[FONT="Arial Narrow"]Bu soru birçok anne-babayı oldukça fazla ilgilendiren önemli bir soru. Soruya cevap verilecek olsa anne-babaların hemen hepsinin kendine göre değişik nedenleri de olacaktır. Konuya sosyolojik ya da felsefi olarak bakmadan önce tamamen somut ve anlaşılır bir şekilde gelin temel başlıklarıyla konuya açıklık getirmeye çalışalım:

1. Cep Telefonu ve Bilgisayar Nedir? Sorusuna verilecek tanımlama ile başlayalım.

Cep Telefonu; Gelişen, hızlanan ve karmaşıklaşan hayat temposuna aynı hızda uyum sağlamak için gerektiğinde ve zamanında hareket halindeyken bile ulaşmak-iletişim sağlamak ihtiyacını gideren önemli bir teknolojik alettir. Tüketim, sağlık, zamanı etkili kullanmak… gibi birçok hassasiyete dikkati birlikte getirir.

Bilgisayar; Geometrik ve hatta sayısal verinin ifade edemeyeceği biçimde hızla artan bilgiyi depolamayı, bilgi ile işlemleri hızla yapıp zaman tasarrufu sağlamayı, internetle birlikte tüm evrenle çok hızlı iletişim kurarak gelişmeyi sağlayan, devasa kütüphaneleri mikro bir çipe yerleştirmeyi başaran teknoloji harikası bir araçtır. Doğru ve etkili kullanım, sağlık, zaman, internetin yararlı sunumu… gibi birçok hassasiyeti birlikte gerektirir.

2. Cep Telefonu ve Bilgisayar Ne Değildir?

Şimdi de özellikle bu iki teknoloji harikasının zararlı etkileri ve kullanımından bahsetmek lazımdır. Cep telefonu fotoğraf makinesi değildir, müzik seti değildir, atari değildir, arkadaş değildir, hele vücudumuzun bir parçası hiç değildir.

Bilgisayar; evimiz değildir, sırdaşımız değildir, film seti değildir. Oyun aracı değildir, tek ödevimiz değildir, sınavlara hazırlamaz, ailemiz değildir, edinemediğimiz bilgi ve ya gideremediğimiz her türlü merakımız için tek araç değildir. Ayrıca bunlara sahip olmak Çocuk Hakları ile ilgili bir gereklilikte değildir.

3. Çocuklara Ne Zaman Cep Telefonu ve Bilgisayar Alınabilir?

Bu sorunun cevabı yukarıda açıklanan iki maddenin ortak sonucudur. Her şeyden önce konuyu bilgisayarla tanışma süreci ile karıştırmamak gerekiyor. Bilgisayarı tanımak ile onu kullanıcı olarak hayatına sokmak çok ayrı birer süreçtir.

Çocuklarımızın sorumluluk almaya başladıklarını gördüğümüz, kendileriyle ilgili konularda karar sürecine katılabildiklerini fark ettiğimiz; tüketimin insana yararlılığı ve ihtiyaçları ile ilişkisini kurabildiğini anladığımız, değer yargılarını oluşturmaya başladığı ve kendini kontrol mekanizmasının gelişmeye başladığını fark ettiğimiz,…….. daha da önemlisi ona cep telefonu ve bilgisayarı aile olarak biz alabileceğimiz zaman (Yani borçlanarak bilgisayar ya da cep telefonunun alınmaması gerektiğini bilmeyen aileler de var mı ki? ) çocuklarımıza uygun düzeyde bu araçları alabiliriz. Bir de tüm bunlar gerçekleşti ama çocuklarımız bu iki cazibenin de etkisine takılmamışsa eğer, ihtiyaç değil ve onlar istemiyorken kendi başımıza almaya kalkışmak ta çok doğru bir tarz değildir.

Tüm izah edilenler ışığında genel olarak bazı aile ve çocuklar için lise dönemi uygun bir dönem olarak düşünülebileceği gibi bazen bu daha da geciktirilebilecek bir süreçtir.

Bazı anlayışların bu teknolojik araçların hayatı kolaylaştırmaktan başka ne zararı var ki, ne olacak dediğini duyar gibiyim… Bu doğru ve uygun olmayan tarzın en önemli etkisini; çocuklarıyla anlaşamamak, antisosyal gelişim, fiziksel görünümlerinde dengesiz gelişim, görevlerini ( öğrencilik, evlatlık,…) yapmamalarını şikayet, özgüven eksikliği,…vb. birçok problemle uzmanlara ve yardım merkezlerine ailelerimiz tarafından yapılan psikolojik yardım başvurularında sıkça yaşıyoruz…

Uzman Psikolojik Danışman Abdulkerim IŞIK

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 259
favori
like
share