Bal
Vikipedi, özgür ansiklopedi Bal, arılar tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak yutulan nektarın arıların bal midesi denilen organlarında invertaz enzimi sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşan ve kovandaki petek hücrelerine yerleştirilen çok faydalı bir besindir. Nektar bala çevrilirken arılar sağladıkları invertaz enzimi sayesinde sakkarozu inversiyona uğratarak früktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürür ve fermantasyonun meydana gelmesini önleyecek miktarda suyunu uçururlar. Kovandaki hücrelere yerleştirilen ve üzeri mumdan bir kapakla örtülen bal arılarca sağlanan özel havalandırma sistemi sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama gelir.
Balın rengi, şeker dengesi ve tadındaki farklılık tamamen toplanan nektarlardan kaynaklanmaktadır. Balın kokusu, çiçeklerdeki aromalı volatin yağı verir ki bu aynı zamanda çiçeklerin kokularını sağlayan yağdır. Bal üretimi çok büyük bir çaba gerektirir. Örneğin ½ kg ham nektarı toplamak için 900 arının bir gün boyunca çalışması gerekir. Toplanan bu nektarın ise ancak bir kısmı bala çevrilebilir. Çiçeklerdeki nektardan elde edilen balın miktarı tamamen getirilen nektarın şeker konsantresine bağlıdır.

Balın İçeriği



Balın ilk akla gelen özelliği tatlı olmasıdır. Bunun sebebi balın içindeki üç şekerdir. Üzüm şekeri (% 34), sakroz (%2) ve levuloz (meyve şekeri % 40) bundan başka balın % 17 ‘si su geri kalan % 7'lik bölümü ise demir, sodyum, sülfür, magnezyum, fosfor, polen, manganez, alüminyum, gümüş, albumin, dekstril, nitrojen, protein ve asitlerden oluşur. Balın kalitesini ise bu % 7'lik karışım belirler.
Ayrıca bal içerisinde onbeş şeker tespit edilmiş olup bunlardan bazıları şunlardır: fruktoz, glikoz, sakkaroz, maltoz, izamaltoz, erloz, kestoz, melezitz ve rafinozdur. Genel olarak fruktoz şekeri diğerlerinden farklıdır.
Balı bildiğimiz şekerden ayıran çok önemli bir fark vardır. Şeker ancak sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana karışırken bal sindirime gerek olmadan çok süratli bir şekilde kana karışır. Dolayısıyla bal insan vücudunun en yüksek derecede ve en hızlı biçimde faydalanacağı şekilde tasarlanmış bir gıdadır. Ilık su ile karıştırılan balın birkaç dakika içinde vücuda enerji verdiği tespit edilmiştir.
Balın içinde minerallerin, şekerlerin ve birçok vitaminin yanısıra az miktarda bir takım hormonlar, çinko, bakır ve iyot da vardır.

Balın Fiziksel Özellikleri


Bal higroskopik bir madde olup havadan nem alma özelliğine sahiptir. Havada %58 rutubet olduğu zaman balda su miktarı %17,4 civarında olur.
Viskozite; akıcılığa karşı koyma özelliğini ifade eder. Buna "balın bünyesi" de denir. Ağır bünyeli bir balın akıcılığı yavaş yani viskozitesi yüksek olur. Viskozite balın içerisindeki su miktarıyla yakından ilgilidir.
Balın özgül ağırlığı içerisindeki su miktarı ve sıcaklığa göre değişmektedir. 200°C de balın özgül ağırlığı 1.4225 bulunmuştur.
Kırılma Sayısı; refraktometre ile ölçülür. Sıcaklık önemli rol oynadığından bu işlemde 20°C de yapılır ve balın içindeki su miktarı tayin edilmektedir.
Renk; balın bir optik özelliği olan renk değişiklik gösterir. Bal renksiz durumdan koyu kırmızıya kadar değişebilir.

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 4102
favori
like
share
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 21:32
[COLOR=#000000] Anzer Balından Tavsiyeler

Anzer Balı ile ilgili öneriler:




Hz. Allah’ın Nahl Suresi 68-69′da ifadesini bulan “Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları kovanlardan kendine evler edin! Sonra her türlü üründen ye de, Rabbinin sana müyesser kıldığı yollara çık. Karınlarından, çeşitli renklerde bir şerbet çıkar ki, onda insanlar için şifa bulunur. Düşünen bir topluluk için bunda bir âyet vardır.” ayetiyle balı insanlar için bir şifa kaynağı kılmıştır. Fakat Anzer Balının üretiminin çok büyük incelikleri vardır. Belli sayıdaki kovanı araziye götürüp bırakmakla olmuyor.
Anzer Balı ile ilgili tahliller insanları yanıltabilmektedir. Anzer Balının üretimi çok sabır isteyen bir iştir. Bu sebeple tahlil için özel bal üretiliyor. Tahlil için üretilmiş özel balı tahlil ettirip, geçerli bir belge alıyorlar. Daha sonra müşteriye sundukları balı, o tahlili maske ederek satmaya çalışıyorlar. Tahlil denince vatandaşın diyeceği bir şey kalmıyor tabiki. Ama müşteriye daha sonra vermeye çalıştıkları bal ile o bal aynı mı? Değil tabiki. Peki ne yapmak lazım. Baldan alacağınız numune ve yaptıracağınız test bu işi çözer. Bu konuda benden başka yok diyen o üreticilerden numune isteyin ve birde bizden numune isteyin tahlili kendiniz yaptırın. Ama tabiki numune olarak verilen bal ile size gönderilecek olan bal aynı olmak şartıyla.
Anzer Balı ile Anzer Polenini ayrı üretiklerini iddia ediyorlar ve hali hazırda oluşmuş Anzer poleni pazarını süistimal ediyorlar. Peki Nahl Suresinde methi yapılan nedir. İnsanlar için şifa olan nedir. Tabiki baldır. Polen ayrı, bal ayrı olur mu öyle bir dava. Balın üzerindeki poleni aldın mı geriye ne kalır. Teşbihte hata olmaz. Yağı alınmış süt, hakiki süt olursa o da hakiki anzer balı olur. Balın en önemli kısmı, baldan ayrıldığı takdirde bal şifa özelliğini yitirir. Ne o polenden fayda olur, nede o bal değilde bal dedikleri nesneden. İnsanları yanıltan bu tür kuruluşlar kendini bu işte tekel ilan ediyorlar.

