MHP ESKİ MİLLETVEKİLİ ÜLKÜCÜLERİN AĞABEYİ NEVZAT KÖSOĞLU KÜRT AÇILIMINI DESTEKLİYOR

‘Biz meyyit değiliz, Amerika da imam değil’ diyerek komplo iddialarını reddeden Kösoğlu: Açılım Türkiye’nin iradesidir ve olumludur. Milletimize güveniyorum

Bu yıl TBMM Üstün Hizmet Ödülü alan iki yazardan biri olan Nevzat Kösoğlu, MHP eski milletvekillerinden.
Erzurum İspir’li. Ötüken Yayınları’nın kurucularından, tarih araştırmacısı ve biyografi yazarı. Hukukçu ve gazeteci. 1970’te MHP’nin Genel Sekreter Yardımcılığını yapan Kösoğlu, 77’de MHP’den Erzurum milletvekili olarak Meclise girer. Ancak siyasi hayatı 12 Eylül askeri darbesiyle kesilir. Bir buçuk yıl hapis yatar, çıkınca da bir daha aktif siyasete dönmez. Yayıncılık yapar, Türk kimliğinin inşası üzerine çalışır. Köseoğlu’nun Türk tarihi ve felsefesi ile kültür ve medeniyet kavramları üzerine yayınlanmış çok sayıda eseri var. Türk milliyetçilerinin çok sevip saydığı, hürmet ettiği bir büyüğü Nevzat Kösoğlu. “Siyasetten uzağım, hiç bir politik endişem yok” diyen Kösoğlu ile Ankara’da buluştuk ve Kürt sorununun çözümü ile PKK’nın tasfiyesini amaçlayan demokratik açılım etrafında konuştuk.

Röportaj: Fadime Özkan/Star

Türkiye 40 bin insanına, yıllarına, kaynaklarına mal olan sorunun çözümünü konuşuyor. Türk milliyetçilerinin ağabeyi olarak, bu konuda sizin fikriniz ne?

Demokratik açılım Türkiye’nin 25, 30 yıldır içinde olduğu problemi çözme iradesini ifade ediyor. Hükümetin irade beyanında bulunması tabiî ki olumlu. Meselenin mutlaka çözülmesi lazım. Çünkü mesele akan kandır, kanayan yaradır, Türkiye’nin ayağındaki prangadır. Bu çözüldüğünde, insanımızın ve milletimizin doğal enerjisinin çok daha güçlü tarzda, çağdaş medeniyete doğru hızla atılacağımızdan hiç kuşkum yok. Türk milletine güveniyorum.

İşe nereden, nasıl başlamak gerek?

Apo yakalandığında asılsaydı, PKK’ya sembolik bir nokta koymuş olurduk. Asılmadığına göre bugün ne kadar şamata ederse etsin etkisinin kalmadığı kanaatindeyim. Şimdi PKK’nın bitirilmesi lazımdır. PKK’yı bitirdiğinizde, Kürt halkı uyanacak, o baskıdan terörden kurtulup kendine gelecektir.

PKK nasıl bitirilecek?

Kürtçe konuşmak, yayın yapmak, Kürdoloji Enstitüsü kurmak kolay. Kültürel hakları tanırken aynı anda PKK’yı bitirmek lazım. İş, iktisadi yatırımlar, PKK’dan döneceklere iş imkânları ile devam etmelidir. PKK’yı ezdiğinizde sempati duyan gençler dağa çıkmak için değil işe girmek, Ankara’ya İstanbul’a gitmek için sıra beklemeye başlar. Bu noktalarda mümkün olduğunca destek olmak gerek. Ama askeri hareket devam etmeli. Yüzde 20’yi mutlu ederken yüzde 80 unutulmamalı.

KÜRTÇÜLÜĞÜN VAKTİ GEÇTİ

Yüzde 80 için nelere dikkat edilmeli?

DTP’nin dikkat etmesi gereken çok şey var. Sivri konuşup geri çekiliyor, çok hesaplı, destursuz konuşuyorlar. Diyarbakır Belediye Başkanı çıkıp “Kürtçeyi kabul ettiler. Kürdistan’ı da edecekler” diyor. İnsanları çıldırtıyorlar! Sen kimsin, kim adına kiminle konuşuyorsun? Şimdi herkes evinde öfkeleniyor ama mübalağa devam eder de, insanlar dışarı çıkıp sokaklarda irtibata geçerse -olacağını sanmam ama- Allah muhafaza etsin. Bu tarafı da o kadar öfkelendirmemek lazım. Yoksa halk çözüm istiyor, Kürtlerle derdi düşmanlığı yok ama bu tarz ileri gidişler halkı gerer.

