Türkiye'deki Kürt açılımı tartışması, İttihatçılar ve İtilafçıların Osmanlı'nın son döneminde çoğulculuk üzerine yaşadığı anlaşmazlığı hatırlatıyor. Sorun bu kez de çözülemezse hem Türkler hem Kürtler büyük kayba uğrayacak


RAGID EL SULH


Osmanlı’nın siyasi bedeni, 1. Dünya Savaşı öncesinde imparatorluk topraklarında milliyetçiliğin yayılması sonrası iki gruba ayrıldı. İmparatorluk halklarının Türkleştirilmesi çağrısı yapan ilk grubu İttihat ve Terakki ifade ediyordu. İkinci grupsa imparatorluğun çeşitli veya çifte milletli bir devlete dönüştürülmesi çağrısı yapıyordu. Bu eğilimin yandaşları da Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nda toplanmıştı. İttihatçılar (Turancılar) etnik temizlik projeleri üzerinde duran Jakoben Fransızların milliyetçilik düşüncesinden etkilendi. İtilafçılarsa çifte uluslu devlet düşüncesini uygulayan Avusturya-Macaristan’dan etkilendi.

Bu dönemde Araplar da imparatorluğun diğer halkları gibi milliyetçilikten etkilendi, ancak çoğu Arap eylemci çeşitli milletlerin bulunduğu devlet düşüncesini destekledi. Özellikle de Türklerle Arapların imparatorluğun en büyük iki milletini oluşturduğu, nüfus, imparatorluğun kurulması ve tarihi katkıları açısından eşit sayılmaları temelinde çifte milletli imparatorluk düşüncesinin yanında yer aldılar. Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın yanı sıra imparatorluğun bellibaşlı şehirlerinde ademi merkeziyetçiliğin uygulanmasını isteyen Beyrut Islahat Cemiyeti gibi benzer cemiyetler ortaya çıktı.

Çöküşü İttihatçılar getirdi

Türkler de dahil çeşitli milletler arasında çok milletli devlet düşüncesinin yayılmasına rağmen, Osmanlı yıkılışına birçok zorlukla karşılaştı. Yıkılışa yol açan en önemli sebep aşırılıkçı tutumlardı. Çoğulculuk çağrısı imparatorluğu korumayı hedefliyordu. Bu düşünceyi savunanlar, çağrılarının imparatorluğu bölmek isteyen Avrupalı projelere karşı koruma sağlayacağını belirtiyordu. Fakat bu çağrı İttihat ve Terakki’ye hâkim olan aşırılıkçı Türk milliyetçilerinin tutumlarına tosladı. Bu kişiler çeşitliliği ve ademi merkeziyetçiliği reddetmekle yetinmeyip Arapları Osmanlı gölgesinde beslendikleri haklardan mahrum bırakmaya çalıştı. Arap asıllı yöneticileri azlettiler. Arap bölgelerinde Türkleri milletvekili adayı göstermeye çalıştılar.

1. Dünya Savaşı sırasında Türk ve Arap aşırılıkçılar çeşitlilik çağrısı yapanlara güçlü darbe vurmayı sürdürdü. İttihatçı lider Cemal Paşa’nın infaz ettiği Şam ve Bağdat idamları çeşitlilik çağrısı yapanlarla tek tip milliyetçiliği savunanlar arasındaki çekişmede kopma noktası oldu.

Erdoğan kendine güveniyor

Bugün Türkiye’de Kürt sorunu üzerine yaşanan tartışma Osmanlı dönemindeki milliyetçilik çekişmesini hatırlatıyor. Türkiye’de bugün Kürtlere ulusal haklarının verilmesi yönünde etkin bir çağrı söz konusu. Kürtler Türk toplumundaki Jakoben milliyetçilik modelinin kurbanlarındandı. Bu uygulama Kürt azınlığın birçok kültürel, sosyal ve insani hakkından mahrum kalmasına yol açtı. Bu şartlar modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından Kürtler lehinde farklı reformların yapıldığı 1990’lara dek sürdü.

Bugün Türkiye Kürtleriyle devlet arasındaki ilişkiler AKP’nin Kürt sorununda çözüm için bir program açıklamasıyla yeni bir sürece giriyor. Programın ana hatları milliyetçi sistemden değil, çeşitlilik düşüncesinden alınmış gibi görünüyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın hayata geçirme taahhüdünde bulunduğu program, Kürt milletinin resmen tanınmasını, Kürtlere Kürtçe radyo ve televizyon gibi haklarının verilmesini, devlet okullarında Kürtçe okutulmasını ve köy isimlerine Kürtçe isimlerinin geri verilmesini öngörüyor. Program Kürt bölgelerinin geliştirilmesi için 12 milyar dolar harcanması da dahil bir dizi başka reform taahhüdünde de bulunuyor.

Hükümetin programı laik partilerin şiddetli muhalefetine tosluyor. Bu partiler Türkiye’de Kürtlerin şartlarına el atacak düzenlemelere karşı. Zira Kürtlerin Türkiye’ye bağlılığının değil ayrılıkçı eğilimin güçleneceğinden korkuyorlar. Erdoğan bu tutumlara partisinin meclis çoğunluğuna işaret edip, programını hayata geçirmekte kararlı olduğunu söyleyerek yanıt veriyor.