Anzer Balının fiatını haklı göstermek için üretim miktarının 100-150 kg civarında olduğu gibi yanlış bir bilgilendirme yapılmaktadır. Halbuki balın üretim miktarı dedikleri miktarın çok üstündedir ve üstelik balın fiatını üretiminin az olması değil balın kendi özelliği belirler. Üretimi azmış da fiatı ondan yüksekmiş. Yok öyle bir şey. Madem öyle azmış da o kadar arayan insana balı nereden buluyorlarmış. Üstelik Anzer Balı konusunda öyle destani şeyler uyduruluyor ki:
Neymiş Bir kaşık aldın mı tamammış fazlazı zararmış. Peki Kur’an-ı Kerimde var mı öyle bir şey. Balın fazlası zarar mı diyor. Hayır. Hatta ne kadar yersen ye o kadar faydalıdır.
Eğer Anzer balının hakikisini almak istiyorsanız numune isteyin ve kendiniz test yaptırın. Anlattıklarımızın hepsine elimizdeki Anzer Balı ile cevap vermeye hazırız. Bu işi tekeline alan kişi yada kuruluşlardan numune isteyin göndersinler birde biz gönderelim. Hangisi hakiki imiş o zaman ortaya çıkar. Tahlil sonuçları size gereken bilgiyi verecektir.

Anzer Balının Şifalı Olduğu Rahatsızlıklar




Anzer Balı ile,
Astım-Bronşit,
[FONT=times new roman,times]MS Hastalığı,
Mide-Bağırsak hastalıkları,
Kanser tedavisi,
Karaciğer hastalıkları,
Diyabet ( Diabet ) Şeker hastalığı,



Böbrek hastalıkları,
Prostat,
Kapanmayan yaralar,
Doğuştan olmayan göz rahatsızlıklarının tedavisinde,
Katarak hastalığının tedavisinde,
Cinsel güç,


Cilt bakımı ve güzellik,
Çocuk gelişimi,
Kemik gelişimi,
Zeka gelişimi,

Adet düzensizliği,
Kısırlık tedavisinde,
Romatizma Eklem rahatsızlıkları,
Guatır hastalığının tedavisinde (Ameliyatla tedavi edilmesi tehlikelidir. Ses tellerinde arıza bırakır.),


Tıpta çaresiz kalmış hastalıklarve
Şu an sıkıntısını çektiğiniz rahatsızlığına şifa olabilmektedir.
Not: Anzer Balının üretimi kolay bir meslek değildir, ve biz diyoruz ki Şifalı bal üretimi bizim işimiz. Kimsenin bal alamadığı senelerde biz alıyoruz. İşin püf noktalarını bilmek gerek. O da izin verin biz de kalsın.


Anzer Balı Nedir?



Biz burada anzer balı nedir sorusunun cevabını vermeye çalışacağız. Evet anzer balı ilk olarak anzer yaylasında ortaya çıkmıştır. Bu balın ortaya çıkışı çok tarihi bir olaydır. Şöyle ki : Zamanında çaresiz bir hastalığa yakalanan bir kişi Allah’a yalvararak hastalığının şifasını istemiştir. Kendisini hastalığının şifasını bulmak için araştırma yapmaya adamıştır. Dere tepe gezerken anzer yaylasında bir kayanın kovuğunda insan müdahalesi olmadan arıların kendi yaptığı bal ile karşılaşmıştır ve bu baldan epeyce bir miktar yemiştir. Sonuç olarak çaresiz olan hastalığına




Hz. Allah’ın Nahl Suresi 68-69′da ifadesini bulan “Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları kovanlardan kendine evler edin! Sonra her türlü üründen ye de, Rabbinin sana müyesser kıldığı yollara çık. Karınlarından, çeşitli renklerde bir şerbet çıkar ki, onda insanlar için şifa bulunur. Düşünen bir topluluk için bunda bir âyet vardır.” ayetiyle şifa bulmuştur. Şimdi akıllı bir insan olarak siz okuyucularımıza soruyorum: Hz. Allah’ın Kur’an-ı Kerimde methettiği bal ile ilgili ayette bu bal sadece anzer yaylasında mı yetişir demiş! Artı bir bilgi arının yapmış olduğu balın hammaddesi olan bitkiler sadece anzer yaylasında mı yetişiyior! Bu bitkiler ülkemizde ve dünya genelinde baktığımızda başka bölgelerde yetişmiyor mu? Elbetteki yetişiyor. Belgesellere baktığımız zaman, Avrupalıların yağmur ormanlarında kayaların kovuğunda hiçbir müdahale olmadan arıların yetiştirmiş olduğu balı şifa amaçlı olarak kullandıklarına şahit oluyoruz.

Şimdi burada asıl olana konu balın hakiki çiçek balı olmasıdır. Bir tek dikili ağacın olmadığı sadece çiçeklerden oluşan muhitte yetiştirilen bal hakiki anzer balıdır. Yani çaresiz hastalığa yakalanmış olan kişinin yediği anzer balının ihtiva ettiği şifa özelliğini taşımaktadır. Şifa özelliği açısından en yüksek olan baldır.Nahl suresinde ifadesini bulan baldır.


Artı bir bilgi bu gün ülkemizde ve dünyada bir çok tahlil laboratuarı bulunmaktadır. Sizlere sesleniyorum: Elinizde bulunan ve anzer balı olarak iddia edilen bal ile bizim size sunacağımız tahlil amaçlı numunemizi test ettirin. Kendi seçiminizi kendiniz yapın. Hangisinin özellikleri fazla imiş siz farkı fark edin.



Bal ve Faydaları

Allah’ın küçücük bir hayvan aracılığıyla insanlara sunduğu balın ne denli büyük bir besin kaynağı olduğunu biliyor musunuz? Bal, fruktoz ve glukoz gibi şekerlerin yanısıra magnezyum, potasyum, kalsiyum, sodyum klorür, kükürt, demir ve fosfor gibi minerallere sahiptir. Nektar ve polen kaynaklarının niteliklerine göre değişmekle birlikte, balda B1, B2, C, B6, B5 ve B3 vitaminleri bulunmaktadır. Ayrıca bakır, iyot, demir ve çinko da az miktarlarda bulunur. Balın içeriğinde bunların dışında bazı hormonlar da vardır Bal, Kuran ayetinde vurgulandığı gibi, “insanlara şifa” olma özelliği taşımaktadır. 20-26 Eylül’den Çin’de yapılan Dünya Arıcılık Kongresi’nde bilim adamlarının bal hakkındaki yorumları da bunu doğruluyor: “Kongre’de, arı ürünleri ile tedavi konusu ağırlık kazandı. Özellikle ABD’li bilimadamları bal, arı sütü, polen ve arı reçinasının (propolis) birçok hastalığı tedavi ettiğini bildirdiler. Romanyalı bir doktor balı katarakt hastaları üzerinde denediğini ve 2094 hastadan 2002’sinin (% 95) bal sayesinde tam olarak iyileştiğini açıkladı. Polonyalı doktorlar ise arı reçinasının hemoroid, deri hastalıkları, kadın hastalıkları gibi birçok hastalığa iyi geldiğini tespit ettiklerini bildirdiler.”