Siyasi Kürtlerin çözüm talepleriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Kürtçülüğün vakti yüzyıl kadar geçti. Parçalanma bölünme, çöküntü halindeki devletlerin milletlerin problemleridir. Türkiye’nin neresi çöküyor Allah aşkına? Türkiye dünya devleti olmaya doğru gidiyor. 30 yıldır politikanın dışındayım, sözlerimde hiçbir politik endişe yok. Ben Türkiye’nin adım adım çok iyi yürüdüğünü görüyorum. Türk milletinin tarihi sarkacı yukarı dönmüştür. Artık kimse durduramaz, geri çeviremez. Türkiye büyük devlet olma yolundadır. Bunu görmek lazım...

Hükümet, gelin çözüm yolunu birlikte bulalım diyor; partiler, STK’lar, akademisyenlerle... görüşüyor. Ama CHP ve MHP çok sert tepki veriyor, randevu vermiyor...

Efendim ben kadim MHP’liyim. MHP’nin bu tavrını değerlendirmem.

Bu ortak bir sorun olduğuna göre çözüm de birlikte aranmalı. Çözüme tüm siyasi partilerin katılımı çok elzem değil mi?

DTP’nin uyarılması, aklınızı başınıza toplayın, konuştuğunuz devlet, siz de vatandaşısınız, demek lazım. Bence önümüzdeki seçim bir AK Parti MHP koalisyonu getirecek. Bu, frene basmak demek, şimdi alabildiğine konuşan Kürtçüler sarsıntı geçirecek. Ama meselenin çözümü için, onların hayrına olacak. Yoksa MHP’nin Kürtlerle Kürtçeyle sorunu yok.

Söylemleri niye bu kadar sert o halde?

Bu tavrın, destursuz konuşanların meselenin ciddiyetini anlamasına faydası olacaktır. MHP, AK Parti kadar çözüme taraftar bence.

Bahçeli’nin sert söylemlerini Kasım ayındaki MHP kongresine bağlayanlar var...

Katılmıyorum. Devlet Beyin karşısında onu endişeye düşürecek aday çıkmayacaktır. Yeri sağlamdır. Tavrının niye bu kadar sert olduğunu bilmiyorum ama söylediğim şey gerçekleşirse, bunun çözüme katkısının olacağını sanıyorum. Meselenin çözümünü istemekte zaten Devlet Bey ile Tayyip Bey çok farklı konuşmayacaklardır. Başıbozukluğun durması için fayda sunacak, çözümü kolaylaştıracaktır. Bir elde havuç bir elde sopa olmalıdır.

MİLLİYETÇİLERİN VAHİM HATASI

Hükümetin süreci yönetme biçimini nasıl buluyorsunuz?

Alışılmadık buluyorum. Meselenin herkesçe daha serbest konuşulmasını sağlamak için açılımı başlattık diyor. Böylece serbest tartışmalar yapılıyor. Bunlar toplandıktan sonra ilkeler ortaya konulacak. Bu da bir yoldur. Tayyip Bey bir iki konuşmasında, şu şu noktalardan asla taviz verilmeyecek, dedi -ki Devlet Beyin bağırıp çağırdığı da o noktalar. İkisinin konuşmaması için geriye bir şey kalmıyor.

Türkiye güçleniyor, demokrasisi gelişiyor fakat aşağılık kompleksinden ve şu ‘bölünme sendromu’ndan bir türlü kurtulamıyoruz. Her şeyin ardında yabancı parmağı, Amerikan planı aramayı neye yoralım, hele de ‘Türkün gücüne inananlar’ için?

