Suç hakkında - suç nedir - suçlu kime denir - suçlu psikolojisi - suç nedenleri - suçluluk nedir - aile ve suç ilişkisi - toplum ve suç ilişkisi

Suç Nedir

-Suç, insanın sosyal bir varlık olması ve bireyin toplumla çatışması nedeniyle eskiden beri varolan ve gelecekte de sürecek bir olgudur.
-İnsan, toplum içinde yaşayarak, kendini denetleyerek ve sınırlayarak toplumun bir üyesi olurken bir taraftan kültürün, uygarlıkların gelişmesine katkıda bulunurken öte yandan toplumca kabul edilmeyen davranışların da ortaya çıkmasına yol açar.
-Suç bir tür hastalık mıdır? Her toplumda görülen toplumsal kurallara, kanunlara karşı davranışlar yüzyıllar boyunca düşünürleri, yöneticileri, hukukçuları ve bilim adamlarını yakından ilgilendirmiştir. Geçmiş tarihsel zamanlarda suçu ruhun bir hastalığı olarak düşünmüşlerdir. Orta çağlarda ise suç, şeytani bir davranış ve kötü ruhların etkisiyle ortaya çıkan bir eylem olarak görülmüştür. Bazı eski düşünürler suçu bir hastalık olarak görürken diğerleri suç nedenlerini bireyin dışında toplumsal çevrede, yoksulluk, ekonomik sorunlar, değişimler gibi toplumsal koşullarda aramışlardır.

Suçluluk Nedir?

-Suçluluk, kişiyi toplum halinde yaşayan öteki bireylerin karşısına çıkaran bir çatışmanın ürünüdür. Ceza hukukunun verdiği tanıma göre suç, Yasanın cezalandırdığı harekettir. Suçlu, Ceza yasasına göre suça neden olan bir birey olarak açıklanır. Suçluluk tanımı birbirinden çok farklı olguları kapsar. Biletini ödemeden otobüse binen de, hırsızlık yapan ve adam öldüren de suçludur. Suçluluk bireyin çevresi ile etkileşimi içinde oluşur. Ayrıca suçluluk Hukuki ya da ahlaki kuralların bozulması olarak ta tanımlanır. Küçük ya da büyük bir sosyal grubun üyeleri tarafından iyi yararlı diye kabul edilmiş bulunan inançların, geleneklerin, adet, ve törelerin, kurumların dayandıkları kurallara aykırı olarak işlenmiş bulunan anti-sosyal bir davranış suçluluk olarak değerlendirilir. Bir davranış veya eylem, belirli bir ülkenin ve dönemin adet, gelenek, töre ve düşünceleriyle çelişki halinde bulunursa suç niteliği taşır.
-Suç kavramı, Ceza Hukukunda tanımlandığı gibi yasanın Cezalandırdığı hareket olarak ele alınamayacak kadar karmaşık ve çok yönlüdür. Suçluluğa psikolojik, sosyolojik, ekonomik, ve hukuksal yönleri kapsayacak bir anlayışla bakmak gerekir.

Suçlu Kimdir?

-Suçlu çocuk ve genç yoktur, suça itilmiş çocuk ve genç vardır. Psikoloji de yıllar boyu yapılan araştırmalar göstermiştir ki özellikle gelişme çağlarında insanın içinde yaşadığı koşulların onun nasıl bir insan olacağını, kişiliğini büyük ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle suçlu kimdir değerlendirmesini yaparken bireyin suçluluğunu yalnız onun bireysel bir durumu olarak değerlendirmek içinde yetiştiği olumsuz toplumsal koşulları göz ardı etmek, bu günün bilimsel anlayışına göre olanaksızdır. Bu nedenle suçluluğun değerlendirilmesinde bu durumu hazırlayan olumsuz toplumsal çevrenin de dikkate alınması gerekir.