Bilimde en ön sıraları alan ülkelerde arıcılık ve arı ürünleri artık başlı başına bir araştırma dalı durumunda. Balın diğer yararları ise şöyle sıralanabilir: Kolayca sindirilir: İçindeki bitki özleri ve doğal şifası sayesinde bal, en hassas mideler tarafından bile kolaylıkla sindirilir. Aynı zamanda bağırsakların ve böbreklerin daha iyi çalışmasına yardımcı olur. Şeker hastaları dahi korkmadan kullanabilir. Denemiştir ve Şeker hastalarının hastalığından hiç bir eser kalmadığına şahit olunmuştur. Düşük kalorilidir: Balın bir diğer özelliği, vücuda yoğun enerji vermesine rağmen, kilo yapmaması balı üstün nitelikli bir besin kaynağı yapmaya yetmesidir. Süratle kana karışır: Bal ılık suyla karıştırıldığında 2 dakika içinde kana karışır. İçerdiği doğal bitki özlerinden dolayı beynin çalışması kolaylaşır…

Kan yapımına destek olur: Bal, kan yapımı için vücudun gereksinim duyduğu enerjinin önemli bir bölümünü karşılar. Ayrıca kanın temizlenmesine de yardımcı olur. Kan dolaşımını hem düzenleyici, hem de kolaylaştırıcı yönde etkisi vardır. Damar sertliğine karşı önemli bir koruyucudur. İçinde bakteri barınamaz: Balın bakteri barınmasına olanak tanımayan özelliği “inhibine etki” olarak adlandırılır. Yapılan deneyler bal şerbetinin, bakteri öldürücü özelliğinin saf bala göre iki kat arttığını göstermiştir. İşin ilginci, arı kolonisine yeni dahil olacak kurtçukların, kendilerine bakmakla görevli arılarca “bal şerbetinin bu özelliğini bilirmişçesine” bal şerbeti ile beslenmesidir.
Arılar ve Rakamlar

500 gram bal için arılar, 3 milyon 750 bin defa çiçeğe konup kalkıyor.Arıların bir gr. bal yapabilmesi için 60 bin çiçeğe konması gerekiyor.

Bal arıları bir peteği doldurabilmek için milyonlarca çiçeğin nektarını emiyor ve 100.000 km kanat çırpıyor.Bu deli çalışmanın arasında, dönüp dönüp, “öbür arı benim kadar dolaşıyor mu?” diye kontrol gereği de duymuyorlar.Birbirlerine tam bir güven içinde sadece hedeflerine odaklanmışlar!.. Bir koloninin pazarlanacak 1 kg bal üretmesi ve yaşamını sürdürebilmesi için 8 kg bal tüketmesi gerekiyor. Bu da koloninin 6 kez dünya çevresini dönmesi demek. . .

Onlar bu işi canla başla yapıyor ve genetik olarak nesilden nesile aktarılmış bir tembellik asla söz konusu olmamış! Hepsi güneşin “kalk” ziliyle çalışmaya başlayıp, güneşin “paydos” ziliyle dinlenmeye çekiliyorlar. Arı, vücut ağırlığının 330 katı yük çekebilme kapasitesine sahip olduğu bilim adamları tarafından kabul edilmektedir.

Her bir petek gözünün altıgen prizma şeklinde inşa edilmesi esas peteğin direncini sağlıyormuş. Bu nedenle kilolarca balı rahatlıkla taşıyabiliyor.”Gerçekten de en az balmumu harcayarak, maksimum ölçüde bal depolamak için en uygun şekil, arıların inşa ettiği altıgen prizmadır” diye onaylıyor.

Fizikçiler:
Hadi bakalım arılardan özür dileyelim, onlara “hayvan” dediğimiz için. Belki de bu dünyaya arı olarak gelmek vardı.
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 21:32
[COLOR=#000000] Anzer Balı Desteği

[FONT=times new roman,times]İnsanlar hastalandıklarında birçok ilacı vücutlarında denerler. Amaç hastalığın çaresini biran önce bulmaktır. Fakat bu arada önemli bir konuyu göz ardı ederler. Almış oldukları ilaçların vücutta meydana getirdiği tahribatlar, insan vücudunu geri dönüşü olmayan bir yola doğru götürdüğünü hiçde düşünmezler. Bu ilaçlar tıbbi ilaçlar olmakla beraber, aynı zamanda bitkisel ilaçlarda olabilmektedir. Bu anlamda en büyük zararı vücudumuzun ayakta kalmasını ve hastalıklarla mücadele etmesini destekleyen karaciğer görür. Karaciğer hemen herşeyden olumlu veya olumsuz etkilenebilmektedir. Karaciğer sadece bir örnektir. Vücudumuzdaki diğer organlarda karaciğere bağlı olarak veya tek başına bu ilaçlardan olumsuz bir şekilde etkilenebilmektedir.
[FONT=times new roman,times]Hz. Allah’ın insanlara şifa olması amacı ile arılar vasıtası ile ulaştırmış olduğu hakiki bal, bu ve bunun gibi birçok olumsuzluklara karşı vücudu korumakta ve aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Şimdi düşündüğümüz zaman dirençli bir vücutlamı hastalıklarla mücadele edilir, yoksa sürekli yıpratılan bir bünye ilemi mücadele edilir. İnsanlar Nahl Suresi 68-69. ayeti kerimelerin mealini anladıklarında birçok kişi için çok geç olacaktır. Balın sadece kahvaltıda tüketilen bir gıda maddesinden ibaret olduğunu düşünürsek hata etmiş oluruz. Bu düşünce Ayeti Kerimeyi hala anlayamadığımızı ortaya koymaktadır. Balın sadece kahvaltı için tüketildiğini düşündüğümüz zaman, balın hakiki olup olmaması o kadarda önemli olmadığı gibi bir düşünceyi beraberinde getirir. Rastgele bal adı altında satılan ticari nesneleri yemiş oluruz ki bu da yine insan sağlığı için çok büyük bir tehdittir. Ticari amaçla üretilen ballarda glikoz denen bir madde var ki insan sağlığını kansere kadar götürmektedir.
[FONT=times new roman,times]Hakiki Bal, Hakiki Bal, Hakiki Bal. Kendinizi ve sağlığınızı önemseyin. Bu ayrıcalıktan yaralanın.