Burada topyekûn milliyetçilerin hatası vardır. Milliyetçiler Türk milletinin milli meselelerde idrakini açık tutmakla kendilerini görevli sayarlar. Doğrudur fakat mübalağaya gittiğinde iş komplo teorilerine varıyor. Onlara göre biz, eskilerin tabiriyle musallaya uzatılmış meyyit gibiyiz, imam bizi oraya buraya çeviriyor. İmamımız da Amerika! Yok böyle bir şey! Bu müthiş yanlış ve tehlikeli bir şeydir. Kişilerin ve toplumların kendilerine olan güvenini yıkar, onu yıktığın zaman ise geriye hiçbir şey kalmaz, hem de kişiye sorumluluklarını unutturur. O mübalağa bizimkileri de yer yer bu noktaya çeviriyor. Ve bir Amerikan düşmanlığı başlıyor. Hiç anlamadığım bir şey zaten bu.

Hangi açıdan anlamıyorsunuz??

Rusya’ya zaten düşmandık, 300 yıldır dövüşüyorduk. Marksizm yüzünden değil. Ama Amerika ile ne kuyruk acım var ne evlat acım. Onunla niye dövüşüyorum? E dünyaya hakim! Olur kardeşim, gücü olan dünyaya hâkim olur. Sen nasıl “Osmanlıydım dünyaya hakimdim” diye nutuk çekiyorsan o da bugün güçlü. Efendim onun projesiymiş. Onun projesiyse bile benim projemle örtüşüyorsa daha iyi, daha kolay çözülecek demektir. Komploya gerek yok zaten. Türkiye yükselişte. Bölünme varmış gibi millete telkin edilmemeli, bilakis ‘arkadaş otur, sakin ol’ falan denmeli.

-Türk etnik değil Anadolu insanının adıdır -

Kürt kimliğinin yok sayılması, Kürtçenin yasaklanması, millet tanımının Türk vurgusuyla yapılması, bu arada uygulanan şiddet... Bunlar da sorunun sebepleri olabilir mi?

Türkiye Cumhuriyeti devleti Türk konseptine göre kurulmuş bir devlettir. Peşinen söyleyeceğim şey, bunun bozulmaması gerektiğidir. Bir devletin kuruluş konsepti bozulduğunda devletin işi zor olur. Cumhuriyeti kuranlar Osmanlı aydınlarıydı ve Kürtleri Anadolu halkının bir parçası olarak görüyorlardı. Osmanlı’da bu bütün “Müslüman” adıyla ifade ediliyordu. Cumhuriyet döneminde “Türk” adıyla ifade edildi. Ama etnik bir ifade değil bu. Türk adı, etnik bir unsurun değil, milletin adıdır. Zaten Türk adı tarihin hiçbir döneminde etnisite adı olmadı, hep millet adı oldu. Kıpçaklar da Türk’tür, Kumanlar da, Avarlar da, Oğuzlar da. Bu böyle geldi. Kürtler de Türklerle aynı halkın parçasıdır, anlayışı devam etti. Osmanlıda Müslüman unsurlar arasında nasıl hiç fark gözetilmediyse Cumhuriyet döneminde de Türk unsurlar arasında hiç fark gözetilmedi. Türk, Anadolu halkını ifade eder. Türk dünyasında da herkes bunu böyle anlar. Kırgızlar, Kazaklar kökümüz Türk’tür derler ama “bu adam Türk” dendiğinde “Aa Anadolu’dan gelmiş” derler. Kürtlerle Türkler arasında hiç siyasi hukuki ekonomik fark olmamıştır.

Osmanlı çoğul bir toplumdu, onun bakiyesinde kurulan Türkiye’de de başka etnik unsurlar mevcut. Hal böyleyken niye diğerleri değil de Kürtler defalarca isyan etti peki?

Cumhuriyetin bir takım tavırlarının Kürtçülük hareketlerinin beslenmesinde etkisi olup olmadığına gelirsek; ayrım olmadı fakat Cumhuriyet, İmparatorluktan gelme o tabi rahatlık genişlik ve güven içerisinde alması gereken davranış tavırlarını da alamadı. Korku, onları bitirdi. O korkuyla Kürtçe öğrenmek, konuşmak gibi meseleler en hafifinden antipatik telakki edildi. Eşitlik vesaire olmasına rağmen Türk kelimesi üzerindeki vurgular istismara yol açtı.

-Doğudaki Medreseleri kapatmak hataydı-

Bu sorun ne sorunu sizce?

Kompleks bir sorun. Bize Osmanlı’dan intikal etti. (İmparatorluğun parçalanmasına yol açan azınlık milliyetçiliklerini anlatıyor)

Kürtlerin durumu neydi?