Suçluluğun Psiko-Sosyal Nedenleri

1-Bireyin gelişimi, nasıl bir kimlik oluşturduğu yoğun olarak çocukluk ve gençlik yıllarında biçimlenir. Sosyalleşme süreci küçük yaşlardan başlayarak yetişkinliğe kadar sürer. Daha sonra da yavaş yavaş gelişimini sürdürür. Böylece insan toplumun bir üyesi olmaya yönelir. Bu dönemde yaşanan olumsuzluklar bireyin kimlik oluşumunu olumsuz yönde etkiler.

2-Bu gelişim süreci içinde çocuk ana baba ile özdeşleşmek sevilen ebeveyn gibi olmak, ona benzemek, onu örnek almak ister. Sevilmeyen örnekler ret edilir. Böylece birey kişilik özelliklerini oluşturur.

3-Ergenlik ve gençlik döneminin insan yaşamında önemli bir yeri vardır. Genç bedensel ve cinsel büyük değişimler yaşar, zihinsel olarak ta bunları farkına varmaya başlar. Hızlı bir bilişsel gelişim de yaşanır. Ana babasından ve diğer yetişkinlerden bağımsızlaşma, yetişkin olma çabasıdır bu... Ancak henüz yeterli donanımlara sahip değildir. Eğer genç, baskı altında ve bağımsızca davranmayı desteklemeyen bir ortamda yetişmişse, aile ve yetişkinler yerine diğer grupların etkisine hiç sorgulamadan kolaylıkla katılabilir. Böylece kendi kimliğini ispat etmeye çalışır.

4-Sosyal etki ve uyma davranışı, Suç ve suçlulukta önemli rol oynayabileceği düşünülen bir sosyal psikolojik olgudur. Bilimsel araştırmalar insanların çeşitli ortamlarda grubun etkisine ve otoriteye karşı duramadıklarını,kendi görüşlerini grubun etkisi doğrultusunda değiştirdiklerini göstermiştir. Bu durum bireyin bireyleşme derecesine ve çeşitli ortamsal etkenlere göre farklılaşmalar göstermektedir.

5-Yine yapılan bazı araştırmalara göre insanın çevresinden tecrit edilmesi ve farklı bilgi ve görüşler yüklenmesi yoluyla tüm bilişsel yapısı değiştirilebilir. Ancak böyle bir durumda etkilenmelerde bireysel farklılıklar vardır. Gençlerin ve bağımsız kimlik gelişimini kazanamayanların ve eğitim düzeyi düşük kişilerin daha çok etkilenmesi beklenir. (beyin yıkama)

6-Aile Ortamı, bireyin gelişimini etkileyen en yakın ve en etkili gelişim ortamıdır. Toplumsal doğru ve yanlışlar, örf, adet ve gelenekler öncelikle aile aracılığı ile birey tarafından öğrenilir.

7-Bu alanda yapılan bilimsel araştırmaların sonuçlarına göre iki ana özellik bireyin olumlu gelişimini sağlamada önemli bulunmuştur. Bunlar sevgi ve denetim özellikleridir. Çocuğa sevgisini ifade eden ve yaşa özel bir biçimde giderek serbestleştiren bir rehberlik sağlayan ana baba tutumu ile yetişen bireylerin birçok araştırmada pek çok gelişim özelliği açısından daha olumlu bir konumda oldukları görülmektedir.

8-Aşırı disiplinli, sevgisiz ve soğuk aile ortamlarında büyüyen çocuklarda ise çeşitli psikolojik sorunlar çok daha yüksek düzeyde bulunmuştur. Özellikle suçlu çocuk ve gençlerin aileleri araştırıldığında soğuk, ilişkisiz ve ilgisiz aile ortamları bulunmuştur. Aile ortamı açısından çocuğu suça iten aşırı disiplin kadar ilgisiz, soğuk mesafeli tutumların da önemli olduğu bilinmektedir.