Anzerbalı şifalıdır. Her derde devadır.Bu balı yemek bir ayrıcalıktır.


Rahatsızlıklar ve Şifa Kaynağı


[FONT=times new roman,times]Kanser Hastalığı:
[FONT=times new roman,times]Hırvatistan’daki Zagreb Üniversitesi tarafından yapılan yeni araştırmaya göre, bal kansere yakalanma riskini azaltıyor. Aynı zamanda içerdiği flavonoid isimli antioksidan madde sayesinde, var olan tümörün küçülmesine yardımcı oluyor ve büyümesini engelliyor. Araştırmanın başında bulunan Profesör Ivan Basic, “Henüz kanserli hücrelere nasıl saldırdığını ve onların küçülmesine nasıl yardımcı olduğunu belirleyemedik. Ancak çoğunlukla meyvelerde bulunan flavonoid maddesinde arıların ürettiği her şeyden bolca var. Bu gerçekten çok büyük bir buluş” dedi. Flavonoid maddesi kanı sulandırarak kalp hastalıkları riskini de azaltıyor. Uzmanlar ayrıca, bal yiyenlerin hiç bal yemeyenlere oranla çok daha uzun yaşadıklarını da belirlediklerini de açıkladı.
SABAH - 04/12/2004 - Kansere karşı bal rejimi
BBC NEWS | Health | Honey 'could help fight cancer'
[FONT=times new roman,times]Guatr ( Guatır ) :
[FONT=times new roman,times]Tiroidin genel anlamda büyümesine GUATR adı verilmektedir. Büyüyen bir tiroit dışardan görülebilir veya boynun bir veya iki tarafında şişlik şeklinde hissedilebilir. Bazen de hastalar boyunlarının sıkıldığını ifade ederler. Büyüme; düzgün ( difüz guatr ) ya da yumrulaşmalar şeklinde ( nodüler guatr ) olabilir. Her iki halde de ya guatr normal çalışıyor ( ötiroit guatr ) ya fazla çalışıyor ( hipertiroidik guatr veya toksik guatr ) ya da az çalışıyor olabilir ( hipotiroidik guatr ). Çalışma bozukluğu olan guatrların yarattığı yakınmalara daha sonra değinilecektir. çalışma bozukluğu olmayan düzgün büyümelerde genellikle sorun olmaz., ancak hasta kötü kozmetik görünümden ya da nefes darlığından yakınıyor olabilir.
[FONT=times new roman,times]Şifa Kaynağı : Önceden denenmiş ve % 100 sonuç alınmış guatıra özel Anzer Balı+Bitkisel karışım
[FONT=times new roman,times]
[FONT=times new roman,times]Astım :
[FONT=times new roman,times]Astım, nefes borusunu, bir başka deyişle, hava yollarını – akciğerlere hava taşıyan küçük tüpleri – etkileyen bir durumdur. Astımlı biri, astımı tetikleyen bir şeyle temasa geçtiğinde, hava yollarının duvarları çevresindeki kas gerilerek hava yolu daralır. Hava yollarının yüzeyleri iltihaplanıp şişmeye başlar. Genellikle sümük ya da balgam oluşur. Tüm bu tepkimeler hava yollarının daha daralıp tahriş olmasına neden olur ve astım belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açar.
[FONT=times new roman,times]Şifa Kaynağı : Önceden denenmiş ve % 100 sonuç alınmış astım için özel Anzer Balı+Bitkisel karışım

Bronşit :
[FONT=times new roman,times]Bronşit bir çeşit akciğer[FONT=times new roman,times] iltihaplanmasıdır. Akut bronşit ve kronik bronşit olarak iki çeşidi vardır. Akut bronşit grip[FONT=times new roman,times] gibi hastalıklarla beraber görülebilirken, kronik bronşit daha ciddi bir iltihaplanmadır ve mutlaka tedavi gerektirir.[FONT=times new roman,times]Akciğerlere giden havayollarının iç yüzündeki zarın iltihaplanmasıdır. Akut ve kronik olarak iki gruba ayrılır. Akut bronşit : Genellikle grip, kızamık, boğmaca veya tifo gibi hastalıklar sırasında görülür. Sisli ve soğuk havalarda çok rahatsız olurlar. Hastalığın başlangıcında kuru ve ağrılı öksürük, az yapışkan balgam, sonraları sümüksü cerahatli balgam ile hafif ateş ve halsizlik görülür. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Kronik bronşit : Bu çeşit bronşitte; havayollarını yağlayan bezler büyümüş, iç yüzlerinde bulunan tüyler görevini yapamaz olmuştur. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Her iki bronşitte de yapılacak ilk iş sigarayı bırakıp istirahat etmektir.
[FONT=times new roman,times]Şifa Kaynağı : Önceden denenmiş ve % 100 sonuç alınmış bronşit için özel Anzer Balı+Bitkisel karışım


Böbrek İltihabı :

Böbreklerin iç kısımlarının iltihaplanmasıdır. Tıp dilinde piyelonefrit adı verilir. İki çeşiti vardır:

Akut Böbrek İltihabı : Ani olarak ortaya çıkan, titreme, kaburga altlarında ve yanlarında başlayıp, kasıklara kadar yayılan bir ağrı ile kendini gösterir. Sık sık idrara gitmek ihtiyacı duyulur. İdrar çıkarken de yanma ve ağrı hissedilir. İlk önlem olarak belin iki yanına sıcak su torbası konur. Bol su, limonata ve açık çay içilir.

Kronik Böbrek İltihabı : Akut böbrek iltihabının gereği gibi tedavi edilmemiş olması, kronik böbrek iltihabının başlıca nedenidir. Hastada iştahsızlık, ateş, halsizlik, baş ağrısı, ağrılı idrar etme ve bel ağrıları görülür. Yapılacak ilk iş, bol bol meyva suları içmek ve aşağıdaki reçetelerden birini uygulamaktır. Ayrıca tuz ve hayvani gıdalar azaltılmalıdır.

Şifa Kaynağı : Anzer Balı ile hazırlanmış ılık bal şerbeti
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 21:31
[COLOR=#004080] Bal Ve Tarçınla Gelen Sağlık




Bal ve Tarçın karışımı birçok hastalığa iyi gelmektedir. Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Bal, asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır. Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde Balı çok etkili bir ilaç olarak kabul etmişlerdir. Bal her türlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir. Bugünün tıp ilmi, balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir. Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin 17 Ocak 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.