Osmanlı, Kürtleri Anadolu halkı, kurucu unsurdan birisi saymış, öyle de görmüştür. Siyasi ve hukuki açıdan Türkler neyse Kürtler odur. Kürtçülük hareketleri 20. yüzyıla girerken başladı ama bunlar hem çok zayıf kalmış hem itibar görmemiştir. Çünkü Kürtler de kendilerini Osmanlıdan Türklerden farklı telakki etmemişlerdir.

Osmanlı’nın son dönemlerinde pek çok Kürt isyanı oldu ama, malum.

Ama yaygınlaşmadı. Bedirhanlıların bir oğlunun ayaklanmasının ardından aşiretin ileri gelenleri İstanbul gazetelerine ilan vermiştir; Bu vatan haininin aşiretimizle ilgisi yoktur, diye. 1. Dünya Harbinde Kürtler bizimle beraber harp etmişler, Kurtuluş savaşında da desteklemişlerdir. Yani milliyetçiliğin, etnisite hareketlerinin en kızgın en coşkun olduğu dönemlerde Kürtler bu işlere girmemişlerdir.

Peki ya Cumhuriyet döneminde?

Doğuda bazı isyanlar çıksa da bunlar zannedildiği kadar büyük çaplı, devleti korkuya düşürecek isyanlar değildi. Amma devlet çok genç olduğu, imparatorluk enkazı üzerine inşa edilmeye çalışıldığı için, cumhuriyeti kuranların hassasiyeti olağanüstü fazlaydı.

İnönü’nün isyanları kanlı bastırması sorunun bu hale gelmesini etkilemiş midir?

Sert davranılmıştır ama sebep ne bu, ne iktisadi, ne şeyhlerin ağaların hakim olduğu düzen, ne de eğitim azlığı değildir. Bölgeye yapılan yatırımın yüzde 25’i Çankırı’ya, Kastamonu’ya yapılmamıştır. Sebep milliyetçiliktir. Dolayısıyla kan dökmekten başka hiçbir sonuca ulaşma şansı yoktur. PKK da kitlesel değildir.

Bu süreçte devlet ne gibi hatalar yaptı?

Devletin yanlışlarından biri şu. Doğu Anadolu’da medreseler vardı. En meşhuru da Norşin medresesiydi. Bu medreseler evet, inkılaplara aykırıydı ama devlete Türk milletine bağlıydı. Kapatıldıkça bölgede Kürtçülük yayıldı.

-Mamak da vallahi Diyarbakır gibiydi-

1980 askeri darbesi sonrası Diyarbakır Cezaevinde Kürtlere, Kürtlüklerini unutturmaya yönelik işkencelerin Kürtçülüğe ve terörün yeşermesine etkisi ne olmuştur sizce?

Bir hapishanede yapılanlar, bir milliyetçilik hareketinin doğmasının sebebi olamaz ama Diyarbakır cezaevinde yapılanları, bir arkadaşım nedeniyle biliyorum. Fakat Diyarbakır öyleydi de Mamak farklı mıydı? Vallahi öyleydi.

Farkı, diğer cezaevlerindekiler sağ-sol bahanesiyle alınmışken oradakilerin Kürt olmalarının yeterli nedensayılması olabilir mi, orada kalanların anlatımları bu yönde...

İşkenceyi hafife alıp mazur görebilecek biri değilim. İşkence bir insana yapılabilecek en aşağılık şeydir. Fakat bunun Mamak’tan farklı olacağını sanmam. İşkencenin azı çoğu olmaz. Bizimkiler, devlet bizim devletimiz dediler, unuttular. Diğerleri, bilakis. Kürtlüğe gelince, bir defa içeri giriş Kürtlükten değildi, Apo meselesi ortaya çıkmamıştı daha. O zamanlar ya Marksist ya milliyetçi olurdun. Diyarbakır’daki Marksist olduğu için girmiş ama Kürt olduğu anlaşılınca ona sopayı daha hızlı vurmuşlar.

Kürtçe yasağı devletin hatası

PKK ilk eylemini 1984’te yaptı, terörle mücadele de başladı. Geçen 25 yılda devlet niye sonuç alamadı bilakis sorun büyüdü?

