Turunçgillerin hepsinin anavatanın Çin toprakları olduğu yazılır. M.S. 1000 yıllarında bu ağaçlar Çin’den Doğu dünyasına tanıtılmış, oradan da tüccarlar tarafından Akdeniz bölgesine getirilmiştir. Turunç türlerinden biri olan bergamot ağacı da bu yolla Doğu ülkelerine taşınmış, orada yetiştirilmiş, kullanılmıştı. Avrupa’ya tanıtımı da aşağıda anlatılacağı gibi Bergama’dan oldu. 16. yüzyıldan itibaren Avrupa’da tanınan bergamot 18. yüzyıldan itibaren özellikle Güney İtalya’da yetiştirildi ve bugün hâlâ bu ülkenin güneyindeki Calabria Eyaleti (İtalya’nın güneyinde çizmenin en alt kısmına verilen ad) bergamot üretiminin en önemli merkezidir.

Bergamot’un Bergama’dan tanıtılması
Bergamot bütün Avrupa dillerinde hemen hemen aynıdır. Şöyle ki,
İngilizce bergamot, bergamot orange,
Fransızca bergamote, bergamotier,
İtalyanca bergamotto,
Almanca Bergamottenbaum
İspanyolca’da bergamota denir.

Avrupa’da bergamot ağacı ve meyvesi hakkında bilgi veren kaynaklara 16. yüzyıldan itibaren rastlıyoruz. Bu kaynak eserlerde; “Bergamia’ bilimsel adı Bergama’dan gelmektedir, bu da, “Pergamo”, Pergamon olarak bilinen ve Küçük Asya=Anadolu’nun batısındaki antik kentin Türkçe söyleniş şekli olan Bergama’dan kaynaklanmaktadır” diye yazılmaktadır. Bilindiği gibi 1500’lü yıllarda Osmanlı Devleti’ni pek çok yabancı seyyah ziyaret ediyordu. Bunların içinde bitki uzmanları da vardı ve yeni buldukları bitkilerden örnekler alarak ülkelerine götürüyorlardı. Bergamot meyvesi de bu şekilde tanıtılan bir ağaç ve meyve idi.

Bergamotun kullanıldığı yerler ve faydaları
Bugün dünyada bergamot özellikle güzel kokusu için kullanılır. Bergamot meyvesinin dış kabuklarının sıkılması ile elde edilen “bergamot yağı = oleum bergamiae” parfümeri, koku sanayiinde özellikle kolonya yapımında, ilaç, kozmetik ve meşrubat sanayiinde kullanılır. Meyvesinin kabuğundaki esanslı yağın niteliğinden dolayı ticari amaçla yetiştirilir. Yetiştirildiği başlıca ülkeler İtalya, Fildişi kıyısı ve Gine’dir. (Türkiye’de Akdeniz ve Eğe bölgesinde çok az miktarda kalmış, Bergama’da da yeni yetiştirilmeye başlanmıştır.)

Bergamot ağacı ve özellikle meyvesi Osmanlı tıbbına göre pek çok şekilde kullanılırdı. Bergamot meyvesi Osmanlıca yazılan tıp kitaplarında “ağaç kavunu, turunç, narenç” isimleriyle yer alıyordu. Tıp kitaplarının tedavi kısımlarında bergamot yani ağaç kavunu olarak; çiçeği, meyvesi, meyve kabuğu, meyve çekirdeği ile ayrı ayrı ilaç olarak tıbbi kullanım alanı vardı.

Bu bilgileri özetleyecek olursak; bergamotun güzel kokusunun ilaç olarak kullanılmasıyla başlayabiliriz. Bergamot çiçeğini ve meyvesini koklamak salgın hastalıklarda önleyici olarak önemliydi. Bir yerde çıkan ve hızla yayılan salgın hastalık zamanında (veba günlerinde) hastalanmamak için meyve ve çiçeği koklamalıydı. Bergamotun kokusundaki etki salgın hastalıklarda çok faydalı olup, hastalığın zararlarını dağıtıp, uzaklaştırırdı. Bu sebepten evlerde bulundurulması tavsiye ediliyordu.

Bergamotun meyvesinden yapılan macunlar (reçeller) ve şuruplar çok kullanılıyordu. Bergamotun reçeli veya şurubu yemekleri hazmettirici olarak mideyi kuvvetlendirici, karın ağrılarını teskin edici, mide bulantılarını giderici, sindirime yardımcı etkili idi. Tıp kitaplarında bu şurupların nasıl hazırlanması gerektiği anlatılır.

Bergamot ağacının yaprağını çiğnemek, ağızdaki istenmeyen kokuları giderici etkisinden dolayı çok kullanılıyordu. Bu etkisi bütün tıp kitaplarında tavsiye edilir.

Bergamot meyvesinin tohumu özellikle çok önemli bir ilaçtır. Bergamot meyvesinin tohumları toplanır, kurutulur ve saklanırdı. Zehirlenmelerde, tüm zehirli hayvanların sokmasında bu tohumlar ezilir ve su ile içilirdi. Zehirlenmelerdeki faydalı etkisi bütün Osmanlı hekimlerince kabul edilip, kullanılması tavsiye edilmektedir. Eskiden tabiatın içinde yaşayan insanların zehirli hayvan sokmalarına karşı aldıkları tedbirlerden ilki “tiryak” denen hazırlanmış ilaç ve ikinci sırada da “küçük tiryak” denen bu tohumlardı.
Bu ilaçlar uzun yıllar denenmiş, uygulanmış, hekimlerin süzgecinden geçmiş ve kitaplarda yerini almıştı. Sadece hastanın yararı için çalışan hekimler bu ilaçların faydasını anlatmışlar, imkanı olanlar da bahçelerinde yetiştirerek hem kendilerine hem de çevrelerindekilere faydalı olmuşlardı.