ARTRİT
Bir kısım Balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay kaşığı toz Tarçın ilave ederek bir krem elde edilir. Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılır. 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz.

Artritli hastalar,bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık Bal ve bir çay kaşığı toz Tarçını eritip sabah ,akşam alabilirler. Eğer düzenli olarak alırlarsa Kronik Artriti olan hastalar bile tedavi olabilirler.

Kopenhag Üniversitesinde yapılan bir araştırmada ;kahvaltıdan önce bir yemek kaşığı bal ve ½ çay kaşığı toz tarçını alan 200 hastadan 73 ü bir hafta içerisinde şifa bulmuşlar, geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemiyen hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
Hergün kullanılan bal ve tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virus saldırılarına karşı korur.

Araştırmacılara göre bal, birçok vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir. Balın düzenli kullanılması, akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve viruslarla savaşan, korpuskülleri de kuvvetlendirir.

DİŞ AĞRISI
Bir kaşık toz tarçın ve 5 tatlı kaşığı bal karışımı ağrıyan dişe tatbil edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa tatbik edilir.

HAZIMSIZLIK VE GRİP
Toz tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.

İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI
İki kaşık toz tarçın, bir tatlı kaşığı bal, ılık su içerisinde eritilip içilir. İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.

KANSER
Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada, mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.

KALP HASTALIKLARI
Bal ve tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür. Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Bu uygulama ile, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır.

Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.

KISIRLIK
Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı, yıllardır, erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır.

Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir.

Çin, Japon ve uzakdoğu ülkelerinde ,gebe kalamıyan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz Tarçın kullanmaktadırlar

Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz Tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir bir sakız üzerine koyup çiğnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır.

KOLESTEROL
İki kaşık bal, üç tatlı kaşığı toz tarçın,450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir. Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları i,çin uygulanabilir.

Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.

MİDE AĞRILARI
Bal ve tarçın kürlerinin, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.

GAZ
Hindistan ve Japonyada yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.

SAÇ DÖKÜLMESİ
Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal,bir tatlı kaşığı toz Tarçın ilacesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve taklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkanır.

5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.

SİVİLCELER VE DERİ
3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır.

Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır.

Egzama,mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki Bal ve Tarçın karışımı uygulanır.

SOĞUK ALGINLIĞI
Bir kaşık ılıtılmış Bal,1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde üç defa yenir.

Bu uygulama birçok kronik öksürük,soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.

YAŞLILIK
Bal ve tarçınla hazırlanan çay,düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler.

4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın , 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri,taze ve yumşak tutar, yıpranmasını durdurur.

YORGUNLUK
Araştırmayı yapan Dr.Milton, bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının hergün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tesbit etmiştir.

ZAYIFLAMA
Bir bardak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konup kaynatılır. Hergün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir.

Düzenli uygulanırsa kilo verilir.

Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde, yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 21:30
BALIN FAYDALARI

* Mideye kuvvet verir, midedeki fazlalıkları dışarı atar. Sindirimi kolaylaştırır, sindirim organlarının düzenli çalışmasını sağlar. Hazmı gerektirmediği için kolayca kana geçer, baldaki şeker emilimi en kolay olan şekerdir.

* Kabızlık vakalarında sıcak bal, ishalde ise soğuk bal şerbeti çok faydalıdır. Bal şerbeti karın ağrısını dindirir.

* Kansızlığı ve zaafı giderir. Hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.

* Şerbeti içilirse damarları açar, kalp adalesine faaliyet ve zindelik verir, kalp hastalıklarına faydalıdır, diğer şekerlerin aksine, oksijen ile reaksiyona girdiğinde tam bir yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır.

* Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede iyileştirir, romatizmalı yeri arıya sokturmakta faydalıdır, hafif ateşte ısıtılmış bal mumu ağrıyan bölgeye bağlanırsa iki üç saat sonra ağrı ve iltihabın geçtiği görülür.

* Alerjik vakalarda, özellikle bahar alerjisine yakalanan kişiler hangi koku ve tozun kendilerinde alerji yaptığını bilir veya bulursa o çiçek balını ya da bal şerbetini yerlerse giderir.

* Bal ısıtılıp buharı buruna çekildiğinde, hastanın ağrı ve sızısı birkaç dakika sonra dinmeye başlar.

* Özellikle Deli Bal (Kestane-Kekik balı) yüksek tansiyonu düşürücü etkiye sahiptir. 1günde 1 şeker kaşığından fazla yenmemesi gerekir. Fazla yenirse tansiyonu fazla düşürür, çarpar.

* İhtiva ettiği A, B, C ve diğer vitaminler ve minerallerle insana zindelik verir. Zekanın açılmasında; Bal, ceviz, fıstık yenmesi iyi gelir.*İştahı açar. 1 su bardağı ılık suya 1 tatlı kaşığı süzme bal ve kahve kaşığı çörek otu konup karıştırılır günde 1 kere içilir.

* Diğer tatlı ve meyvelerin zıddı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve dişetlerini mikroplardan korur, ağızdaki yaraları tedavi eder. Şeker veya meyve yense ağız fırçalanmasa dişte feaftün (koku) olup diş çürür. Bal ise diş temizliğinde de kullanılmıştır.
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 21:29
Bal ve tarçın karışımının birçok hastalığa iyi geldiği saptandı. Mesela...

Bağışıklık Sistemi: Her gün kullanılan bal ve tarçın, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücudu bakteri-virüs saldırılarından korur. Zaten araştırmacılara göre bal, birçok vitamin ve büyük miktarda demir içeriyor. Balın düzenli kullanılması, akyuvarlar içinde olan, bakteri ve virüslerle savaşan hücreleri de kuvvetlendiriyor.

Diş Ağrısı: Bir kaşık toz tarçın ve 5 tatlı kaşığı bal karışımını ağrıyan dişe tatbik edin. Ağrı kesilene kadar, günde 3 kez deneyebilirsiniz.

Hazımsızlık ve Grip: Toz tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında midede asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanya'da yapılan bir araştırmada balın içerdiği bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptandı.

İdrar Kesesi Enfeksiyonları: İki kaşık toz tarçın ve bir tatlı kaşığı bal ılık suda eritilip içilir. Bu karışım, idrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkili olacaktır.

Mide Ağrısı: Bal ve tarçın kürlerinin, mide ağrıları için olduğu kadar ülser içinde yararlı olduğu saptandı.

Gaz: Hindistan ve Japonya'da yapılan araştırmalar bal ve tarçının midedeki gazıgiderdiğini gösteriyor.