PKK’nın ilk hareketini 84’te yapmış olması bu hareketin 84’te başladığı anlamına gelmez. MHP sözcüsüyken CHP’nin Marksistleri sırtında taşıdığını, Marksizm’in vurucu gücünün Kürtçülük olduğunu defalarca söyledim. Kürtçüler o günlerde Kürt adıyla bir harekete giremezlerdi. O yüzden kendini Marksistlere taşıttı. 80 sonrası birikimlerle de PKK adıyla silahlı mücadeleye başladı. Önceden silahlı mücadele Marksizm adıyla yapılıyordu. 12 Eylül Marksizm’i de, ülkücülüğü de sildi süpürdü. Devletin hatası en başta, bu tehlikeyi görmemekti. Bizim ezilmemiz de 12 Eylül’ün telafi edilemez hatalarındandır. Ülkücü hareket güneydoğuda sel gibi gidiyordu. Ekonomi konusunda devleti kusurlu değil. Ama Kürtçe konusunda hatalı. Kürtçe konuşmayı yasakladığı gibi Türkçe’yi de öğretemedi. Bunun bir gerilim yaratması normaldi. Gerisi garnitürdür.

aktifhaberden alıntı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1131
favori
like
share
alp-perss Tarih: 06.10.2009 23:31
anlamadığım mantık

ortada çok büyük muhalefet yapmak var,ülke bölüğündü noktasına getirilerek aşırı muhalefet yapanlar var."mal bulmuş mağribi gibi"iktidarı sıkıştıracak birşeyleri bulduklarını zannedenlerin BÜYÜK SARHOŞLUĞU VAR,daha aşırı kelimeleri burada kardeşlik namına yazmayacağım şimdi(en azından şimdi) ve hal böyle iken bu demokrasi açılımına neden karşı çıkıyorsunuz sorusuna birde "açılım nedir kardeşim.bunu bir anlatsalar bari,ülkede kim ne yapamıyormuş sızlanmalarını anlamakta güçlük çekmekteyim


madem açılım yok ise bu bölünme muhalefetliği nereden geliyor,bende bunu sorarım.
madem ortada bişi yoksa bu başkaldırış neden.boş işlerle uğraşmak olmaz mı bunun adı?

yoksa biz bir laf işittik daha söylemeden aşırı karşı çıkalım da konuşmadan onlara konuşma fırsatı vermeden SUSUTIRALIM MI denilmekte?

öle ise bu yaygara neden,demokraside herkesin konuşma özgürlüğü var iken daha bunun düşüncesine dahi tahammül edemeyenlerden gerektiği zamanlarda ve konularda nasıl bir katkı beklenir ki?

bu iyimserlik olmaz mı?

böyle gelmiş böyle gitmeli diyerek özalın da karşı çıktığı ama bir nebze başarabildiği "statiko" ne zalım bişimiş ki,her hayırlı iş yapacak iktidarın karşısına "kominist rejim duvarları gibi"çıkmakta.bu ne ilke Allah aşkına?

böyle geldi böyle gitsin mantığını daha evvel yazdım....
daha evvelinde-tarihte-birbirleri ile savaştıkları halde ,bu gün,çevresinde tüm komşuları ile düşman olan bir tek ülke yoktur,türkiyeden başka.neden?statiko böyle istiyor.ne yani?bu milli bir duruşmuş.yav Allah için bunun neresi milli bir duruş?memleketini seven insan komşu ülkelerle bağlarını kuvvetlendirip ticaretini en üst düzeye çııkarması beklenirken, yok,illaki düşman olacaksın.neden?bu milli duruş ta ondan...Allahım ya.şu milli duruşu birileri tartışmaya açmalı bence.statikoyu açıklamalı.düşmansız yaşanmaz anlayışının kimlere ait olduğunu birileri bağıra bağıra anlatmalı.ama yok,bunu dahi konuşmaya tahammülleri yok ki adamların .bunlardan ne demokrasi açılımı beklenir ne de memleket hizmeti.yek gaye süregelen rantın devamı...karşı çıkmak ta bu yüzden olsa gerek....kannn,döküleeee....göz yaşı,döküleeee..savaşşş,devammmm...dostluk,biz asla kimseyle dost olamayız.bizim dostumuz bizim kandan olanlardırrrrr...mutlu olmak için,türk olman yeterrrrr...başarı,bu ne ki,türklük sana yeterrrrrr....ilim,neyyy,başını aç yeterrr...

