Dört duvar ve Yalnızlık…
Yalnızlık dört duvar şimdi bize
Siyah beyaz fotoğraf hüzünleri doldurduk yüreğimize
Ve giyindik üzerimize suskunluğu…

Her dem hüzün kokardın
Hep gidişlerdeydin
Garip memleketler keşfederdin gözbebeklerinde
Karanlıklara karışırdı hüzünlerin zifiri ayrılık ertesinde
Gitme.
Ürkek güvercin sıcaklığıyla kal yanımda
Yalancı baharlara kaptırma kendini
Sonbaharların esintisine salma hayallerini
Kasvetli akşamların ıssız sokaklarına adım atma



/ / / Hüzün Çiçeğim / / /
Ahh ahh
Ne çok şey beklerdik
Ne çok şey hayal ederdik oysa

Yüreğimizin kutsal mabedinde büyütürdük coşkun sevdamızı
Aydınlık sabahlara açılan pencere önlerinde açardık gözlerimizi
Yeni bir güne merhaba derdik
Hüzünleri Acıları Sızıları bertaraf ederdi gülüşlerimiz
Düşlerin en onurlusunu kazıdık bedenlerimize
En kusursuz nağmelerini bestelerdik sevdamızın
Gülüşlerimizin en masumunu çizerdik tualimize
Ruhumuzdaki kayıp kentleri dolaşırdık
Uzun yolculukların henüz yaşanmamış hayallerini yaşardık



Acılarımızı öğütürdük gül kokulu sevişmelerimizde

/ / / Hüzün Çiçeğim / / /

Parmak uçlarımızda yitiriyoruz şimdi birbirimizi sıcaklığımızı soğutuyor kardelenler…
Sigaramızın dumanı asılı kaldı küllüğün çarmıhında…
Başımızı koyduğumuz yastıgın üzerinde büyük bir boşluk olacak şimdi serin akşam vakitlerinde sıcacık çayların içildiği balkon olmayacak…
Oysa ne çok alışmıştık baharı müjdeleyen yarınlara
Dudaklarımızdan dökülen sevda sözcüklerini itina ile büyüttük yüreklerimizde
Birlikte aldığımız nefeslerin tadına varabilmek için umutlarımızı kızıl güneşe savururduk
Gece ayazlarında el ele yürüyüşlerimizi bilinmezliğe doğru sürdürürcesine arkamıza bakmadan devam ederdik yol ayrımları umurumuzda olmazdı geçit vermezdik amansız fırtınalara.
Ey HayaT senden dökülüyoruz
Sana akıyoruz Ey Hasret !



Yolculuklarımız hep iki kişiliktisır gibi yaşardık hayatı berrak ve duru gibiydi dokunuşlarımız… Derin bir yaraya tuz basacak artık yürek sancılarımız…
Ne kadar sevdalıysak bu sevdaya gökyüzünün doğurduğu en kutsal sevdadır bizim sevdamız.tüm intiharlar bozguna uğrayacak dirilecekler uçurum kenarlarında…
Mühürledik gözlerimizidudaklarımızı kelepçeledik prangalara vurduk gülüşlerimizi
Uzun bir sessizliğe bürünüyoruz şimdi tıpkı mezopotamya gibi munzurun dağ eteğinde dile geldi rozerin çiçekleridize geldi karabasan geceler…




Dört duvar ve Yalnızlık…
Ayrılık bizehasret bize
Susarak geceyi bölecek düşlerimiz
Hüznümüz nemli olacak gözlerimizde

/ / / Hüzün Çiçeğim / / /

Dört Duvar…
Birde ben
Bir sessizlik
Birde yokluğun
Baştan aşağı suspus
Köşe bucak sis

Ey Ayrılık…
Sendeki bu güç nerden geliyornasıl bir hakimiyet ki tuttuğunu ayıransın
yakaladığını bırakmayansın…

Ey Hüzün Çiçeğim…
Kederlenme artıkbırak bu iç geçirişleridaya başını dudaklarını yokluğuma.
Ser verip sır verme sevdamızdan.Özlemini koy avuçlarına sabretmeyi öğren
o gün gelecek elbet bitecek bu hasretlik…
bensiz bir nefes daha çek rozerin kokularından bozkırlara dağıt gözyaşlarını…
Sevdamızın sadeliğinde yaşamak var artık…
Ey Hüzün Çiçeğim…

/ / / Hüzün Çiçeğim / / /

ŞiyaR Buzcu

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 419
favori
like
share
RoSe_SüM Tarih: 10.09.2009 20:14
yüreğine sağlık..
Şayeste Tarih: 10.09.2009 20:13
Hüznümüz nemli olacak gözlerimizde

Çok güzeldi..
Emeğine sağlık Ezqi..
1sidelya Tarih: 10.09.2009 13:25
Ey Ayrılık…
Sendeki bu güç nerden geliyornasıl bir hakimiyet ki tuttuğunu ayıransın
yakaladığını bırakmayansın…


_______Emeğine sağlık arkadaşım bu güzel sunum için...
sevgi Tarih: 10.09.2009 12:17
Emeğine Sağlık Güzeldi