Çırpınış Şiiri - Çırpınış Şiirleri

Çırpınış
Çamurlara bulanmış gece
Göz kapaklarıma bağdaş kurup,
Kirpiklerime dokundukça dökülüyor
–Sen diye büyüyen özlemlerim-
Günahla mayalanıp acıyla pişmiş yüreğimde
Sızılarım sarmaşık gibi boy atarken,
Tırmalıyor yanağımı, parçalanmaya hazır onca gözyaşı.


Küstah yalnızlığın kollarında gençliğim şimdi
Ruhumu dövüp bakışlarımı tavana asarken,
Göğüs uçlarında kuruyorum.–sana susayarak-
Görmüyor musun?



Ve...
Öpüşlerinden arta kalan kırıntılar tenimi yakarken,
Adını her zikrettiğimde
–Ah tanrı’m- Kelimeler ağzımda kül olup,
Yakama yapışmış acizlikle beraber
Sağırlaşan karanlığa bedenimi atıyor.
Gölgemin önüne başımı kaç kez düşürüyorum,
Gövdeme ekili sensizlik tohumlarıyla birlikte.


Tozların içinde beni intihara sürükleyen kokuna sokulup,
Kör keşişten çaldığım dualarla ağıt yakıyorum. –yokluğuna-


Çektiğim nefeslerin kirli tırnakları
Adını dilimin üstünden kazımak istese de,
Senli başlayan harfleri yutkunarak, içimde saklıyorum.


-Yaratılmış en büyük mucizemsin-...
Rüyalarda bile cennet kapısını aralayıp
Bastığın her kum tanelisine
Titreyen dudaklarım secde ediyor
Hissetmiyor musun? sevgilim



Dört yanı dağlarla kuşatılmış
Kırlangıcın ayaklarında yarayım,
Kabuklaşıp döküldükçe toprağın içine
Acılarımla yeşeriyorum yeniden
-Doğan her sancılı sabahın beşiğinde.-


Ayrılıklar gelip geçiyor,
Kurtlanmış bedenimin üzerinden
-Böcekleşip eziliyorum-
Akbabaların pusu kurduğu sahipsiz yollarda.


Hangi rüzgârın kanadına tutunsa parmaklarım,
Fırtınanın kolları arasında buluyor kendini
Nasıl ağlıyorum ah bilsen
İlk emekleyişinde yere düşüp
Cesaretini kıran bebek gibi.


Şairin kaleminden kaçan şiir gibiyim
İmgelerim sessizce göklerde
Oynaşan kuşların kalplerine akarken,
Semalarda gri bulutlar ciğerime vuruyor tokadını.


Nice ülkelerin peri kızları yakamda
Kudurmuş köpek gibi boğuşup,
Yırtılan umutlarımı avuçlarıma alarak
Sana haykırıyorum
Sana,
Gel...


Varlıkları inkâr edilip
Cehennemin dikenli otları içinde aşk diye
İnletilen kızıl renkli çocukların döktüğü sevapları gör de
Gel...
Duymuyor musun?


Diz kapakları paslı iğnelerin ağzında kırılmış
Fakir karıncaların dualarını sırtıma alıp geldim,
Yokluğunun huzuruna.
El açıp yalvarıyorum –s o n d e f a-
İtme beni ne olur kuyuma

Sevgilim...
Sensizken güneş düşse koynuma,
Buz olup dağılıyorum toprağa


B i l m i y o r s u n.

Alıntıdır

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 328
favori
like
share
RoSe_SüM Tarih: 07.09.2009 13:04
Sevgilim...
Sensizken güneş düşse koynuma,
Buz olup dağılıyorum toprağa


yüreğine sağlık cnm..(:
vkyilmaz Tarih: 07.09.2009 12:32
emeğine sağlık..