9-Çocuğun gelişiminde son derece olumlu rol oynayan demokratik, denetimli sıcak aile ortamının bazı özellikleri şöyle sıralanmaktadır. Çocuğa baskı ve zor uygulanmaz, kurallar onunla tartışılabilir, kurallar ve nedenleri açıklanarak ona benimsetilmeye çalışılır, Çocuğun aile kararlarında yaşına uygun bir biçimde yer alması sağlanır, ona seçim özgürlüğü tanınır, çocuğun görüşleri istekleri dikkate alınır, sıcak, sevgi veren, ilgili, cevap verici bir tutum sergilenir, ondan sorumlu olgun davranışlar talep edilir, kültürel ve ortak etkinliklere katılım sağlanır, değer verme ve önemseme, iletişim kurma, olduğu gibi kabul etmeye önem verilir, çocuğun bağımsızlığı ve özerkliğini geliştirmesi desteklenir, eğitim standartları konulur ve onlara yönelmesi desteklenir. Bu tür aile ortamlarında yetişen çocukların kendine güvenli, kendi kendini denetleyen, enerjik, neşeli, sorunlarla baş edebilen, arkadaşlarıyla ve yetişkinlerle iyi ilişkilerde olan, amaçlı, başarı yönelimli, bağımsız ve özerk özellikler gösterdiği görülmüştür. Ayrıca bu tür ortamlarda yetişen bireylerde suç ve suçluluğa rastlanmamaktadır.

10-Ailenin eğitim düzeyi, gelir düzeyi gibi etmenler de suçlulukla ilişkili bulunmuştur.

11-İnsanın saldırganlık özelliğini geliştirerek yetişmesi de suç ve suçluluk davranışı ile ilişkili bulunmaktadır. Bireyin gelişimini engelleyen, amaçlarını ve onu kısıtlayan, cezalar ile sınırlayan olumsuz ortamlar saldırganlık kişilik özelliğinin gelişimine zemin hazırlar. Ayrıca aile ortamında saldırganca davranan ebeveyn örnekleri bunu daha da kuvvetlendirir.

12-Birey olma ve bireyleşme ilk gelişim yıllarında yoğun olarak yaşanabilecek bir gelişim sürecidir. İnsanın özerk bir birey olmasını destekleyen ortamlarda suça eğilim azalacaktır. Ebeveynlerin çocuklarında itaat etme ve söz dinleme davranışı yerine, bağımsızlığı desteklemeleri onların otomatik olarak ve sorgulamadan diğerlerinin davranışına katılan aşırı uyma davranışı göstermelerini engelleyecektir. Özellikle gençlik döneminde gençler aileden ve toplumdan bağımsızlaşma, mantık yürütme, toplumu ve yetişkinleri eleştirme özellikleri gösterirler. Özerk ve bağımsız olmaları özendirilmiş gençlerin, daha bireysel olup bu dönemde önemli rol oynayan akran gruplarının daha az etkisi altında kalması beklenir.

13-Ailenin yanı sıra okul ortamı da bireyin gelişiminde ve suçluluk davranışında önemli rol oynar. Benzer şekilde okul ortamının da sevecen, ceza ve baskı uygulamayan, birey olmayı geliştiren bir ortam yaratması suçluluğu azaltıcı rol oynayacaktır.

14-Bireyin suça yönelmesinde toplumun sosyo ekonomik koşulları, hızlı toplumsal değişimler ve göçler de önemlidir. Araştırmalar hızlı sosyal değişimlerde, savaşlarda, ekonomik bunalımlarda ve toplumların karmaşıklaşması ile suç oranlarında artışlar gözlemlemişlerdir.

Sonuç ve Değerlendirme

Suç işleme ve suçluluk doğuştan bir kişilik özelliği değildir. Suçlu, büyük ölçüde olumsuz gelişim koşullarında yetişmiş, insan olarak hak ettiği değer ve özeni almamış bir kişidir. Suç işleyenlerin sorumluluğu büyük ölçüde çevresel ve toplumsal koşullardadır. Bu nedenle suçluları dışlamak, onlara düşmanca duygular beslemek ve onlardan nefret etmek yerine onları anlamak, onları ileri yıllarında topluma kazandırma yoluyla suçların azaltılmasına katkıda bulunmak toplumsal kurumların sorumluluğu ve görevi olmalıdır.

Alıntı

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2288
favori
like
share