Konuşmak, birçok karışık kelimeler ve cümleler topluluğu.
Sabahtan akşama kadar kulağımıza giren kafa karıştırıcı sözler. Kimi baskıcı, isyankar,nefret dolu; kimi sevgi, hasret, aşk dolu.
Aynı gün içerisinde belki de birçok defa duyduğumuz ve konuştuğumuz sözler. Duruma, zamana, mekana ve duygularımıza göre değişen kimi zaman mantıklı, kimi zaman mantığın dışında kurduğumuz ve işittiğimiz cümleler.
Bir tatlı sözün yılanı bile deliğinden çıkaracağını hatırlatan sözlerle; bir kelimenin insan hayatını mahvedecek kadar can yakıcı, yok edici, acıtıcı, nefret ve kin dolu sözler.
Bütün güzel ve özenle seçilmiş mutlu edici sözlerle, bilerek ve istenerek güzel duyguları öldüren, körelten sözlerle iç içe yaşıyoruz.
Belki bir günün sonunda yastığa başımızı koyduğumuz anda beynimizde bir savaş halinde olduğumuz sözler.
Bir kafe de, arkadaş toplantılarında, kalabalık olan her yerde yüksek sesle veya fısıltı şeklinde konuşulan ve duyulan sözlerin karmaşası.
Herkes konuşuyor, hayatından, kendilerinden bir şeyler anlatıyor. Bu konuşmaların kimi boş sadece vakit doldurmaca, kimi öğüt verici, akılda kalıcı, gerçekleri gösterici, düşündüğün anda mantıklı gelen konuşmalar. Hepimiz bu konuşmaların içerisinden birazda olsa bir şeyler alıyoruzdur kendimize, kattığı bir şeyler vardır mutlaka.
Bazen öyle bir an geldiği ve konuşmaların boş olduğunu anladığımız zaman sakinliği, dinginliği seçtiğimiz suskun ruh halimiz.
İyi ve kötü bir şekilde ağızdan çıkan her cümlenin altında ezildiğimiz, yorulduğumuz zamanlar oluyordur.
Bir an önce bitse de şuradan, bulunduğumuz ortamdan ayrılalım diye dört gözle bitmesini beklediğimiz konuşmalar.
Kimsenin mükemmel olmadığını unutarak kurulan cümleler, arkanı döndüğün anda sırf laf olsun başkalarına yaranayım diye kurulan alay edici kinayeli sözler. Bencilliğin en doruğunda yaşandığı cümleler.
Beynimizin içerisinde sorguladığımız bazılarının cevaplarını bulup, bazılarının bulamayıp, aklımızda soru işaretleri kalan konuşmalar.
Bir konu hakkında düşüncemizi rahatça beyan edemediğimiz, ya da söylediğimiz anda fikir ayrıcalığını tartışmaya, tartışmayı da kavgaya dönüştüren baskıcı konuşmalarımız.
Sonunda vücudumuzda iz bıraktığı gibi, en çokta duygularımızı kasıp kavuran, yangın yerine çeviren ve bizleri küllerimizden bile yeniden doğurmayan konuşmalarımız, sözlerimiz…


Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3834
favori
like
share
Terakkiperver Tarih: 13.09.2009 03:34
Konuşmakla gevezelik bir değildir.Mühim olan, meramını bir kaç cümleyle anlatabilmektir...Abartmak ise yalanın bir yüzüdür...En etkili konuşma şekli az ve öz olanıdır..
HüzünYıldızı Tarih: 12.09.2009 17:39
emeğine sağlık
Sheker Girl Tarih: 12.09.2009 16:44
TşkLer
gülgüzeli Tarih: 10.09.2009 20:43
insan da üç çeşit algı bulunur görsel- işitsel- kinestetik(görme,işitme,dokunma) ve genelde birisi daha ağır basar. bende işitsel yanım daha ağır bastığı için konuşmada ses tonuna dahi önem veririm. dinlediğim konudan ziyade ne şekilde geldiği daha önemli olabiliyor bazen