Deli Kızın Günlüğü 5 - Selcan Aktaş

Ne zaman sabah olmuş,ne zaman gündoğmuş farketmemişti Hüseyin Ağa.Avucunda Necati`nin bıraktığı bir tomar para ,gözü Necati`nin sokağa çıktığı bahçe kapısında hala.
Herşey Necati`ydi sanki dünyada.

Para Necati,borç Necati,fırsatçı Necati,damat Necati.
Yok.diyordu Hüseyin Ağa kendi kendine.
Necati`den damat olmazdı.
Biricik Ayten`i Necati`ye ölse varmazdı.

Ya akbaba sürüsü gibi ailesine,hem de Ayten`e dikilen pis gözler.

Allah`ım sen bir çıkar yol ver,
sen bir çare getir aklıma da şu garibanı derdinden kurtarıver.

Ah! Güzelliğin gözü kör olsun dedi kendi kendine.
Şu deli kız gibi olsaydı Ayten`im,bir elinde kalem,bir elinde defter akşama kadar yazsaydı mesela;
hiç bu kadar nazara kurban gider miydi?
Bunca aç kurdun ortasında yavru kuzu gibi meler miydi?

Nicedir hindiler gibi düşünür; bilmezken aklına geldi Ayten`i çağırmak,kınalı kuzusuna akıl danışmak.

-Ayten!!! Dedi boğuldu sesi.
Kimbilir dedi ..Kimbilir hangi safran sarısı düşlerin koynunda uyumakta.

Oysa Ayten kapı dibinde ,diz çökmüş,bahtına üzülmekte.
Babam benim yüzümden ölürse kendimi affetmem demekte.

Ayten davrandı ,açtı kapıyı.
Babam,benim biricik babam diye boynuna sarıldı.

-Babam .Bilirim.Dert çekmektesin.Derdini ekmeğine katık etmektesin.
Bir yol bulalım dersen ben razıyım dert çekmeye.
Yeter ki senin nur yüzün boğulmasın yeise.

-Yavrum benim.Kınalı kuzum.Bahtı karalı,yüreği yaralı kuzum.Boşa koysam dolmaz oldu,doluya koysam almaz oldu.
Bir güzel kızım var idi,gide gide bir tomar paraya yar mı oldu diyeyim?
Yoksa şu pusu kuranların seni elimden alışını mı seyredeyim?
Yok mu bir yavuklun,bir gönlünü kaptırdığın.
Kaç kurtul buralardan.Al bohçanı ,git kurtar kendini.
Bakma bize.Bir geldik bir gidiyoruz.
Bugün de ölsek bir ,yarın da.
Sen yuva kurmalısın.Çoluk çocuğun olmalı.
Seni ardına alacak bir yiğidin olmalı.

-Gidemem babam,gidemem.
Ben sizsiz günyüzü göremem.

Ağlar Ayten.
Belki der.
Belki deli kız gibi olsaydım,bir elimde kağıt,bir elimde kalem.
Akşama kadar yazsaydım.
Kim isterdi benimle evlenmek.
Babamın dizinde otururdum ölene dek.
Lakin kadere dur denilmiyor.

-Babam sen ver kararını.Ben razıyım herşeye.Yeter ki dert görmesin ,ağarmasın saçın benim kederimle.

Baba cesaret aldı bu sözlerden.Sordu kızına;
-Olur musun Necati`ye hem dünya hem ahrette hanım namına?

-Baba takdir senin.Boynum kıldan incedir.
Sen gül yeter ki,yüzün gülmez nicedir.

-Öyleyse topla çeyizini,dik gelinliğini.
Yarından tezi yok kuralım düğünü derneği.

Ayten sarıldı babasının nasırlı ellerine.
O an düştü bir tomar para ,savruldu yere.

Sen misin kaderimi çizen bir tutam kağıt?
Öyleyse yakılsın kınam,gideyim yuvama,tutmayın ardımdan ağıt.
Dedi Ayten.
Çıktı gitti kapıdan.

Hüseyin Ağa bitkin,Hüseyin Ağa yorgun.
Bir kızı vardı ,o da gidiyor el kapısına,huzurdan mahrum...


Selcan Aktaş

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 303
favori
like
share