Sivilceler: 3 kaşık bal, bir kaşık tarçın ile karıştırılıp krem kıvamına getirilir. Bu krem, uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin cilt, ılık suyla yıkanır. Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceler tarih olur, yumuşak bir tene sahip olursunuz.

Soğuk Algınlığı: Bir kaşık ılıtılmış bal ve 1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde 3 defa yenir. Bu uygulama kronik öksürük, soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için yeterli olacaktır.

Yorgunluk: Amerikalı bir doktor şu reçeteyi önerdi; bir bardak suya yarım kaşık bal vebiraz toz tarçın koyun. Her gün, vücut direncinin düşmeye başladığı saat olan 15:00'te alın. Bir hafta içinde canlılık artıyormuş...
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 21:28
Bal bakteri barındırmaz. Bütün canlıların yaşamlarını devam ettirebilmek için bir miktar neme ihtiyacı vardır. Bakteriler balla temas ettiklerinde nemden yoksun kalır ve yok olurlar ayrıca balın asidik tepkisi de bakterilerin yaşaması için uygunsuz bir ortam oluşturur.
İnsan vücudunu etkileyen birçok mikroorganizma balda yok olur. Bal içinde bakteri barındırmamakla kalmaz aynı zamanda bir bakteri yok edici olarak kullanılır. Örneğin Antibiotiklere karşı dirençli olduğu bilinen MRSA ( Metisiline Reziztans Staf Aureus) bakterisinin bala karşı koyamadığı tespit edilmiştir.
Dr. W.Sackett bal sayesinde tifo mikroplarını 48 saat içinde yok etmiştir. Dizanteri mikropları 10 saat içinde ölmüştür. (Murray Hayt ,The World of Bees ,Coward Mcnann Inc ,N.Y. s.185 )
Vücutta kemik ve dişlerin teşekkülünde önemli rol oynayan minerallerin balda bulunuşu kansız kalmış şahıslar, büyüme ve gelişme çağındaki gençler ve her yaşta insanların beslenmelerinde önemli rol oynamaktadır.
Balda şimdiye kadar oniki değişik enzim olduğu saptanmıştır. Enzimsiz yaşam mümkün olmazdı enzimler bütün biyokimyasal süreci organize eder, yönetir, düzene koyar ve hızlandırır hastalıkları iyileştirir. Balın içerdiği Magnezyum damarlarda kanın pıhtılaşmasını önler,ayrıca stresin olumsuz etkilerinden korur. Potasyum bağırsak adalelerinin faaliyetini hareketlendirir. Ayrıca sindirim için polenlerde önemlidir. Araştırmalarda alınan sonuca göre çiçek polenleri ince barsak mukozasında dolaşımı hareketlendirir. Dahası balı yedikten 20 dk. Sonra bağırsak cidarının bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve besinler yoluyla alınan zararlı maddelerin etkisinden koruyan maddeler barsakta serbest bırakılmasında etkili olur .Balda ayrıca vücudun ancak az miktarda üretebildiği Chocin maddesi vardır. Bu nedenle bu madde vücuda günde iki,üç gram verilmelidir. Chocin karaciğerin yağ metabolizmasını ayarlar ve bu organın yağ bağlamasını önler.
Amerikan Dental Araştırmalar Birliğinin İllinois Chicago da düzenlenen ‘Oral Sağlık İçin Yararlı Yiyecekler’ konulu sempozyumda, balın diş çürüğünü önlediği ortaya konmuştur.Yeni Zelenda Waikata Üniversitesi Biyokimya uzmanı Bal Araştırma Ünitesi başkanı Doç. Dr.Peter Molan diş çürüğünden sorumlu bakterilerden Streptococcus mitis, Streptococcus Sabrinus ve Lactobacillus casii'nin ürettikleri asit miktarını balın önemli ölçüde azalttığını belirtmiştir. Bu durumun balın dental plaktaki dextran üretimini engellediğinden kaynaklandığı ve baldaki bir enzimin Hidrojen Peroksit ürettiği görülmüş bunun balın antibakteriyel etkisini artıracağını böylece dişetinin enflamatuar enfeksiyonlarının tedavisinde balın bu etkisinden faydalanılabileceği bildirilmiştir. Anti enflamatuar kompenentleri sayesinde şişliği ve ağrıyı azaltan özelliği ile balın yaraları iyileştirme konusunda mükemmel +bir sonuç verdiği saptanmıştır.
Rota Virüs, E.Coli, Salmenalla gibi mikroorganizmaların sebep olduğu, ani ishal ve kusmalarla başlayan AKUT GASTROENTERİT’in yılda 0-5 yaş arası 500 milyon çocuğu ölümle tehdit ettiği belirtilmektedir. Son elli yıldır ishalli hastalara serum takılıyor, hasta damar yoluyla tedavi ediliyordu. Bunun pıhtı oluşması ve herhangi bir damarı tıkaması gibi sakıncalarının olduğu belirtilmektedir. Son zamanlarda Oral Rehidratasyon mayil denen şekerli, tuzlu solüsyonlar ile çok iyi netice elde ettiler. İshalli bir çocuğun aç bırakılması çocuğun ölmesine sebep olabilir.Oral tedavi Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından bütün dünyaya asrın buluşu olarak tavsiye edilmiş olup Brıtish Medical Journal adlı dergide yayınlanan bir makalede de Şeker yerine bal kullanmayı tavsiye etmiştir. (Mustafa ÖZER,Alternatif tıp ve şifa sofrası,İSTANBUL)
Yukarıda birkaç örneği verilen pekçok bilimsel araştırmalar sonucunda Bal gerek içinde barındırdığı vitaminler ve minerallerle gerekse yapısal özellikleri sebebiyle insanlar için tam bir şifa kaynağı olduğu tespit edilmiştir. Yaklaşık balın 500 hastalığa faydalı olduğu belirtilmiştir. İşte Balın faydalarından birkaçı:
İYİ BİR KORUYUCUDUR: Antibakteriyel özelliğinden dolayı içinde birçok gıda bozulmadan saklanabilir.
MİDEYE KUVVET VERİR: Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve Hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer. Ve midedeki fazlalıkları dışarı atar.
KANSIZLIĞI GİDERİR: Kan yapıcı özelliğinin yanında hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.
DAMARLARI AÇAR: Diğer şekerlerin oksine okisjen ile reaksiyona girdiğinde tam yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır. Kalp adelesine faaliyet ve zindelik vermesiyle Kalp Hastalarına faydalıdır.
ROMATİZMA:Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede iyileştirir.
ALERJİ: Alerjik vakıalarda pahalı ve zahmetli tedavilerin yerini alacak bir alternatif tedavidir.
AĞRI DİNDİRİCİ: Balın bilhassa buharı ağrı ve sızıyı birkaç dakika içinde dindirmeye başlar.
İŞTAH AÇICI: İhtiva ettiği A,B,C, ve diğer vitaminler ve mineraller insana zindelik verir.
DOĞAL DİŞ MACUNU: Diğer tatlı ve meyvelerin zıttı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve diş etlerini mikroplardan korur,ağızdaki yaraları tedavi eder.
KABIZLIK: Bilhassa sıcak bal şerbeti kabızlığı kısa sürede geçirir.
ŞİŞMANLIK: Bal içerdiği enzimler sebebiyle şişmanlığı önler. Bilhassa ılık bal şerbetinin zayıflatıcı özelliği vardır.
YARA İLTİHAP GİDERİR: Bugün modern tıpta ameliyat yaralarında bal kullanıldığı bilinmektedir. Cavanagh ve BEAZLEY adlı araştırmacılar balın laboratuar şartlarında özellikle boğaz iltihaplarında kendini gösteren Kalbi Tutacoli mikropları ile Candida Albicans isimli mantarlar üzerinde balın etkili olduğunu gözlüyorlar. İnhibin mikropların üremesini de önler.
BALGAM SÖKTÜRÜR: Balgamı keser vücudun pis rutubetini giderir.
GÖZE FAYDALIDIR: Gözün görme gücünü arttırır. Nar suyu ile karıştırılıp göze sürme gibi çekilirse gözün keskin görmesini sağlar.
KARIN AĞRISI: Karın ağrısını geçirir. Bal şerbeti karın ağrılarını çok kısa bir sürede dindirir.
İDRAR: Söktürür. Mesane yollarını temizler. İltihabını giderir.
KÖPEK ISIRMASI’na karşı faydalıdır. Köpek ısırınca bal şerbeti içilir. Ve köpeğin ısırdığı yere bal sürülür.Kuduz ihtimaline karşı tıbbi tedbirler ayrıca alınmalıdır.
CİLDİ GÜZELLEŞTİRİR: Vücud bal ile oğulursa cilt yumuşar. Bitleri öldürür.
SAÇLAR’ ı besler. Saça sürülürse saçları yumuşatır. Besler,uzatır,parlaklık ve canlılık kazandırır.
NEZLE’yi geçirir. Bal limonla veya sütle içilirse nezle için çok faydalıdır.
VEREM: Özellikle çiçek balı gül ile karıştırılıp sabah akşam yenirse akciğer yaraları ve vereme çok faydalıdır.
YANIKLAR: Bal zeytinyağı ve gres yağıyla karıştırılıp yanan yerlere sürülürse acı,sızı çekilmez. Yanık kısa sürede iyileşir. Yanık izi kalmaz.
VARİS’e faydalıdır. Bal vücudda olan olan varis ve varis yaralarına masaj yapılarak sürülürse çok faydalıdır.
KARACİĞER: Bal karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir. Ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.
SARILIK: Balla salatalık rendelenerek yenirse susuzluğu giderir. Kanı temizler. Sarılığı kısa sürede iyileştirir.
TERLEME’yi giderir. Bal mumu ile birlikte birkaç gün sakız gibi çiğnenirse burun tıkanıklığı ve bundan dolayı meydana gelen terlemeyi giderir.
İSHAL’i durdurur. Soğuk bal şerbeti ishale çok faydalıdır. Kısa sürede durdurur.
ALACA: Alaca hastası olanlar en az iki-üç ay sabah aç karnına bir su bardağı bal şerbeti içerse şifa görür.
KOLESTOL’ü düşürür. Yatağını ıslatan çocuklar için gayet faydalıdır. İLAÇLARIN YAN TESİRİ’ni önler. Zararlarını nötüre eder. AKNE için iki çorba kaşığı bal iki çorba kaşığı süt limon suyundan oluşan karışımın sürülmesi faydalıdır. Büyüme çağındaki çocukların ZEKA GELİŞİMİ’ne azımsanmayacak derecede olumlu etkisi vardır. Ayrıca önemli ölçüde CİNSEL GÜCÜ arttırıcı özelliği vardır.
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 21:28
Balın Faydaları

