Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) diğer bütün peygamberler gibi Allah'a içten bağlı, derin imanlı, Allah'tan şiddetle korkup sakınan ihlas sahibi bir kuldur. Peygamberimiz (sav)'in samimi dualarına Rabbimiz icabet etmiş, bu vesile ile sahabeler ve çevresindeki insanlar türlü mucizelere şahit olmuşlardır.

Peygamberimiz (sav)’in Yağmur Dualarının Kabul Edilmesi

Peygamber Efendimiz (sav)'in yağmur ve bereket için ettiği dualara Rabbimiz'in icabet etmiş olması hadislerde detaylı olarak anlatılmıştır.

Buhari ve Müslim'in, Enes (ra)'dan naklettikleri bir hadis-i şerif şu şekildedir:

Allah Resulü (sav) zamanında bir kuraklık yaşadık. Allah Resulü (sav) minberdeyken bir bedevi gelip şöyle dedi:

"Ey Allah Resulü (sav), mallar helak oldu, çoluk çocuk aç kaldı, ne olur bizim için Allah'a dua et!" Bunun üzerine Allah Resulü (sav) mübarek -ellerini- kaldırdı. Gökyüzünde hiçbir bulut görmüyorduk. Nefsim kudreti elinde olana yemin ederim ki, ellerini aşağı indirir indirmez, dağlar gibi bulutlar belirdi. Minberden inmeden, mübarek sakalından suyun inmekte olduğunu gördük. O gün güzel bir yağmur yağdı. Ertesi gün, ondan sonraki gün de yağdı... (Buhari, İstiska/6, 7; Müslim, İstiska/8; Nesa''i, İstiska/10; İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 835)

Konuyla ilgili diğer hadisler ise şu şekildedir:

Allah Resulü (sav) kuşluk vakti Mescid'de kalkıp üç tekbir getirdi ve şöyle dua etti:

Allah'ım, bize yağmur ver! -Üç kere- Allah'ım bize rızık olarak yağ, süt, iç yağı ve et ver!"

Gökte hiçbir bulut görmüyorduk. Birden rüzgar çıktı, bulutları sürüp getirdi. Bulutlar bir araya gelip yağmur indirdi. Çarşıdaki insanlar çığlıklar attılar. Allah Resulü (sav) hala ayaktaydı. Yollar sel gibi yağmur suyuyla doldu; o seneki kadar süt, yağ ve et görmedim. (İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan, İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 837)

Cuma günü bir adam, minbere bakan kapıdan mescide girdi. Resulullah (sav) ayakta hutbe okuyordu. Allah Resulü (sav)'ne karşı durarak şöyle dedi:

Ey Allah'ın Resulü (sav), mallar helak oldu. Yollar kuraklıktan paramparça oldu. Allah'a dua et de bize yağmur verip imdadımıza yetişsin!

Bunun üzerine hemen Allah'ın Resulü (sav) mübarek ellerini kaldırıp şöyle dua etti: "Allah'ım bize yağmur ver! Allah'ım, bize yağmur ver!

Enes (ra) dedi: Hayır! Vallahi gökte ne bulut, ne bulut parçası, ne de herhangi bir şey görmüyorduk. Ev, avlu ile Sel (Medine'de bir dağın adıdır) arasında da bir şey yoktu. Ardından kalkan gibi bir bulut çıkıverdi, göğün ortasına gelince yayılıverdi ve sonra yağmur boşandı. (İbn-i Kesir, Peygamberimiz (sav)'in Şemaili Mucizeleri, Çelik Yayınevi, s.183)

Ebu Nuaym, Aişe (ra)'dan naklederek şöyle demiştir:

"İnsanlar Allah Resulü (sav)'e kuraklıktan şikayet ettiler, kalkıp namazgaha çıktı, minberin üstüne oturup ellerini kaldırdı, Allah bir bulut yarattı, gök gürledi, şimşek çaktı, sonra da güzel bir yağmur yağdı... " (İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan, İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 838)

Peygamberimiz (sav)’in Duasını Alıp Genç Kalan Sahabeler

Kuran'da, "Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, müminlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir." (Tevbe Suresi, 128) ayetiyle bildirildiği gibi Peygamberimiz (sav), müminlere çok düşkündür. Hadislerde de Peygamberimiz (sav)'in müminlerin sağlıklarına, güvenliklerine, imanlarına yönelik çok fazla tavsiyelerde bulunduğu, onlara şefkat ve merhametle yaklaştığı bildirilmektedir. Peygamberimiz (sav), müminlere olan bu sevgisinin ve düşkünlüğünün sonuçlarından biri olarak, sahabeleri için pek çok konuda Allah'a dua etmiştir. Allah Kuran'da Peygamberimiz (sav)'in müminler için ettiği dualarla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

“… Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükunet ve huzurdur.' Allah işitendir, bilendir.” (Tevbe Suresi, 103)

Ayette bildirildiği gibi Peygamberimiz (sav)'in duası müminler için bir sükunete ve huzura vesile olmaktadır. Benzer şekilde hadislerde de Peygamberimiz (sav)'in sahabelerin uzun yaşamaları için dua ettiği ve bu dualarının kabul buyurulduğu haber verilmektedir. Hadislerde, Peygamberimiz (sav)'in dualarının ardından çok uzun süre, çok sağlıklı bir şekilde yaşayan birçok sahabenin ismi zikredilmektedir. Bu hadislerden biri şu şekildedir:

İbn-i Ebi Şeybe Müsned'inde, Ebu Nuaym ve İbn-i Asakir Amr b. el-Hamık'dan naklederek şöyle demişlerdir:

O, Allah Resulü (sav)'e süt içirdi.