Kürtlerin de açık desteği şart

Başbakan meclis ve halk desteğine bel bağlasa da, Kürtler hükümetle işbirliğine hazır olduklarını ifade etmezse bu destek dağılabilir. Kürtlerin programa yönelik şu ana dek ortaya koyduğu yaklaşım durgunlukla olumsuzluk arasında gidip geliyor. Yaklaşımları bu şekilde sürerse ve PKK faaliyetlerine dönerse, Erdoğan’ın halk desteği muhalif ve laik partilerin karşısında geriler. Bu partiler, Irak’taki Kürt liderlerin yavaş yavaş verilen ödünler sonucunda ayrılma noktasına gelmiş olmasını da savlarına kanıt olarak gösteriyor.

Bu şartlar milliyetçi düşüncenin yeni bir zafer kazanmasına ve bedelini Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ödeyeceği yeni bir kayba yol açabilir. (Birleşik Arap Emirlikleri gazetesi Haliç, 4 Eylül 2009)

Kaynak: Radikal

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 527
favori
like
share
nichole Tarih: 10.09.2009 22:22
PKK silah bırakmak istiyor onlarda bu şekilde olmayacağını biliyorlar.Ama onlar genel af üzerinde duruyorlar.
Aslında yapılabilir.apo ve ve liderlerine kapsamayacak şekilde bir af ki zaten mevcut anayasada var.
yada 220.madeyi dahada geneşletilebilir.
Yada sen gel teslim ol cezasını çekeceksin gibi şeyler olunca kim olsa silah bırakmaz
Pkk silah bırakmak istiyorsa onları tutanmı var taviz tavizi getirir teröriste genel af çıkarrırsan bu seferde elebaşına af ve dahada ilerisi siyasi lider muamelesi isterler. Silahı bırakmak isteyipde bırakanlar yada bir şekilde pkk dan kaçanlar kuzey ırakda zaten kürt vadandaşıymış gibi yaşıyorlar kimliklerini barzaniden alabiliyorlar. Amaçları üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir bu sebeble T.C. dikkatli olmalı açılımı kendi yapmalı bir siyasi parti ile açılım olmaz Dtp Türkiye anayasasına göre kurulmuş bir T.C partisidir bir milleti temsil edip açılımın ayağı olamaz. O zaman bir başka partide ben alevileri temsil ediyorum benimle alevi açılımı yap derse T.C. ne yapacak bu kadar sorumsuzluk olmaz olamaz olmamalı.
gülgüzeli Tarih: 10.09.2009 20:35
yok yok osmanlı da açılım kurbanı olmuştur. biraz derine daldığımızda herşey ayan beyan ortadadır. bu açılım konusu can sıkıcı hale gelmeye başladı. biz i, sen ben diye ayırmaya çalışıyorlar. hiçbir ırktan insana, insan olduğu sürece nefretim yok ama araya zorla nifak ekiyorlar işte. antipati duymaya başladım artık
Türkiye yi mamur hale getirdiler sıra kürtlere geldi değilmi..kürt bölgelerini geliştirmek için 12 milyar dolar mı?? tayyip bunları babasının parasıyla taahhüt etmiyor tabi. arkasına aldığı güçlerle sözünü eri adam! olduğunu göstermek de gecikmeyecektir. bize, elektriğe zam, suya zam yürüdüğün yola dahi vergi olarak geri dönecek. haram zıkkım olsun her cebe inen yetimin fukaranın hakkı
erya Tarih: 09.09.2009 22:01
Makalede yazılanlar gerçektende doğru teşhis ama pkk ve dtp nin bu açılıma destek vereceğini sanmıyorum Akp samimi olsada pkk haince arkadan vuracak yarı yolda bahaneler çıkarıp vazgeçecektir.
PKK silah bırakmak istiyor onlarda bu şekilde olmayacağını biliyorlar.Ama onlar genel af üzerinde duruyorlar.
Aslında yapılabilir.apo ve ve liderlerine kapsamayacak şekilde bir af ki zaten mevcut anayasada var.
yada 220.madeyi dahada geneşletilebilir.
Yada sen gel teslim ol cezasını çekeceksin gibi şeyler olunca kim olsa silah bırakmaz.
TÜRKOĞLU Tarih: 09.09.2009 21:18
nitekimde görülüyor her gün şehit haberi :18: açılım Ak partiye zarar verecek gibi..
nichole Tarih: 09.09.2009 21:12
Makalede yazılanlar gerçektende doğru teşhis ama pkk ve dtp nin bu açılıma destek vereceğini sanmıyorum Akp samimi olsada pkk haince arkadan vuracak yarı yolda bahaneler çıkarıp vazgeçecektir.
eyLem_güzeLi Tarih: 09.09.2009 20:48
[COLOR="Teal"]..
Akp ağzına yüzüne bulaştırmadan; bu işin içinden çıkabilirse ve olumlu sonuçlar alınırsa iyi..
ama çıkamazsa bu açılım başka çıkarcıların işine yarayacaktır..
beklenmedik koalisyonlar gündeme gelebilir..
TÜRKOĞLU Tarih: 09.09.2009 20:19
ilginç bir makale..