Balın Fizyolojik Etkileri
Bal insanoğlunun tükettiği en eski gıdaların başında gelmektedir. Bal binlerce yıldan beri hem enerji sağlayan değerli bir besin maddesi olarak, hem de yara ve yanıkların tedavisinde ve bir çok hastalıklarda ilaç niyetine kullanılmaktadır. Balın şifa verici özellikleri başta Kur'an olmak üzere birçok kutsal kitapta da belirtilmektedir. Balın fizyolojik özellikleri ve kullanımı konusunda yüzlerce literatür bulunmaktadır.

BAL bir doğal enerji kaynağıdır. Bu nedenle bebekler, yaşlılar, sporcular, hasta ve düşkünlerle birlikte normal sağlıklı insanlar tarafından da severek ve bilinçli olarak tüketilmektedir.
BAL yeni doğan bebeklerde sütten yararlanmayı ve kemiklerde Kalsiyum fiksasyonunu artırmaktadır. Sadece süt ile beslenen bebeklerde oluşan kansızlığı (anemi) ve anorexia yı önlemektedir.
BAL iştah artırmakta, enerji ve direnç kazandırmaktadır.


Balın Sindirim Sistemine Etkileri
Bal besinlerin daha hızlı sindirilmesine neden olmakta, sindirim sistemi enfeksiyonlarında, kabızlığın giderilmesinde oniki parmak bağırsağı ülserlerinde, ve karaciğer rahatsızlıklarında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Balın Solunum Sistemine Etkileri
Bal karasal iklime sahip ve gün içi ısı farkının fazla olduğu bölgelerde soğuğa ve soğuk algınlığına karşı, ağız, boğaz, ve bronşlardaki rahatsızlıklarda ve enfeksiyonlarında doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Bu özellikler balın antimikrobiyel etkisinin yanı sıra baldaki fruktozun doku ve kasları yumuşatıcı ve gevşetici özelliğinden kaynaklanmaktadır.