Allah Resulü (sav) ona şöyle dua etti:

"Allah'ım, onu gençlikten yararlandır!" (A.g.e; s: 847)

Diğer bazı kaynaklarda ise, Peygamber Efendimiz (sav)'in duasının bazı sahabelerin gençliğine nasıl vesile olduğu şu şekilde aktarılmaktadır:

Peygamberimiz (sav)'in ömürlerini uzatması için dua ettiği sahabelerin yüz yıl yaşadıkları da belirtilmektedir. (İbn-i Kesir, Peygamberimiz (sav)'in Şemaili Mucizeleri, Çelik Yayınevi, s. 325)

Bir diğer sahabenin başını okşamış "Allah'ım bunu güzelleştir ve güzelliğini devamlı kıl!" diye dua etmiş, bu sahabenin yüzü ölünceye kadar çok genç ve güzel olmuştur. (A.g.e; s: 316-327)

Peygamberimiz (sav)’in Bereket İçin Ettiği Duaların Kabul Edilmesi

Peygamberimiz (sav) sahabelerin her sorunuyla ilgilenmiş, her sıkıntılarında onlara yardım etmiştir. Peygamberimiz (sav)'in duaları Allah'ın izniyle her zaman tüm sahabeler için büyük bir şifa ve bereket vesilesi olmuştur. Hadislerde bu bereket ile ilgili birçok örnek verilmektedir. Rivayet edilen hadislerden bazıları şu şekildedir:

Buhari ve Müslim, Enes (ra)'dan naklederek şöyle demişlerdir:

Peygamber (sav) benim için dua ederek buyurdu ki: "Allah'ım, onun malını ve çocuklarını çoğalt, ona rızık olarak verdiklerini bereketli kıl."

Enes (ra) dedi ki: Vallahi malım çoktur. Birçok da çocuğum oldu. (Buhari, Da'avat/18, 25, 47; İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan, İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 851)

Buhari ve Müslim, Enes (ra)'dan naklederek şöyle demişlerdir:

Allah Resulü (sav) Abdurrahman b. Avfa buyurdu ki: "Allah seni bereketli kılsın!" Bunu İbn-i Sa'd ve Beyhaki de başka bir kanaldan nakletmiş ve şunu ilave etmişlerdir: "Abdurrahman dedi ki: O kadar zengin oldum ki, hangi taşı kaldırsam, altında mutlaka altın veya gümüş bulacağımı bilirdim. (Buhari, da''avat/54; İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan, İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 854)

Allah Resulü (sav) Urve el-Bariki için dua etmişti. Ticarette o dereceye geldi ki, bir toprak satın alsa onda bile kazanacağına inanırdı. (İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan, İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 854)

Ebu Ukayl, dedesi Abdullah b. Hişam'la, buğday almak için pazara çıktığında İbn-i Zübeyr ve İbn-i Ömer ile karşılaştığında şöyle derlerdi:

"Bize ortak ol! Çünkü Allah Resulü (sav) sana bereketle dua etti" O da bunun üzerine onları buğdayına ortak ederdi. Yine de bereketinden dolayı deve yükü eksilmezdi. Evine onunla dönerdi. (A.g.e; s: 856)

Peygamber (sav) Efendimizin Dilinden Duanın Önemi

Allah Resûlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Buyurdu:

"Kime dua kapısı açılırsa, ona rahmet kapıları açılır. Allah'ın en çok sevdiği şey, Kendisi’nden afiyet istenilmesidir. Dua, başa gelen için de, gelmeyen için de faydalı olur. Kazayı ancak dua önler. Onun için, duaya sarılmalısınız." (İbn Ömer radıyallahu anh, Tırmizi)

Dua Allah’ın Kullarına Rahmetidir

Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerde bildirilen dua örneklerinde de görüldüğü üzere kuşkusuz duanın en önemli şartlarından biri samimiyetle ve içtenlikle edilmesidir. İnsan, acz içinde, Allah dilemedikçe hiçbir şeye güç yetiremeyeceğini bilerek, umarak ve korkup sakınarak her konuda Allah'a yönelmeli, herşey için O'na dua etmelidir. Peygamber Efendimiz (sav)'in duaları her açıdan müminler için en güzel örnektir.

Peygamberimiz (sav)'in dualarında tüm müminlerin örnek almaları gereken bir diğer nokta ise belli bir vakit gözetmeden, her an dua etmesi ve ihtiyaç içinde kaldığında hemen Rabbimiz'e yönelmesidir. Şüphesiz Rabbimiz Mucib (Kendine yalvaranların isteklerini veren, icabet eden)'dir. Yüce Allah bu ibadeti gerçekleştiren kullarını şu şekilde müjdelemiştir:

“Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.” (Bakara Suresi, 186)

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 999
favori
like
share