Muhittin Ulupınar

hazan da olsan, kuru bir yaprak gibi dökülsen de artık içime “ vazgeç kalbim! “ diyemiyorum. oysa artık çok geç biliyorum; sensizlikte saadet

ey gözümün yaşı, vefasız sırdaşı,

kaç gündür odamın penceresinden pervazlara konan kuşların kederini, gözlerindeki dinginliği, kanatlarındaki ahengi izliyorum.bir kuş kadar cevval ve hayatla uyumlu olamamanın tedirginliği, biçimsiz ve göçebe olduğum hissi, ellerimdeki acemilik, yüzümdeki gurbet bir uçurumun ürpertisini getiriyor gözlerime. içim acıyor; açamamış bir tomurcuk, yapraklanamayan ağaç, duvara tırmanamayan bir yavru kedi bütün bedenimi karış karış dolaşıyor, adın gece oluyor şu saat hayâlin ızdırap. dudaklarımda iğreti bir ıslık, okulların önünden geçiyorum bazan, simit satan çocuklara gülümsüyorum, kaçarcasına şehirden kendimi bir parkın en ücra kanepesine bırakıyorum. olmuyor, olmuyor içimde kederlerin en hınzırı, virân, bakımsız ve metruk sokaklara götürüyor beni, suretsiz çocuklar sarıyor etrafımı, içim yanıyor. gece oluyor..

ey kelimelerin en vefasızı, sızısı,

ne kaldı geriye kalbim ! diyemiyorum, kelimelerdeki şefkat bir annenin merhameti gibi yapışıyor dudaklarıma. hazan da olsan, kuru bir yaprak gibi dökülsen de artık içime “ vazgeç kalbim! “ diyemiyorum. oysa artık çok geç biliyorum; sensizlikte saadet.

ey gönül hırsızı, kalbimin fukarası,

akşamüstü bir çocuğun düşmesi gibi kuyuya tarifsiz acılar içinde sensizliğin ortasına bir kez daha düştüm. düşündüm, neden vakitlerim sana ayarlı, adını andıkça neden içimde çiçekler açıyor, binlerce kuş birden havalanıyor. oysa ömrüme ziyân gözlerin, gönlüme keder. kavuşmak sana, ellerini tutmak sensizlikten beter. anladım ki ben sende kaybolmuşum; unutulmuşum.

yarın sokağa çıkacağım, ne kaldıysa senden rüzgâra bıracağım.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 481
favori
like
share