Balın Yara ve Yanıklarda Kullanımı
Bal günümüzde modern tıpta besleyici ve nemlendirici özelliği nedeniyle birçok kozmetik kremlerinde, açık yaralarda, yatak yaralarında, ülserlerde, ve yanıklarda doğrudan sürülen ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Bal enfeksiyonları önlemekte, doku oluşmasını hızlandırmakta ve yara ve yanık izlerini azaltmaktadır (Hutton 1966; Manjo, 1975; Armon, 1980 and Dumronglert, 1983). Eşit miktardaki Bal, çavdar unu ve zeytin yağı karışımı ile hazırlanan kremin günde 3 kez kullanımı ile inek ve atlarda görülen ve kangrene dönüşen yaraları dahi tedavi ettiği bildirilmektedir (Lu~hrs, 1935; Lu cke 1935)

Balın Göz Hastalıklarında Kullanımı
Balın bazı ülkelerde doktorlar tarafından katarakt ve kojuktivit ile bazı kornea rahatsızlıklarında başarı ile kullanıldığı bildirilmektedir (Mikhailov, 1950). Ayrıca kornea ülserinin de saf bal ile veya vazelin yerine bal ile hazırlanan % 3 lük sulphidine pomadı ile başarılı bir şekilde tedavi edildiği bildirilmektedir.

Şeker Hastalığı ve Bal
Zaman zaman hakiki balın şeker hastalığına iyi geldiği şeklinde yazılar çıkmakta veya söylentiler duyulmaktadır. Bunun bilimsel bir dayanağı yoktur ve yanlıştır. Bal da kan şekerini yükseltir ve fazla alındığında şeker hastalarını komaya sokabilir. Ancak eşit miktarda alınan bal, kan şekerini çay şekerine oranla daha az yükseltmektedir. Bu nedenle şeker yerine az miktarda bal kullanılabilir.

Balın Antimikrobiyel Aktivitesi
Balda mikrop üreyemez çünkü;

Şeker konsantrasyonu çok fazladır.
Balın pH sı 3.5-4.0 civarındadır.
Baldaki enzimler inhibin (H2O2) oluşmasına neden olur.

Not: Isıtılmış ballarda antimikrobiyel aktivite görülmez veya yok denecek kadar azdır.
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 21:27
Tedavide Kullanım Alanları

Bal en az 3000 seneden beri birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmıştır. Yakın zamanda yapılan bilimsel araştırmalar balın mucizevi etkilerini göz önüne sermektedir. Balın antiseptik/antimikrobiyal, osmotik, hidrojen peroksit ve asiditesine bağlı çok çeşitli iyileştirici etkileri olduğu saptanmıştır.
Bal temel olarak iki monosakaritin yoğunlaşmış bir karışımıdır. Bu karışımda su etkisi az olduğu için yani su moleküllerinin çoğunluğu monosakaritlere bağlı oldukları için mikroorganizmaların hayatta kalmasını sağlayacak nemden ve sudan yoksundur. Böylellikle balda hiçbir mikroorganizma canlı kalamaz. Bunun içindir ki bal, asırlardır yanık, yara ve deri ülserlerini iyileştirmek için kullanılmıştır.
Balın yüksek şeker oranı, hipertonisitesini arrtırdığı için etrafındaki bakterilerin suyunu hipertonik alana çekip bakteri hücrelerinin büzüşmesini sağlar. Bir antiseptik olarak balın metisilin dayanıklı Staphylococcus aureus (MRSA) gibi dirençli bakterilere karşı etkili olabileceğini savunan araştırmalar mevcuttur. Bal içindeki hidrojen peroksit, tıbbi olarak kullanılan hidrojen peroksite üstündür. Balın içindeki hidrojen peroksit faal hale sulandırma sonucunda gelir. Yani, bal yara üzerine sürüldüğünde hidrojen peroksit yavaşca vücut sıvıları tarafından sulandırılarak etkili hale geçer. Hem yavaş olarak etkinlik kazanması hemde tıbbi hidrojen peroksitten daha düşük bir yoğunlukta bulunması balın mikropları öldürüp vücudun hücrelerinin zarar görmemesini sağlar.
Bal pH'ı 3.2 ve 4.5 arasında olduğu icin enfeksiyondan sorumlu bakterilerin çoğalmasını önler. Bal içinde birçok polifenol yani doğal antioksidan olarak işlev gören madde barındırdığı için uzun dönem tüketimi sonucu kanseri önlediği bildirilmiştir. Ayrıca, içindeki demir vücuttaki zaralı oksijen radikallerini zararsız hale getirir. Araştırmalara göre bal aynı zamanda bağırsaklardaki probiyotik bakteri florasını çoğaltabildiği için bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi kolesterolü düşürmekle beraber sindirimi kolaylaştırır ve kolon kanserini önlemede etkilidir.
Firari Sevdam Tarih: 02.09.2009 21:27
Balın Bileşimi

Genel olarak balların toplandığı değişik bitki kaynaklarına göre farklı aroma, tat, renk, yoğunluk ve kristalize sahip oldukları tespit edilmiştir. Aynı şekilde ballarda akıcılık kimyasal bileşimi, şekerler, rutubet, enzimler, vitaminler, asitler, kollaidal maddeler ve bileşimi bilinmeyen maddeler bakımından değişik oldukları bildirilmişlerdir.

Baldaki Asitler
Uzun yıllar bal içerisinde sadece formik asit bulunduğu fakat analiz metotları geliştirilince asetik, buturik, sitrik, kaproik, laktik, formik, malik, okzalik, suksiniletannik, tartari ve velarikasidlerin varlığı tespit edilmiştir. Balın pH'sı 3,29-4,87 arasında değişmektedir.

Baldaki Enzimler
Çeşitli araştırıcılar balda diyastaz veya amilaz, nikotin, invertaz, katalaz, oksidaz, fosfataz enzimlerini bulmuşlardır. Bu enzimlerin bir kısmı bitkiden gelmekte bir kısmı ise arının başındaki bezlerden salgılamaktadır.

Baldaki Vitaminler
Eskiden bal içerisinde vitamin olmadığı veya çok az olduğu kanaati hakimdi fakat kimyasal ve biyolojik araştırma metodları geliştirildikten sonra bal içerisinde çeşitli miktarda, tiamin, riboflavin, askorbik asit, pirisdoksin, pantotenik asit, niasin ve az miktarda biotin, folik asit tespit edilmiştir.

Baldaki Minareller
Bal içerisindeki minarellerin miktarı %0,02 ile %1,0 civarındadır. Bu minareller Potasyum, klor, kükürt, kalsiyum, sodyum, fosfor, magnezyum, silis, demir, mangan ve bakır’dır. Bunlar içerisinde potasyum, kalsiyum ve fosfor fazla bulunmaktadır.

Baldaki Proteinler
Çeşitli araştırmacılar bal içerisinde az miktarda albuminoidlerin ve protein yapı taşları durumunda olan amino asitlerin olduğunu tespit etmişlerdir.