ya bu kadar yeter ya...
neyse ,allaha emanet olun
ADALI Tarih: 06.10.2009 20:13
abicim hani boş boş konuşan bazı partiler varya çözüm sunmayıp sadece boş boş konuşan onlara söyledim :14:
Merhaba Karakız.
Boş boş konuşan partiler çözümlerini sunacakta ama önce sorunun ne olduğunu anlatan olmadıki.Çözülmesi gereken sorun ne .Herkes tutturmuş bir sorun safsatası gidiyor,bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete hesabı.Bende geçmişi güney doğuya dayanan bir Türk evladı olarak şimdi soruyorum.GÜNEYDOĞO VE DOĞU bölgemizde yaşayan kardeşlerimiz bu güne kadar bu devletten NE istediler alamadılar ?NE olmak istediler olamadılar?.Allaha emanet ol kardeşim
KaRaKıZ Tarih: 06.10.2009 11:31
abicim hani boş boş konuşan bazı partiler varya çözüm sunmayıp sadece boş boş konuşan onlara söyledim :14:
keskinkilic_68 Tarih: 06.10.2009 11:27
Zamanında insanlar yanlış yaptı diye bir ömür o yanlışlarında devam edecek değillerdir. Makalenin eğer tamamını herkes okudu ise ((buraya yorum yazanların hepsini kast ediyorum)) gayet güzel ve mantıklı şeyler söylenmiş. Zamanında evet herkes bazı günahlar işledi çıkan olaylar tek taraflı değildi ve kaybedilen kişiler tek tarafa da mensup değildi heskes arkadaşını eşini dostunu kaybetti. mühim olan ders çıkarabilmek.

İnsanlar yorum yazarken bazen ipin ucunu kaçırıyorlar. Tartışmanın da bir edebi vardır.Biraz dikkat edelim.

Son olarak Karakız kervan yürür derken kast ettiğin tam manası ile nedir açıklayabilirmisin. Ne demek yani bu olaylar 30 yıldır devam ediyor ve böle devam etcek mi demek??

gerçekten anlamadığım için soruyorum????
mihmandar Tarih: 06.10.2009 01:38
bölünmek isteyenler ıraka baksın ya da önce oradakileri bir kurtarsınlarda sözde davalarındaki haklılıklarını ispatlasınlar eteklerindeki taşları oraya buraya atacaklarına ellerini taşın altına soksunlar bir görelim. ırakta halen zulum var.
KaRaKıZ Tarih: 03.10.2009 11:54
birilerinin düşüncelerini yazmayın kendiniz olun..

biz başka yerlerden alıp yazmıyoruz kendi yorumlarımızı yazıyoruz

kabul etmek istemeyebilirsiniz ama biz böyle düşünyoruz:9:
ADALI Tarih: 03.10.2009 11:40
gaza getiriyorlar birbirlerini yaa
ne günahları varmış?
birilerinin düşüncelerini yazmayın kendiniz olun.. yada başkalarından duyduğunuz şeyleri gelip yazmayın.. doğruluk payı ne kadar ?
İLBEYİ abime kesinlikle katılıyorum..



Sağolasın Rose süm kardeşim.

Gelin açılımı hep beraber destekleyelim.
Ama önce açılımdan neyin kastedildiğini bize birileri adam gibi açıklasın.Yoksa beyazla kara'nın savaşı sürer gider.Olmadık senaryolar üretilir.Vatan severler kem gözlülerin iftiralarına uğrar,birileri güneşi balçıkla sıvamaya çalışırlar.Nasıl bir açılım'ki bin yıldır birlikte yaşayan halkları bir anda karşı karşıya getirebiliyor.Bende geçmişi Kürt boyuna kadar uzanan bir Türk olarak merak ediyorum,bu güne kadar ne istedimde alamadım veya ne istedimde olamadım.Allaha emanet olun
KaRaKıZ Tarih: 03.10.2009 10:49
çözüm üretirim demiyorlar numberone kardeşim sadece hayır olmaz yapmayın diyorlar ama çözüm sunmuyorlar :18:

kendi konuşmalarını sonradan izlediklerinde eminim utanıyorlardır:72:
Numberone Tarih: 03.10.2009 10:40
Şimdi buda yani..
Olmuyor böyle sadece kafadan ses çıkarmakla siyaset..
Zamanında bunları sen yapacaktın, şimdi bende çözüm üretirim lafa gelince..